Dünya, daha doğrusu gelişmiş ülkeler 2021’e ölçülü bir iyimserlikle girdi. Kış nedeniyle Covid-19 vakaları patlamış olsa da dünyanın farklı yerlerinden gelen ve etkinliği kanıtlanmış aşılar insanlara umut vermeye devam ediyor. Amerika hariç. 2021’e Erdoğan gibi popülist bir başkan yönetiminde giren Amerika’nın sorunu aşı yokluğu değil, aşının etkin bir biçimde dağıtılamıyor olması.

Bunun sonucu Amerika nüfusuna oranla dünyada vaka ve ölüm sayısında rekor kırmaya devam ediyor. Trump’ın beceriksizliği veya Amerikan halkından intikamının kaçınılmaz sonucu bu. Halk Covid’den kırılırken adam Florida’da golf oynamaya devam ediyor. Yine de bu son 17 gün. 20 Ocak’ta görevi devralacak Biden yönetimiyle büyük bir aşı seferberliği başlatılması, yaz aylarına kadar bir rahatlama sağlanması bekleniyor.

Benzer şeyleri Almanya, Fransa, Kanada, Japonya, Avustralya gibi gelişmiş ülkelerin tamamı için söyleyebiliriz. Bütün yorgunluk, bıkkınlığa rağmen ölçülü bir iyimserlik. Türkiye’ye bakınca bunu söylemek mümkün değil. 2021’e giren Türkiye’den birkaç haber durumun vehametini özetliyor...

Türkiye’nin dünya çapında tanınan başarılı üniversitesine AKP’li bir rektör atandı. Diğer devlet kurumları gibi PTT’nin sıfırlandığı anlaşıldı. 2017 yılında 641 milyon 900 bin TL, 2018 yılında 215 milyon 700 bin TL kar eden şirketin, 2019 yılında 1,2 milyar TL zarar ettiği ortaya çıktı.. Böylece PTT’nin 2,75 milyarlık özkaynaklarının yüzde 43,5’i kaybedildi. Bu büyük kaybın yine Erdoğan tarafından atanmış olan Kenan Bozgeyik döneminde meydana geldiği belirtildi. Kimse şaşırmadı, rahatsız olmadı.

İlhan Tanır’ın Washington’dan detayları ile yazdığı Sezgin Baran Holding’in sahibi ve mal varlığı üzerindeki kısıtları tek imzayla kaldıran, yazın nişanlısıyla Türkiye’nin en pahalı otellerinden birinde tatil yaparak gündeme gelen İrfan Fidan, Erdoğan tarafından Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanmak üzere… Bir gün bile görev yapmadığı Yargıtay’daki meslektaşları tarafından büyük bir çoğunlukla aday gösterilmişti Fidan…

Covid salgınına gelince... Vaka sayısı, can kayıpları, alınan aşı dahil her konuda yalan söyledikleri artık herkesin malumu… Bu tabloya rağmen yandaş kalemler yılın en başarılı bakanı olarak Sağlık Bakanı’nı gösterebiliyor. Türkiye, Biontech’in geliştirdiği aşıyı alma fırsatını kaçırdı, Çin’in başarısı kanıtlanmamış bir aşısında karar verdi, yani Çin’in onayladığı tek aşıyı bile seçmedi. Söylentilere göre aşının dozunun maliyeti 70 dolar ama Endonezya’ya 14 dolara satıldığı söyleniyor.

Aşı Türkiye’ye AKP’ye yakın bir şirketin aracılığıyla getiriliyor. Bakan laf kalabalığıyla bu gerçeği karartmaya çabalıyor ama mızrak çuvala sığmıyor. İnsanların sağlığı üzerinden kimileri milyar dolar çarpıyor. Aşının etkinliği belirsiz olduğu için bu kararın sonucu Türkiye insanın hayatı, yazın gelmeyecek turizm sektörünün çökmesi, hava yolu şirketlerinin iflası ve Türkiye insanının seyahat özgürlüğünün elinden alınmasıyla ödenecek gibi görünüyor.

Karanlık, ucu görünmeyen bir tünelde ülke… İçeride iflas etmiş, dışarıda sıkışmış durumda. Artık her gece televizyonlarda “Mavi Vatan” mavraları yapan uzmanlar yok… Biden ile birlikte o dönem kapanmış gibi görünüyor. Oruç Reis gemisi haziran ayına kadar Antalya Körfezi’ne kapatıldı, oradan çıkabileceği şüpheli.

2.5 milyar dolar verilerek alınan ve ülke hava savunması için elzem olduğu söylenilen S-400’leri ağzına alan yok. Kapağının açılması bile imkansız çünkü ülke olmasa da ekonomisi dibi görmüş durumda. Kapağını açtığı an, ülkeyi taş devrine götürecek daha sert yaptırımların gelmesi kaçınılmaz. Alttan alma dönemi başlıyor… Cihad, fetih, kılıçlı vaazlar, herkese haddini bildirme dönemi bitti. Sadece Yunanistan’a yapılan “Aramızdaki sorunlar için AB kapısını çalmayın, halkınızı rencide ediyorsunuz” gibi abuk çağrılar var.

Tek çare içerideki baskıyı artırmak, zaten etkisiz muhalefeti biraz daha etkisizleştirmek için parçalamak. Diploması sahte çıktı haberinde de, dev ihaleyi Bilal Erdoğan’ın okul arkadaşı kazandı haberine de erişim yasağı geliyor, o yetmiyor bir başka mahkemede erişim yasağı haberlerine de erişim yasağı getiriyor.

Karamsar bir yazı ama gerçek bu maalesef… Erdoğan öyle bir 18 yıl geçirdi ki, bu korkunç tabloda “Tamam ben seçimi kaybettim” diyemez. Dışarısı kendi derdini bırakıp Türkiye seçiminin dert eder mi şüpheli. Beyaz Rusya bile dertleri olmadı sonuçta… Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete durumu var maalesef….

  • Abone ol