Yazmadan duramayacağım... İçim içimi yiyor... Bizim 50 sene önce kurduğumuz ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü'nün, birbirlerine tahammül edemedikleri için ikiye bölünen  iki tane sanal platformu var...

"Devrimci ODTÜ geleneği" ya da Deniz Gezmiş söz konusu olunca mangalda kül bırakmazlar bu sanal platformun "ağır abileri"... Bunların bir kısmının ise Deniz Gezmiş ve onun yolunda hayatını göz kırpmadan hayatını verenler tek gelir kaynağıdır... Orada Deniz Gezmiş konusunda onların çıkarlarıyla çatışan bir şey  söyledin mi, hemen saldırırlar... Bu fikir kulübünün kuruluşundan itibaren üyesi ve aktif mücadelecisi olsan bile sana saldırırlar... "Sen kimsin, sen nesin" derler...

Deniz Gezmiş'in acılar içinde bir ömrü tüketen annesi, oğluyla buluşmaya gitti üç gün önce... Öldü anne Gezmiş... Üç gündür bekliyorum, bu "ağır abilerden" bir ses... Yukarıda sözünü ettiğim sanal platformlarda "tıss" yok... Bu sevgili anneyi, annemizi tek bir cümleyle anmadı bunlar...

Deniz Gezmiş ve yol arkadaşlarının idamına el kaldırarak müsaade eden partiye, CHP'ye emanet ettiler bu annemizi son yolculuğunda... Sabırla bekledim Deniz'in o "eski yol arkadaşları"ndan bir kaç cümle, bir girişim buralarda...  Benim cılız sesimle duyurduğum bu ölüm haberinin dışında bu "ağır abiler"den bir şey duymadım...

Bunların Deniz için, Sinan için, Yusuf için, Hüseyin için ve her fırsatta nemalandıkları her eski arkadaşımız için bundan böyle söyleyecekleri hiç bir lafları olmamalı...

Onları, bir parça bile varsa eğer, kendi utançlarıyla baş başa bırakıyorum...

  • Abone ol