Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Muammanın peşrevinde muallaktayız


4.05.2019 - Bu Yazı 179 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kaba bir ifade olacak ama yazının başlığını Murathan Mungan’dan yürüttüm, bu yüzden bana kızmayacağına inanıyorum.

Bu sözü izin almadan yazının başlığına koydum çünkü bugünkü durumumuzu tam anlamıyla böyle ifade edebilirim.

“Aldanma ki şair sözü elbette yalandır” diye  bir mısra da var ama bu söz, Fuzuli’nin bu mısraındaki “yalan” kapsamına girmiyor.

İki arada bir derede bir hayatımız var.

Memlekette demokrasi var, seçimle de iktidar değişebiliyormuş zannederken bir bakıyoruz ki o iş o kadar da kolay değil.

Anayasa Mahkemesi bir gün karar bir veriyor, bakıyorsun AİHM standartlarında gerçek bir hukuk metni çıkmış. Ertesi gün bir bakıyorsun yazıların altında buzağı arayan savcı ve hakimlerin kararını doğru bulabiliyor.

Ve doğrusunu isterseniz bütün bunlardan içim daralıyor.

Rimbaud gibi düşünüyorum o zaman: Oralar da belki iyi değildir ama burası dayanılmaz!

İşte o dayanılmaz noktaya gelince de vuruyorum kendimi yollara.

Yalnız değilim tabii, uzun yollarda yalnız yürümek Nietzche, Rimbaud gibiler içindir, benim gibiler için değil.

Bu kez de iki arkadaşımla, Mustafa Oğuz ve Tayfun Bayazıt ile kendimizi Britanya adasının güneyine, Cornwall’a vurduk.

Altı günde 100 küsur kilometre yürüyeceğiz, ilk etabı da bu yazıyı yazmaya başlamadan az önce bitirdik.

Elbette geceyi geçireceğimiz otele girer girmez bilgisayarımı açmadım, önce biraz nefes almak gerekiyor.

Sonra insanın kendisini kutlaması: Buğusu su olup, oturduğum tahta masayı ıslatan bir yerel bira, böyle uzun yürüyüşlerden sonra her zaman en iyi ödüldür.

İkinci sırada sıcak bir duş gelir. Sonra ayaklarınızda hafif bir sızıyla manzaralı olmasına dikkat ederek bir  yere oturursunuz.

Az önce tamamladığınız yol gözünüzün önünden bir film şeridi gibi geçer.

Sabah hafif bir kahvaltıdan sonra Port Gaverne köyünden yola çıktık.

Port Gaverne, Cornwall’da küçük bir koy ve o koyun etrafında konuşlanmış küçük bir köy.

Bir köy meydanı, Britanya adasında olması kaçınılmaz bir kaç pub.

Biz önce Londra’dan Newquay’a uçtuk. Oradan da bir taksiyle Port Gaverne’e ulaştık.

Geceyi bir pubda geçirdik. İngiliz kırsalında yüzlerce örneğine rastlayabileceğiniz publardan biri.

Bunların üst katları otel olarak hizmet veriyor. Beş, altı odalı küçük oteller. “Butik” otel denir mi bilemiyorum.

Bizde “butik otel” dendi mi, eskiciden alınmış eşyalarla döşenmiş, genellikle toz kokan kilimlerle süslü yerlere rastlıyorum.

Bence onlara “butik otel” ismini vermek yanlış, “bitik otel” daha doğru olur.

Pubların üzerinde kalabileceğiniz odalar böyle değil. Klasik İngiliz mobilyalarıyla, sadece ihtiyaç duyulan eşyalarla döşenmiş, son derece sade odalar bunlar. Önem verdikleri tek şey temizlik. Deyim yerindeyse “bal dök yala”!

Cornwall bir kontluk. Britanya adasındaki kontluklar arasında en fakiri olarak biliniyor.

Kernevekçe diye anılan bir özel dilleri de var ama nüfusun büyük bölümü artık bu eski dili bilmiyor.

Garsonlardan Kernevekçe “Teşekkür ederim, iyi günler, günaydın” demeyi bile öğrenemedim, gerisini düşünün artık.

Biz Gornwall’ın güneyinde yürüdük.

Atlantik Okyanusu boyunca uzanan falezlerin üzerindeki patikayı takip ederek, kah küçük koylara inerek, kah tepelere tırmanarak yürüdük.

Atlas Okyanusu ilginç bir deniz. Altı saatte bir gidiyor, sonra vazgeçip geri geliyor.

Gittiği zaman o küçük koylardaki tekneler kumların üzerine oturuyor. Yukarıdan baktığınızda yaramaz bir çocuğun oyuncaklarını odasına saçtığını düşünebilirsiniz. Orada küçük bir yelkenli, biraz ileride kıçındaki kafesiyle irice bir lobster, yüzlerce küçük kayık...

Port Gaverne’den sonraki ilk durağımız Port Isaac oldu.

Birbirine karbon kopya benzeyen iki küçük balıkçı köyü. Ama balıktan daha çok ıstakoz ve yengeç avlıyorlar.

Bunun için kafesler kullanıyorlar, bizim Ege’de yaptığımız sepetle balık avına benziyor biraz.

Denize açılıp kafesleri birbiri ardına suya bırakıyorlar, kafesler, altlarındaki ağır kurşunlar sayesinde  deniz dibine oturuyor, ıstakozlar, yengeçler içine giriyor, sonra çek yukarı, doğru tencereye!

Her köyde ıstakoz ve yengeci en iyi kendisinin pişirdiğini iddia eden küçük lokantalar olduğunu da söylememe gerek var mı bilmiyorum.

Port Isaac’dan sonra yaklaşık beş kilometre kah kıyıya inerek, kah tepelere çıkarak yürüdük.

Eski bir Citroen minibüsten bozma bir seyyar büfeden aldığımız çaylar, Atlantik’ten ciğerlerimizin içine doğru esen serin rüzgar ile yola devam etme gücünü toplamamızı sağladı.

Sonraki ilk yerleşim yeri Rock, yeşillikler içine dağılmış küçük evlerden oluşan sempatik bir köy.

Bütün koyu dönmemek için buradan Padstow’a feribotla geçiliyor. Ama yürüyüş zamanlamasını ayarlayamadığımız için denizin çekildiği saatte Rock’da olunca, koyu taksiyle dönüp, Padstow’a geldik.

Padstow irice bir kasaba. Kent merkezindeki küçük dükkanlarıyla, lokantalarıyla canlı bir turistik merkez.

Yolunuz düşerse burada çok mühim bir aşçının dükkanı var, Rick Stein. Bir lokanta, küçük bir otel ve bugüne kadar gördüklerim içinde en ince zevke sahip küçük bir dekorasyon mağazası var.

İnternette bulup izleyebileceğiniz “From Venice to İstanbul” isimli dizisi, bir gastronomi yolculuğunu izleyicilerine yaşatıyor. İstanbul’da öğrendiği yemeklere, yeni yorumlar getirmiş.

İnsan yürürken kaçınılmaz olarak bir yere varıyor.

Ertesi gün tekrar yola çıkacağını bilmek güzel ama.

Yürürken arkanızda sadece tepeleri, koyları, rüzgarı, küçük köyleri bırakmıyorsunuz.

Başka bir dünyaya geçtiğin, bambaşka bir hayatın olduğu ile ilgili bir yanılsamaya da düşüyorsun.

Galiba bu uzun yürüyüşleri biraz da bundan seviyorum.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.06.2019
Binali Bey, beni üzdünüz, küstüm vallahi!
24.06.2019
Her şey güzel olsun!
22.06.2019
Cumhurbaşkanı kimseyi kucaklamaz!
20.06.2019
Mursi’ye verdiğimiz 2 milyar dolar ne oldu?
19.06.2019
İşte o iş sizi biraz aşar!
18.06.2019
Erdoğan’a göre İmamoğlu’nun kazanmasında sorun yok
17.06.2019
Binali Bey’in çalıntı taşlı yüzüğü meselesi
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
26.4.2019
Kaybettikleri seçimi çalıp, kaçmak istiyorlar
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
13.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
9.1.2019
Hadi gir ruhuma, sar beni!
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
23.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
11.12.2018
Cumhurbaşkanı polis şiddetinden mi şikayet ediyor?
10.12.2018
Diyanetçi Bey, çocuklara dil uzatma!
8.12.2018
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten!
7.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın bilip de söyleyemediği nedir?
6.12.2018
Çıkarın kağıtları, yazılı yapacağım
5.12.2018
O gün savcılıkta tatlı bir telaş vardı
4.12.2018
Veliaht Albayrak, ötekilerin şansı yok
3.12.2018
"Otokratın keyfi" hukuk olunca
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, rejimin adını koydu
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive