Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs


20.5.2018 - Bu Yazı 367 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD Başkanı Donald Trump, hayat kadınlarıyla olan ilişkilerinden tutun yaşam tarzına, dindar Hıristiyan Amerikan halkını pek de onaylayacağı bir figür değil. Ama son dönemde, özellikle de Evangelistler arasında, Trump’ın popülaritesi artıyor.

Trump’ı eski Pers Kralı Kiros’a (Cyrus) benzeten Evangelistlerin sayısı da günden güne artış gösteriyor. Kiros, Eski Ahit’e göre Milattan Önce 6. yüzyılda yaşamış, Babil’i fethederek, İsrailoğlulları’nın sürgününe son vermiş bir kral; onun sayesinde İsrailoğulları bugün İsrail olarak andıkları topraklara dönüyor ve Kudüs’te bir tapınak inşa ediyorlar.

Evangelist teolog Lance Wallnau’dan Evangelist lider Mike Evans’a pek çok isim Trump’ı “günümüzün Kiros’u” olarak anarken, Kiros’un da Trump gibi pek de dindar biri olmadığını, ama “Yaratıcı’nın kutsal amacı için bir araç, bir taşıyıcı” olduğunu söylüyor. Üstelik Trump’ı Kiros’a benzetenler sadece Evanjelistler de değil...

Mart ayında Washington’ı ziyaret eden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, “Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesini sürgündeki Yahudilerin Babil’e dönmesine ve Kudüs’te tapınak inşa etmelerine” ve Trump’ı da “buna imkan sağlayan 2500 yıl önce yaşamış Büyük Kiros’a” benzetmişti. Aynı günlerde İsrail’in Mikdaş Eğitim Merkezi Trump ve Kiros’un yan yana resmedildiği bir madeni para basmıştı. Yahudilere göre de Kiros dindar değildi, hatta Yahudi bile değildi; ama “Tanrı’nın kutsal planını uygulamaya koymak için kullandığı mükemmel bir araçtı.” Yani Trump hem Evangelistlerin hem de Siyonistlerin gözünde Büyük Kiros gibi, dinle ahlakla alakası olmayan ama kutsal planın işlemesi için ‘seçilmiş kişi’, ‘bir araç’ sadece.

Trump’ın Amerikan Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı alması da, Evangelistler için bu bağlamda ‘bir kehanetin tamamlanması’ anlamına geliyor. Amerikan Evangelist inancına göre, Hz. İsa çok yakında dünyaya geri dönecek ve Kıyamet Savaşı’nı (Armageddon) başlatacak. Evangelistler, bunun olabilmesi için, önce Kudüs’ün İsrail’in başkenti olması gerektiğini düşünüyor. Merkez sağda duran Hıristiyan Amerikalılar için büyükelçiliği Kudüs’e taşımak, sırf İsrail’le dayanışma içinde olmak için yeterli sebep; ama Evanjelistler bu hamleyle İncil’e dayalı kehanetin gerçekleştiğini düşünüyorlar.

2010’da Pew Araştırma Merkezi’nin yaptığı bir ankete göre, tüm Amerikalıların %41’i ve Beyaz Evanjelistlerin %58’i bu kehanetin gerçekleşmesini arzuyla bekliyor. Bu inanışa göre, İsa’nın yeryüzüne döneceği tarihin en geç 2050 yılı olması gerekiyor. Yıllarca kilise kürsülerinde, sokaklarda, televizyon ekranlarında İncil’in gelecek tahminlerini, kıyamet senaryolarını bağıra bağıra anlatan, İsa’nın gelebilmesi için Kudüs’ün İsrail’in başkenti olması gerektiğini söyleyen, Amerikan dış politikasının yeterince İncil çizgisinde olmadığını söyleyerek şikayet eden Evangelistler şimdi oldukça keyifli; çünkü uzun zamandır bekledikleri gerçekleşiyor.

Evangelist Armageddon inancına göre, son savaşın çıkması için üç olayın gerçekleşmesi gerekiyor. Yahudilerin Filistin topraklarını ele geçirmesi, -- bu hali hazırda İsrail Devleti’nin 1948 yılında kurulmuş olması nedeniyle gerçekleşmiş sayılıyor. İkincisi, Kudüs’ün İsrail Devleti’nin Başkenti olması, Trump’ın Kudüs’ü başkent olarak tanıması ve Amerikan Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını bu adımın tamamlanması için büyük oranda belirleyici görüyorlar. Ve üçüncüsü, Yahudilerin bugün Mescid’i Aksa’nın yer aldığı lokasyonda Süleyman Mabedi’ni inşa etmeleri.

Evangelistler, bu üç olayın gerçekleşmesi neticesinde İsa’nın yer yüzüne geri geleceği ve Kıyamet Günü’nü başlatacağını düşündükleri için İsrail’e ve Siyonizme sempati duyuyorlar; ancak İsa geldiğinde hala Hıristiyan olmamış olanların, ki buna Yahudiler de dahil, cehenneme gideceğini düşünüyorlar. Yahudiler de zaten Hz. İsa’yı Peygamber olarak dahi görmüyorlar. Yani özetle, biri Hıristiyan öteki Yahudi iki aşırı dinci ekol, sonunda diğerinin cehennemde yanacağı ön kabulüyle ittifak ediyor. Bu uğurda bir büyükelçilik açılışındaki protestolarda sadece bir günde 61 kişiyi öldürebiliyor, bunun açıklaması İsrail’in Hükümet Sözcüsü Mayaan’ın ifadeleriyle “Herkesi hapse koyamayız ya,” oluyor. Ve tüm bunlara rağmen radikal olan, aşırı olan, demokratikleşemeyen, insan haklarına saygı göstermeyen vs. hep Müslümanlar oluyor. Dabık’ta “Melhame-i Kübra” yaşanacağını iddia eden vahşi terör örgütü DAEŞ’in mentalitesinden hiç farkı olmayan bu zihniyetin ABD ve İsrail’de yönetimde olması ise, “gülsek mi ağlasak mı?” dedirtecek cinsten.

Büyükelçilik açılış seremonisi sırasında açılış konuşmasını yapan Dallas Mega Kilisesi Pastörü Robert Jefress, Yahudilik ve Mormonluk dahil tüm dinlere inanların sonsuza kadar cehennemde yanacağını söylediği ateşli konuşmalarıyla tanınıyor. Kapanış konuşmasını yapan bir diğer Evangelist rahip John Hagee ise, “Hitler’in Yahudileri anavatanlarına döndürmek için Tanrı tarafından gönderilmiş olduğunu” söyleyen, bu ve bunun gibi çılgın sözleriyle bilinen biri.

Şaka gibi ama Hollywood filmlerinde görünce güldüğümüz o garip “Kıyametçi” tipler şu anda Amerikan iç ve de dış siyasetinin içinde artık. Çay Partisi zihniyetini aşırı sağdan merkeze taşımayı akıl edenler, oy veren olarak da kendisine Evangelist tabanı seçmiş durumda. Bunun için yanına Başkan Yardımcısı olarak koyu Evangelist Mike Pence’i de ekleyerek Trump’ı Başkan yaptılar. Özetle kim kimi kullanıyor belli değil... Evangelistler mi savaş çıkarmak için Trump’ı? İsrail mi ABD desteğini almak için Evangelistleri? Yoksa Trump mı başkanlık için hepsini? Bunca delilik içinde, Allah aklımızı korusun...

.

Facebook Yorumları

reklam
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı