Metin Münir

T24



Bookmark and Share

Kıbrıs: Uyan borusunu duyan varsa elini kaldırsın


27.7.2017 - Bu Yazı 1022 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçenlerde bir daha başlamamak üzere sona eren Kıbrıs görüşmeleri, adanın bölünmüşlüğünün geçici değil kalıcı olduğunu kanıtladı.

Bunu hem Kıbrıslılara kanıtladı, hem de sorunla yakından ilgilenen Birleşmiş Milletler örgütüne ve ABD, Almanya,İngiltere ve Rusya gibi ülkelere.

Kıbrıslıların geleceği artık sadece bu gerçek çerçevesinde düşünülebilir.

Türk askerinin adaya çıktığı 1974’ten bu yana etnik olarak ikiye bölünen adada, Türkler ve Rumlar federasyon çatısı altında bir arada yaşayamayacaklar.

Bunun yüz tane nedenini sayabilirim. Ama temel neden, iki toplumun  birbirlerinden taleplerinin aşırı olmasıdır.

Rumlar, Kıbrıs Cumhuriyeti üzerindeki tekellerinden taviz vermek istemiyor. Türkler, neredeyse 50 yıldır üzerinde yaşadıkları Rum topraklarını eski sahiplerine iade etmek istemiyor.

Bir ikinci neden – ki belki birinci ve en önemli neden budur– tarafların birbirlerini sevmemeleri – Rumların hissiyatı açısından daha uygun olan “nefret” kelimesini isteyerek kullanmadım – , birbirlerine güvenmemeleri, adanın geleceği için ortak bir vizyona sahip olmamalarıdır.

Kıbrıslı Rumlar ve Türkler geçmişe-tutsak, uzlaşmaz kafalarıyla Avrupa’ya değil Orta Doğu’ya ait olduklarını gösterdiler. Bu konularda uzman olan bir akademisyenin bana söylediğine göre, uzlaşma yeteneğinde, soykırım yaşamış Afrika kabilelerinden bile geridirler.

Ama bunlar artık tarih oldu.

Artık sorun basite indirgenebilir:

Mevcut statüko çerçevesinde, Türkler ve Rumlar birbirlerine ve dünyaya zarar vermeden, nasıl yaşam sürdürecekler?

Rumların pek fazla bir şey yapmalarına gerek yok.

Onlar, dünyanın tanıdığı bir Avrupa Birliği üyesi devlette yaşıyorlar.

Demokrasileri, yargı sistemleri sağlamdır. Eğitim, sağlık ulaşım gibi  temel sorunlarını çözdüler. Kişi başına düşen milli gelirleri İsrail’in bile önündedir.

Ama köylülük sorunları var. Ve kafaları, Ortodoks kilisesinin ördüğü nefret-i örümcek ağlarıyla doludur. Hristiyan dünyasında hiçbir halk Rumlar kadar kilisesinin oyuncağı değildir.

Bir sürü başka gıpta edilecek özelliklerine rağmen bunlar, Rumların bulundukları durumdan bir Singapur veya Lüksemburg durumuna erişmelerine mani olacak.

Türklerin durumu ise acıklıdır.

KKTC savaş ganimeti üzerine kurulu bir rüşvet ve rant devletidir. En büyük geliri Türkiye’nin yolladığı, büyük bir bölümü de rant ve rüşvet potasına atılan cömert yardımlarıdır.  Bu “ekmek elden su gölden” sistemi, Türklerin kamu yararına dönük bir yönetim kurmalarına engel oldu.

KKTC’de bozuk olması mümkün olan her şey bozuktur – sağlık, eğitim, bürokrasi, yol, su ve elektrik altyapısı dökülmektedir. Çevre sorunları bir felakete dönüşmüştür.

Girne, betonlaşmada hızla Kuşadası ve Mersin gibi kentsel cehenneme dönmüş yerlere benziyor.

Yöneticiler, kamu mallarını akrabalarının cebine tıkıştırmalarını artık gizlemeye bile gerek duymuyorlar.

Rüşvet ve rant, politikacıların kamu yararına değil kendi yararlarına çalışmaları, Müslüman toplumların eroinidir.

Bu bağımlılıktan kurtulmanın tek yolu sicillerinde bir tek reform bulunmayan siyasi kadrolardan kurtulmak, dürüst ve işbilen insanları iktidara getirmektir.

Kıbrıslı Türklerin büyük bir inatla Rumlarla federasyon kurma rüyası peşinde koşmalarının en büyük nedeni, çözemedikleri sorunlarını Rumların çözebileceğini sanmalarıdır.

Rumlarla aynı çatı altına  girersek bütün sorunlarımız çözülecek, onlarla aynı hizaya geleceğiz sanıldı, her ne kadar dillendirilmese de.

Ama uygarlık nezle değildir, bulaşmaz. Refah ise bir örgütlenme meselesidir. Kafasını kullanmayana, ter dökmeyene,dürüst olmayana mama yok.

Toplumlararası görüşmeler Kıbrıslı Türkler için “uyan” borusudur. Umarım duyuldu.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
31.08.2019
Robot yasası yasasızlıktır
6.08.2019
Gaz konusunda uzlaşı mümkün mü?
13.07.2019
Tükenmeyen birini bulmak
11.07.2019
Ali Babacan’ın başarı şansı
10.07.2019
Merkez Bankası’nda tahterevalliye devam
1.06.2019
Kıbrıs’ta iki ayrı devlete doğru mu?
23.05.2019
Siz olmadan yapamazdık
14.05.2019
KKTC Hükûmeti neden istifa etti?
12.05.2019
Erdoğan sultan olsaydı, lakabı ne olurdu?
6.4.2019
Ağır bir yağmur düşecek
2.4.2019
Uyan ey Erdoğan
26.2.2019
Mükemmel çıkmaz ve bir öngörü
9.2.2019
Yaratıcılık yasak sürgün
5.2.2019
Petrolsüz Venezuela olmak
31.1.2019
Uzaydan Dünya
29.1.2019
Cennetin sonu
15.1.2019
Türkiye geleceğin ülkesidir ve hep öyle kalacaktır
13.1.2019
YPG konusunu kansız halletmek
11.12.2018
Siz koşturun ben sizin yerinize yavaşlarım
6.12.2018
Yeryüzünün Sonunun Sonu
21.11.2018
Bir milyon gönüllü abonesi olan gazete
13.11.2018
Doğu Akdeniz'de sular ısınmıyor, soğuyor
3.11.2018
Tekerrür eden tarih değil, aptallıktır
1.11.2018
İçeriye kapatan kâinatın ürkütücü genişliği
30.10.2018
CHP yürüyen bir ölüdür
25.10.2018
KKTC'nin en büyük partisinin temizlenmeye ihtiyacı var
23.10.2018
Kaşıkçı: Aptallık, kibir ve melanete dur demek
18.10.2018
Kıbrıs'ta yeni bir tutum, yeni bir ümit
16.10.2018
Yeni kriz çözme yöntemi: Görmezden gelmek
11.10.2018
İstanbul'da bir cinayet
6.10.2018
Kıbrıs: Uzun süren bir kavgada haklı taraf yoktur
4.10.2018
Halka doğruları söyleyin sayın Akıncı
30.9.2018
Kıbrıslı Türk'ün yeşille imtihanı
25.9.2018
Kıbrıs'ta çözümün en büyük engeli Türklerdir
20.9.2018
Erdoğan'ın yeni uçağı onu yere çaktı
18.9.2018
Türkiye'de neden saray yok?
11.9.2018
İdlib: Kaç ve yaşa, kal ve öl
1.9.2018
Ben kapıdan çıkarken bir kelebek
28.8.2018
“Ne istiyor olabilir ölüler bizden?”
4.8.2018
İnsanoğlunun keşfi
31.7.2018
Türkiye'nin Batı ile işi bitiyor mu?
28.7.2018
Hiçbir şey üretmeyen çiftlik
17.7.2018
Beni güzel kadınlarla tanıştırmayın, güzel olmayanlarla da
12.7.2018
Erdoğan'ın başkanlığında yeni eskidir
30.6.2018
AKP-MHP ortaklığında Kıbrıs'ta masaya oturulamaz
26.6.2018
Erdoğan kazandı, Türkiye kaybetti
23.6.2018
Rabbi onu affetsin
21.6.2018
Tiksindirici gazetecilere çağrı
19.6.2018
AKP çağında meleklerin nöbet değişimi
9.6.2018
Tembel miyim, daha tembel mi oluyorum?
1.5.2018
Şimdiden tebrikler sayın Erdoğan
20.2.2018
Kalıntı bir tür
17.2.2018
Yalnız patlıcanı kırağı çalmaz
13.2.2018
Şafak sökerken, elleri bağlı
27.1.2018
Cennetten kovulmanın sonu
20.1.2018
Ayşe'ye mektup
21.12.2017
En az sevilen liderler
14.12.2017
İnsan bazen evinden kaçmalı
30.11.2017
Zarrab'ın cini şişeden çıkıyor
28.11.2017
Bağlantısız devrimci
25.11.2017
Pinokyo'nun armutları
21.11.2017
Latince İncil, Arapça Kur'an
7.11.2017
Sadece akılsızların saati durmadan çalışır
28.10.2017
Akıllılar kuşku içinde, aptallar emin olursa
13.10.2017
Ağacın güzelliği en iyi nasıl görülür?
28.9.2017
Kuzey Irak Kürtleri, bağımsızlık ilan edemez
20.9.2017
Kıbrıs: Önce kendini karşındakinin yerine koy
31.8.2017
Depresyon nasıl çağımızın vebası oldu?
19.8.2017
Rumlar süper dev bir gaz rezervi bulursa ne olur?
15.8.2017
Nuray Mert konusu: AKP ile Atatürkçülerin buluştuğu nokta
8.8.2017
Bana soruyorlar
2.8.2017
Unutmayın efendim, siz tanrı değilsiniz!
27.7.2017
Kıbrıs: Uyan borusunu duyan varsa elini kaldırsın
15.7.2017
Aelian'ın Kargaları
11.7.2017
Düşünülmüyorsunuz sanmayın
27.6.2017
Örümcek onu öldürmeyeceğimi biliyor olabilir mi?
24.6.2017
Gece geç vakitte mesaj atan kadına mektup
22.6.2017
Erler zehirlenmedikleri zaman ne yiyorlar?
17.6.2017
Eğer yüreğinizde özgürlük yoksa
15.6.2017
Benim olan ve olmayan bahçe
13.6.2017
Türk askerinin Katar'da işi ne?
10.6.2017
Nasreddin Hoca’nın gözüyle Kıbrıs görüşmeleri
8.6.2017
Türkiye yeni bir Orta Doğu dönemecinde
6.6.2017
Donald Trump: Aptallığın zaferi
4.6.2017
Kalkınma elçileri
1.6.2017
Blade Runner
30.5.2017
KKTC: Millî dava ile lilli dava
25.5.2017
Kıbrıs: Birlikte 446 yılda ne öğrendiler?
23.5.2017
Hiç kimse ağlamasın, gülmesin de
20.5.2017
Görüşmeler öldü, yaşasın AB üyesi KKTC!
16.5.2017
Düşüncelerin savaşında kitap silah mıymış?
6.5.2017
Tırtıl, Latin çiçeği ve ben
3.5.2017
Aslı Erdoğan’a kapıyı açın
28.4.2017
Tedirgin tedirgin tedirgin
25.4.2017
PKK’nın son görevi
22.4.2017
En iyi intikam iyi yaşamaktır
8.4.2017
Karanlık günler için aydınlık Afrika sözleri
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive