Levent Gültekin

Diken



Bookmark and Share

Türkiye’nin yeni bir Kurtuluş Savaşı’na ihtiyacı var, ama nasıl?


21.11.2017 - Bu Yazı 1099 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kimi ulusalcıların, milliyetçilerin, İslamcıların son zamanlarda vurgu yaptıkları türden bir Kurtuluş Savaşı’ndan bahsetmiyorum.

Türkiye’nin sorunu, dışarıda başına örülen çorap değil. Esas sorun, içerideki akıl almaz ittifak.

Tam olarak anlaşılması için müsaade ederseniz tane tane anlatayım.

Bir tarafta görüşleri, politikası toplumda karşılık görmediği için baraj sorunu yaşayan, tek derdi parti başkanlığını korumak ve meclise girmek olan MHP ve lideri Bahçeli.

Diğer tarafta “Türkiye’nin yeri Avrasya’dır” diyerek yıllardır topluma batı düşmanlığı pompalayıp bunun üzerinden ayrımcılığı, ırkçılığı körükleyen ve girdiği her seçimde binde bir oy alan Perinçek ve kimi ulusalcılar.

Ortada ise toplumsal desteği güçlü olan fakat başkanlığa, iktidara mahkum olduğu için daha fazla desteğe ihtiyaç duyan Tayyip Erdoğan var.

Toplumda karşılık görmeyen marjinal görüşlerin sahibi ulusalcılar, yine toplumda karşılık görmediği için baraj sorunu yaşayan fosilleşmiş milliyetçi siyasetçiler ve iktidara mahkum olan İslamcı siyasetçiler korkunç bir çıkar ittifakı oluşturdu.

Ulusalcı, milliyetçi, İslamcı ittifakı her birinin ayrı ayrı elde edecekleri kazanç uğruna yaydıkları korku ile toplumu teslim alıp Türkiye’yi giderek daha fazla dünyadan koparıyorlar.

İçeride ise toplumsal bütünlüğü tümden yok edecek politikalar uyguluyorlar.

“Dış güçler Türkiye’yi yok etmek istiyor” korkusunu yayarak yıllardır toplumda karşılık bulmayan marjinal görüşlerini, iktidara mahkum Tayyip Erdoğan sayesinde devlet politikası haline getirdiler.

Dışarıda kurulan tuzaklara, ülkemiz aleyhine çevrilen dolaplara aklı selimle karşılık vermek, ülkeyi bu girdaptan sağ salim çıkarmak yerine ateşe benzinle gidiyorlar.

Mesela Suriye’de yanlış politika izleyerek ülkenin başını belaya soktular.

Şimdi ülkemizin başına açılan Suriye kaynaklı belanın sorumlusu olarak dış güçleri gösteriyorlar.

Zarrab meselesinde ülkemizi akıl almaz bir sorunla karşı karşıya bıraktılar.

Şimdi o yanlışın faturasını “Dış güçler Türkiye’nin başına çorap örüyor” safsatasıyla örtmeye çalışıyorlar.

Benimsedikleri marjinal, dünyadan kopuk görüşlerle, politikalarla Türkiye’yi dünyada yalnızlaştırdılar.

Bunun neticesinde ekonomi büyük zarar gördü, görüyor.

Şimdilerde “Dış güçler şimdi de Türkiye’ye ekonomik olarak savaş açtı” diyerek sorumluluktan kaçıyorlar.

İçeride özgürlükleri askıya alıyorlar. Demokrasiyi rafa kaldırıyorlar. “Esas olan devlet çıkarı” diyerek hukuku bütünüyle yok ediyorlar.

Neticesinde ülke, içeride de büyük bir ayrışmaya, yıkıma sürükleniyor.

Mesela Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde bir konuşma yaptı.

Faiz belasından şikayet ederek bankaları yüksek faizli kredi vererek faizleri arttırmakla suçladı.

Halbuki hukukun olmadığı, özgürlüklerin kısıtlandığı, iç barışın zedelendiği, anayasanın hiçe sayıldığı ülkelerde yatırım ortamı bozulur. Bu, 2+2=4 kadar gerçektir.

Yatırım ortamı olmayan ülkelere de yabancı sermaye gelmez.

Yani satacak yeraltı zenginliği olmayan, ihracat yapacak katma değerli ürünü olmayan ülkelerde ekonomi yabancı yatırımcıyla gelişir, büyür, ayakta kalır.

Yabancı yatırımcı gelmeyince de o ülkede sermaye sorunu, para sıkıntısı yaşanır.

Böylece faizler artar, sonunda da ekonomi çöker.

Yani bankalar içeride kredi vermek için parayı yurtdışından kredi yani borç olarak almak zorundalar.

İçerideki olumsuz şartlar nedeniyle borç bulmakta zorlanan bankalar veyahut borç bulurken yüksek faizle borç alan bankalar haliyle içeride o parayı satarken de yüksek faizle satıyorlar.

Yani ülkede faizin yükselmesi bir neden değil, iktidarın yanlış politikalarının sonucu.

Bu kadar açık bir gerçeği bile saptırıp kendi hatasını ‘dış güçlerin’ üzerine atmak, kendi kişisel iktidarı uğruna ülkeyi gözden çıkarmaktır.

Bu üçlü ittifakın iktidarda kalma ve kişisel çıkar mecburiyetiyle uyguladıkları hamasete dayalı politikalar neticesinde büyük bir yıkıma gidiyoruz.

“Ülkemiz zarar görüyor” deyip kendi yanlış politikalarından vazgeçeceklerine, suçu başkalarına atarak varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar.

Şimdi gelelim Kurtuluş Savaşı meselesine.

Silahla, cephede verilecek bir savaştan bahsetmiyorum.

Ülkemizin geleceği, kişisel çıkar uğruna kurulan bir ittifakın elinde büyük bir yıkıma sürükleniyor.

Değerlerimiz, kurumlarımız, ekonomimiz, özgürlüğümüz, yaşamımız, geleceğimiz, çocuklarımızın geleceği yani ülkemiz büyük bir tehdit altında.

Ülkeyi dünyadan koparan, giderek daha da yalnızlaştıran bu korkunç ittifakın karşısına, toplumsal bir direnç oluşturmak gerekiyor.

Bu sorunlu ittifaka karşı güçlü bir sese, güçlü bir karşı duruşa ihtiyaç var.

Yani ‘Çanakkale ruhu’na ihtiyacımız var.

Davalarımızı, inançlarımızı, mezheplerimizi, kimliklerimizi değil, ülkemizi bu yıkımdan korumayı, sağ salim düzlüğe çıkarmayı amaç edinmiş bir mücadele anlayışına ihtiyaç var.

Kimlik, inanç, mezhep, ideoloji yaşam tarzı mücadelesi verenler iktidarın değirmenine su taşımaktan başka bir şey yapmıyorlar.

Çünkü inancımız, mezhebimiz, etnik kökenimiz, ideolojimiz, yaşam felsefemiz değil ülkenin kendisi tehdit altında.

“Toplumsal bir mücadele ruhuna ihtiyacımız var” diyorum çünkü içinde bulunduğumuz vahim durum, sadece birkaç siyasetçinin, yazarın, gazetecinin altından kalkabileceği bir iş olmaktan çıktı.

İş dünyasından, sanat dünyasına, akademiden, sivil toplum örgütlerine, muhtemel bir yıkımda işini kaybedecek işçilerden, memurlara…

Toplumun her kesiminin dahil olacağı bir mücadele ruhuna, anlayışına ihtiyacımız var.

Ülkenin sanatçıları, işadamları, kimi akademisyenleri “İşler nasıl olsa bir gün düzelir” anlayışından kurtulup ellerini taşın altına koymak zorundalar.

Bu gidişat sonunda ne işadamlarının sermayeleri, fabrikaları kalacak, ne işçilerin çalışabilecekleri işleri ne de sanatçıların sanat yapabilecekleri bir ortam.

Eğer bu gidişatı durduracak bir çaba içine girilmezse fatura ödenemez bir boyuta ulaşacak.

Peki dış güçlerin hiç mi suçu yok?

ABD’nin bütün dünyada ne kadar kirli işler yaptığını, kimi batılı devletlerin nasıl iki yüzlü politikalar uyguladıklarını, kimi odaklarca Türkiye’ye bir düşmanlık duygusu pompalandığını hepimiz görüyoruz.

Ama bununla baş etmenin yolu İslamcı, milliyetçi, ulusalcı ittifakının bize dayattığı yöntem değil.

Dünyadan koparak, yalnızlaşarak, herkese meydan okuyarak bu felaketten kurtulamayız.

Toplumu ayrıştırarak, hukuku askıya alarak, özgürlükleri kısıtlayarak, milliyetçilik, din, ulus temelli hamasi duyguları kabartarak sorunların üstesinden gelemeyiz.

İktidardaki ittifakın yaklaşımı, anlayışı, politikaları… dış güçlerin işini kolaylaştırmaktan başka bir şeye yaramıyor.

Aklı selimle, güçlü bir toplumsal bütünlükle, dünyada kurulacak sağlıklı ittifaklarla, içeride sağlanacak barışçıl bir ortamla tüm bunların üstesinden gelebiliriz.

Toplumsal bütünlüğümüzün, güçlü, saygın bir dış politika anlayışının önündeki engel olan bu anlayış marjinal politikalarıyla ülkemizi büyük bir yıkıma sürüklüyor.

Kısaca: Türkiye için esas tehlike dış kaynaklı değil. Kişisel çıkar uğruna birbirlerine mecbur kimi siyasetçilerin ittifakı sonunda marjinal, toplumda karşılık görmeyen görüşlerin devlet politikası haline gelmesi.

Asıl bundan kurtulmak için bir savaş vermek gerekiyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.09.2019
Hangi uzlaşmadan bahsediyorsunuz? Kiminle? Nerede? Nasıl?
26.06.2019
Bundan sonra ne olacak? Ne olmalı?
19.06.2019
Yalanı, iftirayı, hakareti mubah gören dindarlık
10.06.2019
23 Haziran için iktidarın son umudu
19.05.2019
Kandırma ve istismar siyasetiyle nereye kadar?
13.05.2019
‘Her şey güzel olacak’ ama nasıl?
6.05.2019
Açlık grevleri, PKK’nın ölüm oyunu ve HDP’nin sessizliği
28.04.2019
Tayyip Erdoğan’ı eleştiren İslamcılara…
16.4.2019
Mazbatayı verse ne olur, vermese ne olur?
10.4.2019
İktidar ne yapmaya çalışıyor?
4.4.2019
Seçim sonuçları bize ne gösteriyor?
22.3.2019
Kime karşıyım, neye tarafım?
12.3.2019
Nedir bu toplumun ortak değerleri?
10.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
6.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
26.2.2019
Eski AK Partililer parti kurabilir mi, kurarsa ne olur?
24.2.2019
Sevgili CHP’liler veyahut CHP’ye oy verenler…
8.2.2019
Türkiye’nin beka sorunu
4.2.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
30.1.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
22.1.2019
Başörtülü kadınlar başörtülerini niçin çıkarıyorlar?
4.1.2019
Eyy muhalefet…
28.12.2018
Metin Akpınar, Mazhar Alanson ve ülkeyi rehin alan hoyratlık
20.12.2018
Evet, burası Paris değil ama Suudi Arabistan hiç değil!
13.12.2018
Altın Kelebek Ödülleri ve yalan imparatorluğu!
28.11.2018
İYİ Parti nerede duruyor, ne yapmaya çalışıyor?
14.11.2018
Atatürk ile Atatürkçüler arasındaki fark
8.11.2018
Çığlık
30.10.2018
Yerel seçimlerden kim ne bekliyor?
16.10.2018
Muhalif kesim niçin ‘bir şey’ yapamıyor?
9.10.2018
Deist veyahut ateist mi oldum?
2.10.2018
Mızmızlanan, mırıldanan İslamcılara…
25.9.2018
İktidarın gizli destekçileri
18.9.2018
Karma eğitim meselesinde kim haklı?
11.9.2018
‘Dindar Nesil’in iflası ve eğitimdeki görünmeyen sorun
4.9.2018
Yalan rüzgarı
28.8.2018
Ben ne söylüyorum, tamburum ne çalıyor?
7.8.2018
Muhalefetteki dağınıklığın nedenleri ve çıkış önerisi
24.7.2018
Azınlık psikolojisine teslim olan çoğunluk
17.7.2018
Benim ‘Kara Cuma’m: Kendimi Hırvatlar gibi hissediyorum!
9.7.2018
Hasar tespit raporu
2.7.2018
Erdoğan’ın tek ve gerçek rakibi
28.6.2018
Adaylık meselesi ve mahcubiyet
19.6.2018
AK Parti seçmeni Muharrem İnce’ye oy vermez mi?
12.6.2018
Kendi evlatlarını yiyen ülke!
4.6.2018
AK Partililere…
29.5.2018
Muhalefetin gözünden kaçan hayati bir konu
23.4.2018
Bana müsaade!
17.4.2018
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor, anlayan var mı?
27.3.2018
Kendi halkıyla mücadele eden cumhurbaşkanı!
20.3.2018
Erdoğan’ın HDP stratejisi ve muhalefetin aymazlığı
13.3.2018
Türkiye’yi kurtaracak yüzde 40
6.3.2018
Türkiye’ye zarar vermek isteyen bir odak olsaydı neler yapardı?
19.2.2018
Bir Alman kaç Türk’e bedel?
13.2.2018
İsyan!
23.1.2018
Savaş taraftarlarına bir çift sorum var
8.1.2018
İran’da neler oluyor? Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
29.12.2017
Erdoğan seçimle gitmez mi?
26.12.2017
Bu onursuzluk hepimizin
19.12.2017
Bir lokma, bir hırka, bir de Erdoğan
12.12.2017
Kudüs meselesi ve Müslümanların içler acısı hali
5.12.2017
Utanç verici bu durumdan nasıl çıkacağız? Ne yapmalıyız?
27.11.2017
Zarrab meselesi kimin meselesi?
21.11.2017
Türkiye’nin yeni bir Kurtuluş Savaşı’na ihtiyacı var, ama nasıl?
13.11.2017
Mağdur Atatürk
31.10.2017
Allah’ın iradesinden Erdoğan’ın iradesine
23.10.2017
Türkiye Norveç olur mu?
17.10.2017
Beka sorunu: Erdoğan’ın mı Türkiye’nin mi?
10.10.2017
‘Çocuklar ölsün’ mü diyeceğiz?
3.10.2017
Musul, Kerkük bizim neyimiz olur?
27.9.2017
Kürdistan referandumu ve Türkiye
13.9.2017
CHP’lilere bir çift sorum var!
12.9.2017
Zafer Çağlayan meselesi ve muhalefet
29.8.2017
AK Parti fabrika ayarlarına dönebilir mi?
23.8.2017
AK Parti’nin kendi seçmenine yaptığı büyük kötülük
14.8.2017
Ülkemizi tahammülsüz azınlığa teslim edecek miyiz?
8.8.2017
Müfredata cihat, müftüye nikah kıyma yetkisi
1.8.2017
İktidarın yalanı, muhalefetin gerçeği
24.7.2017
Yeni lider, yeni parti mi, yeni siyaset mi?
17.7.2017
AK Parti’deki ‘metal yorgunluğu’
14.7.2017
Bölünme korkusundan bütünlük çıkar mı?
11.7.2017
Hak, Hukuk, Adalet…
3.7.2017
Erdoğan’ın korkusu
29.5.2017
İçimizdeki köle ruhlular… Ve bana müsaade
23.5.2017
Barzani, PYD ve Türkiye’nin akıl almaz işleri
17.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
16.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
7.5.2017
Düşün yakamızdan!
2.5.2017
Türkiye’nin önündeki tarihi fırsat
25.4.2017
Peki şimdi ne olacak? Ya da ne yapmalıyız?
18.4.2017
Referandum sonuçları ne anlama geliyor?
13.4.2017
‘Hayır’ diyorum çünkü…
10.4.2017
Niçin ‘Hayır’ diyorum?
3.4.2017
Ucuz kabadayılığın ağır faturası
27.3.2017
Bu vicdansızlığa ‘Evet’ diyecek misiniz?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive