İngiltere gibi demokrasinin beşiği sayılan ülkelerde de, örneğin, polisin, orantısız güç kullanımı ya da kötü muamelesi, korumaları altında olan kadınları, tecavüz gibi eylemlerle istismar etmeleri gibi vakalar yaşanmaktadır. İngiliz The Guardian gazetesinin, 30 haziran tarihli sayısında, birinci sayfadan İngiliz polisinin, gözaltında tutulan kadınlara kötü muamelesi ya da cinsel istismarı olaylarıyla yetkilerini kötüye kullandıkları haberi vardı. Haber, İngiliz polis teşkilatı içinde, suçlu zannıyla gözaltına alınan kişilere yönelik kötü muamelenin caydırıcı hale getirilmesi amacıyla gerekli önlemlerin alınmadığı üzerine kuruluydu.

Türkiye’de de malum genelinde kamu görevlileri özelinde ise asker ve polisin kötü muamele olayları yaygındır ve kendilerini bu davranışlarından alıkoyacak caydırıcı bir mekanizma istenilen düzeyde değildir.

Birkaç gündür Taraf’ın manşetinde, işkence, tecavüz ve kötü muamele suçlarını işlediği iddia edilenSedat Selim Ay’ın, Terörle Mücadeleden Sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılığı’na getirilmesi konusu işleniyor. Bu haberlerle ilgili suskunluğunu koruyan ve hakaretamiz sözleriyle toplumda rahatsızlık yaratan bir isim olan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e, bu üst düzey Emniyet görevlisiyle ilgili nasıl bir tasarrufta bulunacağını ve iddialarla ilgili neler söyleyebileceğini sorma fırsatım oldu. Bakan Şahin’in, soruma yanıt olarak “Haberi incelemedim,”demekle yetinmiş olması, Türkiye’de hesap verme sorumluluğunun ne denli eksik olduğunu yeniden gündeme taşır nitelikte. İngiltere’de yukarıda değindiğim polis teşkilatı içindeki yaşanmakta olan insan hakları ihlalleri karşısında siyasi iktidar hesap verme sorumluluğunun bilincinde.

Bakan Şahin’den, Selim Ay konusunda daha detaylı bir bilgi vermesini beklerdim topluma hesap verme sorumluluğu gereği. Mesai arkadaşlarının koruma refleksiyle mi bilemiyorum, Selim Ay ile mesai yapmış üst düzey bir Emniyet görevlisi, dün beni telefonla arayarak, arkadaşına, bizim manşet haberlerimizle yargısız infaz yapıldığını savundu. Bu üst düzey Emniyet görevlisi, değil işkence yapmak sivrisineği bile ezmeyecek karakterde olduğunu belirttiği Ay için bu anlamda kefil olabileceğini bile söyledi ve eleştiri oklarının hedefindeki eski mesai arkadaşıyla ilgili şu anekdotu da anlattı;

“Diyarbakır’da ilk KCK operasyonlarının yapıldığı 2009 yılı idi. Bu operasyonda aralarında Öcalan’ın avukatlarının da bulunduğu 53 kişi yakalanmıştı. Sedat Ay o sırada Diyarbakır’da Terörden Sorumlu Müdür Yardımcısı idi. KCK bağlantılı gözaltına alınanlar, Adliye’de sorgulandıkları sırada, Selahattin Demirtaş ve bir grup milletvekili adliyede bu kişileri ziyarete geldiler. Tam o sırada 53 kişiden 52’si için gözaltı kararı çıktı. Bu sırada adliye binasının dışında toplanan kalabalık KCK gözaltılarını protesto ediyordu. Bu esnada Demirtaş ve diğer milletvekilleri, KCK sanıklarını ziyaretleri sonrasında bina dışına çıktılar ve aralarında Selim Ay’ın da bulunduğu biz Emniyet görevlilerine yaklaşarak, el sıktılar ve KCK sanıklarına iyi muamele gösterildiğini belirterek, ‘misafirperverliğiniz için teşekkür ederiz,’ dediler.”


Ay’ın bu eski mesai arkadaşı, “16-17 yıl terörle mücadele eden Emniyet görevlileri arasında haklarında dava açılmamış adam yoktur,” diye de ekledi telefon sohbetimizde.

Başbakan Erdoğan, önceki gün akşam AK Parti Genel Merkezi’nin terasında, Ankara’daki yabancı büyükelçilere verilen iftar yemeğinde, “insanı yaşat ki devlet yaşasın,” özdeyişini tekrar ediyordu. O zaman yapılması gereken, devlet görevlilerinin kendilerine verilen yetkileri, insanı yaşatmak için kullanmalarına teşvik edilmeleridir, korunmaları değil.

 


Janet, dinî ve resmî nikâhla evlendi...


Janet Douglas
, İngiltere’nin Türkiye Büyükelçiliği’nde sefirden sonraki ikinci kişi yani Müsteşar. İlk Türkiye görevi, genç bir diplomat olduğu yaklaşık 20 yıl öncesine rastlar. Janet, geçen cumartesi günü Ankara’da önce, Vatikan Elçiliği içinde yer alan kilisede yine bir İngiliz olan Tony ile dinî nikâh kıyılarak evlendi. Bu nikâh yaklaşık bir saat sürdü. Ardından, İngiliz Elçiliği’nin belki de Ankara’nın en güzel yeşilliğine sahip bahçesinde, resmî nikâh kıyıldı. Resmî nikâhı, Çankaya Belediyesi’nden bir memur neredeyse 15 dakikadan az bir zaman içinde kıydı. Benim dikkatimi çeken iki nikâh arasındaki zaman farkı idi, biri neredeyse bir saat diğeri 15 dakika bile değil. Aslında nikâh kıyımı süresinin uzun olması, evlilik kurumuna olan özeni de gösteriyor gibi geldi bana, yanılıyor muyum acaba. Neyse, iyi bir dost olan Janet’e, Tony ile yaşamında ömür boyu mutluluklar diliyorum.


[email protected]

  • Abone ol