Gezi direnişinin yankıları toplumun önemli kesiminin talepleri babında iktidarda ses getirmeye başladı..

Medyada Alevililerin talepleri konusunda çeşitli haberler çıkmaya başlamasıyla gündeme girer oldu.

Alevi dedelerine maaş bağlanacak,Diyanet İşler Başkanlığının bütçesinden  pay verilecek haberler gibi.

Hatırlanırsa Başbakan Erdoğan Alevilerin vaaz geçilmez taleplerinden biri olan Cem evleriyle ilgili;biz caminin dışında ibadet yeri tanımayız,Alevilik Aliyi sevmekse bin kere Aleviyim,diyerek sayıları 20 milyona tekabül eden insanları yok sayıyor;Cem evlerinin mimarı yapısı içinde ucube bir şey,diyerek küçümsüyor;çevresinde olanlar da Alevilik bir inanç değil, bir kültür veya dinin ritüeli,deyip geçiştiriyorlardı.Başka tanımlarda yapıldı ama biz gerginlik yaratmasın diye bunları yazmıyoruz.

Peki bu nereden çıktı,halkın deyimiyle bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü misali.

Başbakan son yaptığı Kayseri ve Erzurum mitinglerinde Aleviliğe vurgu yapmaya başladı,Alevi vatandaşlarımın üzerinde oyunlar oynanıyor,diyerek CHP Genel Başkanı Kılıçdaoğlu’nu suçladı,Alevileri kışkırtıyor,diyerek.

Kusura bakmasın ama Başbakan Alevileri Kılıçdaroğlu değil,kendi Sünni anlayışı boyutundaki konuşmaları kışkırtıyor ve özel hayatlarından Alevileri endişelendiriyor.

2011 yılında  yapılan genel seçimlerde Başbakan tam 7 ilde Kılıçdaoğlu’nun Aleviliğine vurgu yapıp meydanlarda kendisini dinleyenle kitlelere yuhalattı…Kılıçdaroğlu, Alevi ama Aleviyim,demiyor,diyerek tahrik eden  konuşmalarını,üçüncü köprünün ismini Alevileri katleden bir padişahın ismini vermenizi, ne Aleviler unuttu ne de az buçuk dünü hatırlayanlar.

Reyhanlı da hunharca  bombalı bir saldırıda ölen 53 kişinin ölmesi üzerine;53 Sünni vatandaşım şehit oldu,demeniz ne anlama geliyor sn Başbakan?

 Aleviliği yok sayıp çoğunluk olan Sünni kesime mesaj vermek olmuyor mu, bu?

Kentsel dönüşüm projelerinizin içinde her mahallede yapacağınız konut sayısına göre cami projesini belirliyorsunuz ama hiç Alevilerin ibadet yerleri için bu kentsel dönüşüm projesinde Cem evinin yeri, var mı?

Ya diyanet İşler Başkanlığı(DİB)’nın tek dine hizmet vermesi,130 bin kişilik devasal  kadrosunda,  Alevi kökenli bir tane çalışan gösterebilir misiniz?

Tek din,dindar nesil yetiştireceğim demeniz,çamlıca ya ,Taksime,Göztepe parkına cami projeleriniz,seçmeli Kuran dersini müfredata koymanız,DİB’lığı bütçesini 11 bakanlığın bütçesine eşit olması,devlet protokolüne 51 den 10’a çıkartmanız,Sünni olan kesime hizmet verirken Aleviler için ne yaptınız bu zamana kadar?

Neden Alevilerin yoğun olarak yaşadığı mahallelere de bir tane Cem evi sözü vermediniz?

Başbakan neden birden Alevi vatandaşlarım demeye başladı,Suriye politikasında ittifak tuttuğu Sünni politikalarının dış dünyada ve içeride olumsuz tepkiyle karşılanması, mezhepsel yaklaşması ayyuka çıktı,yanlıştan dönmenin yolunu da Alevilerin masumane talepleriyle kapatmak istiyor ama çok geç kaldı, inandırıcılığı yok ne Aleviler de nede  demokrasiden yana olan güçlerde.

Erdoğan’ın Alevilerle ilgili  adımı atmasını tetikleyen hoş görü hareketinin lideri Fevtullah Gülen’in bir haftadır medya da, cami ve cem eviyle ilgili önerileri,üçüncü köprünün isminin diğer köprülerin yolunu kapattı,diyerek açıklamaları Alevilerin taleplerini gündeme taşıttı.

Alevilerle ilgili atacağı demokratik adımlar çok önemli ama neden bugüne kadar bekledi sorusu da akıldan çıkmıyor, haklı olarak?

Neden özgürlükleri din,ırk ve mezhep üzerinden alıyorsunuz da total demokratik bir anayasa ile toplumun önüne koyup çözmeyi hedeflemiyorsunuz?

İnsanların haklarını talep etmek için potansiyel bir güç mü olmaları gerekiyor,birey veya azınlıklar da olanların hakları nasıl verilecek?

Neden Ruhban okulunu açmıyorsunuz?Nasıl olsa bunların toplam sayısı 100 bin kişiler.

AB ile alınan müzakere tarihinin üzerinden tam 9 yıl geçti bugüne kadar ve hiç gündemden düşmeyen temel hak ve özgürlükler konusunda ipe un serdiniz..Kopenhag kriterlini neden yerine getirmediniz,sadece askeri vesayeti geriletmek için yaptığınız yasal düzenlemelere verdiğiniz önemi,doğru da yaptınız ama toplumun farklılıkların ihtiyaçlarını ise Ankara kriterliyle yanıtlayıp, devleti kutsayarak,tekçi bir anlayışla din ve mezhep üzerinden tanımlaya başladığınıza nasıl inanalım.

Artık sizin inandırıcılığınız yok sayın Başbakan hiç kusura bakmayın.

Gezi direnişiyle toplumda infilak yaratan kitlesel gösteriler; başta Avrupa Parlamentosunun kararları,müttefikiniz ABD’nin gezi direnişi üzerine polis şiddeti ve devlet terör konusunda 19 defa açıklaması, BMÖ nün kaygılarını bildirmesini unutmadınız her halde?

Kimyasal su ve gözlerine biber gazı sıktığınız,coplattığınız  demokratik haklarını arayan yüz binlerce  vatandaşlarda  unutmadı!. 

  • Abone ol