Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası


30.10.2018 - Bu Yazı 359 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İstanbul’da üçüncü havaalanı dün büyük törenle açıldı.

Cumhurbaşkanı, bu havalimanını bir 'zafer anıtı”' olarak tanımlıyor.
Nedeni havalimanının 'dünyanın en büyüğü' olması mı?
“En büyük” diyorlar ama gerçek şu ki en büyük değil. Küçük de değil tabii, ama alan olarak dünyanın en büyük 7. havalimanı bu. (Ölçü yolcu sayısı ise ilan edilen kapasiteye ulaşıp ulaşamayacağını görmek için çok zaman gerekiyor.)
Bu küçümsenecek bir şey değil buna kuşku yok da bu nasıl bir 'zafer'?
Boğaz köprüleri, Osman Gazi Köprüsü, Keban-Atatürk-Karakaya barajları gibi başka dev eserlere de sahibiz, bazıları da bu iktidar döneminde yapıldı.
Artvin’deki Yusufeli Barajı da kendine benzer barajlar içinde dünya üçüncüsü.
Bunların herhangi biri ya da topluca hepsi Cumhuriyet’in zaferi olamıyor da yeni havalimanı mı Cumhuriyet’i taçlandıran zafer oluyor?
Almanlar ile kavga ederken bunun sebebinin Almanya’nın bu havalimanını kıskanıyor olması diye izah ediyorlardı, hatırlarsınız.
Şimdi Almanlarla can-ciğer, kuzu sarması olduk, merak ediyorum Almanlar artık kıskanmaktan vaz mı geçtiler?
Öte yandan havalimanının ismi üzerinde de büyük bir esrar perdesi kasten yaratılıyor.
Adı ne olacak? Atatürk ismi yeni limana taşınacak mı? Yoksa adı Abdülhamit Han, Recep Tayyip Erdoğan ya da Mevlana’dan biri mi olacak? Kim bilir belki de sadece İstanbul Havalimanı olacak?
Bu şu anda en iyi korunan devlet sırrı galiba. Bu yazının yazıldığı saate kadar kimse bilmiyordu, muhtemelen bilen tek kişi de Cumhurbaşkanı Erdoğan. Belki damat da biliyordur, o kadar emin değilim.
Bütün bunlar, büyüklüğü üzerinde gerçekliği olmayan iddialar, isim konusundaki esrarengiz tutum aslında Erdoğan’ın büyük hedefinin bir parçası.
Erdoğan, sonuçta ulaşmak istediği rejime bir menkıbe yaratmaya çalışıyor.
15 Temmuz’da Fethullahçı darbecilerin halk hareketiyle ezilmesini merkezine alan bir menkıbe olacak bu.
Havalimanı açılışının böyle bir zafer gösterisine dönüştürülmesindeki amaç bu.

Ve son bir not: Yeni havalimanına emeği geçen bütün işçi ve mühendislere, mimarlara ve projenin gerçekleşmesinde emeği olanlara kendi adıma teşekkür etmek isterim. Böylesine büyük bir projenin siyasal amaçlar için kullanılması ile bunu gerçekleştirmek için harcanan emek ve alın terini birbirine karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum.

***

Cumhurbaşkanı ne demek istedi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi kökenli gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine karıştıkları düşünülen kişilerin Türkiye’ye iadesini isterken şöyle dedi:

“Bu 18 kişiyi konuşturamıyorsanız, verin biz yargılayalım.”

Bizim memlekette bir şüphelinin 'konuşturulması' gündeme geliyorsa ya da bu kelime bir cümle içinde kullanılırsa neyin kast edildiğini hepimiz biliriz.
Aramızda bunu bizzat test edenlerin sayısı hiç de az değildir.
Zaten “karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar” diye bir halk deyişimiz de var ki bu karakollarımızın doğru/yalan konusunu açığa çıkaran bir tür katalizör niteliğinde olduğunu da ortaya koyar!
Bu yılın eylül ayının hemen başında Bayrampaşa’da bir karakolda, bir sanığın avukatına önce sopayla vurup, sonra da silah çeken komiserin odasında yapılan aramada değişik boylarda başka sopaların yanı sıra bir de beyzbol sopası bulunmuştu.
Bildiğim kadarıyla polis okullarındaki spor derslerinde beyzbol oynatılmıyor ama işte nasıl olduysa, bu da karakola girivermiş.
Çünkü karakollarımızın 'konuşturma' yeteneğinin bir bölümü sopanın içindeki güçte saklı.


Cumhurbaşkanı’nın konuşmasındaki “yargılayalım” ifadesi de aslında mahkeme sürecine değil, bu 'konuşturma sürecine' yönelik.
Sanıyorum, cümleye böyle başladı ama devamını getirmek istemedi, ne de olsa olaylar dünya kamuoyunun gözünün önünde geçiyor!
Ama yine de lafa böyle girmeseydi, daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Ne de olsa devletin başı olarak, karakollarımızın sabıka kaydından kötü muamele ve işkenceyi çıkartmak da onun görevi.

***

Boş vermişlik sendromu mu,
paranoya mı?

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı'na 27 Temmuz 2018 günü gelen posta içinden bir tane de boş zarf çıktı.
Zarfın gönderici kısmında sahte bir isim ve adres yazılmıştı.
Zarfın üzerinde görülen İS ibaresinden hareketle PTT’nin Ankara İskitler Şubesi’nin kamera kayıtları incelemeye alındı.
Sonunda zarfın saat 8.53’te bir erkek tarafından postaya verildiği anlaşıldı.
Aynı şahıs zarfı postaya verdikten sonra eşine ait bir aracın HGS işlemlerini de yaptırmıştı.
HGS formundan şahsın gerçek ismi ve adresi belirlendi.
Bu arada Polis Kriminal Laboratuarı da boş durmamış, zarfın üzerindeki el yazısı ile HGS formundaki el yazılarını karşılaştırmış ve ikisinin aynı kişinin elinden çıktığı belirlenmişti.
11 Ekim’de 'boş zarf gönderme suçunu işleyen şahıs' öğretmen olarak çalıştığı ilkokulda gözaltına alındı.
Şahıs, zarfın içine FETÖ ile ilgili bir gazete haberi koyacağını ama unutarak postaya verdiğini iddia etti.
Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şahsın, FETÖ ile bağlantısının olup olmadığı araştırılıyor.


Yukarıda kısaca özetlediğim gelişmeler, zarfın postaya verildiği tarih olan 27 Temmuz ile gözaltı tarihi olan 11 Ekim arasında gerçekleşti.
Kabaca bir hesapla iki buçuk ay!
İki buçuk ay boyunca polis dedektifleri, kriminal laboratuar, olaya bakan savcı, dosyanın gittiği mahkeme 'boş zarf gönderme suçunu' araştırdı!
Kaç saatlik görüntünün tarandığını, bu işte kaç polis memurunun çalıştırıldığını elbette bilemiyoruz. Ama sayıları az olmasa gerek.
Boş bir zarf için devletin adeta seferber edilmesi sadece bana mı tuhaf geliyor, bilemedim.
Evimize, otomobilimize hırsız girse göstermeyecekleri performansı boş zarf failini yakalamak için harcamaya çekinmemişler.
Psikiyatrlara, psikologlara bir sorum var: Ben mi “boş vermişlik sendromundan” mustaribim, devletimiz mi paranoyak oldu?

.

Facebook Yorumları

Emlak8
18.06.2019
Erdoğan’a göre İmamoğlu’nun kazanmasında sorun yok
17.06.2019
Binali Bey’in çalıntı taşlı yüzüğü meselesi
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
26.4.2019
Kaybettikleri seçimi çalıp, kaçmak istiyorlar
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
13.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
9.1.2019
Hadi gir ruhuma, sar beni!
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
23.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
11.12.2018
Cumhurbaşkanı polis şiddetinden mi şikayet ediyor?
10.12.2018
Diyanetçi Bey, çocuklara dil uzatma!
8.12.2018
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten!
7.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın bilip de söyleyemediği nedir?
6.12.2018
Çıkarın kağıtları, yazılı yapacağım
5.12.2018
O gün savcılıkta tatlı bir telaş vardı
4.12.2018
Veliaht Albayrak, ötekilerin şansı yok
3.12.2018
"Otokratın keyfi" hukuk olunca
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, rejimin adını koydu
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive