Metin Münir

T24



Bookmark and Share

Tanrısız ve peygambersiz


22.12.2019 - Bu Yazı 281 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Amazon yağmur ormanlarının en ücra köşelerinden birinde yaşayan Pirahãlar'ı ilk gördüğünde Daniel Everett’i en çok şaşırtan, ne kadar güler yüzlü ve hayatlarından memnun göründükleri oldu.

Everett misyonerdi. Pirahãca öğrenecek ve İncil’in havariler tarafından yazılan bölümlerinden birini, avlayarak ve toplayarak yaşam süren bu insanların diline çevirecekti.

Tanrı kendi oğlunu, İsa’yı, insanların selameti için dünyaya yollamıştı, o da çarmıhta can vererek insanları kurtarma uğruna en büyük fedakârlığı yapmıştı. Pirahãlar bu öyküyü kendi dillerinde okuyunca selamete kavuşmak için Hristiyan olacaklardı.

Pirahãların ne dini ne tanrısı vardı. En büyük özellikleri günü yaşamalarıydı. Geçmiş ve gelecek, hesaplarında yer almıyordu. Sadece gördükleri şeylere inanıyorlardı. Bazen de başkalarının anlattıklarına, ama anlatanın anlattığı şeyleri kişisel olarak yaşamış olması koşuluyla.

Everett, Havariler’den bir bölümü çevirdikten sonra Piiohatai adlı bir yerliye okutup banda aldı. Küçük bir teyip alıp komşularına dinletti. Anladınız mı, diye sorduğunda, anladık cevabını aldı. Anladıklarını kanıtlamak için dinlediklerini özetlediler.

Everett amacına ulaşmaya yaklaştığını düşünerek sevindi. Ta ki Pirahãlardan biri soruncaya kadar:

"Hey, Dan, teypte konuşan kim? Piiohatai’ye benziyor."

 "Piiohatai’dir," diye cevapladı Everett.

"Ama o İsa’yı hiç görmedi ki. Bize İsa’yı tanımadığını ve İsa’yı istemediğini söyledi."

Bir başka gün Pirahãlar sordu:

"Hey Dan, İsa nasıl biri? Bizim gibi siyah mı, yoksa senin gibi beyaz mı?"

"Doğrusu, onu görmedim. Çok zaman önce yaşadı. Ama dediklerini biliyorum."

"Anlat Dan. Onu hiç görmedinse ve dinlemedinse ne dediğini nereden biliyorsun?"

Everett’i seviyorlardı. Köylerinde kalabilirdi. Ama İsa’yı anlatmaktan vazgeçmeliydi. İsa misa istemiyorlardı ne de Amerikalılar gibi yaşamak.

Pirahãlar değişik bir dünya görüşü aramıyorlardı. Yöneticisiz yürüyen düzenleri mükemmeldi ve onları mutlu ediyordu. Çocuklar ve kadınlar dâhil herkes eşit ve hürdü. Seks herkes için serbestti. Paylaşım esastı. Çocuklar dört yaşına kadar emziriliyor, memeden kesildikten sonra toplum hayatına katılıyorlardı.

Yaşamlarından memnundurlar. Ne yukarıda bir cennet ne de aşağıda bir cehennem olduğuna inanıyorlardı. Her şeyi olduğu gibi kabul ediyorlardı. Ölüm korkuları yoktu. İnançları kendilerineydi. Değerleri arasında "günah" diye bir şey yoktu. Neden arınacaklardı?

Sadece güne, o anda yaşanana yoğunlaşmaları, başka yerlerde yaşayan insanların hayatını zehirleyen gelecek korkusundan ve sayısız diğer endişeden yoksun olmalarını sağlıyordu.

Değerleri arasında "Gerçeği aramak" gibi afaki bir konsept de yoktu. "Pirahãlar için gerçek; balık yakalamak, kanoda kürek çekmek, çocuklarıyla gülüp oynamak, kardeşini sevmek ve sıtmadan ölmektir," diye yazdı Everett kitabında.*

Everett, Pirahãların yanına 1977’de gitti ve kısa birkaç ara dışında otuz yıl onların ırmak kenarındaki köylerinde, damında zehirli yılanların barındığı bir kulübede yaşadı.

Ve yavaş yavaş şu gerçekle barışmak zorunda kaldı: Pirahãlar kayıp değildiler ve kurtarıcıya ihtiyaçları yoktu.

Mutlu ve hayatından memnun insanların selamete ulaşmaları için İsa’yı kucaklamaları gerektiğine ikna etmek imkânsızdı.

Hayatı geldiği gibi yaşamak, boşu boşuna ulaşılması mümkün olmayan Gerçek ve Tanrı gibi şeyleri aramaktan iyi idi.

Ve bunun farkında olmak Pirahãları ilkel değil, bizden sofistike yapıyordu.

Bunları düşünerek Everett inancını kaybetti. Pirahãları Hristiyanlaştırmak için gittiği yerde onlar onu kendi inançsızlıklarına ikna ettiler. Katolik olarak geldiği köyden ateist olarak ayrıldı.

* Daniel Everett/ Don’t Sleep, There are Snakes (Uyuma, Yılan Var)/ Türkçesi Yok.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
13.02.2020
Akıncı bu demeci neden verdi?
30.01.2020
Sayılar ve sayılacak şeyler
24.12.2019
Atalarımızın seks hayatı
22.12.2019
Tanrısız ve peygambersiz
14.12.2019
Trum trak tiki tak, makinalaşmak
6.12.2019
Uykuda ölmek
3.12.2019
Giriş notu ile "rüzgâr"
26.11.2019
İngilizler çıldırmış olabilir mi?
23.11.2019
Serçeleri de unutmayalım
19.11.2019
Doğu Akdeniz gazı nereye?
9.11.2019
Olgun meyve, ham meyve
7.11.2019
Kalan sağlar kimindir?
31.10.2019
Bir de kirpi var*
29.10.2019
“Aynı masada yarım asır”
26.10.2019
Ormanda bukalemunlu bir yürüyüş
24.10.2019
Güle güle Amerika
22.10.2019
Türkiye’yi Suriye’den Rusya kurtaracak
19.10.2019
Suriye: Ateşkes çözüm değildir
17.10.2019
Rusya ve Suriye’de bir çıkış yolu
15.10.2019
Suriye: Kazandım de, evine dön
8.10.2019
KKTC’de “büyük koçlar” hükûmeti devirmeye çalışıyor
3.10.2019
En çok intihar nerede?
1.10.2019
Adanın birleşmesinin anahtarı kimdedir?
31.08.2019
Robot yasası yasasızlıktır
6.08.2019
Gaz konusunda uzlaşı mümkün mü?
13.07.2019
Tükenmeyen birini bulmak
11.07.2019
Ali Babacan’ın başarı şansı
10.07.2019
Merkez Bankası’nda tahterevalliye devam
1.06.2019
Kıbrıs’ta iki ayrı devlete doğru mu?
23.05.2019
Siz olmadan yapamazdık
14.05.2019
KKTC Hükûmeti neden istifa etti?
12.05.2019
Erdoğan sultan olsaydı, lakabı ne olurdu?
6.4.2019
Ağır bir yağmur düşecek
2.4.2019
Uyan ey Erdoğan
26.2.2019
Mükemmel çıkmaz ve bir öngörü
9.2.2019
Yaratıcılık yasak sürgün
5.2.2019
Petrolsüz Venezuela olmak
31.1.2019
Uzaydan Dünya
29.1.2019
Cennetin sonu
15.1.2019
Türkiye geleceğin ülkesidir ve hep öyle kalacaktır
13.1.2019
YPG konusunu kansız halletmek
11.12.2018
Siz koşturun ben sizin yerinize yavaşlarım
6.12.2018
Yeryüzünün Sonunun Sonu
21.11.2018
Bir milyon gönüllü abonesi olan gazete
13.11.2018
Doğu Akdeniz'de sular ısınmıyor, soğuyor
3.11.2018
Tekerrür eden tarih değil, aptallıktır
1.11.2018
İçeriye kapatan kâinatın ürkütücü genişliği
30.10.2018
CHP yürüyen bir ölüdür
25.10.2018
KKTC'nin en büyük partisinin temizlenmeye ihtiyacı var
23.10.2018
Kaşıkçı: Aptallık, kibir ve melanete dur demek
18.10.2018
Kıbrıs'ta yeni bir tutum, yeni bir ümit
16.10.2018
Yeni kriz çözme yöntemi: Görmezden gelmek
11.10.2018
İstanbul'da bir cinayet
6.10.2018
Kıbrıs: Uzun süren bir kavgada haklı taraf yoktur
4.10.2018
Halka doğruları söyleyin sayın Akıncı
30.9.2018
Kıbrıslı Türk'ün yeşille imtihanı
25.9.2018
Kıbrıs'ta çözümün en büyük engeli Türklerdir
20.9.2018
Erdoğan'ın yeni uçağı onu yere çaktı
18.9.2018
Türkiye'de neden saray yok?
11.9.2018
İdlib: Kaç ve yaşa, kal ve öl
1.9.2018
Ben kapıdan çıkarken bir kelebek
28.8.2018
“Ne istiyor olabilir ölüler bizden?”
4.8.2018
İnsanoğlunun keşfi
31.7.2018
Türkiye'nin Batı ile işi bitiyor mu?
28.7.2018
Hiçbir şey üretmeyen çiftlik
17.7.2018
Beni güzel kadınlarla tanıştırmayın, güzel olmayanlarla da
12.7.2018
Erdoğan'ın başkanlığında yeni eskidir
30.6.2018
AKP-MHP ortaklığında Kıbrıs'ta masaya oturulamaz
26.6.2018
Erdoğan kazandı, Türkiye kaybetti
23.6.2018
Rabbi onu affetsin
21.6.2018
Tiksindirici gazetecilere çağrı
19.6.2018
AKP çağında meleklerin nöbet değişimi
9.6.2018
Tembel miyim, daha tembel mi oluyorum?
1.5.2018
Şimdiden tebrikler sayın Erdoğan
20.2.2018
Kalıntı bir tür
17.2.2018
Yalnız patlıcanı kırağı çalmaz
13.2.2018
Şafak sökerken, elleri bağlı
27.1.2018
Cennetten kovulmanın sonu
20.1.2018
Ayşe'ye mektup
21.12.2017
En az sevilen liderler
14.12.2017
İnsan bazen evinden kaçmalı
30.11.2017
Zarrab'ın cini şişeden çıkıyor
28.11.2017
Bağlantısız devrimci
25.11.2017
Pinokyo'nun armutları
21.11.2017
Latince İncil, Arapça Kur'an
7.11.2017
Sadece akılsızların saati durmadan çalışır
28.10.2017
Akıllılar kuşku içinde, aptallar emin olursa
13.10.2017
Ağacın güzelliği en iyi nasıl görülür?
28.9.2017
Kuzey Irak Kürtleri, bağımsızlık ilan edemez
20.9.2017
Kıbrıs: Önce kendini karşındakinin yerine koy
31.8.2017
Depresyon nasıl çağımızın vebası oldu?
19.8.2017
Rumlar süper dev bir gaz rezervi bulursa ne olur?
15.8.2017
Nuray Mert konusu: AKP ile Atatürkçülerin buluştuğu nokta
8.8.2017
Bana soruyorlar
2.8.2017
Unutmayın efendim, siz tanrı değilsiniz!
27.7.2017
Kıbrıs: Uyan borusunu duyan varsa elini kaldırsın
15.7.2017
Aelian'ın Kargaları
11.7.2017
Düşünülmüyorsunuz sanmayın
27.6.2017
Örümcek onu öldürmeyeceğimi biliyor olabilir mi?
24.6.2017
Gece geç vakitte mesaj atan kadına mektup
22.6.2017
Erler zehirlenmedikleri zaman ne yiyorlar?
17.6.2017
Eğer yüreğinizde özgürlük yoksa
15.6.2017
Benim olan ve olmayan bahçe
13.6.2017
Türk askerinin Katar'da işi ne?
10.6.2017
Nasreddin Hoca’nın gözüyle Kıbrıs görüşmeleri
8.6.2017
Türkiye yeni bir Orta Doğu dönemecinde
6.6.2017
Donald Trump: Aptallığın zaferi
4.6.2017
Kalkınma elçileri
1.6.2017
Blade Runner
30.5.2017
KKTC: Millî dava ile lilli dava
25.5.2017
Kıbrıs: Birlikte 446 yılda ne öğrendiler?
23.5.2017
Hiç kimse ağlamasın, gülmesin de
20.5.2017
Görüşmeler öldü, yaşasın AB üyesi KKTC!
16.5.2017
Düşüncelerin savaşında kitap silah mıymış?
6.5.2017
Tırtıl, Latin çiçeği ve ben
3.5.2017
Aslı Erdoğan’a kapıyı açın
28.4.2017
Tedirgin tedirgin tedirgin
25.4.2017
PKK’nın son görevi
22.4.2017
En iyi intikam iyi yaşamaktır
8.4.2017
Karanlık günler için aydınlık Afrika sözleri
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive