İktidarın eteğine yapıştın mı bir kere, ne haysiyet kalır, ne fikir... Kala kala laf cambazlığından müteşekkil mülevves bir zikir! Çiğnemekten tadı kaçmış sakız misali tekrarlar durursun aynı herzeleri, biraz da duygu sömürüsü yaparsın ki, o da zaten şu sıralar bir kısım mütedeyyin münevverlerinizin ‘mağduriyet edebiyatı’... Aruz vezinli, bolca arabesk, illa ki mübalağa!


Böylesi bir güruh ne yapacak, bir dönemin yol arkadaşları karşılarına çıkınca, eski düşmanlarına nasıl saldırdılarsa öyle saldıracak... Ama bir mesele var, karşındaki darbe yapmış ordu olmayınca, biraz yılan oynatıcının karşısındaki kobra misali kıvırtacaksın bir sağa, biraz daha sağa, sonra hangi deliği bulursa! Zekâdan yoksun kurnaz misali hep aynı örnekten yola çıkmak zorundalar, zira ‘darbe’, ‘vesayet’, ‘dış mihrak’ dediler mi sanıyorlar ki, her türlü pisliğin üstünü örtecekler. Neyin üstünü? Artık herkesin dilinde olan yolsuzluk dedikodularının yenilir yutulur olmayan iddialara dönüşmesinin. Kim tarafından? Brütüs! Hançeri vuranı bir zamanlar kendine ‘tetikçi’ kılmakta beis görmemişsen eğer, ne yapacaksın, arsızca ağlanacaksın!

İşte öyle ağlanıyor ekranda, geçenlerde bir kadın milletvekiline çamur atmayı iğrenç bir düzeysizliğe ‘yükselmiş’ bir hanım. O hanım ki evinde ayakkabı kutusunda para saklayan genel müdürünün bankasından akraba kontenjanıyla gazete patronu olmuş birinin kanalında parlattı şöhretini! ‘Komplo’ diyor, ‘hıyanet’ diyor, ‘ayıp, edep’ diyor! Suratında korku ve şaşkınlıkla; “Madem yolsuzluk var niye daha önce ortaya sermediler? ” diye sızlanıyor. Sizden iyi bilen var mıdır bu ayak oyunlarını; iktidarı paylaşmışsan, bu iddialara katlanmayı da bileceksin değil mi ama! Akı karası belli olsun, maksat ahali aydınlansın! Utanmayın, ‘devleti paylaştık dönüm dönüm’ diye açıklayın, sonra da edepsizce tez ‘mağdur’ yaratmaya çabalayın. Oldu!

Hadi bu hanımın naturası böyle. Bir de seviyeli takılanlar var... ‘Yeni bir Türkiye’ kurmak için canla başla kalem oynatan tayfadan. Bir zamanlar ayakkabı logolu bir grup ‘sivil’ gençtiler, şimdi iktidara kefiller ve çok sefiller! Bunlardan birisi bir yazı döşenmiş ki, jöle kıvamında! Nepokratik doğası iyice açığa çıkan iktidarı savunmak için demagojinin en çirkefi! Bakın şimdi, ona bir başka ‘ucundan kenarından’ sivil hatırlatıvermiş, ‘kullanışlı aptallar’ terimini. Bunlar entelektüeldir ya, ezberci cinsinden!.. SSCB döneminde Batılı aydınların nasıl kullanıldıklarının cilalı hikâyesi. Nereye bağlayacak, tabii ki zincirle kendini bağladığı iktidar kazığına! Eski dostlarının şimdiki adı ‘çete vesayeti’. Ordu tamam, derin devlet tamam, şimdi Hizmet Hareketi’ni temizlemek gerekiyormuş. Demeye getiriyor ki; “Aman bu çeteye kanmayın aydınlar, ‘kullanışlı aptallar’ olmayın. En iyi, en demokrat, halkın sevgilisi, Kürtlerin dostu, en demokrat AK Parti iktidarına destek verin”. İyi güzel de, ‘bugünün şantajcısı’ dün size ‘hizmet ederken’ pek muhterem değil miydi?

“Hırsız var mı, yolsuz var mı bu iktidarda” diye sormaya filan zaten cesaret edemez. Hırsızı savunmaya kalkışırken hırlar. Fakat Allah’ın sopası yok tabii! İki yıl önce aklınca laf sallamaya kalkıştığı Türkiye soluna, “Keşke 12 Eylül’den önce sol da bugün cemaat gibi orduda emniyette örgütlü olsaydı da darbe olmadan teşhir edilseydi” tavsiyeli tweet’i ortaya saçılıverir.

Bitmedi! ‘Şafağı atmış’ bir güruh televizyon ekranından komplo teorileri zırvalar. Gömülmüş Nabucco boru hattı, Irak petrolleri, İran’la enerji işbirliği yüzünden paragöz Batılı güçlerin oyunuymuş. Yapma ya! Paraları emperyalistler zorla soktu ayakkabı kutusuna, öyle mi? Bir de 3Y’den de bahsederler utanmadan, ‘yasaklara, yolsuzluğa, yoksulluğa’ karşı mücadeleye yeminliymiş hepsi...

Bir yanda ‘cazgır hanımlar’, bir yanda ‘yalancı demokrat’, bir yanda hezeyan içinde komplo teorisyenleri! ‘Pabucumun demokratları’ diyelim, genel müdürün ayakkabı kutusuna atıverelim tüm pislikleriyle!


[email protected]
Twitter: @ceydak

  • Abone ol