Sorunun cevabı evet. Ve olay Türkiye'de geçiyor.

“Yeni Türkiye” idealinin en temel unsurlarından biri yeni bir toplumsal sözleşme oluşturulması. Tavandan zor empoze edilen kimlikten, ideolojiden farklı olarak, farklılıkları kabul eden, bunları zenginlik olarak gören bir kimlik ve söylem inşası. Vatandaşlar arası ilişkinin yeniden tanzim edilmesi, vatandaş devlet arasındaki münasebetin yeniden tanımlanması.

Böylesi bir projenin kurucusu olmayı vadeden iki siyasi hareket var Türkiye'de: AK Parti ve HDP.
Hem ortaklar, hem de rakipler. Bir yandan benzer idealleri paylaşıyorlar, bir yandan farklılıkları üzerinden siyasi rekabet içindeler. Bambaşka geleneklerden ve ideolojik kökenlerden gelmelerine rağmen, içinde ortaklılar olan vizyonlar sunuyorlar seçmenlerine.

Bu iki partinin her politikasına katılmayabilirsiniz, bazı siyasi yönlerini eleştirebilirsiniz. Fakat haklarını teslim etmeniz gereken husus şu: Bu iki parti de “eski Türkiye” modeline tepki olarak doğmuş ve yeniyi arayan bir anlayışı temsil ediyor.

Bu yüzden bir yandan 21. yy'ın Orta Doğu tarihinin en önemli dönüm noktalarından olacak Türk-Kürt barışı için aynı masadalar. Ve yine bu yüzden siyasi rakipler, AK Parti HDP'nin, HDP AK Parti'nin seçmenine talip.

Bu hafta sonu Genç Siviller'in bir organizasyonu ile HDP genel başkanı Selahattin Demirtaş ile, içlerinde Türkiye, Yeni Şafak, Akşam, Sabah, Habertürk gazetelerinde yazan gazetecilerin bir kısmının ve bazı STK temsilcilerinin olduğu bir grup bir araya geldi. Demirtaş partisinin vizyonunu, çözüm sürecine dair bilgileri ve seçim stratejilerini anlattı. Zor sorular soruldu, HDP'ye ilişkin sert eleştiriler dile getirildi. Demirtaş, bu zor sorular karşısında nezaketini koruyarak, kendi perspektifini aktardı, eleştirileri dikkatle dinledi. Demirtaş'ın neden popüler olduğunu anlamak güç değil. Siyaseti seven, karizması yüksek, hazır cevap, genç bir lider. Toplantıya dair bir “off the record” kuralı olduğu, yani kayıt dışı olma şartı olduğu için, daha fazla detay veremiyorum. Ancak Demirtaş'ın farklı görüşlere olan saygısının ve nezaketinin etkileyici olduğunu, HDP'yi zaman zaman (ve bazen sert bir şekilde) eleştiren bir gazeteci olarak, not düşmeliyim.

Malum, HDP'nin seçime parti olarak girme kararı konuşuluyor. Bu karar sonrasında Türk solunun arkaik temsilcileri HDP'ye akıl verme yarışına girdi. Türkiyelileşme ideali olan, limitlerini zorlamak isteyen Kürt hareketinin bu tercihi tuhaf argümanlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.

Hürriyet gazetesine mülakat veren Korkut Boratav'ın sözleri tam da buna bir örnek. Cansu Çamlıbel'in sorularını cevaplayan Boratav, “HDP'nin seçimlere parti olarak girmesi Türk solunu 'satmak'tır” diyor. Buna cevaben İdris Kardaş'ın dediği gibi “e hadi inşallah” dışında bir şey denemez sanırım.

Kemalizm ile arkaik bir Stalinizm'i kombinleyen Türk solunun kendine hayrı olsa, muhtemelen Kürt hareketine bir parazit olmak yerine, kendi kitlesine güvenerek siyasi başarı peşinde koşar.

Fakat bunun da ötesinde, HDP eğer barajı aşmak istiyorsa, oylarını arttırmak istiyorsa Türk solundan ziyade başka bir kitleye dümen açmak zorunda...

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş'ın oy artışı Cihangir'den, Kadıköy'den, Beyoğlu'ndan, Beşiktaş'tan gelmedi. Daha önce AK Parti'ye oy veren Kürtler'den geldi. (*) Demirtaş'a ilk defa oy verenlerin %92'sinin CHP dışı seçmen yani AK Parti seçmeni olduğu söyleniyor.

Bu yüzden HDP barajı aşmak niyetindeyse, 1950 yılında Moskova Devlet Üniversitesi kantininde dağıtılan Stalinist bildirileri andıran veya solu bir seküler hayat biçimine indirgeyen anlayıştan çıkarak, yeni bir şey söylemesi gerekiyor. Çoğunluğa göz kırpması gerekiyor.
2015 seçimlerinden temennim HDP'nin barajı geçmesi ve AK Parti'nin oyunu arttırması. Yeni Türkiye idealini temsil eden hareketlerin güç kazanması, eski Türkiye anlayışının bir kere daha seçim sandığında yenilmesi. AK Parti ve HDP'nin yeni bir toplumsal mutabakat projesine girmesi, sivil demokratik bir anayasaya ortak imza atması.

Yani, bu iki siyasi rakibin ortak bir gelecek kurması...

.....

(*) http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yildiray-ogur/581824.aspx

  • Abone ol