Karma eğitim erkek ve kadınların aynı eğitim kurumunda ve aynı sınıflarda birlikte eğitim alması olarak tanımlanmaktadır ve bu durumun zararları mı var yoksa faydaları mı, eğitimcilerden çok gazeteciler, sanatçılar ve siyasiler tarafından tartışılmaktadır.Eğitimcilerden çok karma eğitimi siyasilerin tartışması, olayın eğitsel izahından ziyade komu oyunun kafasını karıştıracak farklı söylemleri beraberinde getirmektedir.

İlk örnekleri 19. yüzyılın sonlarında Kuzey Avrupa’da görülen ve daha sonra 20. yüzyılın başlarında Orta Avrupa’da ve Amerika’da yaygınlaşan karma eğitim, kızların ve erkeklerin ayrı okullarda veya ayrı sınıflarda eğitim görmesinin eğitsel yararları ve sakıncaları birçok bilimsel araştırmaya konu olmuştur. Ülkemizde ilk kız öğretmen okulu Tanzimat döneminde açılırken, bazı gayrimüslim okullarda karma eğitim görülmektedir. İlk karma eğitim uygulaması Tevhidi Tedrisat kanunundan sonra Milli Eğitim Temel kanundan yapılan değişiklikle tam anlamıyla uygulanmaya konmuştur.

28 Şubat sürecine kadar ülkemizde mesleki açıdan eğitim veren bazı okullar sadece kız ve erkeklere yönelik eğitim-öğretim verirken, bu dönemden sonra imam hatip ve Anadolu liselerinin ortaokul kısımlarının kapatılması ile karma eğitime geçmek zorunda kalmıştır.
12 yıl eğitimin yasalaşmasından sonra tekrar bu okulların ortaokul kısımlarının açılması ile karma eğitim tartışmaları yaşandığı görülmektedir.

Dini değerlere büyük oranda sahip olan toplum yapımımızın eğitimde başarısızlıkların sebebini karma eğitime bağlayan görüşlerin varlığının yanında, cumhuriyetin kuruluş felsefesine karma eğitimin daha uygun olduğunu ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmanın şartlarından birinin de karma eğitim olduğunu savunan görüşlerde bulunmaktadır. Önemli olan günü birlik siyasi tartışmaların konusu olmaması gereken bir durumu gerçek anlamda eğitsel olarak ele almamanın yanlışlığının fark edilmemesidir.

ABD, Avustralya ve AB'de karma eğitim veren devlet okullarının yanında kız erkek ayrı olarak eğitim veren kurumların varlığı her geçen gün artmaktadır. Bu ülkelerde karma eğitimin varlığının yararlarını ve zararlarını bilimsel raporlar doğrultusunda objektif olarak ortaya koymaları ve siyasi tartışmalardan uzak tutma gayretlerini ülkemiz ile karşılaştırdığımızda, eğitime verilen bilimsel değer farkını ortaya koymaktadır.

Yapılan araştırmalarda karma eğitimin akademik başarıya etkisi mi daha fazla yoksa ayrı eğitim verilmesinin mi akademik başarıya ve öğrencilerin gelişimine etkisi daha fazla bunu ele almak zorunludur.Bunun yanında öğrencileri cinsel gelişimlerinin hangi tür eğitimle daha sağlıklı olacağı, bu olayı sadece eğitsel açıdan değil, çok yönlü araştırmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Yurt dışında yapılan araştırmalarda belirgin bir farkın ortaya konulamadığı görülmektedir. Ama aynı araştırma sonuçlarının ülkemizde elde edileceğini düşünmekte yanlış olabilir.

Karma eğitimi isteyen Veli ve öğrencilerin yanında karma eğitimi savunan siyasilerin olması ne kadar doğal ise karma eğitimi istemeyen veliler ve siyasilerin olması da bir o kadar doğal olarak görülmelidir.Burada sadece tek bir çözümün dayatma olarak lanse edilmesi beklenilen faydaları getirmeyeceği unutulmamalıdır. Karma eğitimi veren okulların yanında her öğretim kademesinde ayrı eğitim veren okulların yaygınlaşması ile seçme hakkını ailelere ve öğrencilere vermek en doğru seçenek olarak görülmektedir. İstediği okulda karma veya ayrı olarak eğitim almak her bireyin özgürlüğü çerçevesince değerlendirilmeli ve bu özgürlük desteklenmelidir.

  • Abone ol