Mensur Akgün

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Operasyonun hedefleri


24.1.2018 - Bu Yazı 996 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Benzeri hemen her müdahalede olduğu gibi Zeytin Dalı operasyonunun askeri ve siyasi hedefleri var. Askeri hedef PKK/PYD’nin kontrolü altında olan bir bölgenin bu kontrolden arındırılması. Belli ki çok iyi bir askeri planlama yapılmış, hedefleri doğru saptanmış, daha önceki operasyonlardan da gerekli dersler çıkartılmış.

Ayrıca diplomasi de boş durmamış. Böylesi bir operasyonun en kolay şekilde yapılabilmesi, dünyadan tepki almaması için gerekli zemini hazırlanmış. Bu kadar zor ve karmaşık ilişkiler ağı içinde böylesi bir operasyonun yapılması, yapılabilmesi kendi başına bir akademik araştırma konusu.

***

Eminim bizden sonraki kuşaklar Türkiye’nin bu başarısını en objektif şekilde kayda geçireceklerdir. Belgeler ortaya çıktıkça Türkiye’nin Rusya, İran, ABD’nin çatışan çıkarları arasında yaptığı diplomatik sörfün değeri daha fazla anlaşılacaktır.

Aynı şeyi tepkiler için de söylemek mümkün. Dünyanın iki büyük devletinin çıkarlarının çatıştığı ve örtüştüğü bir coğrafyada, üstelik de hedef aldığımız örgüt onlar tarafından bazen açıktan, ama daha çok örtülü olarak askeri ve hatta siyasi açıdan desteklenirken itidal telkini dışında tepki almamak da kabul edelim ki Türkiye diplomasisinin başarısı.

Haklı olduğumuz, kendilerinin terör örgütü kabul ettikleri bir örgüte karşı operasyon gerçekleştirdiğimiz doğru. Fakat bu doğrulara rağmen de NATO’dan, BM’den, AB’den ve tabii ki Rusya’dan bu denli açık destek görmemiz mümkün olmayabilirdi. Unutmayalım ki bize haklı olduğumuz için destek veremeye kalksalardı baştan PYD’yi desteklemezlerdi.

Geniş anlamıyla diplomatik çabaların yanı sıra hukuki ve fiili müttefiklerimizin bize karşı sergiledikleri ikiyüzlülüğün ısrarla eleştirilmiş olması da işe yaradı. Türkiye etkin bir güç planlamasıyla kararlı bir şekilde Zeytin Dalı Operasyonu’nu başlattığında seçim yapmak zorunda olduklarını gördüler, tercihlerini Türkiye’den yana koydular.

Bu tercihlerinin kalıcı olup olmayacağını bilmiyoruz. Şimdilik görünen kalıcı olacağı yönünde. Çıkar ve beklentilerin kesişeceği bir optimum nokta bulanacağa benzer. Ama PKK propagandasının ve Türkiye karşıtı diğer lobi gruplarının muhtemel insani kayıpları araçsallaştıracaklarını, Türkiye karşıtı koalisyon oluşturmaya çalışacaklarını göz ardı edemeyiz.

Zaten bu yüzden Türkiye müdahalesinin meşruiyetini BM Şartı’nın 51’inci maddesindeki meşru müdafaa hakkına ve terörizmle mücadeleye ilişkin Güvenlik Konseyi kararlarına dayandırdı. Sivil kayıpların olmaması için azami dikkati göstereceğini kayıplar olmadan dünyaya ilan etti.

Bana öyle geliyor ki bu hukuki zemini biraz daha genişletmekte, önleyici müdahale doktrinine atıfta bulunmakta ve hepsinden önemlisi de Haklı Savaş Teorisine referans vermekte yarar var. Bilindiği gibi Haklı Savaş Teorisi hem savaşa/müdahaleye haklı gerekçelerle başvurmayı (jus ad bellum), hem de savaşı/müdahaleyi doğru yürütmeyi (jus in bello) içeriyor.

Haklı gerekçelerin başında güç kullanmayı seçmeden önce şiddet içermeyen tüm seçeneklerin denenmiş olması geliyor, ki Türkiye’nin bunu anlatmakta sıkıntısı olacağını hiç sanmıyorum. Konumuz açısından ikinci önemli ilkeyse niyetin doğru olması, yani güç kullanımının haklı nedenlere dayanması.

Bu da anlatılması zor olmayan bir ilke. Teröre karşı mücadele her egemen devletin hakkı. Kaldı ki önleyici müdahale denen bir kavram da var. Üçüncü ilkeyse makul bir başarı şansı ki bunun anlatılmasına bile gerek yok. Türkiye’nin gücü, alanda kullandığı imkanlar herkesin malumu. Son ilke olan orantısallık konusunda da zorlanacağımızı hiç ama hiç sanmıyorum.

***

Ancak zorlanmasak da bir şekilde bunları dillendirmekte, operasyonun uluslararası meşruiyetini güçlendirmekte fayda olabilir. Müdahale sırasında yapılması gerekenler konusunda da (jus in bello) aynı şeyler geçerli. Türkiye yaptıklarını dünyaya göstermeli, özellikle de sivilleri hedef almadığını ve almayacağını dünkü güvenlik zirvesi sonrasında olduğu gibi daha da çok vurgulamalı.

Çünkü Zeytin Dalı operasyonunun tek hedefi askeri değil. Biz bu operasyonla bölgedeki siyasi dengeleri değiştirmeyi, ABD ve Rusya ile PKK arasındaki bağları kopartmayı, en azından zayıflatmayı amaçlıyoruz. İlk aşama onları seçim yapmaya zorlamaktı. Seçimi yaptılar, yanımızda yer aldılar. Şimdi mesele bu seçimi kalıcı kılmakta. Türkiye’nin güvenliğine yardımcı olacak, çıkarlarını ve beklentilerini koruyacak formüller bulmada…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
24.07.2019
Yönetilmesi gereken bir sorun olarak göç…
14.07.2019
Caydırıcılık eşiği aşılınca…
10.07.2019
Dünyanın umurunda mı?
7.07.2019
İlke olarak serbest, kural olarak yasak ticaret…
19.06.2019
Trollük saygın bir mesleğe mi dönüşecek?
12.06.2019
Brinkmanship…
5.06.2019
Duygusuz, duyarsız ama akıllı sistemler
29.05.2019
Yeni AB aritmetiği…
26.05.2019
Dört kuşak, dört dönem…
22.05.2019
Küreselleşmeden Merkantilizme doğru…
19.05.2019
Kagan’a göre Almanya sorunu
12.05.2019
Yüzyılın anlaşması mı yoksa anlaşmazlığı mı?
8.05.2019
Çarpan etkisi
1.05.2019
Raymond Lavigne’i hatırlayan var mı?
28.04.2019
Sri Lanka saldırılarının düşündürdükleri
24.4.2019
Treacher Collins’i duydunuz mu?
21.4.2019
İngiltere’nin sahibi kim?
17.4.2019
Yeni bir krizimiz daha olabilir
14.4.2019
ABD tekrar müttefikimiz olabilir mi?
10.4.2019
Libya’nın geleceği…
7.4.2019
İsrail seçime giderken…
3.4.2019
Çözüm bekleyen sorunlar
31.3.2019
İki önemli seçim daha…
27.3.2019
John ve Mary’nin istediği olurken…
25.3.2019
İlkeler ve normlar sadece güçsüzler için mi?
20.3.2019
Medeniyetler İttifakı canlandırılmalı
13.3.2019
S-400’ler ve CAATSA yasası
6.3.2019
İran, Rusya ve Çin çevrelenirse…
3.3.2019
Victor Hugo Green
24.2.2019
Alfred Rosenberg’in hayaleti…
20.2.2019
Üyeliğimizin 67’nci yılında NATO…
17.2.2019
Evrensel bir sorun olarak beka
13.2.2019
İran devrimi 40 yaşında
11.2.2019
İnşa edici bir unsur olarak savaş
6.2.2019
Nükleer savaş çıkar mı?
3.2.2019
ABD yine en ciddi tehdit
30.1.2019
Ebedi savaş…
23.1.2019
Eşitsizlik artarken…
16.1.2019
Trump’ın üslubu…
13.1.2019
Yüzüncü yılında Versay Antlaşması…
9.1.2019
Başladığımız yere mi döndük?
30.12.2018
Geçiş törenleri
26.12.2018
2018 Bilançosu
23.12.2018
Bu büyük bir başarıdır…
16.12.2018
Arabesk sever misiniz?
13.12.2018
Girmesi zor, çıkması daha da zor...
9.12.2018
Benim çocukluğumda Google yoktu...
5.12.2018
Kerç Boğazı ve Türkiye
2.12.2018
Geçmişe özlem…
28.11.2018
Silahsızlanma ilke olmaktan çıkarken
26.11.2018
Zeytin sever misiniz?
19.11.2018
Ütopya
11.11.2018
Fabrika ayarlarına geri dönüş
7.11.2018
Yeni yaptırımlar, yeni sorunlar belki de yeni imkanlar
4.11.2018
Daha güçlü bir Türkiye’ye doğru
31.10.2018
Orta menzilli füzeler sorunu
29.10.2018
Göç...
24.10.2018
Cumhurbaşkanı’nın konuşması
22.10.2018
Mistura ayrılırken…
17.10.2018
Kaşıkçı sorununun muhtemel siyasi sonucu
14.10.2018
Kriz yönetimi başarısı
10.10.2018
Amerika ne yapacak?
7.10.2018
Nobel Barış Ödülü ve cinsel şiddet
3.10.2018
Çözüm umudu var mı?
30.9.2018
BM konuşmalarının satır araları
26.9.2018
Sivil kayıplar
23.9.2018
Tasarım ya da tasarımı sorgulama bienali…
19.9.2018
Soçi mutabakatının sonuçları
16.9.2018
Soçi öncesinde bir değerlendirme
13.9.2018
Yolun sonu mu?
10.9.2018
Glocalization, Kars ve Kaşar…
5.9.2018
Devletler pozisyon değiştirir
2.9.2018
Bir pazar yazısı olarak arkadaşlık
29.8.2018
Eksen kayması
26.8.2018
Pazar yazısıyla huzur aramak…
22.8.2018
Kofi Annan’ın ardından
19.8.2018
Amatör izlenimler
16.8.2018
Tansiyon düşerken
12.8.2018
Kriz tırmanırken
9.8.2018
9 Ağustos 1945
5.8.2018
Krizi yaşarken ve aşarken…
2.8.2018
Suriye sorunu çözülürken
29.7.2018
BRICS
24.7.2018
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’yla ufuk turu
22.7.2018
Bir diplomatik, bir de askeri zafer
16.7.2018
Dünya siyasetini magazinleştirmemek
8.7.2018
AB topu taca atıyor...
4.7.2018
NATO krizine doğru
1.7.2018
İran senaryoları…
27.6.2018
Sorunlar ve çözümler…
24.6.2018
Yarının gündemi
21.6.2018
Mülteci sorunumuz
17.6.2018
Çözüm belli ama irade yok
13.6.2018
İyi bir başlangıç ama sonucu kestirebilmek güç
10.6.2018
Bir sarsıntı daha
6.6.2018
Sevindirici bir gelişme
3.6.2018
Ticaret sadece ticaret değildir
30.5.2018
Nükleer silahlar yayılabilir
27.5.2018
Pozisyon almak güçleşiyor
23.5.2018
İmkansızı istemek
20.5.2018
Said’den günümüze Filistin sorunu...
16.5.2018
Dünya düzeni de sarsılıyor
14.5.2018
Batı ittifakı çökerken
9.5.2018
Biraz da alanımız üstüne…
2.5.2018
Birleşme yerine bir arada yaşama
30.4.2018
Marx 200 yaşında…
25.4.2018
Trump’ı ikna edebilecek mi?
22.4.2018
Montrö’nün değişmesi gerekmiyor
18.4.2018
Amerika’nın müdahaleleri
15.4.2018
Dünya savaşı riski azaldı
12.4.2018
Seçim yapmak gerekli mi?
8.4.2018
Veliaht prensin ABD ziyareti
2.4.2018
15 yıl sonra
28.3.2018
Varna buluşmasının ardından
25.3.2018
Haluk Ülman’ın ardından
21.3.2018
Afrin Harekatı’nın sonuçları
19.3.2018
Yeni Dışişleri Bakanı
14.3.2018
İpek Yolu canlanırken
11.3.2018
Büyük bir kriz ertelendi
7.3.2018
Yeni silahlar ve yeni dengeler
4.3.2018
Ticaret savaşları
28.2.2018
Çin…
25.2.2018
Çözüm için çözüm…
18.2.2018
Normalleşmeye doğru
14.2.2018
Kore’den Suriye’ye Amerika
11.2.2018
Ya normalleşecek ya da kopacak
7.2.2018
İki ülkenin de dikkatli olması gerekiyor
4.2.2018
Türkiye’nin dış politika algısı
31.1.2018
ABD’nin önündeki dört engel
28.1.2018
Soçi toplantısına doğru
24.1.2018
Operasyonun hedefleri
21.1.2018
Pence’in Ortadoğu ziyareti
10.1.2018
KKTC seçimleri ve Kıbrıs sorunu
7.1.2018
PESCO
3.1.2018
İran’ın sorunu aslında bizim de sorunumuz
24.12.2017
Göründüğünden daha da önemli bir diplomatik başarı
17.12.2017
İİT zirvesi neden başarılıydı?
13.12.2017
2017 Nobel Barış Ödülü
10.12.2017
Kudüs’ün statüsü
6.12.2017
ABD Büyükelçiliği sorunu
3.12.2017
Kuzey Kore’nin son denemesi
29.11.2017
Umut vaat eden gelişmeler
19.11.2017
Bir krizin ardından
15.11.2017
Boğazlar hakkında bir hatırlatma
12.11.2017
Kendi kaderini belirleme üstüne
8.11.2017
Yeni bir istikrarsızlık riski
1.11.2017
Balfour Deklarasyonu 100 yaşında
30.10.2017
Katalonya krizi derinleşirken
25.10.2017
Dünya siyasetinde mükemmeli aramamak
22.10.2017
Mızrak çuvala gerçekten sığmıyor
18.10.2017
Üyeliği değil, ilişkileri düşünme zaman
15.10.2017
Bu kez de İran yüzünden
11.10.2017
Yeni bir yöntem gerek
8.10.2017
Katalonya sonrası
4.10.2017
iyi şeyler de oluyor..
1.10.2017
Katalonya referanduma giderken
27.9.2017
Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmak
24.9.2017
Dengeli bir açıklama..
17.9.2017
Astana’dan Cenevre’ye
13.9.2017
Referanduma tepki
6.9.2017
Hidrojen bombası
3.9.2017
Rohingyalar için ne yapabiliriz
30.8.2017
Dünyaya nasıl bakmalı?
28.8.2017
SETA’nın Fırat Kalkanı raporu
23.8.2017
Thucydides tuzağı
20.8.2017
Otonom silah sistemleri
16.8.2017
ABD, Venezuela’ya müdahale eder mi?
13.8.2017
Kriz kontrolden çıkarsa
6.8.2017
AB ve ABD arasında yeni bir sorun
2.8.2017
Dmitri Trenin karamsar değil
30.7.2017
Zamanı geriye sarmak mümkün değil ama…
26.7.2017
722 sayılı yasa taslağı
23.7.2017
Türkiye'de dış politika algısı..
19.7.2017
Altı cephede savaş
16.7.2017
Bir yılın ardından
12.7.2017
Musul kurtarıldı...
9.7.2017
Bir tur daha bitti
2.7.2017
Türkiye’nin askeri varlığı
25.6.2017
Körfez gerilimi tırmanırken
21.6.2017
Son bir deneme?
14.6.2017
Michael Pence’i daha iyi tanımamız gerekebilir…
11.6.2017
Trump Doktrini
7.6.2017
Katar krizi
4.6.2017
Mülteci sorunu
31.5.2017
Atlantik İttifakı zayıflarken…
28.5.2017
NATO ile müdahale
24.5.2017
Trump değişti mi?
22.5.2017
İlk turda seçildi
21.5.2017
İlk turda seçildi
17.5.2017
‘Din’ anlayışımız üzerine
14.5.2017
53 yıl sonra bir ilk…
10.5.2017
Avrupa derin bir nefes aldı
7.5.2017
Taksit-taksit barış
3.5.2017
Yeni bir fırsat penceresi
30.4.2017
Makedonya krizi
23.4.2017
Bitirilemeyen bir savaş
19.4.2017
Bardağın dolu yarısı
16.4.2017
17 Nisan’ın gündemi
13.4.2017
Büyük pazarlık
9.4.2017
Amerika’nın müdahalesini anlamlandırmak
5.4.2017
Sisi’nin Washington ziyareti
2.4.2017
Lavrov’dan önemli açıklamalar
29.3.2017
60 yaş krizi
22.3.2017
IŞİD yenilirken...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive