Başlık tanıdık geldi mi? 

1970’lerde başında “Başbuğ” nam Alparslan Türkeş’in bulunduğu, Türkiye milliyetçi-ırkçı siyasal hareketinin ana partisi MHP’nin ana sloganı şöyleydi: 
Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslümanız... 
Tanrı Dağı Orta Asya’da bir sıradağ. Türk mitolojisine göre Tanrı Dağı’ndaki Issık Gölü kıyıları Türklerin doğduğu yurttur; Kızılelma’dır, Turan’dır... 
Hira Dağı Mekke’ye birkaç kilometre uzakta bir dağ. Galiba dağın adı Cebel’un-Nur yani Nur Dağı. Hira da onun üstündeki bir mağaranın adı. Ancak dağ da, mağara da İslamda kutsallık taşıyor. Hira mağarasında inzivaya çekilen İslam peygamberi Muhammed’e, Kuran’ın ilk ayetlerinin orada indirildiği kabul edilir. 
MHP’nin bu sloganı 1993 Ocak ayında, Türkeş’ten ve MHP’den kopan MuhsinYazıcıoğlu ve arkadaşlarının Büyük Birlik Partisi’ni (BBP) kurmasıyla “hareket” de, ister istemez slogan da bölündü. 
Uydurmuyorum. Yıllar sonra bir TV tartışma programında bir araya geldiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu’na reklam arasında “Bölündünüz biliyorum da MHP ileBBP’nin arasındaki fark ne” diye sordum. Aramızdaki derin, çok derin ideolojik anlaşmazlığa, uzlaşmazlığa rağmen Yazıcıoğlu sohbet adabını bilen biriydi. Gülerek ve ironinin tadını çıkararak cevapladı: 
Aydın bey, biz “Hira Dağı kadar Müslümanız, Tanrı Dağı kadar Türk’üzdiyoruz. Onlar ise “Tanrı Dağı kadar Türküz, Hira Dağı kadar Müslümanız diyorlar... 
(Gerçi ardından -reklam arasının elverdiği süre içinde- aralarındaki farkı, ayrılık nedenlerini ciddi bir analizle aktardı ama o bölüm bu yazının konusu değil).

***

Yukarıda aktardığım “önce İslam, sonra Türk - önce Türk, sonra İslam” vurgusunda anlatımını bulan “öncelik - sonralık” ilişkisi günümüzde yepyeni bir içerik, anlam ve uğursuz bir önem kazandı. 
AKP ile MHP arasındaki “imam nikâhı”ndan söz ediyorum. 
Kimileri, “İyi Parti’nin kuruluşu ile panikleyen Devlet Bahçeli her tarafından su alan MHP gemisini AKP iskelesine yanaştırdı. Artık AKP Reis’i ne derse o” diye özetlenebilecek bir analiz yapıyorlar. 
Bu analizde doğruluk payı var. Ama bu küçük bir “pay”.
Kanımca asıl “Bahçeli mi AKP iskelesine yanaştı, yoksa AKP Reis’i mi” diye sorulmalı. Çünkü geminin rotasını yani siyasal tercihlerin yönünü, stratejisini belirlemekte, özellikle de kararların zamanlamasında Bahçeli daha ağır basıyor (gibi). 
Şimdi Ağrı Dağı, Uludağ, Erciyes, Bozdağ, Toroslar pek de umurunda olmayan bir hareket, siyasal İslamın ülkemizdeki gerçek temsilcisi AKP bizlere HiraDağı’ndan sesleniyor. 
Türk ırkçı-milliyetçi hareketinin “ikinci Başbuğ”u Bahçeli ve tosunları da TanrıDağı’ndan. 
Artık karşımızda (tam karşımızda) Kürt sorununu da, Avrupa Birliği’nin demokratik anayasası Kopenhag kriterlerini de hedef tahtasına oturtmuş; Asya ve Afrika’da “Ezan sesinin duyulduğu, Türk bayrağının dalgalandığı” bir siyasal, dinsel ve ekonomik egemenlik alanı oluşturmak ve o egemenliğin liderlik koltuğuna oturmak için el ele vermiş, kol kola girmiş iki “köklü” siyasal hareket var: AKP ve MHP. 
Bugün İyi Parti sonrasının ilk MHP Kurultayı toplanıyor. Bahçeli’nin yapacağı uzun konuşmayı bu açı ve çerçeveden değerlendirmeye ne dersiniz?

  • Abone ol