Gülünç ama tehlikeli


25.03.2014 - Bu Yazı 2153 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sonunda yaşadığı çağla da dövüşmeye karar verdi diktatörümüz. “Post modern” İstiklal Savaşı’nda kazanamayacağı bir cephe daha açtı kendisine.

Şimdi küçük mavi kuşla savaşıyor.

Gazası mübarek olsun.

Times bu ‘sevimli’ ‘meydan okuma’ için, “Erdoğan gülünç duruma düştü” dedi. Amerika’dan ise art arda yüz kızartıcı benzetmeler geldi.

Belli ki Başbakan, “iletişim”le olan savaşında daha epeyce “gülünç duruma” düşecek fakat Türk toplumunun dünyaya karşı alınganlığını, mahcubiyetini ve komplekslerini çoğaltacak yanlış kararları sadece twitter’a açtığı savaşla kalmıyor...  Hepimizi çok daha tehlikeli başka savaşların içine de sürüklüyor.

Son bir haftadır Türkiye-Suriye gerginliğini uçak düşürmeye kadar götüren gelişmeler yaşanıyor. Süleyman Şah Türbesi gerilimiyle fitili ateşlenen olaylar, Niğde’de yaşanan saldırı ve son olarak Suriye savaş uçağının düşürülmesiyle devam etti.

Başbakan’ın Suriye ile savaş konusundaki kararlılığı bu defa “gülünç” olmaktan öteye geçebilir ne yazık ki.

Olası bir savaşın, bölgedeki Kürtleri ve Alevileri de göz önüne alırsak Türkiye’nin içine de sıçrama ihtimali çok kuvvetli.

Bu savaş sadece Esad’la değil bölgedeki “Sünni ve Türk” olmayan herkesle savaş anlamına gelir ve bunun içeride de kanlı sonuçları olur.

“Kanlı çözümler” Başbakan’ın iştahını kabartıyor biliyorum ama bu kararının bedelini hepimizle beraber ödemekten kendisi de kaçamaz.

Belki seçimler yaklaştıkça savaş korkusuyla arkasında birleşecek kitleyi sağlamlaştırmak veya genişletmek istiyordur, belki gerçekten ülkeyi Suriye ile bir savaşa sokup silahlı kuvvetleri de bir daha uzun süre kışlasına göndermeden diktatörlüğünü pekiştirmek istiyordur, belki de iddia edildiği gibi seçimleri iptal ettirmek istiyordur...

Şimdilik ne yapacağını ve nasıl yapacağını kimse bilmiyor.

Canlı bomba gibi.

Sıkıştığı köşeden durmadan “Beni yakalarsanız bombayı patlatırım” diye bağırıp duruyor.

Tek isteği, peşinin bırakılması. Suçlarının göz ardı edilmesi.

Edilmeyecek. 

Çünkü sadece çalmadı Başbakan.

Hem çaldı, hem sövdü, hem dövdü.

Acıları küçümsedi, insanları aşağıladı, çocukları öldürttü. “İçmeyeceksin” dedi, “yapmayacaksın” dedi, “izlemeyeceksin, dinlemeyeceksin, konuşmayacaksın, yazmayacaksın, çizmeyeceksin, gülmeyeceksin, ağlamayacaksın” dedi.

Şimdi bütün bunların unutulması amacıyla içinde iç savaşın da yer aldığı birçok ihtimali masaya koymaktan çekinmiyor.

Bir yanda “tek bir adamın” kaderi, bir yanda yetmiş altı milyon insanın kaderi.

O tek adam yargı karşısında hesap vermesin diye biz savaş ihtimalinin kapısına geliyoruz, Ergenekon’u serbest bırakıyoruz, orduyu yeniden siyasetin içine davet ediyoruz, nefretle bölünen toplumda her an patlayabilecek bir iç savaş ortamı yaratıyoruz, bir muhaberat devleti haline geliyoruz, polislerin vurduğu çocukları “terörist” ilan ediyoruz, yargıyı doğrudan siyasi iktidara bağlıyoruz, hukuku yok ediyoruz, binlerce polisi sürüyoruz, medyayı korkak bir kuklaya çeviriyoruz.

Eskiden de bu ülkede devlet yoktu ama hiç olmazsa bir “devlet görüntüsü” vardı, şimdi o görüntüyü de çökertiyoruz, toplumu hiçbir kuralı olmayan vahşi bir ormana sokuyoruz.

Koskoca bir toplum bir adamın suç işleme “özgürlüğü” için kurban mı edilecek?

“Kurban edilsin” diyenler var.

Onlar için tek bir adam ve onun yönetimi, bir toplumdan daha kıymetli.

Bir de “kurban edilmesin” diyenler var, onlar var güçleriyle insanları uyarmaya, başımıza gelebilecekleri anlatmaya çalışıyorlar.

Toplumun tercihini 30 Mart’ta hep birlikte göreceğiz.

Kendi isteğiyle kanlı bir mezbahaya doğru yürüyen bir koyun sürüsü müyüz yoksa geleceğini kurtarmak isteyen kararlı, dirençli ve ahlaklı bir toplum muyuz, anlayacağız.

Türkiye tarihi bir kırılma noktasına doğru yürüyor.

Bu yolculukta “mavi kuşa karşı İstiklal Mücadelesi” gibi gülünçlükler de, Suriye’yle savaş gibi ürkütücü ihtimaller de karşımıza çıkıyor.

Kanlı ihtimalleri tercih edersek bu toplum bir daha kendini çok uzun zaman toparlayamaz.

Bir adamın ihtirasına kurban edilmiş kalabalıklar olarak adımızı tarihe yazdırırız.

“Mavi bir kuşla” savaşarak kendini parçalayan bir topluma da dünya sadece güler.

“Gülünç” bir ölüm olur bizimkisi.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
20.01.2015
Hayaller duşakabin
14.01.2015
"Ay resmen evrim"
07.01.2015
Reddedildi
30.12.2014
Roboski diyemeyenler…
24.12.2014
Dolu silahla Rus ruleti
16.12.2014
Vesayet Disneyland'de
28.11.2014
İtaatsizliğe devam
18.11.2014
Serbest ucuş
11.11.2014
Aslında 'yeşil' dostu bunlar...
04.11.2014
Beş vakit hukuk
21.10.2014
Barış ve faşizm
17.10.2014
Sahtekarlık belgesi
14.10.2014
Siz karar verin
10.10.2014
Kurnazlığı bırakın, net olun
07.10.2014
'Uzun', matbaayı da sevmezdi...
30.09.2014
Burada soruları ben sorarım...
19.09.2014
Algılar şelale
12.09.2014
Bir tasarım harikası
05.09.2014
Çamur güreşçileri
03.09.2014
Dünyayı bıktıran adam… (ve oğlu)
29.08.2014
"Reis ve Hoca"
26.08.2014
Yetenekli Bay Erdoğan
22.08.2014
Süleyman Şah ve mat
19.08.2014
Paralel Başbakan
15.08.2014
Suç koleksiyoncusu
12.08.2014
Sayılı günler...
09.08.2014
Erdoğan'ın 'sözde Ermenileri'
05.08.2014
Ya Erdoğan ya Türkiye
08.07.2014
Başbakan'dan muz orta
27.06.2014
Aç, susuz ve kuşkusuz darbeci Müslümanlar
20.06.2014
Ya İspanyol olsaydık?
10.06.2014
Tek çözümlü süreç
30.05.2014
Cevapları masama bekliyorum
27.05.2014
İkiyüzlü özgürlük
23.05.2014
Diktatörden kaçış yok
20.05.2014
Papua’da da anlaşabilirdik
16.05.2014
Artık yumruklarını konuşturuyor!
09.05.2014
‘Özgürlük, cezaevinde olmamaktır’
06.05.2014
Tahammülsüz 'demokratlar'
02.05.2014
İki yiğit çıktı meydane...
25.04.2014
Adım adım hiçbir yere
19.04.2014
Yalnız değilsin Başbakan
08.04.2014
Başbakan'ın Vietnam’ı
01.04.2014
Sadece Erdoğan kazandı
28.03.2014
Savaş ve seçim
25.03.2014
Gülünç ama tehlikeli
21.03.2014
Doktorunuz konuşuyor
14.03.2014
Geri dönüş yok
11.03.2014
Hem paranı, hem canını
07.03.2014
Hukukun olmadığı gezegen
28.02.2014
Bir yetmez ama evet daha
19.02.2014
Taraf projesi
14.02.2014
'Alo Fatih' hattını dinledik de ne oldu?
11.02.2014
Sizin tercihiniz
08.02.2014
Haydi Yıldıray, daha yüksek sesle: ‘Ordu göreve’
31.01.2014
Kullanışlılar
28.01.2014
Ananası doğal ama…
25.01.2014
Çok büyük geçmiş olsun
21.01.2014
Eşitlik Aziz Yıldırım’ın da hakkı
10.01.2014
Kan kardeşler
07.01.2014
‘Her şey neticesiyle ölçülür’
03.01.2014
Tehlikeli oyunlar
31.12.2013
Kutudan çıkan kirli ittifak
27.12.2013
Alın size darbe
24.12.2013
‘Siyasete sahip çıkma zamanı…’ Siz çıkın, biz daha buradayız
20.12.2013
Ejder ısırdı bir kere
17.12.2013
Sabırlı ol milli irade
10.12.2013
Recep Tayyip Başbuğ
06.12.2013
Özrü kabahatinden kurnaz
03.12.2013
Yıldıray hatıralar diyarında
29.11.2013
Dersaneler ve Başbakan'ın 'özgürlüğü'
26.11.2013
Bir an İlker Başbuğ’u hatırladım...
23.11.2013
Numaram aynı Sayın Kuzu
19.11.2013
Siz isteyemezsiniz...
15.11.2013
Oldunuz da ne oldu?
12.11.2013
Sevgililer gününüz kutlu olsun
08.11.2013
Yolun sonu
05.11.2013
Duvarlar
01.11.2013
Yırt gömleğini CHP
29.10.2013
Silahlar sustu, soğuk devam ediyor
25.10.2013
Korkmakta haksız değiller
22.10.2013
Meşhur casusun 'gizli' gerçekleri
15.10.2013
Siz önce demokrasi ve hukukla barışın
11.10.2013
Başbakan'ın iyi çocukları
08.10.2013
Mavi kuş yalan dinlemez
04.10.2013
Kemalistleri yendiler, Kemalizm'e yenildiler
01.10.2013
Yetmez ama hayır
27.09.2013
Ünal Aysal'ı yedirmeyiz
22.09.2013
Ders olsun diye...
19.09.2013
Yirmi kişi ölüyor, aldırmayın
15.09.2013
Bir Paket Demokrasi
12.09.2013
とても嬉しい (ÇOK SEVİNDİM)
08.09.2013
Hazır mısınız?
05.09.2013
Sarayın soytarıları
01.09.2013
Barışın tek şartı
28.08.2013
Kıvrıkoğlu haklı mıydı?
25.08.2013
Mesaj çok açık değil mi?
22.08.2013
Fark göremiyorum, ya sen?
18.08.2013
'Kahrolsun demokrasi'
14.08.2013
Kendisi artık raporlu
11.08.2013
Bir bayram duası: Tanrım bize net ol
07.08.2013
Hiç değişmeyecek mi?
04.08.2013
Yedirtmeyiz Recep'i
31.07.2013
Erdoğan, Oscar'a mı göz kırpıyor?
28.07.2013
'İnsanlar ölmüyor, daha ne istiyorsunuz?'
24.07.2013
'En büyük tuzak, Allah'ın tuzağıdır'
13.12.2012
Zor olan başkanlık değil...
08.12.2012
Peki Akif
06.12.2012
Dokundular
29.11.2012
‘Muhteşem On Yıl’
15.11.2012
Tarihî bir an
08.11.2012
Bahtsız kutup ayısı
01.11.2012
Yol yakınken...
25.10.2012
Hayırlısı...
18.10.2012
Okur izindeyim!
11.10.2012
Cevapları biliyorum
11.10.2012
Kongre yalanları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive