IŞİD  8-10 yıl geçmişi olan bir örgüt, pratikleri İslam’la bağdaşmasa da sempatizanlarına Hilafet vaad ediyor, bu örgütü eleştirenlere soruyorum siz ne vaad ediyorsunuz. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki güçlü bir umut dışında insanları hayata bağlayan ciddi bir neden görülemiyor.

Gençlik  bu dünyanın yükü altında artık kalkamıyor, kimsi uyuşturucuya müptela olmuş, kimi intiharla hayatına son veriyor, kimisi de ISİD gibi örgütlerin vaad ettiği hayallerin peşine düşerek güle oynaya öldürüyor, ölüyor.

Bir daha soruyorum, IŞİD mahiyetine Hilafet vaad ediyor, ölenlere de cennet,  peki siz ne vaad edebiliyorsunuz?

Dünya koalisyonuna soruyorum,

Seküler akılla dünyanın hangi sorununu çözebildiniz şimdiye kadar, BM beş daimi üyesiyle beşli oynuyor, dışarıdan bakılınca varsa yoksa petrol ve enerji, melanet bir kavram olan “sömürü” düzeni yaklaşımıyla alabildiğince dünyayı kıskacına almış. Kan, gözyaşı, ölümden başka bir başarısı gözükmüyor. Eğer BM adil olsaydı dünya nüfusunun beşte biri İslam’dır en azında daimi üyeler arasında İslam dün yasının bir temsilcisi olacaktı, var mı hayır, dert eden var mı? Maalesef yok. Bu durumda yeni nesil neyine inansın?

Türkiye’ye soruyorum,

Kendi sorunuyla uğraşan ve uzun süre patinaj yapan bir ülke, AK Parti hükümetiyle bir şeyler yapmak istiyor ama inandırıcı olabilmesi için zaman lazım. Hala menhus bir güç perde arkasında duruyor. Bunun belirtisi 17 Aralık sürecidir. Demek ki birileri bir umut ışığı yakalarsa düğmeye basmaya hazırdır. Üstelik hala Anıtkabir’e selam duruluyor, heykellere karşı saygı duruşları devam ediyor. Yarın Hükümet sarsılırsa derin küfür yine nüksetmez mi? Yeni nesil nasıl böyle bir devletten umut besleyecek söyler misiniz?

Din adamlarına ve dindarlara soruyorum,

Sevgili din adamları acaba siz dinden ne kadar haberdarsınız? İlim seviyeniz nedir? Kur’anı ne kadar anladınız, kavradınız? Aranızda ilim erbabı vasfına sahip kimseler hangi oranda var? İslam’ın siyasi, idari ve ekonomik yönü hakkında ne biliyorsunuz. Bakıyorum va’z nasihatinize genellikle bireysen ve rub-i ibadetle ilgidir. Günümüzün gençliği sizin arkanızda nasıl duracak?

Hayat boşluk kabul etmez, bir vesileyle su akar yolunu bulur.

Hal böyle olunca birileri gelir senin gençliğini yanına çeker. Sadece ıŞİD mi? Ona benzer birçok örgüt var. Ancak bunlar genelde İslam dünyasında taban buluyorlar.

Birileri diyor ki,

1-Müslüman meslek erbabı olmasın,

2-İslam’ın aslını öğrenmesin,

3-Helalinden zengin olmasın, olsa da haramdan olsun,

4-Müslümanlar arasında husumet olsun,

5-Ailesinden, anne-babasından kopsun.

Ne lazımsa veririm, ne gerekirse yaparım, her türlü destek benden diyorlar. Tabi kanaatim o ki bu hilelerin, projelerin kaynağı dönüp dolaşıp Yahudi localarına ve mason kulüplerine dayanıyor.

IŞİD komutanlarından birinin Yahudi kökenli olduğu söylenmedi mi? İşte bu tür kabiliyetli insanlarını yetiştiriyorlar, getirip Müslüman toplulukları başına koyuyorlar, Çünkü onlar için her şey mubah yeter ki Müslüman’a bir hile yapsınlar gerisi teferruat.

Peki çare nedir?

Adalet, meslek, zenginlik ve huzur bütün bu vb. örgütlerin kökünü kazar.

Devlet adaletle yönetilseydi ülkemizdeki sorun bu boyutlara çıkar mıydı?

Meslek erbabı insanımız işinde gücünde olsaydı, toplum bu kadar mutsuz olur muydu? 28 şubatın bize hediyelerinden biri vasıfsız gençlik değil mi?

Ticaretle, sanatla, sanayi ile zengin bir toplum oluşturabilseydik halimiz böyle mi olurdu?

Allah’ın önümüze koyduğu yolu şaşırırsak Ertuğrul Kürkçü gibileri gelir bize yol gösterir, TBMM kürsüsünden birilerinden mesaj getirir ve çözüm sürecini yaralar.

Allah akıl fikir versin! bunca mücadele ve emekle ülkemiz huzur eşiğine gelmişken, hala birileri Kürt ve Kürdistan kavramını görmezlikten geliyor. Bıktık artık bu redd ve inkardan. Neyse ki devlet aklı bunu fark etti.

Selam ve sevgilerimle iyi bayramlar.

  • Abone ol