Bir gül bahçesinde geçerse zaman

   İnsan bilmez aman

   Dikeni olmazsa inan

   Kırmızı nedir, ah nedir

   Kırılsın zaman

 

   Yeni bir saçmalamamla bu hafta beraberiz. Geçen hafta yazamadım, özür dilerim.

   Bazen yazmak beni yoruyor.

   Çünkü yazmamın amacı orta yere laf söyleyip gitmek değil.

   Yazmamın amacı, anlaşılmak.

   Gerçekten anlaşılmak. 

   Anlaşılmıyorsam neden yazıyorum diye düşünüyorum yer yer.

   Sonra Şekspir'i hatırlıyorum.

   Onun bir dizesini insan on yaşında başka anlıyor, kırk yaşında başka. 

   Demek ki anlama hep karşındakinin zihni ile alakalı.

   Karşındaki kadarsın kısaca. Ki yazdığımda, beni okuyan herkes kadarım.

   Bazen bir ev kadını, bazen emekli kadar.

   Bazen sanatçı bazen çocuk kadar.

   Hepiniz kadarım aslında şanslıyım çünkü okuyan ve okuyanın iradesi dışında buradayım.

   O yüzden birini eleştirirken önce kendi algımızı sorgulamamız gerekir.

   Eğer ki doğru insan olmaya çalışıyorsak.

   Kaç kişi bunun derdinde artık bilemiyorum tabii ancak, hayat sen kadar değil, o kadarmış.

   Bunu anladım artık!

   Geç mi bilemem, belki de erken.

   Sevmek için geç ölmek için erken gibi hani.

   Ortası yok bu hayatın!

   Ne desem kızıyorsunuz ya hani, demeyeyim dedim şimdi.

   Bu demiyor halim.

   Ve demeyeceğim de, Düzce'de bu denli bir yobaz çığlığı yayıldığını duyduğumu söylemeyeceğim.

   Bir ben duymuyorumdur herhalde değil mi?

   Haa siz, siz Bayım, ya siz Hanımefendi! Kulaklarınızı açınız, gözlerinizi gafletten açınız. Ellerinizi açınız. O eller bir kıbleye açılmaz! Kıble yönünü gösteren işaretleri tavana asıp, klozeti kıbleye doğru koymak kadar komik bir durum.

   Hep gülerim.

   Güncele ayak uyduran düzeni de düzenleyen var yani!

   Evet saçmalıyorum, ben anladığınız kadarım.

   Ben uçurtma kadar ve dünya kadarım ya da cürmüm kadar ya da aklım kadar.

   Kuş beynim kadar, mercimek kadar, bir tek cümle kadarım ben.

   Hayat ben kadar değil, o kadarmış!

   Bir avuç sudan fırtına koparan küçük bir avuçta sıkılmış kar topundan çığ yapan kıvılcımdan orman, pireden yorgan yakan kadarmış.

   Velhasıl kelam; tezekten ev yapan millete her şey yakışırmış.

  • Abone ol