Türkiye’deki Amerikan rüyası: Acun

Acun Ilıcalı, Türkiye’nin en ilginç simalarından biri... Muhabirlikten gelip medya sektöründe trilyoner olması ile dikkat çekti. Şimdi daha farklı bir zemine geçiş yaptı; o artık bir kanal sahibi. TV8’i geçenlerde satın aldı ve kanalın patronu oldu.

Acun aslında yeni Türkiye’nin sembollerinden biri. Hiçbir şeyi yokken, sadece yaptığı işle çok kısa sürede zengin oldu...

En dipten geldi ve patron oldu Acun. Oysa biz bu ülkede sadece babadan zengin gençlere alışmıştık. Türkiye’de sıfırdan gelip, bir işi hakkıyla yaparak zenginlik kurmak kolay bir şey değildi çünkü. Bu tür şeylere biz Amerika’dan alışıktık. Özellikle Clinton sonrası öne çıkan bilgisayar teknolojileri sektörüne yön verenler, sıfırdan gelen, beş parası olmayan isimlerdi. Ancak bu isimler yaratıcılıkları, iş disiplinleri, yenilikçi tutumları ve güçlü yönetim kabiliyetleriyle, dünyanın çehresini değiştiren global şirketler kurdular. Google’un sahipleri, Apple’ın rahmetli sahibi, Microsoft’un sahibi, hepsi daha gençken zengin oldular. Bu saydıklarım popüler olanlar, bir de popüler olmayan ama çok önemli isimler var.

Acun’u da yukarıdaki isimlere benzetiyorum. Sıfırdan geldi ve şimdi eğlence endüstrisine yön veriyor. Ve dilerim öyle kanallar kurar ki bu kez başka dünya kanalları, ondan patent almak için, kapısını çalarlar.

Acun Türkiyeli gençler için de bir umut, bir sembol, bir rol model. Artık hiçbir genç, aman dayım yok, aman çevrem yok, aman sermayem yok bahanelerinin ardına sığınamayacak. Yeni Türkiye artık gençler için bir fırsatlar ülkesi. İyi olduğunuzda, üstelediğinizde, kendinizi iyi kullandığınızda, doğru insanlarla iyi ilişkiler kurup o ilişkileri doğru yönettiğinizde en tepe noktalara gelebilirsiniz. Acun kendi başarısıyla bunu bize gösterdi.

Ancak Acun’un bu başarısına, bu ilerlemesine mırın kırın edenleri ise pek anlamıyorum. Geçenlerde bir köşe yazarı hayatımda okuduğum en tuhaf yazılardan birini yazmış. Acun yerinde oturmalı, rahat rahat parasını kazanmalıymış... Neden kanal alıp da bin bir riske girmiş de, ne gerek varmış da...

Ya, böyle vasat bir yaklaşım olabilir mi. İyi oldu sayın köşe yazarı, madem öyle sen de eski gazetende kalıp köşe yazmaya devam etseydin, ne gerek vardı da Hürriyet’e geçtin. Kıskançlık böyle bir şey işte insanı gerçeklikten koparıyor ve sayıklatıyor. Ama Acun, sen aldırma ve yoluna devam et... TV8 senin son sıçraman olmasın, sıçramaya devam...

***


Tembel vekil kim, çalışkan vekil kim?

Meclis’teki bir vekilin çalışkanlığı nasıl ölçülür neyle ölçülür açıkçası çok bilmiyorum. Ancak geçenlerde Twitter’da @alicanozcan adlı hesap, AK Parti İstanbul vekili Hakan Şükür’ün TBMM’deki yasama faaliyetleri karnesini vermiş ve şu notu eklemiş: Sizin işinizde zor haketten.

Ben Şükür’ün yasama faaliyetleri karnesine, CHP İstanbul vekili Sezgin Tanrıkulu’nun karnesini de ekledim. Gerçi Hakan Şükür vekil, Tanrıkulu ise partisinin İnsan Hakları’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, biri iktidar partisini diğeri muhalefet partisini temsil ediyor. Dolayısıyla ikisini kıyaslamıyorum, sadece karneyi merak edenlere aşağıdaki hizmeti sunuyorum.


İmzası Bulunan Kanun Teklifleri

Sezgin Tanrıkulu: 100’ün üzerinde
Hakan Şükür: 3


Sahibi Olduğu Sözlü Soru Önergeleri

Sezgin Tanrıkulu: 1
Hakan Şükür: 0


Sahibi Olduğu Yazılı Soru Önergeleri

Sezgin Tanrıkulu: 100’ün üzerinde
Hakan Şükür: 0


İmzası Bulunan Genel Görüşme Önergeleri

Sezgin Tanrıkulu: 3
Hakan Şükür: 0


İmzası Bulunan Meclis Soruşturma Önergeleri

Sezgin Tanrıkulu: 2
Hakan Şükür: 0


İmzası Bulunan Meclis Araştırma Önergeleri

Sezgin Tanrıkulu: 100’ün üzerinde
Hakan Şükür: 4


İmzası Bulunan Gensoru Önergeleri

Sezgin Tanrıkulu: 0
Hakan Şükür: 0


Genel Kurul Konuşmaları

Sezgin Tanrıkulu: 50’nin üzerinde
Hakan Şükür: 3

 


***

 


Normalleşme çok ferah bir şeymiş

Dün Diyarbakır’da gerçekleştirilen buluşma muhteşemdi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan’ı, Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani’yi ve efsanevi sanatçı Şivan Perwer’i yan yana görmek beni çok duygulandırdı. Töreni gözlerimde yaşlarla izledim. Normalleşme ne güzel ne ferah bir şeymiş. Bu adımda emeği geçen bütün AK Partili yetkililere bravo... BDP’li yetkililere de bravo. Bir rakip gibi davranarak bu adıma taş koymadıkları ve Başbakan’ı Diyarbakır’da sıcaklıkla karşıladıkları için...



www.vivahiba.com

[email protected]

  • Abone ol