Mehmet YILDIZ

yildizmemed@gmail.com



Bookmark and Share

Gezi Parkı’ndaki Öfkeli Kalabalık ve Mezhepçi Bir Külhanbeyi


04.06.2013 - Bu Yazı 2648 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Gezi Parkı’ndan başlayarak  tüm ülkeye yayılan protesto gösterilerini objektif bir biçimde anlamaya çalışalım:

·         Modern toplumun bireyinin siyasal hareketlerini ne zaman öfkeli sokak gösterilerine dönüştüreceği önceden bilinmiyor. Protesto hareketlerini doğuran her zaman sınıf, etnik köken, siyasi eğilim gibi az çok kalıcılığı olan bağımsız faktörler değildir. Siyasi protestoları,örneğin,bütünüyle sınıf faktörüyle veya çok önceden oluşan istikrarlı-kalıcı siyasi eğilimlerle açıklayanlar yanılıyorlar. Protestocunun birey olarak sosyal dünyayı anlamak, yorumlamak, müdahale etmek üzere geliştirdiği konseptleriçok önemlidir. Eyleme gitme kararında bu kavramların payı büyüktür. Eyleme katılmak üzere evden  çıkan insan bu karardan vazgeçebilir ve eve dönebilirdi. Gezi Parkı’ndan da dönebilirdi. Eylemi sürdürmek için yeni kararlar aldı.  Gezi Parkı’ndaki göstericinin Gezi Parkı gösterilerine katılmak üzere evinden çıkarken kafasının içinde geliştirmiş olduğu  en önemli kavramlar şunlardır: “AKP iktidarının arkasında büyük, boğucu, cahil, İslamcı, mezhepçi bir kitle desteği var. AKP seçmeni kitlesel desteği veriyor ve sahneden çekiliyor. Hükümeti denetlemek, demokratik bir kontrol mekanizması oluşturmak, şeffaflık istemek, hukuk devleti prensiplerine riayet edilmesini talep etmek gibi bir derdi, bir alışkanlığı yoktur. Mezhepçi Erdoğan bu desteği tam bir serbestlik içinde kullanıyor. Topluma ahlaki üstünlük taslıyor. Bir başbakan olarak solcuları, alkol kullanan insanları, laiklik yanlılarını, Alevileri, kendisi gibi düşünmeyenleri ve yaşamayanları alenenaşağılıyor. İnsanların yemesine, içmesine, inançlarına bile müdahale ediyor. Seçmen çoğunluğunun verdiği desteğin kendisine bu hakları verdiğini düşünüyor. Memleket mezhepçi Erdoğan’ın babasının çiftliği değildir. Erdoğan benim başbakanım değildir. Erdoğan başbakan değildir. Erdoğan istifa etmelidir. AKP iktidarı son bulmalıdır.”

·         Alkol kullanan, düzenli olarak camiye gitmeyen, karısını kızını başı açık  gezdiren, kahvehaneye çok sık takılan, Ramazan’da anne ve babasının elini öpmeye gitmeyi bile ihmal eden  erkeklerin yaşadığı bir mahallede imam hatipli bir baba olan Tayyip Erdoğan İslamcılığı nedeniyle kendisini bütün erkeklerden üstün görüyor. Erdemlilik, iffet sahibi olmak, temizlik, düzenli saygın bir aile yaşantısı kurmak gibi değerler bir tek onda var. Mahalle çığırından çıkmış. “Ben sizden çok ahlaklıyım, çok üstünüm. Mahallede bundan böyle benim kurallarım geçerli olacak . Seçmenin %50’si beni destekliyor. Demokrasi bu. Yoz azınlığı dikkate almama gerek yok” diyor.

·         Tayyip Erdoğan kanlı Arap diktatörlerine benzemiyor. Polise sokak göstericilerini kurşunlayarak öldürmeyi yasakladı. Sokak infazlarını durdurdu. İşkence polisin mutat bir sorgulama tekniği olmaktan çıktı. “Polisi ve orduyu işkenceci katillerden temizle, suçluları yargıla!” diyenlere “Orada dur, o kadar ileri  gitme!” diyor. Cümle kolluk kuvvetlerine “Koruyucu kanatlarım altındasınız, benim kolluk kuvvetlerimsiniz. Olan olmuştur” diyor. Kendini beğenmiş İslamcı mahalle kabadayısına saygısızlık eden göstericiler feci bir biçimde dövülüyorlar. Dövülenler ölebilir de. Göstericilerin gözleri çıkarılıyor, sopalarla öldürülüyorlar. İmam hatipli mahalle kabadayısı Rize’de doğmuş. Kasımpaşa’da büyümüş. Türkiyeli. Aynı kişiliklere sahip İslamcı diktatörler doğuran evrensel fundamentalist nedensellik mekanizmasının ürünü sayılmaz.

·         Başbakan dindar mahalle kabadayısıdır, mutaassıp bir aile babasıdır, daha doğrusu öyle gözüküyor, mezhep savaşı veriyor. “Sizin sayınız 100 000 ise benimkilerin sayısı bir milyondur” diyor. Başbakan demokrasi, hukuk devleti, insan hakları gibi kavramları ayaklar altına alıyor. Güç gösterisini seviyor, intikam duygularıyla hareket ediyor, mezhep savaşına soyunmuş. Alevi soykırımcısı Yavuz Sultan Selim’in hayranıdır. Entelektüelizmden çok uzak bir imam hatiplidir. Vizyonu yoktur, demokrat değildir. Türkçe’den başka bir dil bilmiyor. Kitap okumuyor. Bilimden, doğadan, sanattan, müzikten, felsefeden anlamıyor.

·         AKP’nin ideolojisi İslam’ın dokunulmazlığı, kutsallığı, peygamberin hükmü ile korunan bir ortaçağ ideolojisidir. 1200 yıllık ilerlemeyi, medeniyeti, bilimi reddediyorlar. Onlarla rasyonel bir tartışma yapamazsınız. Yapmakta ısrar ederseniz Turan Dursun’un akıbetini paylaşabilirsiniz.

·         AKP  içinde vicdanlı politikacı yoktur sadece vicdanlıymış gibi gözükmek isteyen politikacılar vardır. Abdullah Öcalan’a kölece boyun eğen Kürtlerle çok alay ettiler ancak dönüp kendi mezhepçiliklerine, utanç verici kölece bağlılıklarına bir kez olsun bakmadılar. AKP içinde şahsiyet sahibi ciddi bir politikacı yoktur. Sadece ganimetten yararlanmak istiyorlarmış gibi bir haller var.

·         CHP demokratik bir parti değildir, Kemalist Kontrgerilla devletinin savunucusudur. MHP ile kardeş rakipler rolünü oynuyor.

·         Demokrasiyi, hukuk devletini, insan haklarını büyük kalabalıkların istemesi şarttır. Tek çare budur. Gezi Parkı protestoları anlamsız değildir ancak küçük gruplar büyük kalabalıkların rolünü üstlenmemelidir. Kalabalığın gerçekten büyümesi lazım. Büyük kalabalıklar AKP’nin karşısında değil, arkasındadır.

.

Facebook Yorumları

Kod8
09.09.2014
Maggotlaşan İnsanoğlu ve Yerel Dar Kafalılık (2)
26.08.2014
Maggotlaşan İnsanoğlu ve Yerel Dar Kafalılık (1)
15.08.2014
La Catedral Hapishanesi veya Çankaya Köşkü
06.08.2014
Kasımpaşalı Tayyip cumhurbaşkanı olurken
15.07.2014
Dersim ve solculuk
22.06.2014
Öcalan serbest bırakılmalıdır
12.06.2014
Anadolu’da Bir Hümanizm Şavkı
09.06.2014
Öcalan nasıl serbest kalır?
07.06.2014
Öcalan'nın aşk mektubu ve barış
20.05.2014
“Vura vura büktüler bizi, eğildikçene eğildik”
06.05.2014
“Autoritair en corrupt, maar mateloos populair; hoe doet Erdogan dat?”
14.04.2014
Erzurumlu “bebe” ve Mısır Bildirisi
01.04.2014
Türkiye’de sıfırlamacı Tayyip, Dersim'de 'yırtık' Apo kazandı !
10.02.2014
Öcalan’ın Videoları ve Gönüllü Köleleri
08.02.2014
Hukuk, adalet, ahlak ve demokrasi
01.11.2013
HDP’deki Aleviler yahut Caligula’nın atları
16.10.2013
Roman ya da Ğışto’nun hançeri
02.10.2013
“Devrimci faşizm” olur mu?
14.09.2013
Ah Anadolu’da bir Pirahã olsaydım
13.09.2013
Önemsiz yazarın önemsiz notları
13.08.2013
Dersim Notları
03.08.2013
Anwar Congo ve Dersimli TİKKO’cuların benzer kişilikleri
17.07.2013
Karl Marx, toplumsal yoksulluk ve Siirt’in kızları
16.07.2013
Kalbim çat diye dursa...
29.06.2013
Sosyal Ontoloji Forumları ve Demokrasi
27.06.2013
Ethem Sarısülük Cinayeti ve Kadıköy Eylemi
20.06.2013
No Anonymous One Victim (Mağdur)
10.06.2013
Erdoğan’ın Sosyal Mühendisliği, Mezhepçiliği ve Kızgınlığı
04.06.2013
Gezi Parkı’ndaki Öfkeli Kalabalık ve Mezhepçi Bir Külhanbeyi
26.05.2013
General Ludd’un Bedbaht Manifestosu
18.05.2013
Dersimli Kemal, Kamer ve Hüseyin
10.05.2013
Boş Konuşmak İmtiyazı
03.05.2013
AKP İslamcılığı, Dinin Avucundaki Toplum ve Solcu Ritüelizmi
28.04.2013
Üç Soru, Üç Cevap
20.04.2013
Alevilik
12.04.2013
Katatonik Şizofreniden Muzdarip Toplum
09.04.2013
Hayalet Kimlik Sendromu ve Tevekkül
08.04.2013
MEHDİ ÖMERLİLİ ABDULLAH EFENDİ
03.04.2013
Erdoğan, Öcalan ve Dersim
29.03.2013
Barış, siyasi zombiler ve siyasi kriminaller
27.03.2013
Abdullah Öcalan ve barış
24.03.2013
Dersimlilere de bir Hakan Erdem lazım
23.03.2013
PKK silah bırakırsa
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8