Devlet Personel Başkanlığı verilerine göre, kamuda 2003 yılında 1 milyon 821 bin kişi çalışıyordu. Eylül 2017 itibari ile kamu personel sayısı 3 milyon 341 bin kişiye çıkmış durumda.

TÜİK verilerine göre 2003 yılına ait ortalama nüfusumuz  66 milyon 795 bin kişi... 2017 yılı beklenen yıl ortası nüfus ise 79 milyon 366 bin kişi. Buna göre 2003 yılında her 100 kişiden 2,7 kişi kamu personeliydi. Artık her 100 kişiden 4,2’si devlet personeli.

***

Ankara, 2003 yılında 100 milyar TL vergi alıyordu. 2018 yılında ise 600 milyar TL vergi toplanacak. Ankara 2003 yılında faiz hariç 95 milyar TL harcıyordu. 2018 yılında ise faiz hariç 691 milyar TL harcama olacak.

TC Devleti 2003 yılında Türk Halkından 143 milyar para alıyordu...2018 yılında TC Devleti Türk Halkından 1 trilyon 132 milyar alacak.

***

Yukarıdaki rakamlar dikkat ederseniz 6-8 katlık artışları ifade ediyor. Oysa ülkemizde ücret artışlarının bile yakalayamadığı eşya fiyatlarındaki yükseliş (enflasyon) yaklaşık 3 kattır.

Bugüne kadar yazılarımda ana tema olarak işlediğim noktalara değineyim:

1-Ankara çok şişmanladı: Ankara zayıflamaz ise ekonomi büyüyemez. Ankara çok vergi alıyor ama büyüme yerine tüketimi teşvik ediyor. Ulufe ekonomisi ile millete yan gel yat deniliyor.

2- AK Parti ve devletçilik: Bu dönemde Milletten çok daha fazla devlet büyüdü. Gençliğin tek hayali KPSS oldu.

3-Faiz hiç bu kadar cazip olmamıştı: Faizler suni olarak baskılandıkça faiz piyasası hızla büyüdü ve her şey faize bağlandı. Faiz piyasası 2003’lerde GSYH’nın yüzde 12-13’lerindeydi; şimdilerde yüzde 70’lere çıktı.

***

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şu gerçeği kabul etmeliyiz; geçtiğimiz 15 yılda yaptığımız tüm reformlara rağmen hala obez bir devlet yönetimine sahibiz. Devletin büyük olması, güçlü olması farklıdır. Obez olması, hantal olması, verimsiz olması daha farklıdır. Bizim devletimiz elbette büyük, güçlü olacaktır ama hantallığın kaynak ve zaman israfının daha pek çok hastalığın sebebi olan obezlikten devletimizi kurtarmamızın şart olduğu da bir gerçektir. Ancak bu şekilde devlet yönetimini daha sağlıklı daha etkin, daha hızlı, daha verimli hale getirebiliriz” dedi.

AK Parti Genel Başkan Vekili ve Başbakan Binali Yıldırım, 2018 yılının tasarruf yılı olacağını, şaşaa ve debdebenin bittiğini belirterek “Yeni araç alımı yok, kapattık dükkanı” dedi.

***

Yıllardır ekonominin en temel sorunu olarak ifade etmeye çalıştığım konunun hem de Devletin ve Hükümetin en üst mercileri tarafından dile getirilmesi çok önemli. Devletçiliğin, devleti şişirerek Millete aşırı yük olmaması demek olduğunu görmeliyiz. 

PİYASAYA DİKKAT!

Dolar 3,73

Euro 4,39..Böylece dolar+euro ortalaması 4,06 ile kapanış rekoru kırıyor. Ama asıl önemlisi faiz tarafında. 2019 vadeli tahvil faizi, %12,47 ile 2009 krizinden sonra en yüksekte.  Bu aynı zamanda MB’sı fonlama faizinin de üzerinde. Altta iki faizin eyrini gösteren grafiğe bir bakın derim...

17-10/24/ggggggpsd.jpg

Bugün MB’sı toplanıyor. Cumhurbaşkanı faizler düşsün” istiyor ama diğer ekonomik dengeler bunun imkansız olduğuna işaret ediyor. Bırakın faiz düşüşünü, sanırım daha da tehlikeli bir sürece gidiyoruz.

Bence bu tabloyu iyi okumak lazım. Aman ipi gerip koparmayalım. Durum hassaslaşıyor.

  • Abone ol