Mehveş EVİN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…


23.1.2018 - Bu Yazı 562 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir zamanlar okullardaki beden eğitimi derslerine ‘rahat-hazır ol’ komutuyla başlanırdı. Haftada bir saatlik Milli Güvenlik dersinde de öğretmen gelirken kapıda birimiz asker gibi nöbet tutar, komutu verir, sınıf hazırola geçerdi.

İlginçtir, her iki uygulama da AKP iktidarında kaldırıldı.

Oysa ‘yeni Türkiye’de yetişmesi arzulanan kindar nesillere, kuşanılan savaş araçlarına bakınca, insanın ‘askeri düzen ve ruhun genç yaşta aşılanmasında fayda varmış’ diyesi geliyor.

En azından iktidar ve ortakları açısından...

Ha, “artık okulda askeri komuta ihtiyaç kalmadı çünkü zaten her camiden çağrı yapılıyor, her televizyondan komut veriliyor” derseniz, haklısınız.

Baş Hoca -aynı zamanda Reis, AKP Lideri, Başsavcı, Cumhurbaşkanı ama ‘tek adam’ değil- 90 bin cami ve hazırolda medya dururken Milli Güvenlik dersine vermeye ne gerek var?

Komutları bazen doğrudan veriyor, bazen başkalarına tebliğ ediyor... Başbakan Yıldırım’ın Afrin’le ilgili basına verdiği talimatlar gibi. Hoş, İrfan Aktan’ın dünkü yazısında belirttiği gibi, ona da hacet yok. Merkez medya zaten eridi gitti; Baş komutanın yanında, arkasında çoktan hizalanan, sanki askeri harekata bizzat katılan bir yayıncılık anlayışı mevcut.

ZAHMET ETMEYİN, YAZIP DA VERİN

12 Eylül sonrasında ve 1990’larda gazetecilik yapanlar, askerin medyaya nasıl hükmettiğini, neyi nasıl yazacağının nasıl tebliğ edildiğini benden iyi bilir.

Tabii bugünün iktidarına ve destekçilerine sorsanız, o dönem askeri vesayetin zulüm yıllarıydı... Acep Atatürkçülüğe çark etmeye çalıştıkları gibi bu görüşten de dönmüş olabilirler mi? Kullanılan dil ve yöntemler, askeri sıkıyönetimlere rahmet okutacak düzeyde olduğuna göre, pekala mümkün...

Basın ültimatomuna dönelim. Sadece ‘hassasiyet’ gösterilecek konuları değil, neyin nasıl yazılacağına kadar ayrıntılı bir liste bu.

Bunca zahmete ne gerek var? O gazetecilerin yerinde olsam, “Madem öyle buyrun efendim, siz bildiğiniz gibi yazın” diye stüdyoyu, gazeteyi, siteyi doğrudan Binali Beye teslim ederim. Temiz iş olur.

Tekrar tekrar söylemekte fayda var:

Gazetecinin işi, ‘milli menfaatleri’ gözetmek değildir. Gazeteci soru sorar. Haber yaparken tek bir kaynaktan değil, farklı -bu durumda savaşın muhatabı olan taraflar ve uluslararası basından yorumlar- kaynaklardan beslenmek zorundadır.

Çünkü gazetecinin halka karşı ‘doğru bilgiyi aktarma’ sorumluluğu var, devleti hatasız kul olarak gösterme görevi başkalarına ait.

Gazeteciler, devletin uygun gördüğünü değil kamuoyunun merak ettiklerini gündeme getirmekle yükümlü.

AFRİKA’YA SALDIRI VE SOSYAL MEDYA GÖZALTILARI

İster savaş, ister barış hali olsun: Siyasal iktidar, kamuoyunun ne kadar ve nasıl bilgilendirmesine karar veriyor, karşı çıkanı cezalandırıp hapse atıyor, hatta hedef gösterip şiddeti körüklüyorsa bunun adı ‘milli menfaati, birlik ve beraberliği’ korumak değil, saf diktatörlüktür.

Eğer bir iktidar, yaptığı siyasetin doğruluğundan eminse, kendine güveniyorsa eleştiriden, farklı yorumdan korkmaz, engellemeye çalışmaz. Akla, sağduyuya, verilere göre davranır, hukukun sınırları içinde yanıtını verir.

Ancak görünen o ki, günde kimbilir ne kadara mal olan mermiler, bombalar boşaltılırken ağızlardan da aynı şiddette, ölümcül sözlerin çıkması isteniyor. 

Cumhurbaşkanı’nın bizzat hedef gösterdiği, Kıbrıs’ta yayın yapan Afrika gazetesi ofisine yapılan saldırı, son derecede vahim... Benzer şekilde, operasyonu eleştiren, sosyal medya paylaşımlarında bulunan gazeteci ve yazarların gözaltına alınması, herkese bir gözdağı:

Susun, hazırolda durun, benim dediğimi söyleyin, yoksa sıra size gelir.

Afrika çalışanlarına, Nurcan Baysal, İshak Karakaş ve düşüncesini ifade etme ‘suçu’yla gözaltına alınanlara büyük geçmiş olsun.  

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.10.2018
Muhalefete çağrı: Bu sistemle, bu tembellikle olmaz
16.10.2018
Çocuk istismarı hücreyi değiştiriyor
13.10.2018
Çay içse örgütsel faaliyet sayılacak!
9.10.2018
Kayyım tayini ve kadın korkusu
2.10.2018
'3-5 tane gazeteci' değil, hepsi için gerekeni yapın
25.9.2018
Hamdolsun, dünyanın en lüks uçaklarından birine sahibiz!
20.9.2018
Krizden korkmayın, ülkeyi parsel parsel satıyoruz
18.9.2018
Maaşın yatmadığında sen ne yapacaksın?
13.9.2018
Dön dolaş, yine 12 Eylül
11.9.2018
Cumhuriyet'in kurtuluşu değil, sonu
30.8.2018
Vatan haini kimdir?
28.8.2018
Kim kandırıyor, kim istismar ediyor?
23.8.2018
Unutmanın panzehiri kitap: Türkiye’deki IŞİD Ağları
21.8.2018
Deprem bilimciyi esir alan, fasulye sattıran 'düzen'
16.8.2018
Boykot mu dediniz?
14.8.2018
'Bize operasyon çekiyorlar'
9.8.2018
Böyle güzellik olmaz olsun Yves Rocher
7.8.2018
Piknik bahçesi
3.8.2018
Çocukların katli
31.7.2018
10 Ekim katliamı davası neden bu kadar mühim?
19.7.2018
Muhalefet halleri ve Demirtaş’ın sessizliği
17.7.2018
Sieg Heil (*)
13.7.2018
Acılar itinayla mavi halının altına süpürülür
10.7.2018
Hiç bitmeyecek bir savaş (*)
5.7.2018
Basın 24 Haziran dersini aldı mı?
3.7.2018
Tüm muhalefet partileri, cevap verin!
28.6.2018
Koltuk sevdalısı yaşlı adamlar ülkesi
26.6.2018
24 Haziran’dan çıkan tavşanlar
21.6.2018
24 Haziran’ın kaderini onlar belirleyecek
19.6.2018
Her köşeden bakan bir Erdoğan
14.6.2018
Ağlayan patron için ağlaya ağlaya çalışan gazetecilere
12.6.2018
Kürt seçmen yine değere bindi
7.6.2018
Ekolojik yıkım muhalefetin radarında mı?
1.6.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
31.5.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
29.5.2018
AKP’ye göre 'yıkım ittifakı' ne, muhalefete göre ne?
24.5.2018
AKP neden sandık başına 1 milyon kişiyi hazırladı?
22.5.2018
‘Millet İttifakı’nda beyler yine en önde!
15.5.2018
SIKILDIK biraz hafif kalmadı mı?
10.5.2018
Seçim güvenliği ittifakına TAMAM mı?
8.5.2018
Eksik ittifaka rağmen 24 Haziran’da umut var
3.5.2018
Reis’in mal varlığını açıklamasına ne gerek var?
1.5.2018
Üniversiteden ülkeye: Bölmeye çok meraklılar
26.4.2018
Cumhuriyet davası, Saray yönetiminin özeti
19.4.2018
24 Haziran: Neden bu kadar erken?
17.4.2018
Demirtaş’ı duymanızı neden istemiyorlar?
12.4.2018
Boğaziçili çocuklar
10.4.2018
Kuralsızlık, kural haline gelince...
5.4.2018
Yeni Türkiye’nin şifreleri bu davada saklı
3.4.2018
Meclis’te gösteri skandalı: Kadına dayanamıyorlar
29.3.2018
Medyada kalan son delikler itinayla kapatılır
27.3.2018
Sanata ve sanatçıya sansürde dünya beşincisi Türkiye (Alo Hülya Hanım?)
22.3.2018
Doğan Medya’nın satışı: Şimdi ne olacak?
20.3.2018
Afrin, Şengal, Menbiç: İşgal değil, ihyaymış
15.3.2018
Milliyetçi ittifakın paniği, hayırcıların gücü
13.3.2018
Cumhuriyet davası: Lütfetmenizi değil, adaletin tesisini istiyoruz
8.3.2018
Akvaryumunda mutlu musun kadın?
7.3.2018
Alo BM? Batsın bu dünya!
1.3.2018
Gestapo vatandaş
27.2.2018
Ha cinsel istismar suçları tasarısı, ha ihale şartnamesi
22.2.2018
Tutuksuz yargılanan katırlar, tutuklu yargılanan Başkanlar
20.2.2018
Oh olsun’cular, Saray şakşakçısından ne farkınız var?
16.2.2018
Korkan, birbirine düşman bir topluluğa millet denir mi?
14.2.2018
Formatı robota değil kendinize atın
8.2.2018
Savaş yüzünden konuşulamayanlar
6.2.2018
Canlı ‘faili meçhul’ dönemi
1.2.2018
CHP’den aklın ve vicdanın sesini duymak güzel
30.1.2018
Başrolde SADAT
25.1.2018
The Post ve gazeteciliği özlemek
24.1.2018
Çanakkale geçilecek hem de 500 bin ağaç keserek
23.1.2018
Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…
18.1.2018
Yoksa Reis, bir kadından mı korkuyor?
16.1.2018
Asla teslim olmayacağız
9.1.2018
Boğaziçi’yle uğraşmaya doyamadı, acaba neden?
4.1.2018
Yeme bizi Diyanet!
3.1.2018
İkinci makine çağında interneti lanetleyen bir lider
28.12.2017
Ahmet’in sözleri herkese sert bir tokat
26.12.2017
Yeni KHK’ler: İdam fermanı
22.12.2017
Sarı yazmalılara terörist diye saldıran karanlık
20.12.2017
Bilinmeyen diller Meclisi XXX
15.12.2017
'Demokratik toplum adına' Demirtaş’ı tutuklamak...
12.12.2017
Bebelere Kuran eğitimi
7.12.2017
Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’ deme!
5.12.2017
Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var
30.11.2017
Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi...
28.11.2017
'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da görelim
26.11.2017
Rebus sic stantibus
23.11.2017
Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay
21.11.2017
Atatürkçü AKP’ ve Putin ‘antiemperyalizm’i
16.11.2017
AKP’nin sosyal medyadaki paralı asker ordusu büyüyor
15.11.2017
Her tacizci erkek sapık mı?
10.11.2017
Vergi cennetleri yasal, ama meşru değil
7.11.2017
Yazmıyooor, yazmıyooor! Medya neden yaz(a)mıyor?
2.11.2017
At bir ‘Kızıl Soros’ başlığı, altını doldururlar
26.10.2017
Büyük cehalet mi büyük çaresizlik mi?
24.10.2017
İfade özgürlüğüne saldırıların hedefi salt laikler değil
19.10.2017
Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil
12.10.2017
Kabile devleti mi dediniz?
10.10.2017
10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek
5.10.2017
Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
3.10.2017
Damadın davası ve sızdırma gazetecilik
29.9.2017
Rıza Zelyut ve Alev Coşkun
26.9.2017
Suriyeli 1’inci, Karadenizli 2. sınıf vatandaş, öyle mi?
21.9.2017
‘Tek bir delil gösterin, ömrümü hapiste geçireyim’
19.9.2017
‘Vurun liboşlara!’ Bu mudur?
14.9.2017
Cenazeye saldırmaktan daha aşağılık ne olabilir?
12.9.2017
Yazıklar olsun! Cumhuriyet'te tahliye yok
7.9.2017
Yaşam tarzına müdahale, yaşama müdahale
5.9.2017
Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?
31.8.2017
Müşkülpesent okura bir çift söz
29.8.2017
Kürt, Türk fark etmez: Fakirlere ölüm
24.8.2017
Böl ve yönet, böl ve inşa et!
22.8.2017
Muhalefet hep aynı hataları tekrarlayacak mı?
17.8.2017
Molozdan bile değersizsin ey vatandaş!
15.8.2017
Cengiz’in Cerrattepe yalanlarına inanmayın
10.8.2017
Bizimle mi dalga geçiyorlar, kendileriyle mi?
8.8.2017
'Geceyarısı Ekspresi' hafif kalacak
3.8.2017
Kadını tecrit etmenin binbir yolu
1.8.2017
Bu ülkede herşey yarım, sevinmek ve üzülmek de
27.7.2017
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!*
25.7.2017
10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi
20.7.2017
Korku imparatorluğunda yeni bir eşik aşıldı
18.7.2017
OHAL'E HOŞGELDİNİZ: Nerede adalet, nerede haklar?
13.7.2017
Halkın gözündeki 15 Temmuz
10.7.2017
Kemal Bey 2019’a yürüyor
4.7.2017
Müfredat: Sorun muhafazakarlaşma değil, vahhabileşme
29.6.2017
Başkan’ın yakın halkası (Hızlandırılmış kursumuz yoktur)
27.6.2017
OHAL’de ‘herhal’de aşk
23.6.2017
Adalet için yola düşenler ve yoldan çıkanlar
16.6.2017
Bir gazeteci davası, onlarca dram
13.6.2017
Deniz’ler, Aybüke’ler: Evlatlarını ayırt etmeden sev Türkiye
9.6.2017
Kadın, saç, mehter marşı
6.6.2017
Satın, satın... Memleketi toptan satın!
1.6.2017
Gezi’nin yıldönümü: Biraradayız, yan yanayız!
30.5.2017
Onca kötülük varken iyiliği görebilmek
25.5.2017
Yıkımı fon yapıp instagram’da paylaşmak
23.5.2017
Kamu çalışanlarının keyfi ihracı, kapkaranlık bir Türkiye demek
18.5.2017
Uranyumu açıkta bırakan devlet, nükleer santral hevesinde
16.5.2017
Orospu diye bağırsalar, tükürseler de kadınlar yılmadı
11.5.2017
Öğretmenini sivil ölüme zorlayan ülke
9.5.2017
Doğru soru: Panzerin Silopi’de ne işi var?
4.5.2017
'Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın' kafası
2.5.2017
Erdoğan o köprüleri bizzat attı
27.4.2017
‘Nasıl geçti habersiz...’ dememek için
25.4.2017
Çocuklara nefreti öğretmeye doyamadılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8