Erdoğan Taraf ’ın sarsıcı haberleriyle ilgili konuşmuş: “Kardeşlerim, bakın bu ara yine bir kampanya. Ne diyor? Bizim fişleme yaptığımızdan bahsedenler var. Kardeşlerim, bize güvenenler, bize inananlar, bizim böyle bir derdin içinde olmadığımızı bilirler. Ancak bakın buradan açık söylüyorum. Bu kampanyayı yürütenler içeride ve dışarıda eğer bunları biz açıklamaya başlarsak ülkemizde yer yerinden oynar” demiş. Taraf ’ı ve Mehmet Baransu’yu vatan haini ilan etmeyi de ihmal etmemiş.


Bu durumda bize düşen “ne biliyorsan açıkla ve sars bizi Erdoğan sars” demek.

Örneğin, o MGK toplantısında hükümetinize ayar vermeye çalışan, dindar kesimleri hedef alan konuşmalar yapan dönemin komutanı Şener Eruygur’a “kes ulan” deyip masayı dağıtıp kalktığınız yazıldı. Eğer böyle yaptıysan helal olsun, şapka çıkaracağız. Lakin o MGK’da Gülen Cemaati ve dindarları bitirme planlarının altına neden imza attın hâlâ anlayamadık. Öyle imzalar atmadığını, toplantıda generale posta koyan, “diklenmeden dik duran” bir siyasetçinin asla böyle belgelere imza atmayacağını, Taraf ’ın yayımladığı o belgenin bir “kâğıt parçası” olduğunu açıkla ve sars bizi Erdoğan sars...

Fişlemelere dayanarak insanların düşüncesine göre tavırlar almadığını, hakkaniyeti esas alarak, sadece liyakat temelinde insanlara muamele ettiğini, tüm kutsalların üstüne yemin ederek açıkla ve sars bizi Erdoğan sars...

Tıpkı Hüseyin Çelik gibi yap. MİT tarafından Başbakanlığa sunulan fişleme “arz notu”ndan, ne senin, ne MİT Müsteşarı’nın, ne de yardımcısının haberi olduğunu açıkla. O fişleme belgesinin MİT içinde, müsteşardan habersiz bir cunta tarafından hazırlandığını anlat bize. Sonra o fişçileri kulağından tutup attığını anlat ve sars bizi Erdoğan sars...

Hüseyin Çelik kadar “ikna edici” bahaneler üretemiyorsan benim bir önerim var: “Artık fişlemelere son verdik” dediğin “fiş” konusunun ilkokullardaki fişler olduğunu anlat. “Akıllı tahtalar geldi artık fişe gerek kalmadı” de örneğin. Dumura uğrat, sars bizi Erdoğan sars...

Taraf ’ı dinleyenleri, gazetecileri izleyenleri, insanların evlerine gizli kameralar yerleştirenleri cezalandırdığını anlat bize. Kendi vatandaşının peşine takılmış istihbarat teşkilatı istemediğini, dinî cemaatleri, Alevileri, azınlıkları, misyonerleri izletmediğini anlat. Bizi ikna et ve sars bizi Erdoğan sars...

Türkiye’de muhteşem bir demokrasi adası yarattığını, muhaliflerin özgürce yazdığını anlat. İktidarını eleştiren yazarların iflahını kesmek için hiçbir girişimde bulunmadığını, televizyonlara çıkan konukların bile Ankara’dan aranan telefonlarla belirlenmediğini anlat. Medyaya asla müdahale edilmediğini açıkla ve bizi bu korkunç kâbustan uyandırıp sars bizi Erdoğan sars...

Gezi’den Uludere’ye, oradan Reyhanlı’ya bu ülkenin vatandaşlarını öldürenlerin teker teker hesap verdiğini, aslında bizim gördüklerimizin kötü bir rüya olduğunu açıkla. Uyandır bizi bu korkunç rüyadan ve sars bizi Erdoğan sars...

Çok savunduğun MİT’in yönlendirmesiyle Suriye’de harika bir zafer elde ettiğimiz anlat. El Kaide’nin Anadolu’nun göbeğinde silah ürettirmediğini anlat. TIR’larla yakalanan silahların aslında “sondaj malzemesi” olduğunu anlat ve sars bizi Erdoğan sars...

Yetim hakkı yiyenin iflahını kestiğini anlat. Kamu İhale Yasası’nı defalarca değiştirip yolsuzluklara verilen cezaları komik seviyelere düşürmediğini, gözümüzün önünde her geçen gün daha da yandaş semiren işadamlarının, inşaat baronlarının, çılgın rantçıların senin iktidarla hiçbir yakınlıklarının olmadığını açıkla ve sars bizi Erdoğan sars...

Bu yazıyı yazdığım için, muhteşem hoşgöründen bir demet sun ve beni mahkeme koridorlarında süründürmeyeceğini, hatta önümüzdeki TV programında soru soracak gazeteciler arasında görmeyi istediğini, icabına bakılacak yazarlar listesinde bir basamak daha yükseltilmediğimi de açıkla ve sars beni Erdoğan sars...

Bütün bunları yapamayacaksan, başka bir şey yapmana gerek yok, biz sarsıldık zaten...


[email protected]
twitter/emreuslu

http://www.taraf.com.tr/emre-uslu-2/makale-sars-bizi-erdogan-sars.htm

  • Abone ol