Başbakan Erdoğan'ın Güney Afrika Cumhuriyeti'ne yaptığı gezinin şifresi şu cümlede saklı: "BM'deki 5 daimi üyeliğin kalkması lazım..." 

Küresel dünya yeniden şekillenirken siyaset sahnesinde etkin olan Türkiye, giderek etkisizleşen ve 5 ülkenin dediğini yapan BM'nin yapısına itiraz ediyor.
Ve bunu da her platformda dile getiriyor.
Bu "itiraz"ın dünya devletleri nezdinde nasıl yankı bulduğunu en net biçimde G. Afrika'da gördük. 
Başbakan Erdoğan'ın özellikle BM'yi yönetenlerin adaletsizlikler karşısında duyarsız kalmasını eleştirdiği her konuşması her platformda olumlu bulunuyor.
Türkiye'ye siyaseten mesafeli duran G. Afrika yetkilileri de aynı tepkiyi verdi. Hatta siyahların ağırlıkta olduğu Pretoria'da katıldığımız bir toplantıda, en çok alkışı şu sözler aldı: 
"Şu anda Afrika kıtasının kaderi kimin elinde? 5 daimi üyenin elinde. Böyle neticeye gitmek mümkün değil." 
2002'de yola çıkıp Türkiye'deki değişim arzusunu doğru okuyan Başbakan Erdoğan, şimdi de dünyadaki değişim arzusuna cevap veriyor.
Dünyanın içinde bulunduğu durum da buna uygun. Kimse BM'nin bugünkü yapısından memnun değil.
İşte Başbakan Erdoğan BM'ye yön veren 5 ülkenin uygulamalarından rahatsız olan büyük bir dünyaya şu haklı argümanla sesleniyor: 
"BM Genel Kurulu'ndan 247 adet yaptırım kararı çıkmıştır, ama hiçbiri uygulamamıştır. Peki, bununla ilgili İsrail'e yaptırım veya baskı uygulaması yapılmış mıdır? Hayır, yapılmamıştır. Bu konuda bir çaba var mı? Yok, ama İran'la, Sudan'la ilgili var, diğer bazı ülkelerle ilgili var. Orada var orada yok... İşte siz, bu ikircikli yaklaşımla dünya barışına hizmet edemezsiniz." 
Aslında aynı kaygıları Hindistan'dan Brezilya'ya, Almanya'dan G. Afrika'ya, birçok ülke taşıyor. Başbakan Erdoğan bu gerçeğin farkında... Bu yüzden tepkisi anlık değil. Kafasında yeni BM'nin nasıl olması gerektiğine dair bir formül de var.
Türkiye'ye dönmeden otelde buluştuğumuz Başbakan Erdoğan kafasındaki formülü şöyle açıklıyor: 
"Daimi üyeliğin kalkması lazım... Kıtalara ve demografik yapıya göre değerlendirmeler yapılmalı." 
Bu gezi, Türkiye-G. Afrika arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkileri kısa sürede sıçratmaz ama Türkiye'nin algısını pozitif yönde değiştireceği çok açık. 

  • Abone ol