Münir AKTOLGA

[email protected]



Bookmark and Share

NASIL BİR EĞİTİM SİSTEMİNE İHTİYACIMIZ VAR; ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME!..


26.10.2020 - Bu Yazı 258 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  (Bu makale kısa bir süre önce yayınlanmış olan “Öğrenmek Nedir, Neden Öğreniyoruz, Nasıl Öğreniyoruz, Nasıl Bir Eğitim Sistemine İhtiyacımız Var” isimli kitaptan alıntıdır...[1]

Neden   yeni bir eğitim sistemine ihtiyacımız var? Nasıl bir eğitim sistemine sahip olmalıyız ki, „katma değeri yüksek mallar üreterek“ dünya pazarlarında daha çok söz sahibi olabilelim?..  Küreselleşme sürecinde, yaşamı devam ettirme mücadelesiyle bilgi üretimi süreci arasındaki ilişki nedir?..

21. Yüzyıl koşullarında, küreselleşme sürecinde  “patinaj yapmadan” -hiç duraksamadan, yerinde saymadan- ilerleyebilmenin yolu, her şeyden önce, “katma değeri -bilgi içeriği- yüksek mallar üretebilmekten” geçiyor... Bu açık!.. Peki,  şimdiye kadar -Osmanlı’dan bu yana- biz ne yaptık? İki yüz yıldır “Batılılaşma süreci” adı altında Batı’da üretilen bilgileri insanlarımızın kafasına zorla sokarak “çağdaşlaşacağımızı-medenileşeceğimizi” sanmaktan başka ne yaptık!..

Ne kadar yol aldığımız ortada!.. Şimdi de,   bu süreci tersine çevirip, “demek ki çözüm Batı’da değil Doğu’daymış” diyerek,  aynı pozitivist toplum mühendisliği  mekanizmasını bu sefer de bu yönde kullanmaya çalışıyoruz! Yani,  “Batıcı-Kemalist nesiller yetiştirmek” yerine, “yüzü Doğu’ya dönük İslami nesiller yetiştirerek”  problemi  çözmeye çalışıyoruz!..

Sonra da diyoruz ki, “patinaj yapıyoruz, daha ileriye gidemiyoruz”!..

Açık konuşalım:  21. Yüzyıl’da -küreselleşme sürecinde- bugün artık  gelişmenin, “patinaj yapmadan”   ilerleyebilmenin,  dünya pazarlarında daha çok söz sahibi olabilmenin yolu, hangi türden olursa olsun  ideoloji peşinde koşan nesiller yetiştirmekten geçmiyor!  ÖĞRENME NEDİR-BİLGİ ÜRETİMİ SÜRECİ nasıl bir süreçtir, öğrenmeyi, yani yeni bilgiler üretebilmeyi  temel alan  bir EĞİTİM SİSTEMİ  nasıl  olmalıdır sorularına doğru cevaplar verebilmekten geçiyor...

Daha önceki çalışmalarda, toplum mühendislerinin bu topluma hep kendi kafalarına göre   yeni „bilgi temelleri“ kazandırmaya çalıştıklarını söylemiştik!.. Mübarek sanki kompüter bu, çıkar bir programı  koy onun yerine başkasını!! Bu nedenle, şimdiye kadar bizim hiç -iç dinamiklerin etkileşmesiyle aşağıdan yukarıya  doğru ortaya çıkan- doğru dürüst bir öğrenme-öğrenim sistemimiz   olmamıştır!.. Bugün bile halâ nasıl bir eğitim sistemine sahip olmamız gerektiğini  bilmiyoruz!.. E, bu durumda nasıl yeni bilgiler üreterek katma değeri yüksek mallar elde edeceğiz ki?..

Bakın ben bile bu satırları yazarken hep “eğitim sisteminden”  bahsediyorum; yani ortada hep bir “eğiten” var bir de “eğitilen”!.. Tabi “eğitenler” daima Devletçi bir “Milli Eğitim Sistemine” göre bu işi yaptıkları -yapmak zorunda oldukları- için öğrenme olayı hiçbir zaman  doğru dürüst kavranılamıyor. Bu nedenle, bu çalışmada “Eğitim”den bahsedilen her yerde siz işin aslının öğrenmek  -ÖĞRENİM SİSTEMİ- olduğunu düşünün ve olayı bu şekilde kavramaya çalışın!..

Meselenin can alıcı noktası: “Bilgi mühendisliği”!..

Halen uygulamada olan eğitim sistemimizi  “Milli Eğitim Sistemi” olarak tanımlıyoruz!.. Ve de tabi bu  “Milli Eğitim Sistemi’ni” hayata geçirmek üzere oluşturulan bir “Milli Eğitim Bakanlığı’mız” var!  Görüyorsunuz, zaten adı bile kendini ele veriyor!..  21. Yüzyıl’da artık eğitimin “millisi” diye bir şey olur mu hiç? Ama bizim böyle bir soruyu sorma hakkımız bile yok; çünkü bu kavram -“millilik” kavramı- o kadar kutsal ki bizde, onu  tartışma konusu yapmak bile  zor!..

Bizim  “Milli Eğitim Sistemimiz” aslında hiçbir zaman yeni bilgiler üretmeyi amaç edinmemiştir! Biz hep,  “eğitim” yoluyla pozitivist anlamda “yeni nesiller” -“yeni bir  millet”- yaratmaya” odaklanmışız! Ya, başkaları tarafından daha önceden üretilmiş  bilgileri hazır lokmalar gibi alıp yutarak, ezberci bir “bilgi temeliyle”  “yeni nesiller yetiştirip”  “yeni bir millet” yaratmaya çalışmışız, ya da -özellikle son zamanlarda- bunun tam zıttını yapmaya çalışarak (bu sefer de sil baştan iki yüz yıl öncesine geri dönerek) dini ideolojik bir yol gösterici haline getirip “kendi hikayemizi” yazmaya çalışarak!.. Yıllarımız hep böyle, “hayır, yeni nesiller ve millet öyle değil böyle yaratılır” diyerek, her şeye sil baştan yeniden başlamayla geçmiş-geçiyor!..

Halbuki,  bu şekilde  “yeni bir millet ve toplum yaratmaya” yönelik ideolojik hedeflerle yola çıkarak, tıpkı bir robotun hafızasına belirli bilgileri yükler gibi bilgi mühendisliği yapıp insanların kafasına  belirli “bilgi kalıplarını”  istif ederek   bir yere varılamıyor. Çünkü, ezberciliğe dayanarak sahip olunan bu türden  “bilgiler” hiçbir zaman    “dışardan gelen enformasyonlar” olmanın ötesine geçemiyorlar.

Ama işin doğrusu, başkalarının ürettiği bilgileri bir kenara iterek “Amerika’yı yeniden keşfetmeye çalışmak” da değildir!.. Nerede ne varsa bütün o “bilgileri” bir enformasyon olarak alıp,  onları  daha önceden sahip olduğumuz bilgilerle değerlendirip işleyerek, yeni bilgiler üretebilmek gerekiyor... 

Tabi, hangi türden olursa olsun, pozitivist felsefenin özünde  analitik düşünme, düşünerek yeni bilgiler üretme diye bir şeye yer olmadığı için, bütün bu söylenilenler  “bilgi mühendisleri” açısından lüzumsuz şeylerdir!!.

Bir örnek verelim:  Suyu temsil eden H2O’yu, tıpkı yutulacak bir hap gibi,    “al bunu öğren” diye öğrenciye   verirseniz nasıl öğrenecek öğrenci bunu?.. Bunun gibi birçok başka  bilgiyi daha öğrenme nesnesi olarak (birbirinden kopuk ansiklopedik bilgiler şeklinde) öğrencilerin önüne koyuyorsunuz, ne yapacak öğrenci bunları? Tek yolu var, ezberleyecek! İmtihanlar bittikten sonra da, bu bilgileri hafızasında tutma zorunluluğu ortadan kalkacağı için,   unutup gidecek tabi! Kısacası, “benim oğlum bina okur, döner döner gene okur” sözü boşuna üretilmemiştir bizde!..

Evet, Türkiye’de “enformasyonla” “bilgi” eş anlamda kullanılıyor!..

Ve bu “yanlış”, basit, hani “madem ki böyle kullanılıyor varsın kullanılsın” denecek düzeyde bir yanlış değildir!  “İnformation”,“Enformation”, “haber”, “mesaj”   ve bilgi -“knowledge”, ya da “Wissen”- tamamen ayrı kavramlardır. Bakın, “enformasyon” kavramının Türkçesi bile yok bizde!!.[2] “Enformasyon, mesaj, haber” demektir. Hangi dile ait olurlarsa olsunlar bu kavramlar  işin sadece bir yanına, hep dışardan hammadde olarak alınana  işaret ederler. Bilgi ise, dışardan alınan bu hammaddenin -enformasyonların- daha önceden sahip olunan bilgilerle  içerde değerlendirilerek işlenmesiyle bir ürün olarak ortaya çıkıyor!..

Şöyle bir örnekle açıklamaya çalışalım:

Örneğin, A ve B gibi iki insan arasındaki telefon görüşmesini, ya da karşılıklı konuşmayı ele alalım. A, B ’ye  bir şey söylediği zaman bu B için bir enformasyondur bilgi değildir. B, bu enformasyonu alır ve onu kendi içinde daha önceden sahip olduğu bilgiyle (“Wissensbasis”) işleyerek bir çıktı-cevap oluşturur. İşte, B ’nin yaptığı bu işe dir ki,  “Informationsverarbeitung”-“information processing”, yani enformasyonu değerlendirerek işleme süreci diyoruz. “Bilişim” kavramı da, ancak bu anlamda kullanılırsa, yani “information processing”-“Informationsverarbeitung” anlamında kullanılırsa doğrudur. A için “bilgi”, ancak  B ’den gelen “enformasyonu”  işleyerek oluşturulan  ürün olabilir.  Ama, daha sonra A ’nın  çıktısı da -bu A için bir bilgi bile olsa-  B’ye ulaştığı zaman   hemen öyle B için  bir bilgi olmaz! İlk adımda, bu da gene A’dan gelen bir hammadde-enformasyondur!.. Ve B‘de bu enformasyonu kendi içinde sahip olduğu bilgiyle işleyerek -“information processing” yaparak- kendisi için bir bilgi haline getirir. Yani, A için bir bilgi olan, B için bir enformasyondur. Ve tersi... Bu nedenle, hiçbir zaman  “bilgi işleme süreci” diye bir şey olamaz!! İşlenen daima enformasyondur. “Bilişim” de enformasyonu işleme sürecidir...

Kısacası, bizim  “Milli Eğitim Sistemimiz”, bir torna makinası gibi çalışarak  robot-“devşirme” insan yetiştiren (üretilen bu malzemeyle de bir “millet yaratmaya” çalışan) toplum mühendisliği harikası bir ucubedir!.. Bu,  dün de böyle idi, bugün de böyledir malesef.[3]

Osmanlı torunu -II. Mahmut’un torunları- İttihatçı atalarımız demişler ki, “Batı’lı ülkeler nasıl olsa bu olayı -bilgi üretme olayını- çözmüşler ve yeni bilgiler üretip duruyorlar. Bu noktadan sonra bize düşen artık bunları -onların ürettikleri bilgileri-  alarak bu bilgilere sahip olmaktır”!!. Öyle ya, düşünmeye ne lüzum vardı, düşünmek zaman kaybı idi, zaten yeteri kadar zaman kaybetmiştik!..  Hem sonra, çok fazla düşünülürse bu arada başka zararlı fikirler-bilgiler de üretilebilirdi!! O “fetihçi” toplumsal genlerini aktif hale getirerek “al Batı’dan” -ya da, şimdi moda söylem olduğu gibi, “al Doğu’dan”!!- ve tepe tepe kullan!! İşte bizim her birimizi programlanmış birer robot -devşirme insan- haline getiren “Milli Eğitim Sistemi” anlayışımız budur!!.  Ve zaten bu yüzdendir ki, sonuç olarak süreç içinde adeta iki yapay “mahalle-“millet” haline gelmişiz!!. Bir türlü tek bir kültüre -bilgi temeline- sahip bir toplum haline gelemememizin nedeni budur!..  Bu nedenle,   önce bu pozitivist işleyişin -devşirme insan yetiştirmeye dayanan “bilgi mühendisliği” anlayışının- değişmesi lazım! Yoksa, aynı ezberci  “eğitim” mekanizması devam ettiği sürece, siz istediğiniz kadar “bütçeden eğitime ayrılan payı” arttırın, hiçbir şeyi değiştiremezsiniz! Her seferinde, yönü başka tarafa dönük daha çok ezberci insan yetiştirmiş olursunuz, o kadar!!.

Öğrenme olayını tanımlarken hep, “dışardan alınan enformasyonların daha önceden sahip olduğumuz bilgilerle -bilgi temeliyle- işlenmesinden, değerlendirmesinden” bahsediyoruz. Peki, nedir o toplumsal olarak “daha önceden sahip olunan bilgiler”, yani “bilgi temeli” ve bu işi nasıl başaracağız?..

Ben diyorum ki, yaşanılan yaşanılmıştır bir kere, isteseniz de artık  yaşamı-tarihi geri döndüremezsiniz!.. Bu nedenle, bizim yapmamız gereken, süreç içinde ortaya çıkan farklılıklarımızı zenginliğimiz kabul ederek (çünkü, “farklılıklarımız” dediğimiz şeyler “kültür” adını verdiğimiz, bilinç dışı farklı bilgi temellerimizdir)  hiçbir şeyi elimizin tersiyle itmeden, şu ana kadar sahip olduğumuz değerlere -bunlar ister “Batılı”, ister “Doğulu” değerler olsun- sahip çıkarak,   eldeki  malzemeyi nasıl değerlendirip işleyebileceğimizin yolunu bulmaya çalışmak, bu denli farklı  malzemeden nasıl  yeni  sentezler üretebileceğimiz konusunda kafa yormaktır…


[1]https://www.kitapyurdu.com/kitap/ogrenmek-nedir-neden-ogreniyoruz-nasil-ogreniyoruz/557976.html&filter_name=m%C3%BCnir%20%C3%B6grenmek

[2]Ben  önceleri Almanca’sından esinlenerek “informasyon” diyordum. Sonra beni uyardılar ve “o kelimenin Türkçesi  informasyon değil  enformasyon’dur” dediler!! Peki,  Almanca’sını değil de Fransızca’sını  kullanınca işin özü değişiyor mu!? Ya da, gene aynı pozitivist bir mantıkla  Türk Dil Kurumu’nun uydurduğu “Türkçe” kavramları kullansanız değişiyor mu!?

[3]„Pozitivizm” konusunda bak: http://www.aktolga.de/t8.pdf „Pozitivizm, Dinin Yerine Bilimi Koyarak  Yapılan Bütün  o Yukardan Aşağıya Toplum Mühendisliği Faaliyetlerinin Felsefi, İdeolojik Temelidir”...

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.11.2020
BİZ KİMİZ?..
14.11.2020
NEREYE GELDİK, NEYİ TARTIŞIYORUZ?..
26.10.2020
NASIL BİR EĞİTİM SİSTEMİNE İHTİYACIMIZ VAR; ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME!..
11.10.2020
ÖĞRENMEK NEDİR?..
7.10.2020
HARARİ DİYOR Kİ, „BİR ÜLKEYİ SÖMÜRGELEŞTİRMEK İÇİN ARTIK ORAYA ULUS DEVLETİN ASKER GÖNDERMESİNE GEREK KALMADI“...
27.09.2020
YAŞANILAN SÜRECİN DİYALEKTİĞİ!..
11.09.2020
AY GECENİN KARANLIĞINDA DOĞAR!..
9.08.2020
ÖĞRENMEK NEDİR?..
26.04.2020
1917 İLE 1920 ARASINDAKİ FARK NE İDİ?..
15.04.2020
BAZILARI DİYOR Kİ; YAŞANILAN SÜREÇ DAHA ÇOK İÇE KAPANMACI, DAHA ÇOK OTORİTER YÖNETİMLERİ GÜÇLENDİRECEK!.. BEN İSE TAM TERSİNİ DÜŞÜNÜYORUM, NEDEN Mİ:
13.04.2020
NE YAPMALIYIZ?..
30.03.2020
CORONAVİRÜS SAVAŞLARI ÜZERİNE DOĞRULAR VE YANLIŞLAR, YAPILMASI GEREKENLER...
21.03.2020
CORONA VİRÜS, AŞI ÜRETİMİ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ... BÜTÜN BUNLAR NE ANLAMA GELİYOR, BU İŞİN MEKANİZMASI NEDİR?..
18.03.2020
CORONA VİRÜSE KARŞI HER TÜRLÜ ÖNLEMİ ALALIM, AMA SAKIN BUNU KORKU VE PANİK HALİNE DÖNÜŞTÜRMEYELİM!.. NEDEN Mİ?..
3.01.2020
VAHAP COŞKUN'UN ÇOK ÖNEMLİ MAKALESİ ÜZERİNE -„YENİ BİR FELAKET DAVETİYESİ“-
28.12.2019
AŞİL'İN TOPUĞU!..
29.11.2019
BABACAN’IN AÇIKLAMALARI, VE AK PARTİ’NİN BUNA CEVABI!..
4.11.2019
DEVRİM TEORİSİ ÜZERİNE...
1.11.2019
KOBANİ PKK İÇİN NEDEN ÖNEMLİ (İDİ)!..
18.10.2019
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDE İKİNCİ AŞAMA VE TÜRKİYE... SÜRECİN MANİFESTOSU!..
12.10.2019
BAKIYORUM DA
4.08.2019
“BİAD” KÜLTÜRÜNÜN MADDİ TEMELLERİ...
24.07.2019
27 Mayıs’tan 15 Temmuz’a: Darbeler biliniyor muydu?
11.07.2019
DOLAR-EURO DÜŞSÜN İSTENİYOR MU? BENCE İSTENMİYOR!..
26.06.2019
NEREYE GELİNDİ, NEREDE DURUYORUZ?..
20.06.2019
EVET MURSİ’YE BEN DE ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUM!..
20.05.2019
İSTANBUL-ANADOLU SAVAŞLARINDA SON PERDE: AK PARTİ KOALİSYONU DAĞILIYOR!..
21.4.2019
„YENİ“NİN „ESKİ“NİN İÇİNDEN ÇIKIP GELME SÜRECİNİN, YANİ DEVRİMİN VE „JAKOBEN DEVRİMCİLİĞİN“ DİYALEKTİĞİ... (2)
31.3.2019
DEVRİM NEDİR, “RADİKAL DEVRİMCİLİK” ANLAMINDA “JAKOBENİZM” NEDİR? DEVRİMİN VE “JAKOBEN DEVRİMCİLİĞİN” DİYALEKTİĞİ!..
15.3.2019
ŞİMDİ DE „ZAMANI GERİ DÖNDÜRMEYİ“ BAŞARMIŞLAR!!.
12.3.2019
“HATIRALAR” DAN BİR 12 MART YAZISI ...
11.3.2019
Dâvâ ve kendini feda etmek
18.2.2019
Türkiye’nin dış politikası yanlış mıydı?
23.1.2019
FAZIL SAY'IN AÇIKLAMASINI DESTEKLİYORUM…
9.1.2019
NEREDEN BAŞLAMIŞTIK NERELERE GİTTİ İŞİN UCU-
3.1.2019
HATIRALAR
6.10.2018
OKTAY’I KAYBEDELİ BİR YIL OLMUŞ!..
3.10.2018
ŞU McKİNSEY KONUSU!..
7.7.2018
POPÜLİZMİN “SAĞI” “SOLU”?..
28.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE KAPİTALİZMİN KENDİ DİYALEKTİK İNKARINI YARATMASI...
19.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDEKİ DÜNYA...
10.6.2018
HDP BARAJI AŞARAK PARLAMENTOYA GİRMELİDİR!..
9.5.2018
NEREDE BULUNUYORUZ, BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?..
2.5.2018
GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN İKİ ÖNEMLİ HABER…
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
20.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
24.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
16.6.2017
CHP VE "KONTROLLÜ DARBE" ANLAYIŞI!..
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
12.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
19.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
12.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
26.7.2015
İŞTE BU!..
21.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
13.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
5.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
3.7.2015
Kimse kendini aldatmasin
29.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
25.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
14.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
9.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
5.6.2015
"Taraf olmayan bertaraf olur" mantığı nasıl bır mantıktır?
31.5.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
28.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
11.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
8.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
6.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
30.4.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin baraji aşmasini istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
21.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
14.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2014
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive