25.10.2013 tarihinde Diyarbakır’ın Liluz otelinde özelde Diyarbakır genelde ülkemizin gidişatı üzerinde Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr.Numan Kurtulmuş kısa bir açılış konuşmasını yaptıktan sonra  Diyarbakır Sivil Toplum Örgütlerinin bu konuda fikirlerini dinledi.Yaklaşık 15 STK temsilcisinin söz hakkı aldığı toplantıda bir çok önemli mevzular ele alındı, teklifler sunuldu ve sorular yöneltildi.

Söz alan herkesin sözünü sonuna kadar dillendirdiği ve kimsesinin sözünün kesilmediği bu toplantıda, etkin bir dinlemeyle konuşmacıların görüş ve düşüncelerini not alan Numan Bey artık konuşmak isteyen kimse kalmayınca mikrofonu aldı ve gerekli konuşmayı yaparak hem kimi düşünceye destek verdi hem de sorulan soruları cevapladı.

Samimi ve içten bir konuşmanın sonunu şu üç ifadeyle bağladı,

“Değerli dinleyiciler tarih bize şu üç gerçeği öğretmiştir.

1-Adalet mülkün temelidir,

2-Zulüm ile abad olunmaz,

3-İnsanı yaşat ki devlet yaşasın,

Dedikten sonra konuşmasına şöyle devam etti,

Sizi temin ederim ki devlet eski devlet değildir. Vurguladığım bu üç düsturu baz alarak günden güne daha iyiye gitmektedir. Bunu hem siyasi irade, hem silahlı unsurlar, en önemlisi de halk istiyor. Bu artık dönülmez bir yoldur. Bakın ben Diyarbakır’ın kent ekonomisini Diyarbakırlılarla tartışmak için aranızdayım. eskiden yapılan Ankara patentli planlamalar artık tutmuyor. Başka bir ifadeyle yönetim yerelleşmeye doğru gidiyor. Ancak bundan birileri kendine göre bir anlam çıkarmasın. Ankara’daki ağalık anlayışının Anadolu’ya dağılmasına da müsaade etmeyeceğiz.”…diye epey önemli şeyler dile getirdi. Ben de diyorum ki, “doru söze can kurban” farklı bir şey istediğimiz mi var? Elbette ki, bu konuşmanın altına imza atılır. Ak Parti genel başkan yardımcısından da bu beklenir. Bu her üç ifade de Kur’andan gelen bir süzüntüyü andırıyor. Zaten eğer bizler bir İslami toplum olarak Kur’anı anlayabilir, kavraya bilseydik halımız böyle olmazdı değil mi? Ne diyor Kitabullah;

Adil olunuz adalet takvaya yaklaşmak için en önemli araçtır.(ayet)

Zalime yaklaşmayın ateş size de dokunacaktır.(ayet)

Bir insanı haksız yere öldüren sanki tüm insanları öldürmüş gibidir.(ayet)

İşte bizim dikkate almamız gereken ilahi düsturlar, tecrübe ile tarihe tanıklık yapmaktadır.

İnanıyorum ki on bir yıllık Ak parti dönemi artık yavaş yavaş semeresini veriyor. Bu konuda bir ilerleme olabileceğine ve bizi daha iyi günler beklediğine candan inanıyorum. Ama biz de vatandaş olarak bu yönetime destek vermekle yükümlüyüz. Destek vermek, ille de oy vermek anlamına gelmiyor/gelmemelidir, bu memlekete muhalefette lazım. Ancak Anadolu’da bir ifade var “yiğidi öldür, hakkını yeme”  bu yaklaşım bile bir katkıdır. Doğru yaptığına doğru yaptınız demek bile bir motivasyondur. Hiç olmazsa bunu esirgemeyelim.

Vatandaş olarak siyasi eğilimimiz ne olursa olsun, polemik meselelerin ötesine gitmeyen söz ve davranışlara pirim vermeyelim. Benim kanaatim budur.Karar sizin.

Mutlu ve müreffeh günler dileğiyle

 

 

 

 

 

  • Abone ol