3 Temmuz tarihinde başlayan şike süreci bize yarar mı sağladı  yoksa tam aksine zarar mı sağladı sorusunu düşündükçe , zarar seçeneği bende daha ağır basıyor. Zararları bir kefeye , yararları bir kefeye koyacak olursak bunu daha net anlayabiliyoruz.

Yarar açısından bakacak olursak , bu şike süreciyle birlikte herkesin söylediği "artık takımlarımız bu işlere bulaşmaya niyet ederlerse dahi bu fiillerini uygulamaya geçirmeden önce birkez daha düşünecekler"  sözü aklıma geliyor. Yani daha temiz bir futbol sunacak bu süreç. Evet bu büyük bir yarar tabiki. Başlı başına kefede ağırlığı tek başına sağlayacak bir neden. Kim istemez ki daha temiz bir futbolumuzun olmasını. Bundan daha büyük bir yarar olabilir mi ? Asla olamaz tabiki. Ancak bu yararı sağlamaya çalışırken bu şike sürecini bu denli uzun bir zamana yaymaları zarar bakımından kefeye birçok neden ekledi. Futbolu temizlemek için açılan davaların çok uzun sürmesi, Federasyonun mahkemeyi beklemesi ,mahkeme kararının 2.5 sezon geçtikten sonra çıkması o kadar çok zarara sebebiyet verdi ki bize,  bu davanın yararı ne olacaktı, davanın asıl amacı neydi onu unutturdu. Bu süreç futbolumuza yarar olarak geri dönecekken , gereğinden fazla uzamasıyla ibre yarardan çok zarar yöneldi.

Kararın çıkma süresinin uzaması , normal şartlarda " kişi suçu ispat edilinceye kadar masumdur" karinesinin olmasına karşın , halk arasında bu karine pek dikkate alınmadığı için her taraftarın gün geçtikçe karşı takımları daha çok suçlamasına yol açtı. Yargısız infazlar yapıldı. Herkes adı geçen takımları , yöneticileri ve oyuncuları amiyane tabir ile asıp , kesti. Hakaretler adeta havada uçuştu bu süreçle birlikte. Bu tartışmalar sonucunda taraftarlar arasında büyük kutuplaşmalar meydana geldi.  Taraftarlar arasında karşı tarafa yönelik kin ve nefretin artmasına sebep oldu. Bu kin nefret sahalarımıza yansıdı. Bu nefret söylemleri sahaya yansımakla da kalmayıp , yöneticilerin beyanlarınada yansıdı. Yöneticilerin sözlü kavgalara tutuşmasına sebep oldu.  Takımların birbirleriyle karşılaştığı maçlarda atmosferin daha da gergin olmasına sebebiyet verdi. Sürenin uzamasıyla oluşan bu saydığımız zararların yanında daha birçok olumsuz sonuç sayılabilir ve bu liste daha da uzayıp gidebilir. Bu zararların sonuçlarını somut olaylardan örnek vermek gerekirse de bu sezonun ilk yarısında gerçekleşen Trabzonspor taraftarlarının Fenerbahçe ve başkanları aleyhine stadlarında artan topluca hakaret veya Trabzonspor başkanının Fenerbahçe deplasmanında maç sonrası Fenerbahçe taraftarının baskısı nedeniyle bir süre stadda mahsur  kalması , sürecin uzun olmasından kaynaklanan somut zarar örnekleri olarak gösterilebilir.

Peki ne yapılabilirdi ? Daha önceden bu olayla karşılaşanlar ne yapmıştı ? 2006'da gerçekleşen İtalya'daki şike olayı üzerinden gidelim. Olayda ki söz konusu şike kamuoyuna Mayıs ayında duyrulmuştu . İlk karar aynı yıl içerisinde 14 Temmuz 2006'da çıkmıştı. Çıkan kararda bazı takımlar küme düşürülmüş , bazı takımların puanları silinmişti. Ardından klüplerin bu kararları bozma talebiyle üst mahkemeye gitmesinden sonra Temyiz mahkemesi 25 Temmuz'da son kararını verdi. Cezaların bazılarını onadı , bazılarını değiştirdi ve olayı halletti. Bizde 2-2.5 sene de çıkan kararların aksine 3-4 ayda olay tesbit edildi, incelendi ve karar verilerek , yaptırımlar uygulamaya konuldu. Suçlu bulanan kişiler men edildi, suçlu klüpler küme düştü veya eksi puanla başlama cezası aldı. Bu şekilde hızlı bir çözüm uygulanabilirdi. Çünkü süreci bu kadar uzatmak ismi geçen kulüpleri düşmekten , puan silmekten daha beter ettiği aşikar . İtalya'daki gibi takımları direk öldürmedik belki fakat takımlarımızı çokça süründürdük, öldürmekten beter ettik adeta. Belki 1 sene ceza çekerek kurtulacağı yerde , 2.5 sene boyunca üzerlerine bir yük yükledik. Önlerini net şekilde görmelerini engelledik. Gelecek planlarını yapamaz hale getirdik. Çünkü üzerlerinde bir tedirginlik "ya ceza alırsak" şeklinde bir belirsizlik içinde bıraktık. Diğer taraftan hakkının yendiğini söyleyen takımlar içinde hakkının peşinden koşmaktan futbola odaklanamamasına sebep olduk. Halbuki eğer şike sürecini İtalya örneğindeki gibi kolayca çözebilseydik herkes önünü rahat şekilde görürdü. Ceza alan ceza sonrası planını yapardı yada ceza almayacaktıysa ona göre bir plan yapardı. Hakkının yendiğini savunan takım ya kupasını hemen alır sonraki sezona bakardı yada alamadığını öğrenir tekrar futbola sarılırdı. 

Yani daha fazla zarardan bahsetmek yerine sonuca gelecek olursak  şike sürecini uzatarak elimize yüzümüze bulaştırdık . Hem ülke futbolumuz, hem takımlar arasındaki sevgi saygı ilişkisi , hem güven köprülerinin hepsinin yıkılması gibi bir çok zarara sebebiyet verdik. Kaş yapacağız derken süreci uzatarak kaşı belki yaptık ancak gözden de olduk ...

  • Abone ol