Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Milletin özel hayatından size ne?


10.11.2018 - Bu Yazı 451 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 TBMM Komisyonu’nda kanun torbasına atılan 'şeylerden' biri de 'bağışlanmış yumurta ya da sperm ile çocuk yapma yasağının' genişletilmesi oldu.

Buna göre, yumurta veya spermi bağışlayan, aşılayan, bulunduran, kullanan, saklayan, nakleden, alım-satımını yapan, aracılık eden, bu işlemi özendiren, yönlendiren herkes 5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.
Sağlık Bakanı Yardımcısı Muhammet Güven, kanunun bu şekilde değiştirilmesindeki amacın 'nesebin korunması' olduğunu söyledi.
Nesep, soy bağı anlamına geliyor. Dar anlamda kullanıldığında çocuğun ana-babasıyla ilişkisini anlıyoruz.
Soy bağının korunması dini açıdan önemli.
İslam dini, kimsesiz çocukların bakımını sağlamayı bir görev olarak Müslümanlara tanımlasa da hukuki sonuçlar doğuracak türden evlat edinmeyi haram olarak görüyor.
Deyim yerindeyse 'beslemeye' evet, 'evlat edinmeye' hayır diyor.
Bunun nedeni evlat edinen ile evlat edinilen arasında kan bağının bulunmamasının mahremiyet açısından doğuracağı sakıncalar.


Bu açıdan bakınca İslam dinine inananların evlat edinmekten de, onun bir türevi sayılacak donör aracılığıyla çocuk sahibi olmaktan da uzak durmaları gerekiyor.
Bu, inananlar için anlaşılabilir bir durum.
Peki bu ülkede yaşayan herkes buna inanmak zorunda mı?
Dini bir endişeyi, getirip laik hukuk düzeninin içine sokmak, ne anlama geliyor?
Hukuk sisteminin ucundan kıyısından başlayarak zamanla dini esasların üzerine oturtulmak istenmesi mi?
Çocuk sahibi olmayan ailelerin, nasıl çocuk sahibi olmak isteyecekleri sadece kendilerini ilgilendirir.
İsteyen evlatlık edinir, isteyen donörden yararlanır, isteyen başka tıbbi yolları dener.
Dini inançlarına uymayan da bunların hiçbirini yapmaz, kimsesiz çocuklara bakmakla yetinir.
Bu, çağımızda devletin müdahale edebileceği bir alan değildir.
Dinin açıkça yasakladığı bir konu olsa bile Anayasasına göre laik olması gereken Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları buna uymaya mecbur edilemezler.
Herkesin inancı kendinedir!
Devlet, insanların yatak odalarını gözetlemekten, özel kararlarına karışmaktan vazgeçmelidir.

***

Farkı yaratan Atatürk’ün vizyonuydu

Yeğenim Çınar, Ankara’da anaokuluna giderken bir 10 Kasım günü eve gözyaşları içinde döndü. Ne yaptıysak susturamadık. Sonunda neden ağladığını sormak aklımıza geldi.
Hıçkırıklar arasında hepimize öfkeyle dolu olarak bağırdı:

“Bilmiyor musunuz, bugün 10 Kasım, Atatürk öldü.”

“Evet ama bugün ölmedi ki, çok oldu öleli” diye sakinleştirmeye çalıştık.
“Hayır siz bilmiyorsunuz” diye inledi: “O kalbimizde yaşıyordu ama bugün gerçekten de öldü.” 
5 yaşındaki küçük çocuk o yılların ağır ve kasvetli 10 Kasım törenlerinin etkisi altında Atatürk’ün o gün kalplerimizde de öldüğünü zannetmişti.
Atatürk’ü ölüm yıl dönümlerinde gözyaşları içinde anma alışkanlığımızı artık terk ettik. 
Doğulu toplumlara özgü ‘anma’ alışkanlığımız yerini ‘Batılı’ bir bakışa bıraktı.
Yalancı gözyaşları döküp, matem şarkıları dinlemek yerine, Atatürk’ü yaptıklarıyla, tarih içindeki konumuyla anıyoruz artık.


Amin Maalouf, 'Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri' isimli kitabında (Yapı Kredi Yayınları. Çeviren: Ali Berktay), İslam toplumlarındaki 'Batı düşmanlığı'nın kökenlerinin 11. yüzyılın son yıllarında başlayan ve 14. yüzyıla kadar süren Haçlı Seferleri’nde aranması gerektiğini söylüyor.
12. yüzyıla kadar medeniyetin ve çağdaş bilginin beşiği olan İslam toplumlarının, bu tarihten itibaren Batı’dan gelen ve önüne çıkan her şeyi yakıp yıkan, insanları kitleler halinde imha eden Haçlı Seferleri karşısında kendi kabuğuna çekilmek zorunda kaldığını biliyoruz.
İki yüzyıl süresince özellikle Lübnan, Suriye ve Güneydoğu Anadolu’da hüküm süren güçlü Haçlı devletleri karşısında varlığını korumak için ‘düşman Batı’ ile her türlü ilişkisini asgariye indiren İslam toplumları, bilim ve felsefe alanlarında da geriye doğru bir gidiş yaşadı.
O yıllar Batı’da Rönesans’ın temellerinin atılmakta olduğu yıllardı.
Hristiyan Batı, kendisine göre medeniyet bakımından daha ileri olan Müslümanlardan kendisine gereken her şeyi almasını bildi, bunu Rönesans’la birlikte yeni bir senteze ulaştırdı.
Buna karşılık İslam toplumları kendi içine kapanıp kalmanın bedelini bilimsel ve felsefi alanda ödemek zorunda kaldı, hâlâ da ödemeye devam ediyor.
Günümüz İslam toplumlarında her kötü giden şeyden Batıyı sorumlu tutma kolaycılığının toplumsal bir zemin bulmasının nedeni de bu olmalı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli yönü bence burada ortaya çıkıyor. Medenileşmenin, Batı’nın bilim ve felsefesini yadsıyarak sağlanamayacağının farkındaydı.
Doğulu bir İslam toplumundan, Batılı bir İslam toplumu yaratma hedefini kendisine koyduğu zaman, yüzlerce yıllık bu etkinin kolaylıkla silinip silinmeyeceğinden de sanıyorum pek emin değildi.
Bugün bile herkese son derece radikal gelen eylem ve davranışlarının altında yüzlerce yıllık bu kaderi değiştirme isteği yatıyor olmalıydı.
Bugün İslam toplumlarının yaşadığı sıkıntıların önemli bölümünü yaşamıyorsak bunu da aynı vizyona borçluyuz.
Anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.09.2019
Özlenen görüntüler bunlar
12.09.2019
Emniyet’te sapık mı var?
11.09.2019
Cumhurbaşkanı önce ezberini bozmalı
10.09.2019
Adalet reformu bu mahkemeleri ne yapsın?
9.09.2019
"Recep Tayyip Erdoğan" olmanın dayanılmaz hafifliği
8.09.2019
Efendisine kızacağız, uşağına değil!
6.09.2019
Yine de şahlanıyor aman kolbaşının külhanı!
2.09.2019
Dürrizade’nin ruhu Diyanet’te hortladı
29.08.2019
“Ensar – Muhacir” muhabbetine ne oldu?
28.08.2019
Dünyanın en çok konuşan ağzı sıkı lideri!
26.08.2019
Davutoğlu, Rubikon’u aştı, artık korkmamalı
23.08.2019
Badeci şeyh, badelenen müritler ve inanç özgürlüğü
21.08.2019
Aç kucağını Türkiye, teröristleri ağırlayacağız
20.08.2019
Bursa’daki Türkün oyuyla, Diyarbakır’daki Kürdün oyu
9.08.2019
Kirazlı, “gavur toprağı” mı?
8.08.2019
Özelleştirme bitti, şimdi kamulaştırma dönemi!
7.08.2019
Tak Şak Paşa rahmet mi istedi?
6.08.2019
Cumhurbaşkanı için bir yazlık köşk önerisi
5.08.2019
Pelikanların yemini – suyunu kim veriyor?
3.08.2019
Deli gibi sevişirsek aşktan ölürüz!
30.07.2019
Erdoğan, elindeki sopayı bırakmak ister mi?
28.07.2019
Bir erkek ne zaman ölür?
26.07.2019
Kıyı Kanunu: Kaç paran var?
20.07.2019
Siyasi ayağı ortaya çıkarmak kimin işi?
17.07.2019
“Bir şeylerin olacağı” tahmin ediliyor muydu?
15.07.2019
Bu soru yanıtlanmadan, bu defter kapanmaz
13.07.2019
Bana müsaade tatlım, “hedonik adaptasyon” yaşıyorum!
11.07.2019
Elleşmeyin kendisi gider!
10.07.2019
Pamuk eller cebe: Batık kredileri ödeyeceğiz
8.07.2019
Bir kere de adamın dediğini yapın
5.07.2019
Önce utanç tablosunu değiştirin
4.07.2019
Diyanet İşleri Başkanı ,“kendine Müslüman!”
3.07.2019
Mektubu verenin kim olduğunu da hatırla
2.07.2019
Bir derdim var artık, tutamam içimde!
29.06.2019
Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar!
28.06.2019
Yaşasın! Hapse tıkmak için Yargıtay’ı da bekleyecekler
27.06.2019
Binali Bey hesap vermekten kaçmaz!
26.06.2019
AKP’nin problemi Erdoğan’dan başkası değil
25.06.2019
Binali Bey, beni üzdünüz, küstüm vallahi!
24.06.2019
Her şey güzel olsun!
22.06.2019
Cumhurbaşkanı kimseyi kucaklamaz!
20.06.2019
Mursi’ye verdiğimiz 2 milyar dolar ne oldu?
19.06.2019
İşte o iş sizi biraz aşar!
18.06.2019
Erdoğan’a göre İmamoğlu’nun kazanmasında sorun yok
17.06.2019
Binali Bey’in çalıntı taşlı yüzüğü meselesi
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
26.4.2019
Kaybettikleri seçimi çalıp, kaçmak istiyorlar
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
13.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
9.1.2019
Hadi gir ruhuma, sar beni!
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
23.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
11.12.2018
Cumhurbaşkanı polis şiddetinden mi şikayet ediyor?
10.12.2018
Diyanetçi Bey, çocuklara dil uzatma!
8.12.2018
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten!
7.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın bilip de söyleyemediği nedir?
6.12.2018
Çıkarın kağıtları, yazılı yapacağım
5.12.2018
O gün savcılıkta tatlı bir telaş vardı
4.12.2018
Veliaht Albayrak, ötekilerin şansı yok
3.12.2018
"Otokratın keyfi" hukuk olunca
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, rejimin adını koydu
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive