Kemal ÖZTÜRK

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Bilge Krallara özlem


24.10.2017 - Bu Yazı 145 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Çiçeği burnunda bir gazeteciydim. 1995 yılı. Ertuğrul Günay’ın öncülük ettiği, ‘Aydınlar Bosna’ya’ diye bir kampanya düzenlenmişti. Ben de o heyette, Yeni Şafak Gazetesi adına yer alıyordum. İlk yurt dışı deneyimimdi. Daha 4 aylık gazeteciydim.

Saraybosna kuşatma altındaydı. Oraya tüm heyet giremeyecekti. Seçilen heyette ben yoktum. Adeta yıkıldım. Buraya kadar gelip, Saraybosna’ya girememek ve hayallerimdeki lideri, Aliya’yı görememek olacak şey değildi benim için.

İGMAN DAĞLARINDA ATEŞ ALTINDA KALMAK

Heyetten ayrılmaya ve tek başıma kuşatma altındaki Saraybosna’ya girmeye karar verdim. ‘Büyük tehlike var’ diye beni ikna etmeye çalışmaları boşuna oldu.

İgman dağlarından, gizli bir yoldan havalimanına ulaşıp, sonra gizli tünelden Saraybosna’ya girilebiliyordu. Ne dil biliyordum, ne yol. Travnik’te Türk mücahitler vardı. ‘Onlar zaman zaman gidiyor’ dediler. Gidip buldum. Ertesi günü hafif çatlak iki gençle, külüstür bir arabayla birlikte İgman dağlarına tırmanıyorduk.

Ormanlık arazide, dağların arasında bir yoldu. Gizli deniyordu ama Sırplar burayı da uzaktan kontrol ediyordu. Dağın ağaç olmayan çıplak bir kısmı vardı. 8 şeklinde yol kıvrılıyordu. Sağ taraf uçurum, sol taraf dağdı. Sırplar işte tam burada istediği aracı rahatlıkla vuruyordu. Bir hafta önce vurulan BM konvoyunun yanmış araçları uçurumun dibindeydi.

Gece karanlıkta, ışıkları söndürdük, motoru durdurduk ve o tehlikeli kısmı geçmeye başladık. Tam çıplak yolun ortasında yoğun bir makineli tüfek ateşi başladı. Genç mücahitler paniğe kapıldı ve araç solda kayaya çarpıp durdu. Panik halde ne yapacağımızı bilmiyorduk ve makineli tüfek sesi kesilmiyordu. Sonra karanlıktan çıkan bir el, şoförün olduğu kapıyı tuttu. Sakin olmamız için el işaretleri yaptı. Arabayı yeniden yola döndürdü. Tehlikeden kurtulduk. Genç bir Boşnak askeriydi. Hayatımızı kurtardı, hiç aklımdan çıkmadı.

ALİYA’NIN KAPISINDA, ALİYA'SIZ KALMAK

Saraybosna’nın tek can damarı ve dünya ile tek bağlantısı, havalimanı altından geçen gizli tüneldi. Boşnak mühendisler inşa etmişti. Kuşatma altındaki şehrin tüm ihtiyacı, 1.5-2 metre yükseklikte, 1-2 metre genişlikte bu tünelden sağlanıyordu. Oradan geçerken yaralıları, hastaları, çocukları gördüm. Tavukları, ekmekleri, yiyecekleri de. Aliya da bu tüneli kullanıyordu. Utanç vericiydi.

Hayatımda hiç savaş görmemiştim. Bomba sesi, tüfek sesi hiç duymamıştım. Korku, heyecan, merak ve öfke aynı anda beynime hücum ediyordu.

Türk gazetecileri buldum orada. İlk işim, hayatımda en çok görmek istediğim insanlardan biri olan ‘Bilge Kral’, Aliya’nın ofisine gitmek oldu. Kapısına vardım. Aliya şehirden ayrılmış, yurt dışına çıkmıştı. Yoktu. Kapıya çöktüm. Üzüntüden perişandım.

Beklemeye karar verdim. Gazetecilik hayatımın en acı tecrübelerini bu esnada yaşadım. Yanı başımda Pazaryeri katliamı oldu. Keskin nişancıların acımasız dünyasını gördüm. Savaş, ölüm, kan, gözyaşı ne demek, orada anladım. Hayatım o günden sonra başka türlü aktı.

15 gün bekledim ama Aliya gelemedi. Sırplar her yeri vuruyordu. Sonunda NATO ve ABD uçaklarının Sırp mevzilerini vurmasını çıplak gözle izledik.

BİLGE KRALLARA HASRETİZ

Savaşı son gören gazetecilerden biri olarak ama Aliya’yı göremeyen bahtsız bir genç olarak yine İgman dağlarından, yine tehlikeler atlatarak Türkiye’ye döndüm. Bir daha Aliya’yı görmek nasip olmadı.

Aliya kadar bize yakın başka bir lider var mıdır bilmiyorum. İslam dünyasının neredeyse tamamını dolaştım. Neredeyse tüm liderleriyle tanıştım. Bir Bilge Krallara ne kadar ihtiyacımız olduğunu her defasında bir kez daha anladım.

Gönlünde insanlığın ortak değerlerini, aklında İslam’ın tüm insanlık için verdiği ulvi mesajları taşıyan, savaşın ortasında bile adaletten, vicdandan, merhametten ve insanlıktan vazgeçmeyen Bilge Kral, Adil Kral, Merhametli Kral…

Şu anda İslam dünyasının tam ihtiyacı olan lider tipi budur. Bilgelikle donanmış, adalet kuşanmış ve ne olursa olsun insani ve İslami değerlerden vazgeçmemiş liderler…

Bosna’ya her gidişimde Aliya’nın sade, üstü açık mezarına giderim. Onu göremediğime, erkenden aramızdan ayrılmasına ve onun bilgeliğine ne kadar çok ihtiyacımız olduğuna yanarım, hayıflanırım ve ağlarım…

Saygınlık, kalite, seviye, hikmet, bilgelik ve bizden biri olmak… Vefatının 15. yılında Aliya’yı özlemek, işte bunları özlemektir benim için.

.

Facebook Yorumları

reklam
24.11.2017
Riyad’a karşı Soçi… Taze Ortadoğu ittifakları
23.11.2017
Avrasya mı, Atlantik mi? Bloklardan blok beğen
22.11.2017
Ülke saldırı altında ama bir de eksiklerimiz var
21.11.2017
Korkmalıyız… İnsanlık aklî muvazenesini kaybediyor
17.11.2017
Asi çocukların müziği
15.11.2017
Dava ve siyaset (2) Hangisi araç, hangisi amaç?
14.11.2017
Dava ve siyaset (1) Dava nedir?
10.11.2017
Tartışma programlarının perde arkası
9.11.2017
Büyük hayaller, küçük ihtiraslara kurban edilirken
8.11.2017
Atatürk’ü korumak
7.11.2017
Bir babayiğit daha aranıyor
3.11.2017
Hemen popüler olmak isteyen var mı?
2.11.2017
İstanbul’a kim başkan olacak?
1.11.2017
Avrupa’da ayrılıkçı hareketleri destekleyelim mi?
31.10.2017
Siyasette oyun sonu: Barzani örneği
27.10.2017
Gençlerin halletmesi gereken 8 konu
26.10.2017
İstifalar tehlikeli bir geleneği başlatır mı?
25.10.2017
Aşık olunan şehre ihanet etmek
24.10.2017
Bilge Krallara özlem
20.10.2017
Eski toprak insandan ne öğrenirsiniz?
19.10.2017
Referandum krizinde kim kazandı, kim kaybetti?
18.10.2017
Milliyetçilik ve mezhep arasında sıkışmış Kerkük ağıtı
17.10.2017
Yurt dışındaki misyon merkezleri
13.10.2017
Bizim kuşakla, gençler arasındaki fark
12.10.2017
Gerçek vatansever kimdir?
10.10.2017
Dış politikada sert virajlar
5.10.2017
AK Parti’de özeleştiri geleneği
4.10.2017
Müslümanların Ortadoğu vizyonu nedir?
3.10.2017
Devlet yönetiminde sivil toplum aklı
29.9.2017
Türkiye’nin Kürtleri ‘Kürdistan’ için ne der?
28.9.2017
Bizim üst aklımız Bizim oyun planımız Bizim stratejimiz
27.9.2017
Devlet aklı Milliyetçi bilinçaltı Kürt-Türk krizi
26.9.2017
Barzani neye zarar verdi?
22.9.2017
Gündemin tahribatı Zihin düzleşmesi
21.9.2017
AK Parti’nin kimliğine ne oldu?
19.9.2017
Krizleri anlama ve çözme sorunu
16.9.2017
Mezardan ölü çıkartan zihniyet
14.9.2017
OHAL komisyonundaki önemli eksiklik
13.9.2017
‘Referandum blöfünde’ çıkışı kaçırmak
12.9.2017
IŞİD zihniyetine karşı, sanat çağrısı
8.9.2017
İnsani yardım yarışı devlet ve STK ilişkisi
7.9.2017
Siyasette, medyada patron kim?
6.9.2017
Memleket derdi olan ne yapar?
5.9.2017
Tatil bitti Yoğun gündeme hazırlanın
1.9.2017
Bayramda sakın unutmayın!
30.8.2017
“Yel kayadan ne aparır” Bir güzel adam hikayesi
29.8.2017
Kötülüğün cüreti İyiliğin pasifliği
25.8.2017
Kaçkarlar yolunda hayat ve siyaset
24.8.2017
Suriye’de eksen değişikliği ve anlama sorunu
23.8.2017
Racon kesenler aranıyor
22.8.2017
İslam dünyasının özeleştiri ihtiyacı
16.8.2017
Amerikan cinnetinde son durum
15.8.2017
AK Parti’de değişim talebi
11.8.2017
İlk taşı günahsız olanınız atsın
10.8.2017
Hoşafınızın yağı kesildi yoldaşlar
9.8.2017
“Davası olmayan AK Parti’de yöneticilik yapamaz”
8.8.2017
AK Parti adına konuşanlar
4.8.2017
Gıpta ettiğim insanlar
3.8.2017
Ordunun imajı
2.8.2017
Görmez Hoca’nın hüsnü hatları
1.8.2017
Ne çok ölüm, ne çok hüzün bastı her yanı
28.7.2017
Camdan evler kale gibi ülkeler
27.7.2017
FETÖ ile mücadelede iki önemli gelişme
26.7.2017
Kudüs’ün hakikati
25.7.2017
Basın Bayramı'nın yayınlanmamış notları
21.7.2017
Kaht-ı rical... Devletin insan kaynağı tükendi mi?
20.7.2017
Bakanlar Kurulu değişikliğinin perde arkası
19.7.2017
FETÖ ile mücadelede kritik kurum
14.7.2017
O gün ağlayamayanlar
13.7.2017
FETÖ ile mücadelede yeni yöntem ihtiyacı
12.7.2017
FETÖ neden tam olarak çözülmüyor?
11.7.2017
Kılıçdaroğlu konuşmasının istatistiği
7.7.2017
Adalet sorununun faturası kime kesilmeli?
6.7.2017
Göç Bakanlığı Göç politikası Göçmen kuşlar
5.7.2017
Silivri’den CHP ve AK Parti için notlar
4.7.2017
Bir kanuna ihtiyacımız var
30.6.2017
Bireysellikten, dijital yalnızlığa düşüş
29.6.2017
Başkentte ne oluyor?
23.6.2017
Bayram için öneriler
22.6.2017
Bıyık meselesi nasıl başladı?
21.6.2017
Jim Rogers: Batı medeniyeti çökecek
20.6.2017
Medya iftarından görünmeyen notlar
16.6.2017
‘Gandi’ yürüyüşünün teknik tarafı
15.6.2017
Global ve özgür medya fırsatı
14.6.2017
Katar krizinde derdi olan bir adam
13.6.2017
Eleştiri hakkı Savuma hakkı Kul hakkı
9.6.2017
Karia Yolu… Dökülenler ve direnenler
8.6.2017
R4BIA… Doğuşu, anlamı ve etkisi
7.6.2017
Katar krizinin asıl sebebi nedir?
6.6.2017
İki gözyaşının verdiği umut
2.6.2017
Darbeyi ne tarafa çekelim?
1.6.2017
Silivri’de neler oluyor?
31.5.2017
Siyasete giden yol değişti
30.5.2017
Popülist ve idealistler
26.5.2017
Sputnik krizi ve fen liseleri
25.5.2017
Geride kalan Akifler
24.5.2017
Eski güzel günlerin ölümü gibi: Akif Ağabeyim
23.5.2017
AK Parti’den beklentiler
19.5.2017
AK Parti’nin sloganları ve hayalleri
18.5.2017
ABD ziyaretini bir de böyle okuyun
17.5.2017
Alternatif gerçeklik Sanal siyaset
16.5.2017
Savaş kabinesiyle yüzleşmek
12.5.2017
Sahayı ve gidişatı okumak
11.5.2017
AB içindeki kavga ve ABD’nin yeni güç merkezi
10.5.2017
Avrupa’da 2. Endülüs’e doğru
9.5.2017
Şam Kapısı ayrılığın acısı
5.5.2017
Yalnız Kudüs
3.5.2017
Siyasetin dört devrimci lideri
2.5.2017
Erdoğan’ı beklerken…
28.4.2017
Kimler, neden ‘İslamcı’ diyor?
27.4.2017
Bir fikrin mayalanması kötülüğün beslenmesi
26.4.2017
Devletin kurumlarını nasıl değiştireceğiz?
25.4.2017
Türkiye’nin asıl gündemi nedir?
21.4.2017
AK Parti’ye nasıl zarar verilir?
20.4.2017
Seçim sonucu açıklamak bu kadar mı zor?
19.4.2017
Referandumun galibi Kürtler
18.4.2017
Buruk galibiyetin mesajları
15.4.2017
Konya “denize dökmeye” cevap peşinde
14.4.2017
17 Nisan sabahı AK Parti ne diyecek?
13.4.2017
Derdi vatan olanın, hali belli olur
12.4.2017
Son hafta CHP’ye müdahale mi edildi?
11.4.2017
Sandıktan ‘hayır’ çıkarsa
7.4.2017
Çocukların ve kelimelerin boğulduğu yer
6.4.2017
17 Nisan sabahı siyaset
5.4.2017
Türkiye’de muhalefetin iflası
4.4.2017
Bitmeyen Kürt kartı: Diyarbakır, Kerkük, Münbiç
31.3.2017
Şeytan işi bir hile ve adaletin tecellisi
29.3.2017
Kutsal Roma’nın sancıları
28.3.2017
Şahit ailelerinin bilmediğimiz yönleri
25.3.2017
Bir insan hakları hikayesi MAZLUMDER
23.3.2017
Bu hayat Kürtlere reva mı?
22.3.2017
Dosttan, düşman yaratmak
21.3.2017
Kültürün sanayileşmesi
17.3.2017
Kürtlerin devleti
16.3.2017
Avrupa ile kavgada devlet aklı
15.3.2017
İslam Batı medeniyetine alternatif olabilir mi?
14.3.2017
Batı'nın utanç günlükleri
10.3.2017
Arınma yolunda Elizabeth ve ötekiler
9.3.2017
Lanet
8.3.2017
Avrupa’yla kavganın anatomisi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı