İnsan niye ağlar hiç düşündük mü?

Ağlamak insanların yaşadığı soruna göre değişir,kimisi hasretten,kimisi ayrılıktan,kimisi ise acıdan kederden,aşktan ağlar..

Yani ağlama da damar damar, tek tip bir ağlama yok..

Bu ağlamaların içinde bir de sevinç göz yaşlarını katalım bu da bir ağlama ama hüzünden,hasretten duyguları farklıdır.

Gülme konusunda insan  ağlamak kadar çok yönlü bir duyguya sahip değil.

Gülmenin kaç çeşidi var,bir tebessüm etmek var bu genellikle kerhen yapılan bir şey veya ayıp olmasın,diye.. birde insanlar öfkesini yatıştırmak için gülmeye çalışanlarda olurmuş.Herhalde en rahat gülmek kahkaha atmak olsa gerek.Kahkaha insana bir duygu boşalmasını sağlıyor gibi geliyor bana.

Bazen deriz ya güleriz ağlanacak halimize, diye.Bu da yaşamın ciddiyetini kavramamak mı yoksa oluruna mı bırakmak.

Birde gereksiz yerde gülenler vardır bu tipleri anlamakta insan zorluk çeker..Ama insanoğlu ona da bir yakıştırma yapmayı ihmal etmemiş;pişmiş kelle gibi sırıtıyor derler.

Zor günler yaşamayan güzel günlerin kıymetini bilmezmiş.

Sağlık sorunu yaşamadan sağlığın önemini kavrayamadığımız gibi.

Yoksulluk çekmeyen yoksulun halini anlamaz.

Halini anlayanın kapısını çalarsın,derdini dinlemeyenin değil.

Sen sorununu anlatırken karşındaki hiç oralı değilse,boşuna nefes tüketmiş olursun.

Boşuna dememişler el elin eşeğini ıslık çalar gezer,diye.

Duyarlı insan sorumluluk duyan ve olaylar ve sorunlar karşısında fark yaratan kişidir.

Duyarlı kişi,her yaşanılan olumlu veya olumsuz kendisinin de yaşayacağını düşünen bir inceliği vardır, diğerlerinden farkı da buradan gelir.

Ağlayanın malı gülene hayır getirmez sözü beni çok duyulandırır;başkalarını ne kadar etkiler onu bilemem.

Ağlama acındırmayı da içinde taşıyan bir eylemdir aynı zamanda.

Sahte ağlamalara boşuna dememişler ya timsah göz yaşı döküyor,diye.

Neden timsah göz yaşı;Timsah ilk önce avladığı hayvanı yerken ağlayarak yermişte ondan demişler.

Güzel bir sözdür timsah göz yaşları, sahte ağlamaları ifade etme anlamında.

Ağlarken insan çok çirkinleşirmiş,gülerken ise güzelleştiği iddia edilir .

Gerçi her gülene gülmek pekte yakışmaz;dişleri ve çene yapısı bozuksa çokta iyi bir görüntü vermez.

İnsan gülmesini de ağlamasını da gerekçelendirir;durduğu yerde bir ağlayayım veya güleyim,diye bir karar vermediği gibi.

Allah hayrını versin hiç güleceğim yoktu gibi.

Gelen kötü bir haber içime kor gibi düştü;ağlaya ağlaya göz pınarlarım kurudu,derler.

Allah kimseyi gülmeden geri koymasın,deriz de;ağlamak için böyle bir temennisi olmaz insanın.

Bazı dengesizler vardır, biraz ağlayıp biraz gülenler de yok değildir insanlar içinde.

Toplum içinde ortada gülünecek bir şey olmadığı halde gülene;götü açık mı var ne gülüyorsun diye tepki gösterirler.

Birde düşündürerek güldüklerimiz vardır.Van da geçen fıkra gibi bir öykü:

Bir Kürt vatandaşdışarıdan ilkokulu bitirme imtihanına girer.

“öğretmen  yaz” der Kürt Vatandaşa.

“Ne  yazacağım öğretmen bağ” der vatandaş.

“Ali camı kırdı!..”

“Öğretmen bağ, Ali’nin Allah belasını versin, sen benim diplomayı ver ben camı taktırayım” der, Kürt vatandaş öğretmene.

Böylesi de hayatı pragmatik bakarak geçiştirenlerde az değildir.

Aç ayı oynamaz sözü ne kadar geçerli ise; aç insan da gülmez,huzursuz ve sağlıksız insan kahkaha atamaz.Özden  gelmeyen ağlama da gülme de sırıtır.

Ağlamak bazen de insanı psikolojik olarak rahatlatır, terleyip de duşa girmek gibi rahatladığımız anlarda yok değildir..Bir insanın ağlaması da gülmesi de normal bir şeydir,aşırısı düşündürür ama hiç gülmemesi ve ağlamaması da bir rahatsızlığın işaretidir.

Kendi işlediği suçu çocuklarının çektiğini düşünen bir mahpus şöyle anlatır duygularını:

Nakışçıydım camilerin içinde/günah benim yavruların suçu ne,der.

İşte suçu olmayanında suça ortak olduğu bir hayatı paylaştırır yaşam.Mahpusun dile getirdiği gibi..

Hayat çetrefil bir yaşamdır nerede ne olacağını ve neye ağlayacağımızı neye güleceğimizi bilemediğimiz gibi.

Herkesi iyi tanıdığımız iddia ederiz ama kendimizi ise hiç tarif edemeyiz.

Aslında insan oğlu ömrünü kendini tanımanın mücadelesini verir ama buna da ömrü yetmez.

Neye ağlayıp neye güldüğümüz bilmediğimiz gibi.

  • Abone ol