Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım


27.2.2019 - Bu Yazı 307 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Cumhurbaşkanı'nın söyleyecek sözü kalmadı; ne dese neyi eleştirse kendisini eleştirmiş oluyor

Ben de sizler gibi 31 Mart günü yerel yöneticilerimizi seçeceğimizi düşünüyordum ki Cumhurbaşkanı’nın geçen hafta attığı bir nutku okudum.
Şöyle diyor:

“31 Mart, Gazze için, Filistin için, Suriye, Irak, Arakan, Türkistan için, coğrafyamızın tüm mazlum halkları için dünyaya verilmiş bir mesaj olsun.”

Çöz çözebilirsen!
Yani şimdi mesela ben Sarıyer’de oyumu Şükrü Genç’e vereceğim. İstanbul Büyükşehir için henüz bir kararımın olmadığını da belirteyim, sizlerden saklayacak değilim.
Şükrü Bey seçilirse, gidip Gazze’de su şebekesi mi döşeyecek? Ya da Şükrü Bey seçilmez ise Arakan Müslümanları bayram mı edecek? Edeceklerse niye bayram ediyorlar, onlara ne?
Sonuç olarak oralara yardımın bir bölümü bizim vergilerimizden, bir bölümü de gönüllü kuruluşlardan gidiyor.
“Bu yardımları keseceğim, parayı Türkiye’de harcayacağım” diye propaganda yapanını da duymadık.
Şu anda Türkiye’nin “dünyanın mazlum halkları için yapabileceklerinin sınırı” belli.
Top tüfek oralara gidip, emperyalistlerin karşısına dikilemiyoruz. Politik etkimizi iyice yitirdik, bölgemizde neredeyse tek başımıza kaldık. Sahra hastanesi, sahra mutfağı, okul, çadır-prefabrik kent filan kurmakta süper başarılıyız, ona da devam ediyoruz zaten.
Belediye başkanı her kim olursa olsun bu durum değişmeyecek.
Yoksa Binali Yıldırım-Mehmet Özhaseki-Nihat Zeybekci-Menderes Türel (Antalya)-Alinur Aktaş (Bursa) birleşip Voltran’ı oluşturacaklar ve gidip hepsini tepeleyecekler de haberimiz mi yok?
Gerçi çizgi filmde Voltran’ı oluşturan beş aslanın önce rakiplerden sıkı bir sopa yemesi gerekiyordu ama işin o kısmını bilmiyormuş gibi davranalım.
Aslına bakarsanız yerel seçim sonuçlarının dünyanın ezici bölümünün umurunda bile olmayacağını Cumhurbaşkanı da gayet iyi biliyor da bu seçim için söyleyecek sözü kalmadı.
16 yıllık genel, 24 yıllık yerel iktidarın ardından ne söylese, neyin eksik olduğu eleştirisini getirse kendisini eleştirmiş oluyor çünkü.
Ne yapsın, o da veriyor gazı, veriyor gazı.
Ama galiba bu kez araba gaz yemiyor.

***

Sahadakiler Reis'in göremediğini görüyor

Cumhurbaşkanı, bir yerel seçime değil de sanki referanduma gidiyormuşuz gibi bir kampanya yürütüyor.
Ona göre bu seçim dünyanın ezilen halklarını ilgilendirdiği kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini de etkiliyor.
Bütün propagandası bu yönde.
Ama “sahadaki” neferleri farklı telden çalıyorlar, geçen gün de dikkat çekmiştim. (Bakınız: Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?)
Binali Yıldırım “bu işi bir hesaplaşmaya dönüştürmemek gerekir” derken, Nihat Zeybekci “vatandaşın baktığı yerden bir beka sorunu yok” diyor.
Hatta Zeybekci dün İsmet İnönü’yü bile rahmetle andı, bir sözünü hiç unutmadığını söyledi.
Bu söz üstelik İsmet İnönü’nün, Demokrat Parti iktidarına karşı söylediği bir sözdü:

“Bu ülkede namuslular, namussuzlar kadar cesur olmalı.”

Reis bunu duyunca ne hissetti acaba?
Kim bilir belki de danışmanları bu sözü görmesin, duymasın, sinirleri zıplamasın diye özel bir çaba bile göstermiş olabilirler.
AKP propaganda makinesi bu seçimlere kadar kusursuz işledi.
Ön teker nereye çektiyse, arka teker de oraya gitti, aykırı ses çıkmadı, partinin mesajı vatandaşlara aynı şekilde ulaştırıldı.
İlk kez bu seçimde bunu görmüyoruz.
Binali Yıldırım ve Nihat Zeybekci nispeten tecrübeli siyasetçiler ve sokakta dolaştıkları için vatandaşın havasını daha iyi teneffüs edebiliyorlar.
Reis ise 100 otomobilli koruma konvoylarında, vatandaşla temasları son derece kontrollü şartlar altında gerçekleşiyor.
Yıldırım ve Zeybekçi, kutuplaştırmanın bu kez işe yaramayacağını fark etmiş durumdalar ama belli ki seslerini Cumhurbaşkanı’na kadar da ulaştıramıyorlar.
Cumhurbaşkanı artık anketlere de inanmadığını söylüyor ama daha son seçime kadar her attığı adımı anketlere göre belirliyordu.
Şimdi anketlerin gösterdiği yöne gitmek istemiyor, oraya gitmek istemediği için de inanmamayı tercih ediyor.
Galiba sonuçlarını peşinen öngöremeyeceğimiz bir seçime doğru gidiyoruz.

***

Trafik sorununu çözemezler, çünkü yaşamıyorlar

Yukarıdaki ilk yazıda İstanbul Büyükşehir için henüz kararımı vermediğimi söyledim.
Çünkü adayların İstanbul’un gerçek sorunlarına hakim oldukları konusunda kuşkularım var.
Örneğin trafik sorunu: Adaylara bakarsanız şu kadar metro hattı, bu kadar tren hattı vs. yapılacak ve İstanbul trafiğinin akışı hızlanacak.
Oysa biliyoruz ki bu kadar büyük yatırımlar yapmadan da İstanbul trafiği akıcı hale getirilebilir.
İstanbul’daki trafik sıkışıklığının yüzde 25’i sadece trafik kurallarına uyulmasının sağlanmasıyla giderilebilir. Bunu ben uydurmuyorum, Kadir Topbaş zamanında yapılmış bir çalışmadan aktarıyorum.
Arabasındaki dörtlü flaşörü yakınca her sorunu çözeceğini zannedenler, zırt pırt şerit değiştirenler, dönemeyeceği kavşağa girenler, kavşaklarda ikinci-üçüncü şeridi oluşturanlar, dünyanın en büyük değnekçisi İSPARK, her lokantanın önüne tezgah kuran valeler, dünyanın hiçbir büyük kentinde eşi benzeri olmayan personel servisleri.
Bunları düzene nasıl sokacağını açıklayan bir aday duymadım.
Niye? Çünkü bu sorunları yaşamıyorlar. Önlerinde eskortlarla basıp, gidiyorlar.
Mesela Büyükdere Caddesi’nde ve ona açılan sokaklarda personel servislerinin mesai bitiminden iki saat önce gelip, iki-üç şerit park etmelerini önleme sözü veren aday yok.
Sadece bu servislerin oralarda yolcu almalarını önlemek bile geriye doğru Nişantaşı, ileriye doğru Köprü kavşağına kadar trafiğin serbestçe akmasını sağlar.
İstanbul’da böyle küçük kararlarla çözülebilecek çok trafik düğümü var ama adaylar sokakta seçimden seçime gezdikleri için bunu göremiyorlar.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.06.2019
AKP’nin problemi Erdoğan’dan başkası değil
25.06.2019
Binali Bey, beni üzdünüz, küstüm vallahi!
24.06.2019
Her şey güzel olsun!
22.06.2019
Cumhurbaşkanı kimseyi kucaklamaz!
20.06.2019
Mursi’ye verdiğimiz 2 milyar dolar ne oldu?
19.06.2019
İşte o iş sizi biraz aşar!
18.06.2019
Erdoğan’a göre İmamoğlu’nun kazanmasında sorun yok
17.06.2019
Binali Bey’in çalıntı taşlı yüzüğü meselesi
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
26.4.2019
Kaybettikleri seçimi çalıp, kaçmak istiyorlar
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
13.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
9.1.2019
Hadi gir ruhuma, sar beni!
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
23.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
11.12.2018
Cumhurbaşkanı polis şiddetinden mi şikayet ediyor?
10.12.2018
Diyanetçi Bey, çocuklara dil uzatma!
8.12.2018
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten!
7.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın bilip de söyleyemediği nedir?
6.12.2018
Çıkarın kağıtları, yazılı yapacağım
5.12.2018
O gün savcılıkta tatlı bir telaş vardı
4.12.2018
Veliaht Albayrak, ötekilerin şansı yok
3.12.2018
"Otokratın keyfi" hukuk olunca
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, rejimin adını koydu
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive