Kemal ÖZTÜRK

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Milliyetçilik ve mezhep arasında sıkışmış Kerkük ağıtı


18.10.2017 - Bu Yazı 1039 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ankara’dan İstanbul’a gidiyordum. Uçakta yanıma bir bey oturdu. Selamlaştık. Türkçesi dikkatimi çekti. “Nerelisiniz?” dedim. “Kerkük” dedi. “Hayatımda en çok etkilendiğim türkü, Altın hızma mülayimdir. Nasıl da insanın ciğerine dokunuyor” dedim.

Tebessüm etti. “Sağ olun. Beni mutlu ettiniz” dedi. Birden yüzüne dikkatlice bakınca. “Evet, türkü bana ait. Ben Abdurrahman Kızılay” dedi.

Hem büyük üstadı tanıyamadığıma üzüldüm, hem de yan yana oturmak ve sohbet etmekten dolayı çok mutlu oldum.

Son görüşüm oldu. Kısa bir süre sonra (2010) vefat etti.

KERKÜK, MEZHEP VE MİLLİYETÇİLİK ARASINDA SIKIŞIP KALDI

Altın hızma, tüm Kerkük türküleri gibi, bir ağıt olarak kalbimize dokunur. Çünkü Kerkük’ün tarihi ağıt yakılacak kadar acıdır.

Şimdi bu ağıtlara yenilerinin ekleneceği dönemlerden geçiyoruz. Belki Abdurrahman Kızılay yaşasaydı yeni, içli bir türkü daha yakacaktı şimdi.

Kerkük mezhep ve milliyetçilik arasında sıkışıp kaldı. Bir acıdan, başka bir acıya savruluyor. Dün Kerkük’ten, Erbil’den, Bağdat’tan insanlarla konuştum. Türkmenler, Kürtler, Araplar vardı konuştuklarım arasında. Kerkük’ün kaderi ve geleceği üzerine hepsi kaygılı, hepsi tedirgin, hepsi hüzünlü.

Dört saat içinde Talabani’ye bağlı Peşmergeler, şehri Irak ordusuna teslim etti. O saatten sonra Barzani güçleri küfretmeye, Talabani güçlerini hain ilan etmeye başladılar. Eski defterler açıldı, kan davası hatırlandı.

Haşdi Şabi’nin korkunç üne sahip komutanlarından Ebu Azrail, “Kerkük’e gireceğiz ve çok kan akacak” demesinden korkan on binlerce Sünni Arap ve Türkmen şehri terk edip, Erbil ve Süleymaniye’ye kaçtı.

Kerkük’te, Erbil’de, Musul’da bana onlarca video izletip, Haşdi Şabi’nin ne kadar vahşi olduğunu anlatan Sünni Türkmenlerin bir kısmı, şimdi onların gelişine seviniyor. Ne acıdır ki, bir zamanlar Türkiye aleyhine savaş naraları atan Başbakan İbadi, şimdi Türkmenlerin ve Türkiye’nin umudu haline geldi.

Kerkük’ün etrafını kuşatan binlerce Haşdi Şabi militanı şehre girmeyecek diye garanti verilirken, boşalan şehre sel gibi akan Irak ordusu içindeki askerler, Haşdi Şabi militanlarından çok mu farklı? Yakında göreceğiz.

KERKÜK ŞİİLEŞTİRİLİR Mİ?

Kerkük Kürtlerin kontrolündeyken, Türkmenlere ve Araplara yönetimde söz hakkı verilmiyordu. Hatta baskı gördüklerini söyleyen Türkmen ve Araplar da vardı. Şimdi Bağdat hükümeti Kerkük’ü ve çevresini ele geçirdi. Artık Sünnilere ve Kürtlere yönetim hakkını onlar vermeyecek. Hep birlikte göreceğiz, Kerkük Şiileştirilip, tamamen İran’ın kontrolüne geçecek. Tıpkı Bağdat gibi, Telafer gibi, Tikrit gibi, Musul gibi… Nasıl ki, Kürt nüfusu Kerkük’e taşınıp demografik yapı bozulduysa, şimdi Şii nüfus tanışacak sosyoloji yine bozulacak.

Kerkük, kurtulduğu milliyetçilik baskısından, bu kez mezhep cenderesine düşecek. Bitmeyen ağıta devam edecek yani Türkmen ozanları.

KERKÜK KİME AİTTİR? SORUNLU BAKIŞ AÇILARI

“Kerkük Kürtlerin kalbidir, Kudüs’üdür” demişti Barzani. Erdoğan ve Bahçeli de, “Kerkük Türkmen yurdudur” diyor sürekli. Araplar ise anayasal haklarını gösterip, “Kerkük Irak’ın bir paçasıdır, bölünemez” diyor.

Peki nedir Kerkük gerçekten? Kime aittir?

Bizim tüm sorunumuz şudur:

Etnik ve mezhep temelli tüm bakış açıları ve tüm çözüm önerileri, Irak, Suriye başta, tüm Ortadoğu’da yeni çatışma alanları doğurdu ve doğurmaya devam ediyor. Kerkük bunun en küçük ve tipik örneğidir.

Mezhep açısından bakanların, etnik kimlik açısından bakanların bölge için çözüm önerileri de, stratejileri de kısa sürede iflas ediyor. İflas ederken de coğrafyayı daha küçük parçalara ayırıp, yaşanmaz hale getiriyor.

Kaybettiğimiz şey, yüzlerce yıldır bölgenin temel taşı olan fikirdir: Bu coğrafya çok dinli, çok kültürlü, çok etnisiteli, çok renkli bir yerdir ve tüm bunlara ortak yaşam hakkı verildiğinde ancak huzur bulunur.

Buna, ‘Müslüman bakış açısı’ denir. Tıpkı Osmanlı'da olduğu gibi.

IRAK’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ BAĞDAT’TAN BAŞLAR, KERKÜK’TEN DEĞİL

İngiliz ve Fransızların, Sykes-Picot ile yaptığı şey, bu coğrafyayı din, mezhep, etnik kimlik, inanç, aşiret, cemaat kriterlerine göre bölmek, ayrıştırmak ve yönetilmez hale getirmekti. Yüz yıldır acısını çektiğimiz bu haritalara, bu projelere karşı diyeceğimiz tek söz, “Kerkük Türklerindir, Kerkük Kürtlerin kalbidir, Kerkük Arap toprakların parçasıdır” mı olmalıydı? Onların istediği şey de bu zaten.

Kerkük sadece Türklere, sadece Kürtlere ya da sadece Araplara ait bir yer değildir. Kerkük Müslümanlara aittir. Müslüman olan herkesin özgürce yaşadığı ve söz sahibi olduğu yerin adıdır Kerkük. Oradaki petrol de, şehrin ve bölgenin sahibi Müslümanlara aittir. Amerikan, İngiliz, İsrail, Fransız, Alman şirketlerinin ait olamaz.

Kerkük meselesi bir prototiptir. O şehir tek başına hiçbir etnik ve mezhep grubu tarafından yönetilmemeli. Bu kural aynı şekilde Irak’ın bütünü için de geçerlidir.

Irak’ın toprak bütünlüğü Kerkük’ten değil, Bağdat’tan geçer. İşgalci ABD anayasasını bir kenara bırakıp, Irak’ın, mezhep ve ırk ayrımı yapılmaksızın, nasıl iyi yönetileceğini tespit etmekle başlanmalı.

Yani daha büyük vizyona, daha büyük stratejilere, daha uzun vadeli çözümlere ihtiyacımız var.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
3.05.2019
“Medyayı muazzama”
1.05.2019
Makul insanlar topluluğu
30.04.2019
Neden başa döndük?
24.4.2019
Kültür yolunda şaşırtıcı bir dram
23.4.2019
Daha ne olacaktı?
20.4.2019
Kriz yönetme ve inandırıcılık
17.4.2019
Yabancı medyanın Türkiye ilgisi
16.4.2019
Güvenilir kurumlara neden ihtiyaç var?
12.4.2019
Adil olmak zordur
11.4.2019
Türkiye’nin geleceğini konuşmak
10.4.2019
AK Parti’nin fabrika ayarlarını CHP kullanıyor şimdi
9.4.2019
Asıl sorunu tartışamamak
4.4.2019
Seçim sistemimize öneriler
3.4.2019
Seçim sonuçlarını nasıl verelim?
2.4.2019
Ne demek lazım gelir bilmiyorum
27.3.2019
Muhalefeti motive etmek
20.3.2019
Kutuplaşmanın vurduğu şehir
15.3.2019
Sen yine de hayatı ıskalama
14.3.2019
En büyük tehlike inandırıcılığı kaybetmektir
13.3.2019
Ekrem İmamoğlu’na sorular
12.3.2019
Binali Yıldırım’a sorular
7.3.2019
Torunlarımız dijital köle olabilir
6.3.2019
Bazı kavramlar yıpratılmaz
5.3.2019
Seçimde son düzlük hamleleri
26.2.2019
Hakikat krizi
21.2.2019
Buradan ‘Saadet’ çıkmaz
20.2.2019
Yeniden tanzim edelim
19.2.2019
Tanzim satış meselesini anlamaya çalışalım
14.2.2019
Bayrak hassasiyeti güzel ama
13.2.2019
Liyakat ve ehliyet meselesine iki örnek
8.2.2019
“Havet” ittifakı
6.2.2019
Muhalefet için büyük tuzak: Karşıtlık teorisi
5.2.2019
Bir hayaliniz yoksa, mutluluğu geçmişte ararsınız
31.1.2019
‘Nihilitik Çağ’ değersizlik yüzyılı
29.1.2019
Karşıtlık üzerinden tutum belirlemek: İran ve Venezuela örneği
24.1.2019
Hakikate uyanmak
23.1.2019
Eleştiri ahlakı ve özeleştiriye tahammül
22.1.2019
‘Kutsal’ sömürü
18.1.2019
Şehirler rekabete girerse ne olur?
15.1.2019
Trump/Suriye/PYD açmazında popülizme karşı strateji
9.1.2019
Ataların izinde mikro milliyetçiliğin kıskacında
3.1.2019
Sosyal politika yoksa, Taksim’de olay çok olur
27.12.2018
Çıplak tabut
26.12.2018
Bizim gücümüz fikrimizden gelir
25.12.2018
Türkiye’nin ABD siyasetine ikinci müdahalesi
21.12.2018
Bir kahramanı düşmana dönüştürmek
20.12.2018
Ahlaki erozyon artışı
19.12.2018
Adaleti arayanlar
18.12.2018
Ülkenin en büyük iletişim mekanizması: Diyanet
14.12.2018
Gençlerin en büyük sorunu: Amaçsızlık/Hedefsizlik
12.12.2018
Çok çalışmak verimli çalışmak mı?
11.12.2018
Yeni bir konferans modeline ihtiyaç var
7.12.2018
Seçim kampanyaları nasıl değişmeli?
6.12.2018
Kötü senaryoyu görmeye ömrümüz yetecek mi?
5.12.2018
Toplumda zemin sıvılaşması
4.12.2018
Huzursuzluğun isyanı
30.11.2018
Muhalefet eksikliği kime yarar, kime zarar?
29.11.2018
İstanbul’u nasıl kurtarırız?
28.11.2018
Merkezden yerele güç kayması
27.11.2018
Son güzel kelimeler
23.11.2018
Genç siyasetçi adaylarına tavsiyeler
22.11.2018
AK Parti’de değişim sancısı
21.11.2018
‘Kentli dindar seçmen’ kimdir?
20.11.2018
Yerel seçimlerin yeni dinamikleri
16.11.2018
Vatan, özgürlük ve adalet aşkına
15.11.2018
Medyanın bunalımı: Dijitalleşme, benzeşme, ötekileşme
14.11.2018
Başkan adayı seçiminde yaşanan paradoks
13.11.2018
Sessiz karşı devrim
9.11.2018
Ortadoğu’da kim kazandı şimdiye kadar?
8.11.2018
Ortadoğu için zor yıl geliyor
7.11.2018
Türkiye’nin sessiz gücü
6.11.2018
Kamuda iş ahlakı sorunu var mı?
2.11.2018
“Işığın peşindeyiz…”
1.11.2018
Sessiz devrimin çocukları nerede?
31.10.2018
Ankara’da beyin yakan kulisler
30.10.2018
Bizim için Cumhuriyet
26.10.2018
Bu sadece bir “andımız” metni tartışması değildir
25.10.2018
İttifakın gözyaşları
24.10.2018
Benim ülkem, benim Cumhurbaşkanım
23.10.2018
Kaşıkçı cinayetinde ikinci aşama: Er Selman’ı kurtarmak
19.10.2018
Bölgeyi boş bırakmamak lazım
18.10.2018
Cinayette fotoğrafın tamamını kaçırmayın
17.10.2018
Kral’dan sonra, Kaşıkçı krizinde yeni senaryo
16.10.2018
Rahibin etinden, sütünden, duasından faydalandı
12.10.2018
Yatacak yeri yok Prens Selman’ın
11.10.2018
Mekke ve Medine’nin statüsü değişmeli
10.10.2018
Kaşıkçı olayında Türkiye ne yapacak?
9.10.2018
İslâm dünyasının yüz karası
5.10.2018
McKinsey meselesinden, siyasete etki eden kuruluşlara
4.10.2018
Anladığımız dilde ekonomik durumumuz
3.10.2018
AK Parti teşkilatı, Erdoğan’ı dinleyecek mi?
2.10.2018
Dış politikayı yanlış okuyunca
28.9.2018
Hazan mevsiminde umut aranır
26.9.2018
Af konusunu nasıl tartışalım?
25.9.2018
Bize yabancı bir kuşak mı geliyor? Değişen sosyolojiyi anlamak
21.9.2018
Tespitte, eleştiride denge ve adalet
20.9.2018
Topraklar Kerbela günler Aşura acılar sonsuz
19.9.2018
Devletin, gazetesini kapatırken yaşadığı çelişki
18.9.2018
Kıymetini bilin
14.9.2018
Medyada tekelleşme ve körleşme
13.9.2018
İslam’ın Rönesans’ı mı geliyor?
12.9.2018
Deizm akımı yoksa peki sorunumuz nedir?
11.9.2018
Kimin Cumhuriyet’i?
7.9.2018
Bir devleti, bir milleti ve bir genci bekleyen büyük tehlike
6.9.2018
Kadim sorunumuz: Kurumsallaşma
5.9.2018
Seçmen artık farklı başkan istiyor
4.9.2018
Yerel seçimleri en çok ne etkiler?
31.8.2018
Popülizm ve duygusallık arasında sıkışmış milliyetçilik
30.8.2018
Büyük hayaller kuran adamlar nerede?
29.8.2018
Avrupa’ya çıkarma yapmanın tam zamanı
24.8.2018
Orta Asya’nın çocukları
23.8.2018
Dünyanın en şaşırtıcı yarışı
22.8.2018
Fakirlik insanın kaderi midir?
21.8.2018
Türkiye’nin gönüllü elçileri modern Ahiyan-ı Rum
17.8.2018
Amerika’nın en çok korktuğu gençler
16.8.2018
Yeni Amerika’ya karşı yeni dünya düzeni
15.8.2018
ABD’ye çok güçlü cevap nasıl verilir?
14.8.2018
Ekonomik savaş fırsatçıları
10.8.2018
Gençler ve bizler için farkındalık testi
9.8.2018
Hayatta dengeyi kurmak
8.8.2018
Devrimin ve hayalin yozlaşması
7.8.2018
İran’ın göz yaşları
3.8.2018
‘Papaz’ meselesine bir de bu açıdan bakın
2.8.2018
Filistin’in kıvırcık saçlı çocuklarını ayırmak
1.8.2018
Toprağı ve hakikatı yakın etmek
31.7.2018
Karşıtlık politikasının iflası
27.7.2018
Cehalet neden yükseliyor ve güçleniyor
26.7.2018
Irki ve dini faşizm: Avrupa/İsrail kıskacı
25.7.2018
Avrupa’nın cinnet hali Başka Mesut Özil’lere hazırlanın
24.7.2018
Betonda boğulmak
20.7.2018
Dağların öğrettikleri
18.7.2018
Acil sosyal politikalar üretmeliyiz
17.7.2018
Bizim ‘deliler’
13.7.2018
Dini, örgütlerin elinden kurtarmak
12.7.2018
Adnan Oktar meselesinde kritik konu
11.7.2018
Bakan olduğunu öğrenme meselesi
10.7.2018
Tarihi yapanlar ve yazanlar… Yeni sistemin yeni ekibi
6.7.2018
İki idealist genç
5.7.2018
Bakanlar kurulu kulisi
4.7.2018
Medya imparatorluğundan butik medyaya
3.7.2018
Gazeteler kapanırken, medya yönünü neden bulamıyor?
28.6.2018
AK Parti mesajı aldı mı?
27.6.2018
Dengeleri değiştiren milliyetçi dalga
26.6.2018
Dikkat… Seçimin ders notları
22.6.2018
Gençlere son seçim notları
21.6.2018
İki açıklama bir kafa karışıklığı
20.6.2018
Siyasette, Karşıt olanlar Oyun bozanlar Sistem kuranlar
19.6.2018
Milletin ortak aklı şaşar mı?
15.6.2018
Şiir gibi bayram
13.6.2018
Kürt oyları nereye gidecek?
12.6.2018
Son anketler ne diyor?
8.6.2018
Hafız… Hayatı çoraklaştırmak
7.6.2018
Devleti yeniden kurgulamak
6.6.2018
Kürtlerin, Türklerin, mazlumların ve hepimizin devleti
5.6.2018
Muhalefetin siyaseten intiharı
1.6.2018
Siyasetin dışındaki hayatı da keşfedin
31.5.2018
Seçimler için centilmenlik anlaşması
30.5.2018
Seçmenin ihtiyaç listesi, siyasetçinin beceriksiz olanı
29.5.2018
Medya seçim kazandırır mı?
25.5.2018
Gençler kime oy verecek?
24.5.2018
Bir camianın hazin kavgası
23.5.2018<