Mensur Akgün

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Mülteci sorunu


4.6.2017 - Bu Yazı 967 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Mülteciler bugün AB’nin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri. Eğer mülteciler, göç ve hatta işgücünün serbest dolaşımı olmasaydı ne Birleşik Krallık AB’den çıkardı, ne de AB, bu denli derin krize girerdi. Tüm istedikleri Avrupa’nın ortasında bir kale kurmak, kapılarını dünyaya, daha doğrusu dünyanın fakir olan kısmına kapatmak, onlara mal ve fikir “satmak”, yaşadıkları refah toplumunun yarattığı normatif değerleri de kendi işlerine geldiği oranda ve yerde “paylaşmaktı”.

Önce aşırı genişleme ve dünyayı sarsan ekonomik kriz AB’yi zorladı, ardından da kitleler halinde mülteciler geldi. IŞİD’in terör eylemleri ise sorunların daha da derinleşmesine yol açtı. Avrupa bir yandan son birkaç yüzyıldır, özellikle de II. Dünya Savaşı sonrasında yarattığı değerleri, temel normları ve kurumları korumaya, diğer yandan da kalesinin içeriden yıkılmamasına engel olmaya çalıştı. Birleşik Krallık’ı kaybetti, ama Türkiye’nin yardımıyla daha fazla sarsıntı geçirmeden ayakta kalmayı başardı.

***

Tarihi geri sarmak mümkün değil ancak akıl yürütmek, Türkiye’nin desteği olmasaydı, mesela mültecilerin Ege’yi geçmemesini sağlamasaydı, neler olabileceği konusunda kestirimde bulunmak; Avusturya, Hollanda, Fransa ve birkaç ay içinde yapılacak Almanya seçimlerinin neticelerinin çok daha farklı olabileceğini söylemek mümkün. Fakat iyi ki Türkiye bu desteği verdi ve AB’nin sonuçları bizi de etkileyecek daha derin bir krize sürüklenmesini engelledi. Hem siyasi stratejik, hem de insani açıdan doğru tavır sergiledi.

Şimdi sıra “Avrupa’nın” kendi geleceğine Türkiye’nin yaptığı katkıyı araçsallığın, diğer konjonktürel sorunların ötesinde görmesine geldi. Umarım bundan sonra yapılacak -hiç olmazsa- akademik çalışmalar AB krizi ile mülteci sorunu arasındaki korelasyonu doğru parametreler üstünden kurar, analizlerini diğer etkenlerden soyutlayarak yapar da Türkiye’nin dünya siyasetinin akışına katkısı daha iyi anlaşılır.

AB’nin anlaması gereken bir başka şey de bu krizin aslında büyük ölçüde kendileri tarafından şekillendiği ve tetiklendiği. Her şeyden önce krizin tarihinde eşitsizlik ve adaletsizliğin yattığı görülmek zorunda. Eğer insanlar Asya’dan, Afrika’dan AB kalesinin içine sızmaya, yani “göç” etmeye çalışıyorsa, bunun temel nedeni ekonomik eşitsizlik. Ekonomik eşitsizliğin altında ise Avrupa’nın yüzyıllardır farklı biçimlerde sürdürdüğü “emperyalist” politikalar yatıyor. İnsanlar evlerini, barklarını, ülkelerini bırakıp Avrupa’ya Avrupa zengin olduğu için değil kendi ülkeleri fakir olduğu için gidiyor. Gelir dağılımındaki küresel adaletsizlik sürdüğü sürece de bu “göç” bitmeyecek.

Evet ilticaya, göçe kaynak olan ülkelerdeki sorunlar da önemli. Fakat eşitsiz mübadele varken, tüm zenginlikler çevreden merkeze akarken, düzeninin değişmesi, gelir adaletinin sadece bu ülkeler içinde sağlanması zor. Zaten sağlamaya çalışanların başına neler geldiği de hepimizin malumu. İmkansızı beklediğimin farkındayım, ama eğer AB gerçekten kendini ve değerlerini korumak istiyorsa, geçmişiyle de hesaplaşmak, geleceğini sürdürülebilir bir dünya ekonomik sistemi üstüne inşa etmek zorunda.

***

İkinci hayati konuysa yakın geçmişteki hatalardan ders çıkartılması gereği. Unutmayalım ki Libya’dan İtalya kıyılarına dalgalar halinde göç oluyorsa, mülteciler Akdeniz’de kitleler halinde boğuluyorsa bunun temel nedeni Libya’nın bir devlet olarak çökmüş olmasıdır. Zamanında Fransa ve ardından Amerika Kaddafi Libya’sına müdahale etmeden önce biraz daha düşünmüş, sonuçları hakkında kestirimde bulunabilmiş, bu ülkenin siyasi geleceğini inşa etmek için çaba harcamış olsaydı, şimdi AB böylesi bir krizle karşı karşıya kalmaz, Dublin Anlaşması’nı konuşmazdı.

Aynı şeyleri hesapsız kitapsız yapılmış tüm diğer müdahaleler ve yapılmamış olanlar için de söylemek olası. Söylenmesi gereken bir başka şey de kendilerine karşı da, dünyaya karşı da samimi olmaları gerektiği. Mültecilerin Akdeniz’i, Ege’yi geçmelerine sanki insani nedenlerle karşı çıkıyorlarmış gibi davranmamaları. Eğer gerçekten insanların ölmemesini istiyorlarsa, o zaman hava yolu taşımacılığı için getirdikleri 51/2001/EC kodlu AB yönergesini yürürlükten kaldırsınlar, insanlar rahat rahat uçaklara binsin, ülkelerine gelsin. Yok eğer sorun mültecilerin gelmemesini sağlamaksa, o zaman da geçmişteki hatalarından ders çıkartsınlar, bir de Türkiye ile işbirliğini güçlendirsinler…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
12.06.2019
Brinkmanship…
5.06.2019
Duygusuz, duyarsız ama akıllı sistemler
29.05.2019
Yeni AB aritmetiği…
26.05.2019
Dört kuşak, dört dönem…
22.05.2019
Küreselleşmeden Merkantilizme doğru…
19.05.2019
Kagan’a göre Almanya sorunu
12.05.2019
Yüzyılın anlaşması mı yoksa anlaşmazlığı mı?
8.05.2019
Çarpan etkisi
1.05.2019
Raymond Lavigne’i hatırlayan var mı?
28.04.2019
Sri Lanka saldırılarının düşündürdükleri
24.4.2019
Treacher Collins’i duydunuz mu?
21.4.2019
İngiltere’nin sahibi kim?
17.4.2019
Yeni bir krizimiz daha olabilir
14.4.2019
ABD tekrar müttefikimiz olabilir mi?
10.4.2019
Libya’nın geleceği…
7.4.2019
İsrail seçime giderken…
3.4.2019
Çözüm bekleyen sorunlar
31.3.2019
İki önemli seçim daha…
27.3.2019
John ve Mary’nin istediği olurken…
25.3.2019
İlkeler ve normlar sadece güçsüzler için mi?
20.3.2019
Medeniyetler İttifakı canlandırılmalı
13.3.2019
S-400’ler ve CAATSA yasası
6.3.2019
İran, Rusya ve Çin çevrelenirse…
3.3.2019
Victor Hugo Green
24.2.2019
Alfred Rosenberg’in hayaleti…
20.2.2019
Üyeliğimizin 67’nci yılında NATO…
17.2.2019
Evrensel bir sorun olarak beka
13.2.2019
İran devrimi 40 yaşında
11.2.2019
İnşa edici bir unsur olarak savaş
6.2.2019
Nükleer savaş çıkar mı?
3.2.2019
ABD yine en ciddi tehdit
30.1.2019
Ebedi savaş…
23.1.2019
Eşitsizlik artarken…
16.1.2019
Trump’ın üslubu…
13.1.2019
Yüzüncü yılında Versay Antlaşması…
9.1.2019
Başladığımız yere mi döndük?
30.12.2018
Geçiş törenleri
26.12.2018
2018 Bilançosu
23.12.2018
Bu büyük bir başarıdır…
16.12.2018
Arabesk sever misiniz?
13.12.2018
Girmesi zor, çıkması daha da zor...
9.12.2018
Benim çocukluğumda Google yoktu...
5.12.2018
Kerç Boğazı ve Türkiye
2.12.2018
Geçmişe özlem…
28.11.2018
Silahsızlanma ilke olmaktan çıkarken
26.11.2018
Zeytin sever misiniz?
19.11.2018
Ütopya
11.11.2018
Fabrika ayarlarına geri dönüş
7.11.2018
Yeni yaptırımlar, yeni sorunlar belki de yeni imkanlar
4.11.2018
Daha güçlü bir Türkiye’ye doğru
31.10.2018
Orta menzilli füzeler sorunu
29.10.2018
Göç...
24.10.2018
Cumhurbaşkanı’nın konuşması
22.10.2018
Mistura ayrılırken…
17.10.2018
Kaşıkçı sorununun muhtemel siyasi sonucu
14.10.2018
Kriz yönetimi başarısı
10.10.2018
Amerika ne yapacak?
7.10.2018
Nobel Barış Ödülü ve cinsel şiddet
3.10.2018
Çözüm umudu var mı?
30.9.2018
BM konuşmalarının satır araları
26.9.2018
Sivil kayıplar
23.9.2018
Tasarım ya da tasarımı sorgulama bienali…
19.9.2018
Soçi mutabakatının sonuçları
16.9.2018
Soçi öncesinde bir değerlendirme
13.9.2018
Yolun sonu mu?
10.9.2018
Glocalization, Kars ve Kaşar…
5.9.2018
Devletler pozisyon değiştirir
2.9.2018
Bir pazar yazısı olarak arkadaşlık
29.8.2018
Eksen kayması
26.8.2018
Pazar yazısıyla huzur aramak…
22.8.2018
Kofi Annan’ın ardından
19.8.2018
Amatör izlenimler
16.8.2018
Tansiyon düşerken
12.8.2018
Kriz tırmanırken
9.8.2018
9 Ağustos 1945
5.8.2018
Krizi yaşarken ve aşarken…
2.8.2018
Suriye sorunu çözülürken
29.7.2018
BRICS
24.7.2018
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’yla ufuk turu
22.7.2018
Bir diplomatik, bir de askeri zafer
16.7.2018
Dünya siyasetini magazinleştirmemek
8.7.2018
AB topu taca atıyor...
4.7.2018
NATO krizine doğru
1.7.2018
İran senaryoları…
27.6.2018
Sorunlar ve çözümler…
24.6.2018
Yarının gündemi
21.6.2018
Mülteci sorunumuz
17.6.2018
Çözüm belli ama irade yok
13.6.2018
İyi bir başlangıç ama sonucu kestirebilmek güç
10.6.2018
Bir sarsıntı daha
6.6.2018
Sevindirici bir gelişme
3.6.2018
Ticaret sadece ticaret değildir
30.5.2018
Nükleer silahlar yayılabilir
27.5.2018
Pozisyon almak güçleşiyor
23.5.2018
İmkansızı istemek
20.5.2018
Said’den günümüze Filistin sorunu...
16.5.2018
Dünya düzeni de sarsılıyor
14.5.2018
Batı ittifakı çökerken
9.5.2018
Biraz da alanımız üstüne…
2.5.2018
Birleşme yerine bir arada yaşama
30.4.2018
Marx 200 yaşında…
25.4.2018
Trump’ı ikna edebilecek mi?
22.4.2018
Montrö’nün değişmesi gerekmiyor
18.4.2018
Amerika’nın müdahaleleri
15.4.2018
Dünya savaşı riski azaldı
12.4.2018
Seçim yapmak gerekli mi?
8.4.2018
Veliaht prensin ABD ziyareti
2.4.2018
15 yıl sonra
28.3.2018
Varna buluşmasının ardından
25.3.2018
Haluk Ülman’ın ardından
21.3.2018
Afrin Harekatı’nın sonuçları
19.3.2018
Yeni Dışişleri Bakanı
14.3.2018
İpek Yolu canlanırken
11.3.2018
Büyük bir kriz ertelendi
7.3.2018
Yeni silahlar ve yeni dengeler
4.3.2018
Ticaret savaşları
28.2.2018
Çin…
25.2.2018
Çözüm için çözüm…
18.2.2018
Normalleşmeye doğru
14.2.2018
Kore’den Suriye’ye Amerika
11.2.2018
Ya normalleşecek ya da kopacak
7.2.2018
İki ülkenin de dikkatli olması gerekiyor
4.2.2018
Türkiye’nin dış politika algısı
31.1.2018
ABD’nin önündeki dört engel
28.1.2018
Soçi toplantısına doğru
24.1.2018
Operasyonun hedefleri
21.1.2018
Pence’in Ortadoğu ziyareti
10.1.2018
KKTC seçimleri ve Kıbrıs sorunu
7.1.2018
PESCO
3.1.2018
İran’ın sorunu aslında bizim de sorunumuz
24.12.2017
Göründüğünden daha da önemli bir diplomatik başarı
17.12.2017
İİT zirvesi neden başarılıydı?
13.12.2017
2017 Nobel Barış Ödülü
10.12.2017
Kudüs’ün statüsü
6.12.2017
ABD Büyükelçiliği sorunu
3.12.2017
Kuzey Kore’nin son denemesi
29.11.2017
Umut vaat eden gelişmeler
19.11.2017
Bir krizin ardından
15.11.2017
Boğazlar hakkında bir hatırlatma
12.11.2017
Kendi kaderini belirleme üstüne
8.11.2017
Yeni bir istikrarsızlık riski
1.11.2017
Balfour Deklarasyonu 100 yaşında
30.10.2017
Katalonya krizi derinleşirken
25.10.2017
Dünya siyasetinde mükemmeli aramamak
22.10.2017
Mızrak çuvala gerçekten sığmıyor
18.10.2017
Üyeliği değil, ilişkileri düşünme zaman
15.10.2017
Bu kez de İran yüzünden
11.10.2017
Yeni bir yöntem gerek
8.10.2017
Katalonya sonrası
4.10.2017
iyi şeyler de oluyor..
1.10.2017
Katalonya referanduma giderken
27.9.2017
Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmak
24.9.2017
Dengeli bir açıklama..
17.9.2017
Astana’dan Cenevre’ye
13.9.2017
Referanduma tepki
6.9.2017
Hidrojen bombası
3.9.2017
Rohingyalar için ne yapabiliriz
30.8.2017
Dünyaya nasıl bakmalı?
28.8.2017
SETA’nın Fırat Kalkanı raporu
23.8.2017
Thucydides tuzağı
20.8.2017
Otonom silah sistemleri
16.8.2017
ABD, Venezuela’ya müdahale eder mi?
13.8.2017
Kriz kontrolden çıkarsa
6.8.2017
AB ve ABD arasında yeni bir sorun
2.8.2017
Dmitri Trenin karamsar değil
30.7.2017
Zamanı geriye sarmak mümkün değil ama…
26.7.2017
722 sayılı yasa taslağı
23.7.2017
Türkiye'de dış politika algısı..
19.7.2017
Altı cephede savaş
16.7.2017
Bir yılın ardından
12.7.2017
Musul kurtarıldı...
9.7.2017
Bir tur daha bitti
2.7.2017
Türkiye’nin askeri varlığı
25.6.2017
Körfez gerilimi tırmanırken
21.6.2017
Son bir deneme?
14.6.2017
Michael Pence’i daha iyi tanımamız gerekebilir…
11.6.2017
Trump Doktrini
7.6.2017
Katar krizi
4.6.2017
Mülteci sorunu
31.5.2017
Atlantik İttifakı zayıflarken…
28.5.2017
NATO ile müdahale
24.5.2017
Trump değişti mi?
22.5.2017
İlk turda seçildi
21.5.2017
İlk turda seçildi
17.5.2017
‘Din’ anlayışımız üzerine
14.5.2017
53 yıl sonra bir ilk…
10.5.2017
Avrupa derin bir nefes aldı
7.5.2017
Taksit-taksit barış
3.5.2017
Yeni bir fırsat penceresi
30.4.2017
Makedonya krizi
23.4.2017
Bitirilemeyen bir savaş
19.4.2017
Bardağın dolu yarısı
16.4.2017
17 Nisan’ın gündemi
13.4.2017
Büyük pazarlık
9.4.2017
Amerika’nın müdahalesini anlamlandırmak
5.4.2017
Sisi’nin Washington ziyareti
2.4.2017
Lavrov’dan önemli açıklamalar
29.3.2017
60 yaş krizi
22.3.2017
IŞİD yenilirken...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8
Emlak8.Net