Hikâye, eski zamanların bir talebe hikâyesi. Medresede birlikte eğitim gören ve aynı odada kalan dört arkadaş gündelik işleri nöbete bağlamışlar.

Yemek, temizlik ve tedarik. İçlerinden birinin nöbetinde alınan mum, her zaman olduğu gibi gece yarısına kadar değil sadece yatsıya kadar idare ediyor. Bir değil, iki değil, sonunda gerçek ortaya çıkıyor. Yatsıya kadar yanan mum, eski mumların dibinde kalanlardan yapılıyor ve “yalancı” mumlara tahsis edilen parayı cebe atıyormuş. Bu yüzden “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” deniyor.

En kolay yalan söyleyenler suç işleyenler, özellikle hırsızlardır. Namuslu biri bir iftiraya maruz kaldığı zaman darmadağın olur, yüzü kızarır, bocalamaya başlar; çünkü suçlama çok ağırına gider, kendini savunmayı zul addeder. Hırsız ise gözlerinizin içine bakarak pişkin pişkin yalan söyler. Hırsızlığı yaptıktan sonra yalan söylemek ne ki? Taklalar, kündeler, reveranslar, kıvırmalar hırsızlığa karşı ödenecek en hafif bedellerdir. Hırsız yalan söyler, durmadan yalan söyler.

17 Aralık’tan bu yana söylenen yalanların haddi hesabı yok. Söylüyorsunuz, televizyon ekranında veya gazete kâğıdında en fazla yatsıya kadar kalıyor. Çoğu zaman maksadın hâsıl olduğu sanılıyor. Ama hiç de öyle olmuyor. Çok konuşan yalancı kendi yalanları ile çelişmeye başlıyor. Yalanın da siyasette bir düzeneğinin ve hiyerarşisinin olması lâzım. Görünen o ki işlemiyor.

MGK toplantısında Kırmızı Kitap konusunda herhangi bir karar alınmadı; gündeme gelse bile diğer üyeler tarafından geçiştirildi. On buçuk saat boyunca Barış Süreci ve PKK sorunu konuşuldu. Cumhurbaşkanı’nın Hizmet Hareketi’ni Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’ne “tehdit” olarak dâhil etme teşebbüsü elinde patladı, pazarını bulamadı.

Biraz inandırıcı olmaya çalışan Havuz Medyası “Paralel Yapı 2015’te Kırmızı Kitap’ta” manşeti ile, umutlarını saklayarak boşa çıkan teşebbüsü itiraf etmiş oluyorlar. “Kırmızı Kitap’a girdi” diyenlere “Vallahi de!” karşılığı yerine, “yalanda da bir tutarlılık olur” demek gerekiyor. Cumhurbaşkanı bile “önermekle” sınırlı bir propaganda yapmış iken hani Bakanlar Kurulu kararı, hani askerlerin hazırladığı TÜMAS (Türkiye Millî Askerî Strateji). Bugün MGK’da kararlaştırılıp tavsiye kararına konu olsaydı, sadece bir prosedür başlayacaktı. Hani Kırmızı Kitap?

Yalancılar kendilerine göre durumdan vazife çıkartıp “yalan” üretiyorlar. Yukardan üretilen ve hiyerarşik ve disiplinli olarak “aşağıya” intikal eden bir “yalan üretme düzeneği” işlemiyor. Özetle yalan üretiminde ciddi bir “koordinasyon” eksikliği yaşanıyor. Havuz Medyası’nda MGK toplantısı konusunda üretilen “Kırmızı Kitap” haberlerinin kendi aralarındaki çelişkiler, bu koordinasyon ve ortak akıl eksikliği sorunundan kaynaklanıyor. Herkes kendi mutfağında “yalancı dolma” yapıp aynı tezgâha koyunca, ortaya çıkan yemeğin sunumundan tadına kadar bir sürü tatsızlık yaşanıyor. Yalan tezgâhının kusurlarını görmek için, “Kırmızı Kitap” haberlerini yan yana koymanız yeterli. Üstüne, bu yalan haberleri üretenlerin ürettikleri konu, yani Kırmızı Kitap konusundaki cehaletlerini ekleyince, ortaya şekilsiz, sevimsiz ve tuhaf kokular saçan bir “nesne” çıkıyor.

Başkası adına yalan üretmek ve ürettiğiniz yalanı ona beğendirmek zor iş. Havuz medyası tek bir okuyucuya hitap ediyor ve aralarında bu tek okuyucunun onayını almak için rekabet ediyorlar. Yalancının, emrinde yalancı istihdam etmesinin kendine göre zorlukları var. Mum belli ki sadece yatsıya kadar yanacak.

Cumhurbaşkanı birkaç kere “paralel yapı Kırmızı Kitap’a girecek” dediği zaman, “girmeyecek, MGK üzerinden propaganda yapıyor” demiştim. 17 Aralık soruşturmaları durduruldu ama Erdoğan’ın “yolsuz düzeni” de tamamen çöktü. “Paralel Yapı”nın Kırmızı Kitap’a girmesi, Erdoğan’ın yolsuzluk iddialarına karşı sarıldığı “paralel yapı can simidi”nin, devlet katında destek görmesi demek. Neticede Hizmet Hareketi’ne 2004’teki gibi bir şey olmayacak, sadece Erdoğan yatsıya kadar yanmayan mum için “kedi mumu yedi” demiş olacak.

Ne var ki yalan düzeneği bir türlü işlemiyor, mum yatsıya kadar bile yanık kalmıyor. Aksini iddia eden ispatlasın.

  • Abone ol