Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta uluslararası şehircilik zirvesinde konuştu..

İstanbul için dedi ki; ‘Biz bu şehrin kıymetini bilemedik, bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum.’

Cumhurbaşkanı bu sözlerle de yetinmedi; ‘100 kat bina yapmak sizi medeni yapmıyor ama biz de bu tuzağın içine düştük’ dedi..

İstanbul’un betonlaşmasına dikkat çekti..

Tartışma başladı tabii..

*

Çevre Bakanı Özhaseki anında CHP’yi suçladı.. ‘CHP’nin burada belediyecilik yaptığı dönemi çok iyi hatırlıyorum. İstanbul’a en büyük ihaneti onlar yaptı’ dedi..

Yanıt CHP milletvekili Gürsel Tekin’den geldi..

Komisyon kurulmasını, İstanbul’a kimlerin ihanet ettiğinin saptanmasını önerdi.. ‘İhanet edenleri afişe edelim’ dedi..

*

Son 35 yıla bakalım.. CHP İstanbul’u ne zaman yönetti?

1989-1994 arasında..

1994’te Tayyip Erdoğan başkan oldu.. (Ben de sorumluyum demesi bundan..)

1994’ten bugüne kadar İstanbul’u aynı ekol, aynı siyasi yapı yönetti.. 2019’a kadar da yönetecek..

25 yıl..

2014 yılından bu yana Topbaş’ın damgası var; 13 yıl..

*

Bence komisyona gerek yok.. 1994 İstanbul’u ile 2017 İstanbul’unu karşılaştıralım..

İstenirse o kadar da eskiye gitmeyelim.. 2004 İstanbul’u ile bugünü mukayese edelim.. O bile durumu ortaya koyar..

*

Yeşilköy’den yola çıkalım.. Ataköy’ü fotoğraflayalım.. Fotoğraf çeke çeke sahilden devam edelim, Galata’ya gelip tarihi yarım adanın siluetini resmedelim.. Mecidiyeköy’e geçelim.. Zincirlikuyu - Maslak arasını görüntüleyelim.. Ortaköy’e inip Boğaz’a yönelelim..

Sonra karşı yakaya uzanalım.. Kadıköy’den Kartal’a, Pendik’e kadar aynı işlemleri yapalım..

Sonra oturup ..

1994’ün.. 2004’ün İstanbul’u ile karşılaştıralım.. Aynı yerlerin fotoğraflarını yan yana koyup karar      verelim..

Zor değil.. Bir günlük iş..

Telefon etmeyin çalarsa açmayın

Bir ayı geçti.. Telefonunuz çalarsa açmayın diye yazmıştım..

Bugün bir adım daha öteye gidiyorum.. Kimseye telefon da etmeyin.. Özellikle bakkala, kasaba, markete, dönerciye, pideciye, taksi durağına..

Bir süre telefondan uzak durun..

Niye mi?

Niyesi mi var; gazeteci Kadri Gürsel byLock kullananlar kendisine mesaj attığı için aylarca hapis yattı…

Büyükada’daki toplantıya katılan aktivist ceza hukuku doktoru Günal Kurşun resmi bir iş için Adana Emniyet Müdür Yardımcısı’nı aradığı için tutuklandı..

Emniyetçi byLock kullanıyormuş..

Nalan Erkmen ve Özlem Dalkıran byLock kullanan bir profesör tarafından arandıkları gerekçesiyle suçlandılar; tutuklandılar..

Meğer profesör byLock kullanmıyormuş!..

*

Son vakaya gelelim.. Af Örgütü Türkiye Şube Direktörü İdil Eser de byLock kurbanı olmuş..

Af Örgütü’nün Türkiye Şube Yönetim Kurulu Başkanı’nın byLock kullandığı iddia ediliyor..

Onu sık sık aramış..

İşi gereği arıyor..
Ne bilsin!..

Ha, bi de byLock’çu Ramazan’la 16 kez konuşmuş..

Ramazan emlak komisyoncusuymuş..
Eser de ev arıyormuş..

*

Bunları gördükten sonra uyarıyorum..

Aman ya, sakın ha.. Tanımadığınız kimseyi aramayın, bilmediğiniz numarayı açmayın..

  • Abone ol