Anekdot 1: “Spor Kompleksi” Yapım Hikayesi!

Tarih 1990’lı yıllar. İktidarda bir parti var. Bir yerleşim yerine “Spor Kompleksi” yapılacak. Yerleşim yerinin belediyesi muhalefet partisinden! Zamanın Spor Bakanı, “Spor Kompleksi” yapılması için o yerleşim yerine gitmiş. Konu ile ilgili olarak toplantı yapmış. Toplantıda zamanın Kaymakamı, Belediye Başkanı, Spor Müdürü ve Siyasi Partilerin ilçe başkanları da katılmış. Spor Bakanı “Spor Kompleksi” yapmak için para ayrıldığını, arazi gösterildiği taktirde ertesi gün paranın hesaba aktarılacağını ve o yerleşim yerinin “Spor Kompleksine” kavuşacağını söylemiş!

Zamanın Belediye Başkanı, şehrin bir köşesinde gençlerin futbol sahası olarak kullandığı bir yer varmış orasının tahsis edileceğini söylemiş. Aradan bir haftalık süre geçmesine rağmen paranın aktarılmadığı ve “Spor Kompleksinin” yapımından vazgeçildiği haberi alınmış!

Konu araştırıldığında o zamanki belediye meclisinin, böyle bir yeri tahsis edip “Spor Kompleksi” yapılırsa iktidar partisine mal olacağı düşüncesiyle tahsisten vazgeçilmiş! İktidar oldukları taktirde “Spor Kompleksini” kendilerinin yaptıracaklarını söyleyerek Spor kompleksi yapımına izin vermemişler! Bu yatırım da o tarihlerde maalesef başka bir ile kaydırılmış!

Anekdot 2: Okul Yapım Hikayesi!

“Aynı yerleşim yerinde bir okulun yapım hikayesi; Tarih 1990’lı yıllar. Tam da o dönemde o il için bir fırsat çıkmış. Konu zamanın Milli Eğitim Bakanına iletilmiş. Bakan hemen konunun üzerine ciddiyetle eğilerek yer bulunması halinde ihtiyaç olan okul binasının yapılabileceğini söylemiş. Yer arayışı başlamış. O zamanın Belediyesine ait ve çok da uygun bir yer varmış. O yer gündeme gelmiş ve o yer aynı zamanda kamuya aitmiş. Ancak tüm uğraşlara rağmen Belediye, o yeri Milli Eğitim Bakanlığına vermeye yanaşmamış.

Bakan bey bir vesile ile o yerleşim yerine giderek belediye encümenine o yerin niçin verilmediğini sormuş. Aldığı cevap; Bu yer bedelsiz olarak verilemez! Neden? Belediyenin maddi sıkıntıları varmış. Bakan bey, Eğitim binası için yerin satın alınmasının sıkıntı olabileceğini, belediyenin sıkıntılarını bir başka şekilde çözülmesine yardımcı olabileceğini söylemesine rağmen belediye bu işe razı olmamış! Ancak Bakan konunun aciliyetini bildiği ve okul ihtiyacının da çözülmesi gerektiğini bildiği için burayı pahallı bir ücret de olsa (Hatta zamanın valisi bu yerin tutarının yüksek olduğunu daha sonra kamunun istimlak işlemlerinde emsal gösterilerek kamulaştırmanın zorlaşacağını söylemesi dahi encümeni ikna edememiş) alınmasını sağlamış. Okul binası kısa süre sonra alınan bu yere yapılmış ve o yerleşim yerinin ihtiyacı olan okula kavuşmasını sağlamış!

Her iki anekdot da ortaya bir hizmet mantığı koyuyor!

Sen yapma ben yaparım! Senin iktidarın zamanında değil benim iktidarım zamanında ben yaparım! Hizmet anlayışı böyle olursa iller kalkınabilir mi? İllere yatırım için para gelir mi? Gelse de sonuç çıkar mı? Bu işler eskiden iktidar başka partiden, belediye başka partiden olunca böyle oluyormuş! Peki iktidar ve belediye aynı partiden olduğu zaman durum farklı mı?

Niyet, eğer hizmet etmekse belediye başkanı ayrı, belediye meclis üyeleri ayrı, iktidar bir başka partiden de olsa fark etmez. Niyet, hizmet etmek değilse belediye başkanı da, meclis üyeleri de, iktidar da aynı partiden olsa yine fark etmez! Böyle bir anlayış olabilir mi? Hoşçakalın.

  • Abone ol