Siyaset bir bakıma bakımın kendisidir. Bakımı kendi kendisine terkedilmişlerin dâhil olabildiği bir âlemin adı olarak siyaset aynı zamanda serseridir, fetretin davetine icabettir. Gaddarlığı ondandır. Bir takdirdir; kazası sarsan bir kaderlemedir. Çığır açar. Hayatta çok az şey siyaset kadar insanın insaniyetini münhasıran gösterir.


Siyaset tanımlanmamışlık kanvasında yara açan bir darbedir.


Arapçasıyla seyislikten gelen siyaset kavramı, bakımı kendi uhdesine verilmiş olan varlıkların âleminde mevcut olan bir durumu ifade eder. Sadece etik olabilen, politik olabilir.Kendisine bakılan hiçbir varlıkta siyaset yoktur. Yani kendine iki anlamda bakamayan (bakmak ve bakım) varlık için siyaset yoktur. Sadece temsil kabiliyeti olanlar ve konuşanlar siyaset yapabilir. Sadece huzur sahipleri siyasete kabiliyetlidir. Hitap makamında olan tek başına değildir. Hitap makamında olan muhataptır.


Siyaset huzurda olmanın açtığı mesafeyi fiilen ve kavlen kapatma ameliyesidir. Muhatap yoksa siyaset de yoktur. Cevabı ile kendi arasına mesafe düşmüş, hatta birbirlerini kaybetmiş yahut bulması gereken soru için siyaset vardır. Siyaset demek ki cevap diyedireksiyonu bir tarafa kırmaktır. İçinde direksiyonu kırma imkânı olmayan hiçbir yol veya yolculuk siyasi değildir.


Siyaset imanın dünyaya düşen gölgesidir.Siyasetin yerdeki gürültüsünü aşan hakikatiimandır. İman bir intisap, bir nispetlenme olduğu gibi siyaset de bir tarafa nispet kurmaktır.Siyasetin özü taraf olmaktır. Siyasette tarafsızlık yoktur. Siyasette tarafsızlığın yokluğunun sebebi, taraf olmak dışında bir varlık sahasının yokluğudur. Siyasetin açtığı dünyaya duhul ancak bir taraf ile olur. Hiçbir yerden veya her yerden yapılan siyaset, yoktur, mümkün değildir.


Politik hayvan’ın en politik anlamı şudur: politika imandır. Hayvaniyetten çıkmanın yolu imandır. Konuşamayan (siyaset yapamayan ve dua edemeyen) insan bir hayvandır. Zira siyaset medinede (polis), huzurda mümkündür. Medinede ve huzurda bulunan “medenilere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir”. Sözü olmayan vahşidir ve hayvandır. Hayvan iman etmez ve icbar ile iman olmaz. Peki, kim iman edebilir? Sadece iman etmeyebilen.


Medinede hükmün san’atı belagattir(retorik). Belagat huzurdaki konuşmadır ve bir ikna san’atıdır. Huzurda hitap san’atı olarak belagat’in amacı tebliğdir. Tebliğde icbar yoktur. Cebirle yapıştırılan hiçbir kanaat iman değildir, cebirle yapılan hiçbir hüküm siyaset değildir.Teklif ve ikna yerine cebir ve tahakküm siyaset-dışıdır, medinede yeri yoktur. Akıl ve baliğ olmayan siyaset yapamaz, iman edemez. Çünkü mes’ul değildir. Kendilerine sual sorulamaz. Çünkü cevap vermek için gerekli konuşma imkânından mahrumdurlar.


Mutlak hâkimiyette siyaset yoktur, iman da yoktur. Teklif için hükümden istiklal gerekir.Muhatap, hitap mesafesindeki müstakildir. Kendisini dayatan iman iman değildir. Zaruret aşılmadan hürriyete varılamaz.

*

(İsteksiz not: Gündemle ilgisi yoktur. Düşünce yazısıdır.)


[email protected]

Twitter: @mucahitbilici

  • Abone ol