Bütün Dünya Ülkelerini Etkisi altına alabilen biyolojik silahların bütün canlılarda insanlarda,hayvanlarda ölümle sonuçlanacak,sakat bırakılacak, bitkilerde ve diğer canlılarda ciddi manada büyük hasarlara yol açabilmek için kullanılan kimyasal zehirlerin taşındığı maddeler içermekte olan biyolojik anlamda etkileri gösteren büyük silahlanma şeklidir.

Bütün ülkelerin de etkisi altında kalan biyolojik silahlanmaların,dünya üzerinde ilk kez tatarların tarafından 1346 yılında Cenevizlilere karşı olarak kullanılmıştır. 1346’da İpek Yolu kervanları vasıtasıyla o dönemde Rusya’nın hakimi olan Tatarların arasında yayıldı. Tatarlar, vebaya Kırım’daki Kefe Kalesi’ni ellerinde tutan Cenevizlilerin sebep olduğuna inandıkları için kaleyi kuşattılar ama orduları hastalıktan perişan olunca, Cenevizlileri cezalandırmak maksadıyla vebadan ölen askerlerin cesetlerini mancınıklarla kaleye fırlattılar. Cenevizliler cesetleri hemen denize attılarsa da hastalığın kendi aralarında da yayılmasına engel olamadılar.Bir diğer ülke 18. yüzyılda Kuzey Amerika’daki İngiliz kuvvetleri çiçek virüsü ile kontamine olmuş battaniyeleri Kızılderililere vererek çiçek salgınına neden olmuşlardır.Böylelikle Amerika Birleşik Devletlerin de yüzlerce kızıl dereli halk biyolojik silahlarla öldürülmüştü.Beraberinde başka bir ülke ,Çin şehrini biyolojik silahlanmalarıyla berbat eden diğer ülke olan Japonlar 1932 yılında Çin’e ciddi ve etkisi büyük çeşitli biyolojik silahlanmaların saldırılarında bulunmuşlardı.Çin’deki 11 şehirde içme suyu kaynaklarına salmonella ve vibrio bulaştırmışlar, uçaklarla yersinia pestis mikrobu yaymışlar ve evlere spreylerle şarbon kolera ve veba gibi çeşitli hastalıklar ve mikropları püskürtmüşlerdir.

Yeryüzünde 1969 yıllına kadar bütün dünya ülkelerinde ciddi bir biyolojik silahlanma,biyolojik silahlanma depoları ve üretimleri yarışları olmuştur.Bu biyolojik silahlanmaların yarışlarında ileride ciddi problemlerin meydana çıkartılacağı ve sivil halklara karşı çok ciddi tahribatlara yer vereceği düşünülerek gelişmiş olan ülkelerin bu biyolojik silahlanma yarışlarının azaltacaklarını açıklamışlar fakat günümüzde de gördüğümüz kadarıyla hiçbir şekilde azaltılmamıştır aksine daha çok biyolojik silahlanma elde etmek için daha fazla yarışa girmişlerdir.

1969’da Amerika Birleşik Devletleri başkanı (1969-1974 yılları arasında görev yapan Richard Milhous Nixon’un emri ile ABD’de uygulanan biyolojik silahlanma programı durdurulmuş ve bütün stoklar 1972 yılında imha edilmişti.Biyolojik ve Zehirli Silahlar Sözleşmesi (BWC) imzalanmıştır.Biyolojik ve zehirli silahların üretimleri oldukça kolay olmakla birlikte çok ucuzdur.Öyle ki bu kadar ucuz ve kolay olan biyolojik silahların az kullanılmasıyla bile çok büyük etkiler yaratmaktadır.Etki alanlara ciddi bir boyuta ulaşmaktadır.

Biyolojik ve zehirli silahların en önemli amaçlarıysa;diğer ülkelerden gelebilecek herhangi bir saldırı tehdidine karşı caydırıcılığı olan silahlardır.

Bütün dünya ülkelerin bildikleri önemli bir şey vardır.Ülkeler biyolojik ve zehirli silahları üreten ülkelere saldırmak istemezler neden mi ? Çünkü kendi ülkelerinde etki alanları sivillere yönelik olan silahların kullanılmasından tedirgin olmakla birlikte ciddi manada korkarlar. İnsanlığa ve bütün çevreye karşı çok çok büyük zararların verilmesiyle büyük kıyımlara sebep olduğundan bütün dünya ülkelerinden ortadan kaldırılması için büyük çalışmalar ve anlaşmalar devam edilmektedir.

Dünya ülkelerinin yaptıkları ürettikleri biyolojik ve zehirli silahlanmalarının yok edilmesi ortadan kaldırılması bildiğiniz gibi üretilmesinden daha zor bir durumdur.Hepimizin de ve bütün bilim adamlarının da bildiği gibi kimyasal bileşenleri içermekte olan bu tür silahların yok edilmesinde kullanılacak büyük alanların dünya üzerinde yerinin mevcut olmadığı görülmektedir.Bu biyolojik silahların etki alanı fazlasıyla geniş alanlara yayılabileceğinden dolayı büyük geniş arazilerde bile yok edilmeye imha edilmeye çalışılması gerçekten çok zordur.

Dünya üzerinde bu biyolojik silahların yok edilmesi olanaksızdır.Biyolojik ve zehirli silahların yok edilmesi için kullanılacak tek bir yer o da gezegenin dışında olması gereklidir.Tabi gezegenin dışında bu biyolojik silahlarının imha edilmesi demek ciddi bir astronomik maliyetlere sebep olacağı bilindiği için de hiçbir ülke bu riski göz önüne almaz.Lakin bu kadar kötü olan ve yok olması o kadar zor olan biyolojik silahların üretilmesi ne yazık ki halen bazı ülkelerde üretilmektedir.Bunların başında ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail olmak üzere,Lübnan,Güney Kore,Pakistan,Güney Kore ve Hindistan gibi ülkeler halen biyolojik silah üretimlerini devam ettirmektedirler.

Tabi bu biyolojik silahların üretimlerini gizli bir şekilde yapıp,dünyaya biyolojik silahların üretimlerinin olmadığını ve yapmadıklarını bildirenler de vardır.Bunların başında İngiltere ve Almanya olmak üzere bir çok ülke vardır.Özellikle bu ülkelerin dünya da barışı sağlamak ve barış savunucuları olduklarını iddia edip,bütün dünya ülkelerini kandırmışlardır.

Hepimizin de bildiği gördüğü ve okuduğu gibi yüzyıllardan beri ve günümüz dahil olmak üzere dünyanın bütün topraklarında bütün ülkelerinde barışın sağlanılması ve barışın meydana getirilmesi için uluslar arası kurum ve kuruluşların çalışmaları yapılmakta olup,bununla beraber devletler arasında büyük antlaşmalar düzenlenmektedir.Bunlara rağmen her geçen gün daha çok savaş daha çok biyolojik silahlanmaların olduğu da gözlerden kaybolmamaktadır.Daha çok savaş olduğundan dolayıdır ki silah üretimleri silah tüccarları silah sanayisi ciddi anlamda bir yarış durumuna girmiş bulunmaktadır.

Bu silahların savunma amaçlı olduklarını iddia edenlerin şüphesiz ki savaşa mani olmak için caydırıcı bir unsur olmakla beraber,sadece savaşlara mani olunması için üretildiğini de kimseler ispatlayamaz.

Bütün dünya ülkelerinin silah sanayileri silah tüccarları ürettikleri bu silahları bir gün kullanırız ya da satarız düşünceleriyle üretimlerini gerçekleştiriyorlar.

Bütün dünya ülkelerinin silah sanayilerinin her çeşit silahların saldırılar ve ya caydırıcılık amaçlarıyla üretimleri ve depolanmaları gerçekleştirilebilir. Lakin kullanılacağı yeryüzü mekanlar yerküremiz ve yer küremizde yaşayan insanların olduğu için (sanayi tesislerinin,haberleşme alanlarının, şehirlerin,enerji kaynaklarının vb.) insanoğlunun yaşadığı yerleri ve yaşam kaynakları olumsuz yönde etkilenebileceği için,bütün ülkelerde üretilen silahlanma yarışlarının bir şekilde önüne geçilmesi gereklidir.

Şöyle ki ellerinde bu tür silahları bulunduran ülkelerin savaşmaları durumunda sivillerin ve askerlerin herkesin bu acımasız,yok edici kavganın içinde ister istemez yer almak zorunluluğu kılınmaktadır.

Biyolojik silahlanmaların savaşına karşı korunmalarının en büyük tedbirlerin alınması gerekliliği kesinlikle tartışılmaz bir durumdur.Bu tedbirleri de bire bir Sağlık Bakanlıklarının ve ilgili kurum kuruluşlarının alması gereklidir.Bununla beraber bütün diğer bakanlıkların ilgili diğer kurum kuruluşların kendi hizmetleri bünyesinde savunma ve tedbiri konularında gerekli en üst düzeyde önlemlerini almalıdırlar.

Özellikle bunlara çok önem verilmesi gereklidir.Bitkisel ve hayvansal atıklarda ve onlarda çıkabilecek olan hastalıklara karşı ciddi tedbirlerin alınması Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca “Biyolojik silahlanmayla kirlenmiş olan sahaların ciddi bir temizliğin yaptırılması gereklidir.Bunların arasında Çevre Bakanlığı ve bünyelerinde olan bütün kurum ve kuruluşların titiz bir şekilde çalışmaları gereklidir.

Biyolojik ve zehirli silahların kullanılmasını önleyecek kesin ve net bir pratik yol bulunmamıştır.Biyolojik ve zehirli silahların depolanması, üretilmesi ve kullanılması oldukça ucuz olmakla birlikte,tedavi yöntemlerinin ne kadar zor ve pahalı olduğunu yıllardan beri görmekteyiz.

Biyolojik ve zehirli silahlanmalara karşı etkili olacak savunma sisteminin yanında,çok iyi eğitilmiş,eğitimlerden başarıyla geçirilmiş,çok etkili haber alma birimlerinin,etkili ve koruyucu malzemelerin,tespit ve teşhis araç gereçlerinin,çabucak etkili bir şekilde organize olabilecek Sağlıkçıların, Sivil Savunmaların ve itfaiye teşkilatların kurulması ve hazırda bekletilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti Ülkemizle dış politika da diplomatik ilişkilerini sürdürmekte olan silah üretimlerini yapan ülkelerin biz insan haklarını ya da masum insanların yaşam haklarını,insaniyet ve vicdan çerçevesinde etkilememiz ve kendi ülkemiz de olduğu gibi diğer ülkeler de de biyolojik ve zehirli silahlanmaları engellememiz,hepimizin ve bütün insanlığın üzerine düşen bir görevinin olduğunu ve bu görevin içinde yer almamız gerektiğinin farkında olmalıyız.

  • Abone ol