Münir AKTOLGA

zm.aktolga@gmail.com



Bookmark and Share

Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..


28.01.2015 - Bu Yazı 3018 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Küreselleşme olayı herkesi şaşırtmaya devam ediyor! 20.Yüzyıl kalıntısı bütün o değer yargıları,  bilgiler- bilimler 21.Yüzyıl değerleri karşısında adeta işe yaramaz hale geliyorlar! Sadece  “Erdoğancı” olduklarını ilan eden yazarlar-ideologlar ve de “ekonomistler” de değil, bu arada “solcular” ve “ötekiler” de  şaşırdılar ne diyeceklerinil-ne yapacaklarını!!. Alın size o “ötekiler” grubundan bir örnek!..

Bakın, G.Uras[1]bugünkü yazısında Euro’nun Dolar karşısında değer kaybetmesi olayını nasıl değerlendiriyor-ya da değerlendiremiyor!!

“..Doların değer kazanması, Euro’nun değer kaybetmesi “bugüne kadar kabul edilmiş - ekonomiye yön vermiş ilkelere aykırı”dır.[2] Ama bir gerçek var: Dolar değer kazanıyor, Euro kaybediyor. Dolar Euro çapraz kuru ne olacak? Unutalım 1 Dolar 1 Euro olur mu, olmaz mı’yı... Dolar’ın değer kazanması, Euro’nun değer yitirmesi “normal” midir?  Ekonominin çarkları nasıl işliyor? Ülke paraları birbirlerine karşı nasıl değer kazanarak kaybediyor?
1) Temel bir teori vardı. Ülke paralarının değerini cari açık veya fazlanın belirleyeceğine inanılıyordu.
-  ‘Kur, cari işlemler dengesini sıfıra götüren bir mekanizmadır’ deniliyordu.
-  Bu teoriye göre ülkelerin cari açığı ne kadar büyür ise, parası o kadar değer kaybediyor. Tersine cari fazla veren ülkelerin parası değer kazanıyordu.
2) Bu teoriyi “modası geçmiş” olarak niteleyenlere göre ise, kuru tayin eden cari açık veya fazla değil. Sermaye hareketleri. Para hangi ülkeye akarsa o ülkenin parası değerlenir.  Bugün yaşananlar, sermaye hareketlerinin kuru belirleyen ana etken olduğunu gösteriyor.[3]

Neden söz ediyoruz? İki dev ekonomi var: ABD ekonomisi ve Avrupa Birliği (AB) ekonomisi. İki ekonominin de milli geliri (GSYH) dolar olarak  17 trilyon doların biraz altında. (Şimdilerde Euro ile belirlenen AB ülkeleri toplam milli gelirinin dolar karşılığı gerilemiş durumda.)
İki dev ekonominin milli geliri (katma değer yaratma gücü) eşit ama... Aması var.
-  ABD ekonomisi her ay 25 - 40 milyar dolar dış ticaret açığı (ithalat ile ihracat arasındaki fark) veriyor. Buna karşılık AB  ülkelerinin aylık toplam dış ticaret fazlası 20 - 25 milyar euro.
-  Ekonomilerde paranın kıymetini etkileyen en önemli gelişme ödemeler bilançosunda cari hesapların (olağan döviz gelirleri ile giderleri arasındaki farkın) durumu. ABD ekonomisinde 12 aylık cari açık 388 milyar dolar. AB ekonomilerinin 12 aylık cari hesap fazlalıkları ise 324 milyar dolar. (The 
Economist, 17 Ocak 2015)
-  ABD ekonomisi milli gelirinin yüzde 2.3’ü büyüklüğünde cari açık veriyor. AB ekonomilerinin toplam milli gelirinin yüzde 2.4’ü büyüklüğünde cari hesap fazlalığı var.
Bu tabloda doların değer kaybetmesi, euro’nun değer kazanması gerekirken neden tersi bir gelişme içindeyiz? N’oldu da böyle oldu?..”  

Yazı devam ediyor:

„..Böyle geldi, böyle gider mi? Normal olarak gitmemesi gerekir.
-  Dengeler bozuldu. ABD ekonomisinin güçlenmesi için ihracatının artması gerekir. Güçlü dolar ekonomide büyümeyi frenler. Euro ülkelerinin ihracatta rekabet gücü artar. ABD’nin cari açığı daha da büyür. AB ülkelerinin cari hesapları daha çok fazla verir.
-  Yüzer gezer fonlara yön verenler, gerçek dışı kur hesaplarının sürdürülemeyeceğinin bilincinde, para trafiğinin yönünü değiştirir. Bu durumda Euro ineceği yere kadar iner ama indiği noktada uzun süre kalamaz. Ekonominin temel ilkeleri Dolar - Euro kurunun normale dönmesini sağlar.”[4]

İşte, yazara göre  olayın açıklanması-çözümü  bundan ibaret!. Daha ileri gitmeden önce şimdi size  bir aktarma daha yapacağım, onu da çok dikkatli okuyun lütfen:[5]

„.. Bugün artık bir ülkenin (uluslararası) ekonomik gücünü salt ihracat oranları ile ölçmek mümkün değil! Global değer yaratma zincirlerinin giderek artması gerçeği temelinde artık önemli olan,  “ne yapıldığı”, ihraç edilen metada ne kadar “ülke içinde yaratılan katma değerin” bulunduğudur. Bu bağlamda maddi üretimin Gelişmiş Ülkeler’den Gelişmekte olan Ülkeler’e doğru kaydığını görürken, endüstrileşmiş ülkelerin,  global üretim zincirlerinin başında ve sonunda bilgi sermayesiile yer alma eğiliminde olduklarını  tesbit ediyoruz. Bu, maddi üretim yerine, örneğin makinaların kurulması, kullanılması, bakımı, gözlemlenmesi, bilgi üretimi, danışma ve belgelendirme vs. hizmetleri şeklinde oluyor. Bu anlamda aşağıdaki “iPhone global üretim zinciri” bizlere, hesaplamaların “katma değer yaratılması” kıstasına göre yapılması durumunda ABD’nin “ticari dengesi”nin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

                                   

                

Değişik ülkelerden „toplanan“ tam 1875 parçadan oluşan iPhone’nun Çin’de Taiwan kökenli Foxconn  fabrikasında biraraya getirilerek üretilip ABD’ye getirilmesinin ülkeye maliyeti, resmi uluslararası ticaret istatistiklerine göre 2009 yılı itibarı ile şöyle:[6]

Kaynak: The Supply Chain of the iPhone and Trade in Value Added, Yuqing Xing, Asian Development Bank Institute: http://www.adbi.org/files/2013.05.08.cpp.sess3.3.xing.supply.chain.iphone.pdf(İndirme tarihi:10.01.2015)

 

 

           

“..iPhone’nin Apple tarafından satış fiyatının tahminen 700 $ civarında olduğunu düşünürsek, yukardaki rakamlardan anlaşılacağı üzere, üretimin büyük oranlarda ana ülkeden “dışarıya” kaymasına rağmen yaratılan katma değerin önemli bölümü ana ülkede kalıyor. Yukardaki maliyet fiyatının (178,96 $) son tüketici satış fiyatlarına (tahminen 700,-$) oranı bu gerçeği gösterir.Dizayn, konsept ve ARGE’ye bağlı olarak bilgi üretimi gibi daha ziyade ABD’de meydana gelen değer oluşumları,   Apple firmasının kâr payı, ilgili teknolojiler üzerindeki patent hakkı payları[7]  ve sürümden elde ettiği gelir de hesaba katıldığında „global değer yaratımı“nın önemli bölümünün -ekonomisinde bundan dolayı oluşan her türlü dış ticaret açığı“na rağmen- ABD’de kaldığını söyleyebiliriz”..

“2009 yılında Çin’de üretilen 11,3 milyon iPhone’nun ihraç tutarı (Çin’den ABD’ye ihraç ediliyor) tam 2,02 milyar dolar. Bundan, üretim için Çin’e diğer ülkelerden gelen ithal metaların değeri olan 121,5 milyon dolar çıkarıldığında ülkenin (Çin’in) bu işten ABD karşısında dış ticaret artısı 1,9 milyar dolar oluyor (tabi bu rakam aynı zamanda ABD’nin Çin’le olan ticaret eksisi anlamına da geliyor). Oysa Çin’in iPhone katma değer yaratımına maliyet açısından sadece %3,6 oranla (6,50 $) yer aldığını görüyoruz. Bu durumda, hesaplamalar eğer „yaratılan katma değer“ bazında yapılırsa, ABD’nin Çin ile olan iPhone ticaretindeki “açığın”, milyarlarca dolardan hemen  çok aşağılara iniverdiğini görürüz. Çünkü bu durumda ABD’nin Çin’den yaptığı  ithalat 11,3 milyon x 6,5 $ = 73,45 milyon dolar oluyor..“!..

“..Bugün artık bir ülkenin (uluslararası) ekonomik gücünü salt ihracat oranları ile ölçmek mümkün değil! Global değer yaratma zincirlerinin giderek artması gerçeği temelinde artık önemli olan,  “ne yapıldığı”, ihraç edilen metada ne kadar “ülke içinde yaratılan katma değerin” bulunduğudur. Bu bağlamda maddi üretimin gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru kaydığını görürken, endüstrileşmiş ülkelerin ise, global üretim zincirlerinin başında ve sonunda bilgi sermayesi ile yer alma eğiliminde olduklarını tespit ediyoruz. Bu, maddi üretim yerine örneğin makinaların kurulması, kullanılması, bakımı, gözlemlenmesi, bilgi üretimi, danışma ve belgelendirme vs. hizmetleri şeklinde oluyor. Bu anlamda  “iPhone  global üretim zinciri” bizlere, hesaplamaların “katma değer yaratılması” kıstasına göre yapılması durumunda ABD’nin “ticari dengesi”nin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor..“[8]

Bütün bu „hesap hatalarının“ özünde  küreselleşmeyle birlikte ortaya çıkan informasyonun  ve bilgi üretimi süreçlerinin  demokratikleşmesiyle ilgili olduğu apaçık ortada değil mi? Çünkü eskiden-20. Yüzyıl koşullarında durum böyle değildi, hesaplar böyle yapılmıyordu!. O iki kutuplu dünyada  informasyon ve bilgi üretimi süreçleri Batı’da büyük tekellerin, Doğu’da ise  (devletin diyeceğim ama, aslında  Sosyalist Sistemi daha işin başında  kısır kalmaya mahkum eden) o garip „Diyalektik Materyalizm“[9]anlayışının ideolojik kontrolü altındaydı. İşte, „duvarların yıkılmasının“ anlamı budur!. Yıkılan o „duvarlar“  „tekelci kapitalizmin“ duvarları olduğu kadar, „İşçi Sınıfı Bilimi’nin“ ideolojik duvarlarıdır da![10] Halbuki eskiden ne kadar kolaydı işler, işte şu kadar ithalatın var, şu kadar da ihracatın; ihracat eksi ithalat eşittir cari açık, ya da tersi tabi!.. hesap buna göre yapılıyordu!. Halbuki bugün böyle değil, görüyorsunuz.

Bugün önemli olan  klasik anlamda üretim olmadığı gibi laf-hamaset üretimi de değil (!) NE KADAR BİLGİ -ve KATMA DEĞER- üretildiği önemli bugün!. Bunun için de, ne yapıp yapıp, bütün o antika „Milli Eğitim“ politikalarını falan kökünden  değiştirmemiz gerekiyor!.  Kökünden diyorum, çünkü  eğer kendi kendimizi kandırmak istemiyorsak, bu değişim „sözde değil özde“ olmak zorunda!. Yani öyle, „Kemalist nesiller“ yetiştirmenin yerine „İslami nesiller yetiştirmeyle“ falan bu işi çözemezsiniz!

Bakın, Zeki çalışmasında ne sonuca varıyor: „Tüm bunlardan ne sonuç çıkarıyoruz: Kendini (genişleterek) yeniden değerlendirmek üzere ihraç edilen sermaye, artık ya direk olarak (rekabet şartları nedeniyle) hiçbir engel koymadan, kaçınılmaz bir şekilde teknolojiyi de  beraberinde getiriyor; yada, bir yerden sonra, başka türlü ayakta kalma şansı olamayacağı için, en nihayetinde onu da (ileri teknolojiyi de)  gittiği ülkelerde  üretime sokuyor. Bu  ise, kaçınılmaz olarak, Gelişmekte olan Ülkelerde de-gecikmeli de olsa, üretici güçlerin ve üretimin gelişmesinin önünü açıyor. İşte, 21. yüzyıl global ekonomisini 20. Yüzyıl’ın „enternasyonalleşme“ sürecinden ayıran fark, „Gelişmekte olan Ülkeleri“ her açıdan „Gelişmiş Ülkelere“ yaklaştıran diyalektik budur!“[11]

O halde;

 

1.    Önce, yok „yabancı sermaye“ imiş, yok „milli sermaye“ imiş  falan gibi  o eski terminolojileri kaldırıp bir tarafa atacaksınız! Çünkü artık sermayenin millisi yabancısı diye birşeye yer kalmamıştır. Sermaye artık küresel bir karaktere sahiptir, o kadar.

2.    Hemen bunun ardından da,  o eskimiş „emperyalizm“ teorilerini  bir tarafa  bırakmanız gerekiyor! Çünkü artık beğenmediğiniz „ihraç edilmiş olan o sermaye“ beraberinde bilimi, tekniği.. kısacası üretici güçleri geliştirici unsurları da getiriyor. Yani işler  öyle eskiden olduğu gibi degil artık!. Tamam, onun amacı gene artı değere el koymak, gene azami kâr yasası onu hareket ettiren güç; ama  o, bu amaca ulaşabilmek için bu kez kaçınılmaz olarak başka yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor artık; ve de o azami kâr’ı  elde etmeye çalışırken sen de bundan nemalanıyorsun!.. Su seviyesi bileşik kaplarda eşitlenme yönünde gelişiyor!

3.    „Stratejik zihniyetimizi“  yeniden üretmeye çalışırken „ecdadımız“ diyerek  Sultanlar’ın peşine takılıp kısır bir antika devlet anlaşıyla kendimizi sınırlamak yerine,  gerçek anlamda ecdadımız olan o Horasan Erenleri’ne, onların yaratıcı ruh haline-tasavvuf anlayışına- sahip çıkarak bu ruhu günümüz koşullarında modern bilimin ışığında yeniden üretmeye çalışalım.. Doğu-Batı çatışmasından (medeniyetler çatışmasından) medet ummak yerine-emperyalizme karşı mazlum halkların öcünü almaya çalışan kahraman rolünü  oynayarak Batı’yı altetmeye çalışmak yerine- Doğu-Batı sentezini yakalamaya çalışalım! Yok efendim Batı medeniyeti çöküyormuşta, onun yerine İslam-Doğu yükseliyormuş falan!!.. bunlar boş intikamcı laflardır. Bunları bir yana bırakarak Batı’nın ve Doğu’nun iyi-güzel olumlu olan özelliklerini alıp bunları    21. Yüzyıl paradigmasıyla yoğurarak yeni bir sentez yaratmaya, o „mazlum halklara“ bu sentezle önderlik yapmaya çalışalım biz.. Nasıl mı diyorsunuz? İşte benim cevabım:  http://www.aktolga.de/m37.pdf !..

    


[1]Aslında yazılarını çoğu zaman değer vererek okurum!..

[2]“Erdoğancı” ideolog geçinen bazı “ekonomistler” ve yazarlar bunu Avrupa’nın-bütün bir Batı’nın çökmesi, Doğu’nun zaferi olarak açıklamaya çalışıyorlar.  Artık “emperyalizme karşı mücadele” bayrağını “solculardan” bunlar devraldı ya!!..

[3]Bu, diğerine göre daha akla yatkın ama, sermaye bugüne kadar Avrupa’ya aktığı için mi Euro bu kadar değerliydi acaba!!  Sermaye Avrupa’ya aktığı için mi Avrupa halâ cari fazla veriyor!?.. Ya da, küreselleşmeyle birlikte sermaye gelişmekte olan ülkelere doğru akmaya başlayınca neden hemen bunların paraları  değer kazanmaya başlamadı! Bunlar hep tek yanlı ve  20.yy dünyasında işlerin nasıl döndüğüne dair bilgiler!! Dikkat ederseniz sermaye anlayışı hep eskiye ait; 21. Yüzyılda bilginin de  sermaye olarak bir işleve sahip olduğu anlayışı  eksik burada..

[4]http://www.milliyet.com.tr/ne-olacak-bu-euro-nun-hali-/ekonomi/ydetay/2003792/default.htm

[5]Zeki Alptekin, „TTIP, CETA, TPP vs. vs.:Tarihsel kontexte „serbest ticaret anlaşmaları “nın global ekonomik gelişmelerdeki yeri“, S. 27:

www.aktolga.de, “Araştırma, İnceleme” bölümünde.

[6]Wall Street Journal, 15.12.2010: Not Really 'Made in China', The iPhone's Complex Supply Chain Highlights ProblemsWith Trade Statistics

[7]Ki bu iPhone’da, değerinin yaklaşık %25`ni kapsadığı tahmin ediliyor. (Bkz.: Volkswirtschaft, Das Magazin für Wirtschaftspolitik 6-2013, CH-Bern, S. 48)

[8] Alptekin, a.g.ç

[9]http://www.aktolga.de/m23.pdf

[10]M.A “Bilişsel Tarih ve Toplum Bilimlerinin Esasları” http://www.aktolga.de/t5.pdf s.286

[11]Z. Alptekin, ag.y., S. 30

.

Facebook Yorumları

Emlak8
20.05.2019
İSTANBUL-ANADOLU SAVAŞLARINDA SON PERDE: AK PARTİ KOALİSYONU DAĞILIYOR!..
21.4.2019
„YENİ“NİN „ESKİ“NİN İÇİNDEN ÇIKIP GELME SÜRECİNİN, YANİ DEVRİMİN VE „JAKOBEN DEVRİMCİLİĞİN“ DİYALEKTİĞİ... (2)
31.3.2019
DEVRİM NEDİR, “RADİKAL DEVRİMCİLİK” ANLAMINDA “JAKOBENİZM” NEDİR? DEVRİMİN VE “JAKOBEN DEVRİMCİLİĞİN” DİYALEKTİĞİ!..
15.3.2019
ŞİMDİ DE „ZAMANI GERİ DÖNDÜRMEYİ“ BAŞARMIŞLAR!!.
12.3.2019
“HATIRALAR” DAN BİR 12 MART YAZISI ...
11.3.2019
Dâvâ ve kendini feda etmek
18.2.2019
Türkiye’nin dış politikası yanlış mıydı?
23.1.2019
FAZIL SAY'IN AÇIKLAMASINI DESTEKLİYORUM…
9.1.2019
NEREDEN BAŞLAMIŞTIK NERELERE GİTTİ İŞİN UCU-
3.1.2019
HATIRALAR
6.10.2018
OKTAY’I KAYBEDELİ BİR YIL OLMUŞ!..
3.10.2018
ŞU McKİNSEY KONUSU!..
7.7.2018
POPÜLİZMİN “SAĞI” “SOLU”?..
28.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE KAPİTALİZMİN KENDİ DİYALEKTİK İNKARINI YARATMASI...
19.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDEKİ DÜNYA...
10.6.2018
HDP BARAJI AŞARAK PARLAMENTOYA GİRMELİDİR!..
9.5.2018
NEREDE BULUNUYORUZ, BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?..
2.5.2018
GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN İKİ ÖNEMLİ HABER…
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
20.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
24.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
16.6.2017
CHP VE "KONTROLLÜ DARBE" ANLAYIŞI!..
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
12.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
19.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
12.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
26.7.2015
İŞTE BU!..
21.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
13.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
5.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
3.7.2015
Kimse kendini aldatmasin
29.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
25.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
14.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
9.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
5.6.2015
"Taraf olmayan bertaraf olur" mantığı nasıl bır mantıktır?
31.5.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
28.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
11.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
8.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
6.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
30.4.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin baraji aşmasini istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
21.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
14.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2014
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8.Net