Mobil isyan

Bu başlık kabarmış duygularla atılmış gelişigüzel bir başlık değil. Özellikle son birkaç gündür Taksim Gezi Parkı’nda yaşanan olaylar küçümsenecek gibi değil. Akademisyenlerin ciddiyetle incelemesi gereken sosyolojik bir olay. Daha şimdiden Türkiye’de 10’un üzerinde ile sıçradı... Bununla da kalmadı yurtdışına da sıçradı. Amerika’nın çeşitli kentlerindeGezi Baharı’yla dayanışma toplantıları düzenleniyor, gruplarFacebook’ta örgütleniyor, her şey ışık hızıyla yayılıyor.

Yabancı basın da gelişmeleri anında idrak etti. Çünkü Taksim’de bulunan eylemciler, tanıdıkları yabancı gazeteci ve medya kuruluşlarının Twitter hesaplarına, İngilizce mesajlar attılar. Dolayısıyla dünya medyasının da gözü ânında olay yerine çevrildi. Önceki gün CNN’in ana sayfasındaydı Gezi eylemleri. Dün bütün büyük gazetelerdeydi. Viral haberciliğin yeni öncüsü NowThis.com’un da dünkü ilk haberiydi.

Ben hasta anneme bakmak için İstanbul dışındayım. Dolayısıyla Taksim’de değildim. Önceki günkü gelişmeleri Twitter’dan sanal olarak izledim, eyleme bir anlamda sanal olarak ben de katıldım...


İşte gözlemlerim:

Türkiye halkı böyle bir dayanışma görmedi. Polisin hangi sokakları kestiği, nerede boşluklar olduğu, internetin çektiği noktalar, atılan ve RT yapılarak çoğaltılan twitlerle saniyede yayılıyordu. Dolayısıyla kendi kendini otomatize etmiş bir ordu gibiydi eylemciler.

Polisin göstericilere nasıl vahşice saldırdığını yine atılan twitlerle, paylaşılan fotoğraf ve videolarla öğrendik. Yani gazeteciye hiç gerek yoktu. Ellerindeki mobil cihazlarla, yurttaşların kendisi birer gazeteci olmuştu.


Twitter
’dan eylemleri izleyenler OccupyGeziDirenGezidirengaziparki,GeziParkıCanlaBaşlaHer Yer Taksim Her Yer Direniş gibi etiketlere tıklayarak sadece eylemlerle ilgili yazılan twitleri görüyordu. Müthiş iyi işleyen bir haberleşme ağı kurulmuştu.


Beyaz TV
’de eylemcileri saldırgan olarak gösteren ve aralarında bu gazetenin eski yazarı Kütahyalı’nın da bulunduğu bir grubun program yaptığını yine dolaşan twitlerden öğreniyorduk... Ve bir twitdaşın onlar için yazdığı; “allah belanızı versin” yorumunu da...

Televizyonlar, olan bitene karşı çok sessizdi: hatta gazeteci Yavuz Baydar, Taksim Meydanı’nın burnunun dibinde olan HaberTürk için şöyle bir yorum yaptı: “Olayların ortasındaki görkemli Haberturk TV’de delilik, şizofreni vs. üzerine canlı yayın sürüyor. Günün anlamına uygun, Tavsiye edilir.”  Gaziantep’te yaşayan yazar- akademisyen Ahmet Aslan ise Show TV’nin yayınını ti’ye alıyor: “Şu an ‘millete hizmet yolunda’ var. Şaka değil gerçek” diye yazıyordu.

İnternet medyası televizyonlar gibi duyarsız değildi. TV’ler duyarsız olsa ne olur, Bilgi Üniversitesi’nden Erkan Saka’nın twitinden Norveç televizyonunun (Vgtv.no) Taksim’den canlı yayın yaptığını öğreniyorduk.

Farklı siyasi kesimlerin tek bir ortak ruh etrafında birleştiği Gezi Baharı eylemlerinde, dayanışma müthişti. Ünlüler de ünsüzler de bu dayanışma zincirinin halkaları arasındaydı. GQ Türkiyeyazarı Yiğit Karaahmet, soğuk limonata yaptığını, isteyen yaralıların dinlenmek ve duş almak için evine gelebileceğini yazıyordu. Serra Köker adlı bir vatandaş, biber gazından korunmanın yollarıyla ilgili yol gösteren bir linki paylaşıyordu. Alin İnkaya duş almak yemek yemek ve doktor ihtiyacı olanları evine çağırıyordu. Filiz Telek ise “Parası biten ve aç olan kardeslerimiToro ya beklerim Hersey limitsiz ve ucretsizdir” diye yazıyordu. Aktivist yurttaş gazeteci grubu Ötekilerin Postası ise gaz maskesine ve doktora ihtiyacı olanlar için gönüllü hizmet veren kişilerin telefonlarını twitliyordu. Siyasetten uzak durmaya çalışan Popüler şarkıcılar bile kendini tutamamışlardı. Yeşim Salkım eylemcilere yararı olacak twitleri RT ederek yayıyordu. Divan Oteli ve Harbiye Orduevi yetkilileri polis şiddeti nedeniyle yaralananları içeri alıp, yardım ediyorlardı. Ece Dorsay “İstanbul ayaklar altında” adlı bir videoyu YouTube’a yüklüyordu.

Bitirelim artık ve soralım: Peki bütün bunlar neden oldu? Cevabını ben vereyim: İnsanların seviştiği, öpüştüğü, çocuklarını gezdirdiği, gençliğinde yürüdüğü bir parkı zorla yok etmeye kalktığınız için oldu. Pis bir beton yığınına dönüşen İstanbul’un nadide bir yeşil alanını açgözlülüğünüze kurban etmek istediğiniz için oldu. Bütün bunlara duyarlılık gösteren İstanbul halkının hislerini küçümsediğiniz için olduPeki, olaylar neden bu kadar büyüdü? Çünkü polis baskısı ve yetkililerin küstah tutumu, insanların içinde bastırdığı öfkeyi patlattı.

Başöğretmen gibi halka parmak sallarsanız, kürtajıdır, içki yasağıdır, köprülere katliamcı padişah ismi vermesidir, tamgaz gider ve gelen tepkilere de aldırmazsanız, olacağı budur...

***


AKP’li başkan: Kentime kilit vuracaklar

Geçen hafta sonunu Side’de geçirdim. Benden daha iyi biliyorsunuzdur. Antalya yöresinin en köklü turizm bölgesi Side. Bu nedenle diğer bölgelere de öncülük etmiş güzel bir sahil kasabası. Side’yi diğer Antalya sahil bölgelerinden ayıran en önemli özelliklerden biri ise bir antik kentin tam içinde yer alıyor olması.

Kaldığım otelin emektar güvenlik görevlisiyle sohbet ettik, “Bu otele 20 yıldır sürekli gelen müşteriler var” diyor. Sahil boyunca biraz yürüdüğümde ve turistlerle konuştuğumda anlıyorum ki Amerikan emeklileri için Florida neyse Alman emeklileri için de Side öyle bir yer.

Side’deyken kente canlılık kazandıran Airshow etkinliğine de tanık oldum. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen pilotlar birbirinden farklı uçak modelleriyle Side’nin mavi gökyüzünde akrobatik gösteriler yaptılar. Side için göğüs kabartıcı bir etkinlik, bravo.

Buranın genç ve zinde Belediye başkanıyla A. Kadir Uçar’la da tanıştım, birlikte antik kentte büyük uğraşlarla yeniden ayağa kaldırılan Thyke Tapınağı’nı gezdik. Başkan biraz üzüntülüydü çünkü Side belediyesi Büyükşehir Yasası nedeniyle Manavgat’a bağlanacak. Biraz isyankâr konuşuyor başkan, “Doğup büyüdüğüm kentimi kapatacaklar. Side’nin geçmişten gelen bir turizm, tarih ve kültür deneyimi var; şimdi böyle bir yeri Manavgat’a bağlayacaklar, oradan burası nasıl yönetilir ki.”

Eee... Ne düşünüyorsunuz, sizce başkan haksız mı...



[email protected]

twitter.com/hidirgevis

http://www.taraf.com.tr/hidir-gevis-2/makale-mobil-isyan.htm

  • Abone ol