Türkiye kamuoyunu meşgul eden Mısır’daki askeri müdahale başta olmak üzere çeşitli tartışmalar arasında, 30 Haziran’da dünya medyasını sarsan haber gürültüye gitti.

 

Söz konusu habere göre bir Amerikan istihbarat yetkilisi olan Edward Snowden, ABD istihbarat örgütlerinin Avrupa Birliği yanında Almanya başta olmak üzere Fransa, İtalya, Yunanistan, Japonya, Meksika, Güney Kore, Hindistan, Suudi Arabistan, Irak ve, evet, Türkiye gibi müttefikleri aleyhine elektronik dinleme araçlarıyla casusluk yaptığını açıklıyordu. AB aleyhine casuslukta, Brüksel’deki NATO merkezinin kullanıldığı da Snowden’in ifşaatları arasındaydı.

Casusluk faaliyetlerinin başlıca amacının AB’ye üye ülkeler arasında dünya sorunları konusunda görüş ayrılıkları hakkında bilgi toplama olduğu belirtiliyordu. Alman adalet bakanı, Washington’dan bir açıklama isterken, ABD’nin davranışının “soğuk savaş sırasında düşman faaliyetlerini anımsattığını” söylüyordu. Fransa, AB ile ABD arasında yürütülmekte olan serbest ticaret sözleşmesi görüşmelerinin askıya alınmasını talep ediyordu.

Bir büyük uluslararası skandal da, 3 Temmuz’da gündeme geldi. Fransa, İspanya ve Portekiz, Washington’un baskısına maruz kalarak, (Moskova havaalanında transitte tutulan) Snowden’in de içinde bulunabileceği gerekçesiyle, uluslararası hukuk ve diplomatik dokunulmazlık hiçe sayılarak, Moskova’dan dönen Bolivya Başkanı Evo Morales’in uçağına geçiş izni vermedi. (Fransa ve İspanya, sonradan Morales’ten özür diledi.) Uçak, Viyana’ya inmek zorunda bırakıldı. Bütün Latin Amerika ülkeleri ABD’nin Avrupalı müttefikler üzerinde uyguladığı baskıya büyük tepki gösterdi. Ardından Bolivya, Venezuela ve Nikaragua Snowden’e siyasi iltica vereceklerini açıkladı. (Rivayete göre, Snowden bugünlerde Moskova’dan Küba’ya geçti.)

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Brezilya gazetesi “O Globo”, 9 Temmuz günü Snowden’in sızdırdığı bilgilerin ABD’nin sadece Meksika değil bütün Latin Amerika ülkeleri aleyhine casusluk faaliyetlerinde bulunduğunu gösterdiğini yazdı. Şimdilerde bütün Latin Amerika ülkeleri öfkeyle, Washington’dan açıklama talep etmekte.

The Economist’e göre, Avrupalıların ve diğerlerinin ABD’ye öfkeli tepkilerinin anlamı yok. Çünkü, örneğin Fransa da ABD aleyhine casusluk faaliyetleri yürütüyor. ABD özellikle terörizme ilişkin istihbarat bilgilerini müttefikleriyle paylaşıyor. ABD–AB serbest ticaret sözleşmesinin askıya alınması söz konusu olamaz, çünkü karşılıklı çıkara dayanıyor. Ayrıca, ne olursa olsun ABD, Britanya ve Kanada gibi çok yakın müttefikleri dışındakiler aleyhine istihbarata devam edecektir. (6 Temmuz 2013) Ankara’nın, Britanya’nın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i dinlediğine ve ABD’nin Türkiye aleyhine istihbarat topladığına dair haberler konusunda ilgili hükümetlerden bilgi istemekle yetinmesi, derginin yorumunu teyid etmekte.

Bu arada ABD’de yapılan yoklamalara göre, Amerikalıların % 54’ü Snowden’in yakalanıp yargılanmasını istiyor. (Yani onu suçlu, “hain” addediyor.) Ne var ki 18–29 yaş arasında olanların, yani Amerikalı gençlerin % 60’ı buna karşı çıkıyor; Snowden’in açıklamalarının halkın çıkarına olduğunu düşünüyor. (Yani onlara göre Snowden bir “kahraman”.) Benim yaşım 70’e yaklaşıyor, ama ben de Amerikalı gençler gibi düşünüyorum… Snowden, ABD hükümeti gözünde ve yasal açıdan suçlu olabilir, ama Amerikan dahil dünya halkları gözünde ve siyasal açıdan bir kahraman. Dünya siyaseti, muhakkak ki, WikiLeaks başkanı Julian Assange ve Edward Snowden gibi kahramanlar sayesinde şeffaflaşıyor.

  • Abone ol