Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!


30.11.2018 - Bu Yazı 345 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Man Adası belgeleri ile ilgili olarak beşinci kez tazminat ödemeye mahkum edilmiş.

Böylece Kılıçdaroğlu’nun, Recep Tayyip Erdoğan ve yakınlarına ödeyeceği toplam tazminat tutarı 1 milyon 18 bin liraya ulaşmış.
Unutmuş olabilirsiniz, olay Türkiye’de geçiyor!
CHP Genel Başkanı, günün birinde Erdoğan’ın oğlu ve kardeşinin de aralarında bulunduğu yakınlarının ortak olduğu bir şirketin yurtdışına para aktardığını iddia etti.
Sonradan paraların yurtdışına aktarılmadığı, tersine yurtdışından geldiği ortaya çıktı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatları bunun üzerine Kılıçdaroğlu aleyhine bir dizi tazminat davası açtı.
Savcılık soruşturmalarından öğrendiğimize göre Man Adası’nda kurulu Bellway şirketi, enişte Ziya İlgen, birader Mustafa Erdoğan, oğul Burak Erdoğan, eski özel kalem müdürü Mustafa Gündoğan ve dünür Osman Ketenci’ye, Galata’daki Halkbank şubesindeki ticari hesabından toplam 15 milyon dolar göndermişti.
Yani Kılıçdaroğlu’nun gitti dediği paralar, gelmişti.
Gelen paralar “Dışarıda bir şirket sattık” diye açıklanmıştı.
Bizim mahkemelerimiz, filmlerdeki mahkemelere benzemiyor ne de olsa.
“Hangi şirket satılmıştı” sorusunun yanıtını sormak akla gelmemişti.
“Bu şirket, 15 milyon dolar değerine nasıl ulaşmıştı” sorusunun yanıtını da bilmiyoruz.
Bunlar açıklansaydı iyi olurdu tabii. Biz de öğrenirdik, bir şirket nasıl kurulur ve hangi aşamalardan geçtikten sonra değerlenip, 15 milyon dolara yabancılara satılabilir?
Memleketimizin işletme okullarında 'örnek olay' diye anlatılıp, gençlerin ufkunun açılmasına da yardımcı olurdu, bu bilgiler.
Müthiş bir şirket kurmuşlar çünkü. Satınca da para kazanıyor, dedikodusu çıkarılınca da!
Neyse, hem şirket satışından gelen paraları, hem de Kılıçdaroğlu’ndan alınacak tazminatları iyi günlerde harcamalarını dilerim.
Ama dikkat etsinler, çok kaymak yemek damar sertliğine ve aşırı kiloya yol açabilir, uyarmış olayım, kaymaktan uzak dursunlar.
Kaymak yemeyi Beşiktaş, Şişli, Kadıköy ve Çankaya seçmenlerine bıraksınlar.

***

Kaymaklı Türkiye pastası!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Allah nazardan saklasın her şeyi bilebiliyor.
Mesela “Türkiye pastasının kaymağını” kim yiyor? Cevabı elbette onda! Buyurun, size de aktarayım:

“Çankaya, Kadıköy, Şişli ve Beşiktaş’taki seçmen profili Türkiye pastasının kaymağını yiyen kesim.”

Ben bu oburların arasında yokum. Hem laktoz alerjim var kaymak yemem mümkün değil, hem de Sarıyer seçmeniyim.
Elbette “Kız sen İstanbul’un neresindensin” şarkısındaki gibi devam etmiyor olaylar.
Cumhurbaşkanı’nın anlatmak istediği ama veciz bir şekilde söylediği için ters taraflara çekilmeye çalışılan konu şu: Hem Türkiye’nin olanaklarından daha çok yararlanıyorlar, hem de AKP’ye oy vermiyorlar!
Şimdi Kalyoncuların, 'milletin orası' ile özel olarak ilgilenen Cengizlerin ve saygıdeğer bütün 'ihale konsorsiyumları ortaklarının' nerelerde oturduklarını elbette bilemiyorum.
Ama bu semtlerde oturuyor olmaları büyük olasılık, Çayırbaşı’nda oturacak halleri yok ya!
Hem bu kadar ihale alın, hem de Reis’in partisinden bir kuru oyu esirgeyin. Ayıptır, yazıktır, günahtır!
Rahmetli Süleyman Demirel, bunu daha güzel ifade ederdi:

“Boğaz’ın iki yakası Danimarka Türkiye’sidir.”

Ama sadece milli gelir hesapları açısından bunu söylerdi. Bundan yola çıkarak siyasi sonuçlara varmazdı.
Memleketimizde bir de “Boğaz’da oturup viski içen solcular” muhabbeti var.
Bunu söyleyenler neyi eleştiriyorlar, onu hiç anlamamışımdır.
Galiba şöyle bir inanış var: Solcu dediğin cezaevinde koğuşta oturup, çay içer!
Aslına bakarsanız şimdi saraylarda oturup, çalakaşık Türkiye’nin kaymağına dalanlar, eskiden 'dinci' diye tabir edilen, şimdi daha kibar ifadeyle 'siyasal İslamcı' dediğimiz insanlar.
Dev arazi araçlarının ehlileştirilmiş versiyonlarına binip, Kuruçeşme’de Boğaz’a karşı nargile fokurdatanlar da onlar.
Devlet ve belediye ihaleleri de başka birisine artık nasip olmuyor.
Buyurun gelin, bir gün Zorlu’ya, İstinye Park’a gidelim, bakın bakalım 5 bin dolarlık çantalar kimlerin kollarında.
Kaymakçılar, kaymak kesilmesin diye (ki buna artık 'istikrar' deniliyor) kime oy vereceklerini gayet iyi biliyorlar.
Asıl şaşırmamız gereken, 'Türkiye’nin kaymağını' rüyalarında bile göremeyip, 2 kilo bulgur, 5 kilo makarna, 50 kilo kömürle yetinmek zorunda olanların 'kaymakçıların partisine' neden oy verdiği olmalı.
Bu sorunun yanıtını da her halde muhalefet partileri biliyor olmalı.

***

İleride gurur duyacak mısınız?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 'Gezi Parkı eylemleri' ile ilgili olarak 5 yıl sonra yeniden açtığı soruşturmada, Taksim Dayanışması’nın bazı üyelerinin ifadeleri alındı.
Medeni bir ülkede olması gerektiği gibi savcılık insanları ifadeye çağırdı, onlar da gidip ifade verdiler.
Sabahın köründe evler basılmadı, insanlar aşağılanmadı.
Yalnız aradan bunca yıl geçtikten ve üstelik Gezi ile ilgili mahkemeler de sonuçlandıktan sonra savcılık yeniden neyi soruşturuyor, burası biraz karışık.
Gezi’nin finansmanı araştırılıyormuş.
Gezi protestoları, bir avuç çevreciye polisin aşırı güç kullanımının çileden çıkardığı insanların isyanıydı.
Bir finansman gerekmiyordu.
Bir sonuca ulaşamayacak bir soruşturma bu.
Ama belli ki seçimlere doğru, yeni düşmanlar yaratmak, eski düşmanlıkları hortlatmak için bu soruşturma kullanılacak.
Seçim kazanmak uğruna suçsuz, günahsız insanlara eziyet edilecek.
Türk adalet sistemi için ne kadar gurur verici bir tablo!

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
26.4.2019
Kaybettikleri seçimi çalıp, kaçmak istiyorlar
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
13.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
9.1.2019
Hadi gir ruhuma, sar beni!
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
23.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
11.12.2018
Cumhurbaşkanı polis şiddetinden mi şikayet ediyor?
10.12.2018
Diyanetçi Bey, çocuklara dil uzatma!
8.12.2018
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten!
7.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın bilip de söyleyemediği nedir?
6.12.2018
Çıkarın kağıtları, yazılı yapacağım
5.12.2018
O gün savcılıkta tatlı bir telaş vardı
4.12.2018
Veliaht Albayrak, ötekilerin şansı yok
3.12.2018
"Otokratın keyfi" hukuk olunca
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, rejimin adını koydu
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net