Mehmet YILDIZ

yildizmemed@gmail.com



Bookmark and Share

“Autoritair en corrupt, maar mateloos populair; hoe doet Erdogan dat?”


06.05.2014 - Bu Yazı 1925 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yerel seçimlerden sonra Tayyip Erdoğan, AKP Hükümeti ve Sünni (Türk ve Kürt) seçmen kitlesi hakkında bir yazı yazma isteğiyle, “Anlamsız bir iş yapma. Yüz binlerce yazı yazıldı. Yazılar bir şeye  yaramıyor” şeklinde özetlenebilecek olan içten gelen ikinci bir sese kulak verme eğilimi arasında gidip geliyorum.

Seçimlerden bir gün sonra de Volkskrant’taIrine de Zwaan’ın yukarıdaki başlıklı haber-yorum yazısını okudum. Yazının içeriğinden ziyade başlığını çok beğendim. Çok kompakt, “to thepoint” bir başlık. Söz konusu fenomen mükemmel bir biçimde tarif edilmiş:“Otoriter,yiyici, rüşvetçi, ahlaksız, yozlaşmış, bozulmuş ama aşırı derecede popüler; Erdoğan bunu nasıl beceriyor?”

Hollandalı gazeteci  bunu Türkiye muhabiri arkadaşı Arjen van der Ziel’esormuş. Ziel’egöre Erdoğan’ın inanılmaz popülerliği şundan:

1. Erdoğan dindar, muhafazakar büyük bir seçmen kitlesinin temsilcisidir. Sekülerelitist grup sıkışınca orduyu göreve, yani hükümete doğrudan müdahale etmeye çağırıyor. Erdoğan’ın seçmeni bu kesim tarafından patronize edilmek istenmiyor.

2. Erdoğan taşrayla daha yakın bağlar kuruyor.

3. Ekonomik refah var.

4. Erdoğan “Tapeler şantaj” dedi seçmeni inandı. Avrupa’da hükümetlerin devrilmesini doğuracak yolsuzlukların Türkiye’de bir etkisi olmadı. Türkiye’de başka yasalar geçerli. (31.04.2014 tarihli de Volkskrant)

Batılı gazetelerde yapılan değerlendirmeler aşağı yukarı böyle: “Otoriter, yiyici, rüşvetçi, ahlaksız, yozlaşmış, bozulmuş ama aşırı derecede popüler; Erdoğan bunu nasıl beceriyor?”

“Türkiye’de başka yasalar geçerli.” Yazının en önemli cümlesi bu.  Ne yazık ki bu çerçevede başka bir açıklama da yapılmamış. Ne demek başka yasalar geçerli?

Sünni (Türk ve Kürt) seçmen kitlesi Batı Avrupa seçmeninden 2500 yıl geridedir. Antik Yunan vatandaşları İsa’dan 500 sene önce “reason” denilen biyolojik kapasitelerini optimal biçimde kullanarak dünyayı, evreni, insanı, toplumu objektif bir biçimde anlamaya, açıklamaya çalıştılar. Bugünkü bilim, felsefe, demokrasi bu medeniyetin bir ürünüdür. Sünni Türk ve Kürt toplumu başka bir medeniyete, “İslam medeniyeti” denilen tarihsel-kültürel bir akıma aittir. Osmanlı İmparatorluğu dönemi hariç bu medeniyetin çeper bölgelerinde yer almıştır. Katkısı dini saha ile sınırlı kalmıştır.

Osmanlı döneminde reason, felsefe, bilim, hukuk, edebiyat yoktu. Cumhuriyet Batıdaki ırkçılığı ve faşizmi medeniyet olarak yutturmaya çalıştı. Üstelik dil (Osmanlıca) ve tasavvuf da güme gitti. Çorak Ankara’da TDK aracılığıyla baştan sona ırkçılık kokan, ilkel, ahenksiz, tarihsiz, köksüz, etimolojisiz suni bir dil yaratıldı. Bu dilde yazı yazmaya çalışırken bile zengin ve medeni bir dünyayı arkada bıraktığınız hissine kapılıyorsunuz. Gönüllü olarak gidip 1981 yılındaki Selimiye Kışlası eğitim çavuşunun grubuna dahil oluyorsunuz.

İslam medeniyetinde peygamber öncülüğünde ganimet savaşları yapıldığına göre, AKP seçmeni Erdoğan’ın milyarlarını niye meşru görmesin ki? Seçmenin, Erdoğan’ın oğlu Bilal’e milyarları saklama talimatını verirken telefonda kısık sesle konuşmaya zorlayanları suçlaması doğaldır. İslam medeniyeti farklı bir medeniyettir. Anadolu’daki tüm Hıristiyan halkların kökünü getirdiler. Yağma, talan olmasaydı bu ülke olmazdı.

.

Facebook Yorumları

Kod8
09.09.2014
Maggotlaşan İnsanoğlu ve Yerel Dar Kafalılık (2)
26.08.2014
Maggotlaşan İnsanoğlu ve Yerel Dar Kafalılık (1)
15.08.2014
La Catedral Hapishanesi veya Çankaya Köşkü
06.08.2014
Kasımpaşalı Tayyip cumhurbaşkanı olurken
15.07.2014
Dersim ve solculuk
22.06.2014
Öcalan serbest bırakılmalıdır
12.06.2014
Anadolu’da Bir Hümanizm Şavkı
09.06.2014
Öcalan nasıl serbest kalır?
07.06.2014
Öcalan'nın aşk mektubu ve barış
20.05.2014
“Vura vura büktüler bizi, eğildikçene eğildik”
06.05.2014
“Autoritair en corrupt, maar mateloos populair; hoe doet Erdogan dat?”
14.04.2014
Erzurumlu “bebe” ve Mısır Bildirisi
01.04.2014
Türkiye’de sıfırlamacı Tayyip, Dersim'de 'yırtık' Apo kazandı !
10.02.2014
Öcalan’ın Videoları ve Gönüllü Köleleri
08.02.2014
Hukuk, adalet, ahlak ve demokrasi
01.11.2013
HDP’deki Aleviler yahut Caligula’nın atları
16.10.2013
Roman ya da Ğışto’nun hançeri
02.10.2013
“Devrimci faşizm” olur mu?
14.09.2013
Ah Anadolu’da bir Pirahã olsaydım
13.09.2013
Önemsiz yazarın önemsiz notları
13.08.2013
Dersim Notları
03.08.2013
Anwar Congo ve Dersimli TİKKO’cuların benzer kişilikleri
17.07.2013
Karl Marx, toplumsal yoksulluk ve Siirt’in kızları
16.07.2013
Kalbim çat diye dursa...
29.06.2013
Sosyal Ontoloji Forumları ve Demokrasi
27.06.2013
Ethem Sarısülük Cinayeti ve Kadıköy Eylemi
20.06.2013
No Anonymous One Victim (Mağdur)
10.06.2013
Erdoğan’ın Sosyal Mühendisliği, Mezhepçiliği ve Kızgınlığı
04.06.2013
Gezi Parkı’ndaki Öfkeli Kalabalık ve Mezhepçi Bir Külhanbeyi
26.05.2013
General Ludd’un Bedbaht Manifestosu
18.05.2013
Dersimli Kemal, Kamer ve Hüseyin
10.05.2013
Boş Konuşmak İmtiyazı
03.05.2013
AKP İslamcılığı, Dinin Avucundaki Toplum ve Solcu Ritüelizmi
28.04.2013
Üç Soru, Üç Cevap
20.04.2013
Alevilik
12.04.2013
Katatonik Şizofreniden Muzdarip Toplum
09.04.2013
Hayalet Kimlik Sendromu ve Tevekkül
08.04.2013
MEHDİ ÖMERLİLİ ABDULLAH EFENDİ
03.04.2013
Erdoğan, Öcalan ve Dersim
29.03.2013
Barış, siyasi zombiler ve siyasi kriminaller
27.03.2013
Abdullah Öcalan ve barış
24.03.2013
Dersimlilere de bir Hakan Erdem lazım
23.03.2013
PKK silah bırakırsa
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8