Gezi direnişi 2013 yılının Mayıs ayının 29’da başladı ve ülkenin tam 79 iline yayıldı   üç ay boyunca kesintisiz her akşam 3.5 ile 5 milyon  sayılara varan insanlar,  sokaklarda  gece yarılarına kadar kitlesel olarak meydanlarda gösteriler yaptılar..

Bu gezi olaylarında 7 genç insan hayatının baharında polis kurşunlarıyla ve işkencelerle toprağa düşerken,12 kişi bir gözünü kaybederek görme engelli oldu, binlerce insanda göz altına alınıp işkenceden geçirildi.

Başbakan ilk önce gezi olaylarını itibarsızlaştırmak için üç beş çapulcu dedi, ardından bunlar darbeciler, darbe provaları yapıyorlar, faiz lobisinin organize ettiği dış güçlerin içteki işbirlikçileri gibi yaftalamalar yaptı..

Hatta polis şiddetinden kaçarak camiye sığınanlar için,cami de içki içtiler yalanından, baş örtülü bacıma saldırdılar iftirasına  kadar götürdü ve bu iftiraları yalan olduğu zaman içinde ortaya çıktı.

Gelelim Berkin Elvan’ın ölümüne.

Berkin daha rüştüne ermemiş gençliğine yeni adımlarla yürüyen 14 yaşında bir çocuktu,evinden ekmek almak için çıkmıştı sokağa, onu katil bir polisin gaz fişeği komaya soktu ve tam 269 gün ölümle pençeleşti ve  ölüme teslim aldı.Ama katili veya katilleri ortaya çıkmış değil.

Berkin Elvan’ın ölümü  hiç kimsenin beklemediği toplumsal bir öfke patlamasına dönüştü ve yüz binler Berkin’in  tabutunu omuzladı ve  hayatı durdurdu..Sanki bir halk ayaklanmasıydı.

Sadece ülke gündeminin değil demokratik dünya kamuoyunun da, gündemine Berkin Elvan,demokrasinin simgesi olarak girdi  çatık kaşlı küçük çocuk.

Berkin, sadece yaşadığı ve ölüme teslim olduğu şehirde hayatı durdurmadı,ülkenin dört bir yanında onun ardından binlerce insanlar yürüdü ve haykırdı,Berkin toplumsal vicdanımız diye.

Ekmeğimizi yasa boğdu Berkin.

Mahşeri kalabalık diye bir şey söylenir ya işte Berkin’in cenazesinde böylesi bir kalabalık vardı.

Hırant Dink cinayetinden  sonra insanlar  hiçbir siyasi fark gözetmeksizin, özgürlük ve adalet diye haykırdı,katillerden hesap sorulacak ortak sloganıydı yüz binlerin.

Toplumun  her kesimi  Berkin ailesine  baş sağlığı dileyip, Berk’in cenazesinde bulunurken,sadece bir kişi bu çocuğun ölümünü ve yüz binleri görmedi,görmemek isteyende  bu ülkenin Başbakanıydı.

Mısır da askerler tarafından öldürülen 17 yaşındaki Esma için televizyon ekranlarında  hüngür hüngür  ağlayan Erdoğan nedense; Berkin ölümü karşısında gözlerinin yaşı kurudu ,ağlamak şöyle dursun ailesine bir baş sağlı bile dilemedi,nasıl bir inanca ve vicdan sahibiyse!.

Bizim başbakan ağlarsa Sünni için ağlar .

“Reyhanlı da 53 Sünni vatandaşım şehit oldu demedi mi?”

Başbakan şunu bilsin ki, Berkin Gezinin,açılığının temel ihtiyacı olan ekmeğin ve direnişin  sembolü oldu,nerede bir ekmek görse Erdoğan ekmekte Berkin’i görecek.

Berkin Elvan’ın ölümü,Demokrasi,özgürlük ve adalet  toplumun vaaz geçilmez ortak bir talebi oldu.

Bunu Erdoğan anladı mı bilemeyiz ama şunu kesin biliyor;bundan sonra bu ülkeyi yönetmesi çok çok zor, isterse oyunu 30 Mart seçimlerinde artırarak çıksın.

Gezi olaylarıyla  başlayıp 17 Aralık “rüşvet ve yolsuzluk operasyonu” hayatlarında bir araya gelmeyecek bazı toplum kesimlerini Berkin  bir arada buluşturdu.

Böylesi bir toplumsal öfke,insan selinin akışı  Gezi ruhunun  bitmediğini, üç çapulcudan nasıl yüz binlere dönüştüğünü gösterdi.

Varsın Erdoğan’ın havuzdan beslenen medyası ve onun tetikçi yazarları ve dalkavuk millet vekilleri komplo teorilerine ve hakaretlerine  devam etsin..

Adını anmak bile insan zul veren sıfatı milletvekili olan bir milletvekili tweter hesabından  şöyle açıklama yapıyor:”Berkin’in  ölümünü gazi olaylarının yıl dönümüne getirmiş olmasınlar, güya  Berkin’in  fişini çekmişler” yuh be bu kadar da bir insan alçaklaşır mı?

Neredeyse  Berkin’in fişini paralel devlet çekti diyecekler.

Ya Berkin’in cenazesinin arkasından yürüyen sokaklara dökülen yüz binlere  “ölü severler” diye twet atan, hırsızlık,rüşvet ve  yolsuzluktan dolayı bakanlıktan azledilen , hakkında fezleke hazırlanan, eski AB baklanlığı yapmış,insanlıktan nasibinin almamış olana ne diyeceğiz,insan söz bulamıyor söylemeye.

Hırant Dink’in eşi Rakel Dink  eşinin cenazesine katılan on binlere şöyle seslenmişti :”Çocuktan Katil Yarattınız.”

“Çocuktan katil yaratanın çocuktan da düşmanı olur.”

Çocuktan yarattığınız katiliniz bu toplumda hepimiz, bir Ermeniyiz diye nasıl yüz binler sokaklara seli olup aktıysa..

Düşman yarattığınız 14 yaşındaki  Berkin’de toplumun her  kesiminin  özgürlük,direniş ve mücadele sembolü oldu “ekmeğimiz yasta, Berkin Vicdanımız, demokrasi talebimiz” diye,hayatı durdurdu.

Bundan sonrasını düşünmek istemiyoruz ama neler olacağını bilmek için de kain olmaya gerek yok..

Suçüstü katliam yapan katilleri salar,çocuktan katil yaratır,ağzında  süt kokan çocukları asan ve Roboski’de 17’si çocuk 34 Kürt vatandaşı savaş uçaklarıyla katledenlerle ittifak yaparsanız, bakkala ekmek almaya giden çocukları  düşman görür,sokakta da  öldürürsünüz.

  • Abone ol