Levent Gültekin

Diken



Bookmark and Share

Bu vicdansızlığa ‘Evet’ diyecek misiniz?


27.3.2017 - Bu Yazı 3400 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başbakan Binali Yıldırım Burdur’da yaptığı konuşmada şöyle demiş: “Bu ülke nice gençleri terör olaylarında kaybetti. Bu anayasayla eğer devam edersek kayıplarımız artarak devam edecek.”

2014 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde iktidar mensupları şöyle dediler: “Erdoğan’ı seçin, terör bitsin, çocuklarımız artık ölmesin.” “Erdoğan’ı seçin, Gazze kurtulsun, İslam dünyası ayağa kalksın.” “Erdoğan’ı seçin, ekonomi şaha kalksın.” “Erdoğan’ı seçin, Türkiye düşmanları ağır bir yenilgi alsın.”

Size, bize, bütün ülkeye… hepimize böyle sözler veridiler.

Sonunda Erdoğan seçildi.

“Beni Meclis değil halk seçti, bundan dolayı da farklı bir cumhurbaşkanı olacağım” dedi ve işe koyuldu. Bakanlar kuruluna başkanlık etmeye, ekonomi kurmaylarını toplamaya başladı. Merkez Bankası’nın politikalarından güvenlik konularına kadar hemen her konuda tek söz sahibi ve tek yetkili oldu.

7 Haziran seçim sonuçlarını beğenmedikleri için 1 Kasım’da erken seçim kararı aldılar.

1 Kasım seçim kampanyasında da halka şunları söylediler “AK Parti’yi tek başına iktidar yapın ki terör bitsin, çocuklarımız ölmesin.” “AK Parti’yi tek başına iktidar yapın ki Gazze kurtulsun.” ”AK Parti’yi tek başına iktidar yapın ki istikrar sürsün ekonomi şaha kalksın.” “AK Parti’yi tek başına iktidar yapmazsanız Türkiye düşmanları terörle, ekonomik alanda yapacakları saldırıyla ülkemizi yok edecek…”

Toplumun bir kesimi bu sözlere inandı ve AK Parti’yi ezici bir çoğunlukla tek başına iktidar yaptı.

Ne kadar güçlendilerse o kadar kontrolden çıktılar

Her seferinde daha fazlasını istediler, daha fazla yetkiye kavuştular. Her seferinde daha da güçlendiler.

Fakat sorunlarımız her geçen gün daha da arttı.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde de istediklerini aldılar, hükumet seçiminde de.

Ne isterlerse yapıyorlar, ne isterlerse uyguluyorlar. Erdoğan bakanlar kuruluna da başkanlık ediyor, ekonomi ve güvenlik kurmaylarına da. Yani her alanda tek yetkili. Anayasa zaten askıda. Üç yıldır fiili başkanlık uygulanıyor.

Buna rağmen üç yılda ülke her alanda daha kötüye gitti.

Erdoğan cumhurbaşkanı seçilip bütün yetkileri eline aldığında 2.156TL olan dolar, şimdilerde 3.650 TL.

İşsizlik oranları arttıTurizm çöktü. İthalat, ihracat rakamları dibe vurdu.

O günden bugüne yüzlerce çocuğumuzu iç çatışmalarda toprağa verdik.

Suriye bataklığında 100’e yakın gencecik çocuk şehit oldu. “Çocuklarımızın oralarda ne işi vardı, niçin öldüler?” sorusunu kimse iktidara yöneltemiyor.

Dış politika bütünüyle iflas etti. Ülkenin tek bir dostu, normal, medenice ilişki sürdürebildiği tek bir ülke neredeyse kalmadı.

“Erdoğan seçilsin, Gazze kurtulacak” demişlerdi. Gazze, İsrail’in insafına terk edildi.

Türkiye’nin dünyadaki imajı ağır yara aldı. Ülke koca bir dünyada mahallenin kaba, tembel, başarısız, üstelik de sesi çok çıkan, istenmeyen kabadayısı muamelesi görüyor.

Demem o ki ne kadar güçlendilerse o kadar kontrolden çıktılar. Şımardılar.

Toplumdan ne kadar çok destek aldılarsa ülke gerçeklerinden o kadar koptular. Her alanda tek söz sahibi olunca ayakları yerden kesildi ve işleri yönetemez oldular.

Sorunları çözmek yerine sorun üretmeye başladılar.

Bütün veriler önümüzdeyken, ülkenin durumu ortadayken, daha önceki seçimlerde “Oy verin şunu halledelim” dedikleri ne kadar sorun varsa hepsi de artarak devam ediyorken aynı şeyi yapmaktan ve söylemekten vazgeçmiyorlar.

Türkiye, “Erdoğan’ı seçin, her şey daha güzel olacak” dedikleri Ağustos 2014’e göre de, “Tek başına iktidarı verin, istikrar sürsün” dedikleri Kasım 2015’e göre de bugün her alanda daha kötü durumda.

Her alanda tek yetkililer. Sözlerinin üstüne söz söyleyebilecek, “Hayır, öyle yapma şöyle yap” diyecek, ellerini tutacak, engel çıkaracak tek bir merci de, kurum da kalmadı.

Nasıl istiyorlarsa öyle yapıyorlar. Neyi istiyorlarsa onu yapıyorlar.

Buna rağmen her seçimde “Oy verin ki sorunları çözelim” demekten vazgeçmiyorlar.

Çocuklarımız rehin almışlar. Hayatımızı, canımızı, geleceğimizi, ülkemizi… Hepimiz adeta ellerinde rehin durumdayız.

Her seçimde “Bu sefer hallediyoruz” deyip her seferinde sorunları daha da büyütmelerine rağmen yine de sorunlarımızı bize karşı kullanmaktan, oyumuzu almak için canımızı, hayatımızı, geleceğimizi rehin tutmaktan vazgeçmiyorlar.

Gerçekten bu vicdansızlığa, her seferinde çocuklarımızı, geleceğimizi, ülkemizi esir alan bu şımarıklığa ‘Evet’ diyecek misiniz?

Bu sefer de hayatımızı, geleceğimizi, malımızı, canımızı, ülkemizi siyasetlerinin malzemesi yapmalarına sessiz kalacak mısınız?

Gerçekten çok merak ediyorum, geçmişte AK Parti’ye oy verenler, “Çocuklarımızın ölümünü durdurmak için elini tutan ne var?” ya da “Anayasa’nın hangi maddesi bu ölümleri durdurmaya engel?” sorularını sormadan bu vicdansızlığa bu sefer de teslim olacaklar mı?

Bu şark kurnazlığına, bu siyasi sefalete ‘Evet’ diyecekler mi?

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.06.2019
Bundan sonra ne olacak? Ne olmalı?
19.06.2019
Yalanı, iftirayı, hakareti mubah gören dindarlık
10.06.2019
23 Haziran için iktidarın son umudu
19.05.2019
Kandırma ve istismar siyasetiyle nereye kadar?
13.05.2019
‘Her şey güzel olacak’ ama nasıl?
6.05.2019
Açlık grevleri, PKK’nın ölüm oyunu ve HDP’nin sessizliği
28.04.2019
Tayyip Erdoğan’ı eleştiren İslamcılara…
16.4.2019
Mazbatayı verse ne olur, vermese ne olur?
10.4.2019
İktidar ne yapmaya çalışıyor?
4.4.2019
Seçim sonuçları bize ne gösteriyor?
22.3.2019
Kime karşıyım, neye tarafım?
12.3.2019
Nedir bu toplumun ortak değerleri?
10.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
6.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
26.2.2019
Eski AK Partililer parti kurabilir mi, kurarsa ne olur?
24.2.2019
Sevgili CHP’liler veyahut CHP’ye oy verenler…
8.2.2019
Türkiye’nin beka sorunu
4.2.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
30.1.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
22.1.2019
Başörtülü kadınlar başörtülerini niçin çıkarıyorlar?
4.1.2019
Eyy muhalefet…
28.12.2018
Metin Akpınar, Mazhar Alanson ve ülkeyi rehin alan hoyratlık
20.12.2018
Evet, burası Paris değil ama Suudi Arabistan hiç değil!
13.12.2018
Altın Kelebek Ödülleri ve yalan imparatorluğu!
28.11.2018
İYİ Parti nerede duruyor, ne yapmaya çalışıyor?
14.11.2018
Atatürk ile Atatürkçüler arasındaki fark
8.11.2018
Çığlık
30.10.2018
Yerel seçimlerden kim ne bekliyor?
16.10.2018
Muhalif kesim niçin ‘bir şey’ yapamıyor?
9.10.2018
Deist veyahut ateist mi oldum?
2.10.2018
Mızmızlanan, mırıldanan İslamcılara…
25.9.2018
İktidarın gizli destekçileri
18.9.2018
Karma eğitim meselesinde kim haklı?
11.9.2018
‘Dindar Nesil’in iflası ve eğitimdeki görünmeyen sorun
4.9.2018
Yalan rüzgarı
28.8.2018
Ben ne söylüyorum, tamburum ne çalıyor?
7.8.2018
Muhalefetteki dağınıklığın nedenleri ve çıkış önerisi
24.7.2018
Azınlık psikolojisine teslim olan çoğunluk
17.7.2018
Benim ‘Kara Cuma’m: Kendimi Hırvatlar gibi hissediyorum!
9.7.2018
Hasar tespit raporu
2.7.2018
Erdoğan’ın tek ve gerçek rakibi
28.6.2018
Adaylık meselesi ve mahcubiyet
19.6.2018
AK Parti seçmeni Muharrem İnce’ye oy vermez mi?
12.6.2018
Kendi evlatlarını yiyen ülke!
4.6.2018
AK Partililere…
29.5.2018
Muhalefetin gözünden kaçan hayati bir konu
23.4.2018
Bana müsaade!
17.4.2018
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor, anlayan var mı?
27.3.2018
Kendi halkıyla mücadele eden cumhurbaşkanı!
20.3.2018
Erdoğan’ın HDP stratejisi ve muhalefetin aymazlığı
13.3.2018
Türkiye’yi kurtaracak yüzde 40
6.3.2018
Türkiye’ye zarar vermek isteyen bir odak olsaydı neler yapardı?
19.2.2018
Bir Alman kaç Türk’e bedel?
13.2.2018
İsyan!
23.1.2018
Savaş taraftarlarına bir çift sorum var
8.1.2018
İran’da neler oluyor? Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
29.12.2017
Erdoğan seçimle gitmez mi?
26.12.2017
Bu onursuzluk hepimizin
19.12.2017
Bir lokma, bir hırka, bir de Erdoğan
12.12.2017
Kudüs meselesi ve Müslümanların içler acısı hali
5.12.2017
Utanç verici bu durumdan nasıl çıkacağız? Ne yapmalıyız?
27.11.2017
Zarrab meselesi kimin meselesi?
21.11.2017
Türkiye’nin yeni bir Kurtuluş Savaşı’na ihtiyacı var, ama nasıl?
13.11.2017
Mağdur Atatürk
31.10.2017
Allah’ın iradesinden Erdoğan’ın iradesine
23.10.2017
Türkiye Norveç olur mu?
17.10.2017
Beka sorunu: Erdoğan’ın mı Türkiye’nin mi?
10.10.2017
‘Çocuklar ölsün’ mü diyeceğiz?
3.10.2017
Musul, Kerkük bizim neyimiz olur?
27.9.2017
Kürdistan referandumu ve Türkiye
13.9.2017
CHP’lilere bir çift sorum var!
12.9.2017
Zafer Çağlayan meselesi ve muhalefet
29.8.2017
AK Parti fabrika ayarlarına dönebilir mi?
23.8.2017
AK Parti’nin kendi seçmenine yaptığı büyük kötülük
14.8.2017
Ülkemizi tahammülsüz azınlığa teslim edecek miyiz?
8.8.2017
Müfredata cihat, müftüye nikah kıyma yetkisi
1.8.2017
İktidarın yalanı, muhalefetin gerçeği
24.7.2017
Yeni lider, yeni parti mi, yeni siyaset mi?
17.7.2017
AK Parti’deki ‘metal yorgunluğu’
14.7.2017
Bölünme korkusundan bütünlük çıkar mı?
11.7.2017
Hak, Hukuk, Adalet…
3.7.2017
Erdoğan’ın korkusu
29.5.2017
İçimizdeki köle ruhlular… Ve bana müsaade
23.5.2017
Barzani, PYD ve Türkiye’nin akıl almaz işleri
17.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
16.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
7.5.2017
Düşün yakamızdan!
2.5.2017
Türkiye’nin önündeki tarihi fırsat
25.4.2017
Peki şimdi ne olacak? Ya da ne yapmalıyız?
18.4.2017
Referandum sonuçları ne anlama geliyor?
13.4.2017
‘Hayır’ diyorum çünkü…
10.4.2017
Niçin ‘Hayır’ diyorum?
3.4.2017
Ucuz kabadayılığın ağır faturası
27.3.2017
Bu vicdansızlığa ‘Evet’ diyecek misiniz?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive