Mehmet YILDIZ

yildizmemed@gmail.com



Bookmark and Share

Erzurumlu “bebe” ve Mısır Bildirisi


14.04.2014 - Bu Yazı 1977 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 30 Mart seçim sonuçları seçmenin yalnızca siyasi tercihini değil, aynı zamanda moral değerlerinin ne olduğunu objektif bir biçimde ortaya koydu. Seçmenin %45’i korkunç yolsuzlukları açığa çıkan ve hukuku ayaklar altına alan AKP Hükümeti’ne arka çıktı. Tablo karanlıktır, ancak yeni veya beklenmedik bir tablo değildir. Seçmenin ezici çoğunluğu 1970’li yıllardan bu yana sistematik bir biçimde demokrasi ve hukuk devleti karşıtı tercihler yapıyor. Seçmenin ezici çoğunluğu kitlesel işkencelere, katliamlara, gözaltında kayıplara, sokak infazlarına, azınlıkların her türlü devlet terörüne maruz kalmasına, hukukun olmamasına itiraz etmiyor.

2002 yılından itibaren polisin ve jandarmanın yaptığı sistematik işkence, sokak infazları, gözaltında kayıplar son buldu. Bunu bütünüyle AKP Hükümeti’ne borçluyuz. Seçmenin bu yönlü hiçbir talebi veya zorlaması olmamasına rağmen hükümet devlet terörüne son verdi. Polise ve jandarmaya “Artık sokak infazları yapmayacaksınız, işkence ederek insanları öldürmeyeceksiniz, köyleri yakıp yıkmayacaksınız” diye talimat verdiler. Polis ve jandarma bu talimata uyuyor. Hükümet, “Söz konusu talimat geçersizdir, 2002’de kaldığınız yerden devam edin” talimatını iletse, polis ve jandarma buna da harfiyen uyar. Seçmenin veya halkın ezici çoğunluğu yeniden başlatılan devlet terörünü bir sorun olarak görmez.

Faşist devlet terörünü yıllarca bir sorun olarak görmemiş halk çoğunluğu bugün AKP Hükümeti’nin korkunç yolsuzluklarına ve hukuksuzluklarına arka çıkıyor. Bu karakterdeki bir seçmen demokrasi ve hukuk devleti yanlısı Avrupa seçmeninden çok farklıdır. Seçim sonuçlarını analiz ederken seçmenin temel karakteristiklerini, ahlaki gelişmişlik düzeyini mutlaka hesaba katmak gerekir.

Türk seçmeninin göreceli durumunu pozitif görebileceğimiz bir kıyaslama da yapabiliriz. Örneğin, Türk seçmeni 1994 yılı Hutularından, 1992 yılı Tikriti aşiretinden, 1995 Bosna Sırplarından daha ileri bir durumdadır. Demokrasi, hukuk devleti, insan hakları diye bir derdi yok ama maşetelerini ele alıp komşularını da katletmiyor.

Kılıçdaroğlu’na saldıran suç dosyası oldukça kabarık Orhan Övet’in annesi, saldırganı bir “bebe” olarak tanımladı. Basında herkes bu tanımlamayı gülünç buldu. Oysa Türkiye standartlarına göre bu tanımlama normal sayılır. Erzurumlu kadınla TBMM’de grubu olan dört partinin siyasi ahlakını açığa vuran “bebe” tanımlamaları arasında büyük bir benzerlik vardır.

AKP yüz kızartıcı suçlar işleyen yöneticileriyle gurur duyuyor. Sivaslı “bebe”lerini de unutmamamız gerekir. MHP’nin Abdullah Çatlı, Ferhat Tüysüz, Veli Can Oduncu, Ökkeş Kenger gibi “bebe”leri vardı.  CHP’nin 1937-38 Dersim Soykırımı’nı gerçekleştiren “bebe”lerini hala savunuyor. BDP’nin “bebe”si de Abdullah Öcalan’dır.

“Bebe”lerin ebeveynleri hiç utanmadan kalkıp ortak bir bildiri yayınlayarak Mısır’a demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları dersi veriyorlar. Yapılan tam bir maskaralıktır. Bütün dünyayı aptal yerine koyuyorlar. İnsanların zekasını küçümsüyorlar. Ne utanç verici bir durum.

Sistematik işkenceleri, gözaltında kaybolmaları, sokak infazlarını, köylerin yakılmasını, yıkılmasını, göstericilerin topluca öldürülmelerini AKP Hükümeti durdurdu. Seçmenin bu yönlü hiçbir isteği olmadı. Gezi eylemleriyle birlikte AKP Hükümeti 10’a yakın silahsız masum çocuğu öldürdü. Başbakan “Emri ben verdim” dedi. Öldürülen çocukları suçladı. Başbakanın istemesi halinde bir gecede kontra-Jitem dönemine geçilebilir. Tayyip Erdoğan bir gecede Tansu Çiller olur. Zimmetine geçirdiği milyarlarca doları ailece eritmekle meşguller. “Gelen cana değil, mala gelsin” demek geliyor içimden.

.

Facebook Yorumları

Kod8
09.09.2014
Maggotlaşan İnsanoğlu ve Yerel Dar Kafalılık (2)
26.08.2014
Maggotlaşan İnsanoğlu ve Yerel Dar Kafalılık (1)
15.08.2014
La Catedral Hapishanesi veya Çankaya Köşkü
06.08.2014
Kasımpaşalı Tayyip cumhurbaşkanı olurken
15.07.2014
Dersim ve solculuk
22.06.2014
Öcalan serbest bırakılmalıdır
12.06.2014
Anadolu’da Bir Hümanizm Şavkı
09.06.2014
Öcalan nasıl serbest kalır?
07.06.2014
Öcalan'nın aşk mektubu ve barış
20.05.2014
“Vura vura büktüler bizi, eğildikçene eğildik”
06.05.2014
“Autoritair en corrupt, maar mateloos populair; hoe doet Erdogan dat?”
14.04.2014
Erzurumlu “bebe” ve Mısır Bildirisi
01.04.2014
Türkiye’de sıfırlamacı Tayyip, Dersim'de 'yırtık' Apo kazandı !
10.02.2014
Öcalan’ın Videoları ve Gönüllü Köleleri
08.02.2014
Hukuk, adalet, ahlak ve demokrasi
01.11.2013
HDP’deki Aleviler yahut Caligula’nın atları
16.10.2013
Roman ya da Ğışto’nun hançeri
02.10.2013
“Devrimci faşizm” olur mu?
14.09.2013
Ah Anadolu’da bir Pirahã olsaydım
13.09.2013
Önemsiz yazarın önemsiz notları
13.08.2013
Dersim Notları
03.08.2013
Anwar Congo ve Dersimli TİKKO’cuların benzer kişilikleri
17.07.2013
Karl Marx, toplumsal yoksulluk ve Siirt’in kızları
16.07.2013
Kalbim çat diye dursa...
29.06.2013
Sosyal Ontoloji Forumları ve Demokrasi
27.06.2013
Ethem Sarısülük Cinayeti ve Kadıköy Eylemi
20.06.2013
No Anonymous One Victim (Mağdur)
10.06.2013
Erdoğan’ın Sosyal Mühendisliği, Mezhepçiliği ve Kızgınlığı
04.06.2013
Gezi Parkı’ndaki Öfkeli Kalabalık ve Mezhepçi Bir Külhanbeyi
26.05.2013
General Ludd’un Bedbaht Manifestosu
18.05.2013
Dersimli Kemal, Kamer ve Hüseyin
10.05.2013
Boş Konuşmak İmtiyazı
03.05.2013
AKP İslamcılığı, Dinin Avucundaki Toplum ve Solcu Ritüelizmi
28.04.2013
Üç Soru, Üç Cevap
20.04.2013
Alevilik
12.04.2013
Katatonik Şizofreniden Muzdarip Toplum
09.04.2013
Hayalet Kimlik Sendromu ve Tevekkül
08.04.2013
MEHDİ ÖMERLİLİ ABDULLAH EFENDİ
03.04.2013
Erdoğan, Öcalan ve Dersim
29.03.2013
Barış, siyasi zombiler ve siyasi kriminaller
27.03.2013
Abdullah Öcalan ve barış
24.03.2013
Dersimlilere de bir Hakan Erdem lazım
23.03.2013
PKK silah bırakırsa
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8