Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Murat BELGE

T24



Bookmark and Share

Herkes haksız


04.05.2014 - Bu Yazı 2304 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 En son Madeleine Albright da sıraya girdi. “En son” dedimse, “bundan sonra olmayacak” anlamına gelmiyor; sadece, “şimdilik en son” demek. İzleyemediğim konuşmasında Albright galiba daha çok “basın özgürlüğü” üstünde durmuş.

Bir iki gün farkla Freedom House raporu da çıkmıştı. Buna itiraz etmekte Davutoğlu Başbakan’dan erken davranıp nesnel bilgiye dayanmadığını söyledi. Normal durumda Başbakan önceliği ona kaptırmazdı, ama o sırada işi vardı: Almanya Cumhurbaşkanı’nın haddini bildiriyordu.

Başbakan, Gauck’a “papaz” olduğunu bildiğini belirtmiş. Bu Türkiye’de çok yaygın bir yanılgı olduğu için onun da böyle konuşması normal. Katolik veya Ortodoks din adamlarına “papaz” denir (zaten Yunanca “baba”dan gelir bu kelime), ama Protestan din adamlarına “papaz” denmez. Dediğim gibi, Başbakan’ı özellikle bilmemekle suçlayacak bir durum değil, çünkü Türkçe’de bir adı bile yok.

Aralarındaki ayrımların ne olduğuna şimdi girmeyelim. Konu o değil.

Ahmet Hakan Gauck’un yetkililerle yapması gereken konuşmaları kamuya açıklamasını yadırgadığını yazdı. Bu doğru. Doğru da, Türkiye’de siyaset adamları öyle davranışlarda bulunuyor ki, Batılı siyaset adamlarını siyasî göreneklerin dışında bazı davranışlarda bulunmaya zorlayabiliyorlar. Gauck söylediklerini Başbakan’la görüşmesinde söylemiş olsa, ne cevap alacaktı? Başbakan’ın sonraki konuşmalarında bunun ne olacağını gördük. Herhalde bunların bir kısmı --Gauck’un “papaz” olması dâhil-- o “iç” konuşmada da geçti. Ama Gauck, sanırım, Türkiye’de demokrasinin ayaklar altında çiğnenmekte olduğunu gözlemleyen ve bundan endişe duyanlara (içeride ve dışarıda) “Ben de bunları görüyorum ve kaygılarınızı paylaşıyorum” demek istiyordu.

Çünkü, gene tahminim o ki, Batılı siyaset adamları Başbakan Tayyip Erdoğan’la yüzyüze konuşup ona tuttuğu yolun yol olmadığını mantıklı konuşmalarla kanıtlayıp ikna etmekten umutlarını kestiler. Batı’dan gelen her eleştiriden sonra Tayyip Erdoğan eleştiriyi kendince cevaplandırmakla yetinmiyor, bir de “Batı düşmanı” bir ağızla genel olarak veriştiriyor. Geçen gün “Batı bizi eleştiriyorsa demek ki doğru yoldayız” demesi bunun zirve yapan örneklerinden biriydi. Bu, temelde Maocu ilke Doğu Perinçek kadar onun da ağzına yakıştı.

Amerika’nın Başbakan karşısında sıkıntılı tavrını uzun uzun yorumlamaya gerek yok. Burada bir elçiyle olanlar oldu, şimdi ikincisine hazırlanıyoruz. Uluslararası topluluktan gelen bütün sesler aynı tınıyı taşıyor. Hepsi kaygılı.

İçerideki sesler de farklı değil. CHP ya da MHP gibi partilerden söz etmiyorum. Onlar, Türk-işi muhalefetlerini her zamanki üsluplarıyla yapıyorlar. Ama örneğin Haşim Kılıç için ne diyeceğiz? “Kemalist” mi, Haşim Kılıç? “Laikçi” mi?

İçeriden, dışarıdan, bütün bu eleştiriler, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “iman dolu göğsü gibi serhaddine” çarpıp kırılıyor, dağılıyor.

Başbakan Erdoğan, medeni dünyadan kendisini ayıran, bizi de tezelden toplum olarak ayırmasına gayret ettiği “değerler”e her gün bir yenisini eklemekten geri durmuyor, fırsat da kaçırmıyor. Örneğin sapığın teki iğrenç bir cinayet işleyince bunu hemen “idam cezasının kalkması kötü oldu” noktasına getirebiliyor.

Bütün bu eleştirenler yanlış, kötü, Türkiye karşıtı bir komplo içinde yer alıyorlar. Amerika’nın Cumhurbaşkanı ya da Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’nin Başkanı farketmiyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın her birine yetiştireceği bir cevabı --ve “karşı saldırısı”-- var, hazır.

Böylece, oldukça hızlı adımlarla, ürkütücü bir yalnızlığa doğru ilerliyoruz.

Çünkü, kendinden başka herkesle kavgalı bir Başbakan’ımız var.

.

Facebook Yorumları

Kod8
13.11.2018
AB'ye “tam üyelik”
11.11.2018
Her şey görece
9.11.2018
Köy Enstitüleri
6.11.2018
Kaçıncı vukuat?
3.11.2018
Osman Kavala davası
31.10.2018
Çözüm restorasyon değil
28.10.2018
“Andımız” ve teferruatı
24.10.2018
Yeni Türk Hukuku
23.10.2018
Kaşıkçı'da yeni aşama
20.10.2018
“Durum devam ediyor”
18.10.2018
Kaşıkçı esrarı
12.10.2018
Kayyım tehdidi
8.10.2018
Doğu gene Doğu
4.10.2018
“Ajan” ne demek?
28.9.2018
Popülizm neyi yenmiş oldu?
26.9.2018
Karamsar Tablo
24.9.2018
Orta Doğu
6.9.2018
Amerika ve biz
5.9.2018
"Toplumsal Huzur ve Düzen"in Tesisi
2.9.2018
Cumartesi Anneleri
29.8.2018
Malazgirt
26.8.2018
Trump'sız tarafından bir Amerika?
24.8.2018
"Ilımlı İslâm" hayali
22.8.2018
Kılıç Ali'nin Anıları
19.8.2018
Krizimiz
15.8.2018
Ceza yasasında yeri olmayan suçlar
13.8.2018
Öldürmeyeceksin
11.8.2018
Terbiyesiz dolar!
10.8.2018
Temcit pilavı: İdam konusu
26.7.2018
Popülizm Devrinde Liberal Demokrasi
24.7.2018
''Ulu Hakan'' mı, ''Kızıl Sultan'' mı?
22.7.2018
Mutlakiyet
20.7.2018
Yeni Osmanlılar
15.7.2018
“Muhafazakârlık”
12.7.2018
Sağ demek Sağlam demek
10.7.2018
Mahalle Siyaseti
8.7.2018
Tahterevalli
3.7.2018
Nesnellik ve tarafsızlık
28.6.2018
"Yeni" Durum
26.6.2018
İyimser olmaya çalışan bir yazı
24.6.2018
Seçim ve futbol
22.6.2018
24 Haziran Seçimi
20.6.2018
Bölen ve birleştiren
17.6.2018
Güçlü Cumhurbaşkanı
7.6.2018
Seçim aritmetiği ve HDP
3.6.2018
Dış mihraklar
30.5.2018
Ne yapacakları, yaptıklarından belli
29.5.2018
Abdülhamid Yüceltmesi
28.5.2018
'Tekçi' kültür ve Osmanlı
23.5.2018
Saraybosna'dan dünyaya
22.5.2018
Bilim Karşısında Marksizm
20.5.2018
24 Haziran
16.5.2018
“O çıksın, bu yatsın” ahlâkı
13.5.2018
Seçim sath-ı maili
9.5.2018
Yakında özgürleşeceğiz
7.5.2018
Aday...
5.5.2018
İslâmcı Siyasetin Kılavuz Arayışı
3.5.2018
Erken seçim
29.4.2018
Maçta “kumpas”
25.4.2018
Olumlu bir örnek
22.4.2018
Seçim kararı
19.4.2018
Deizm Konusu
17.4.2018
28 Şubat dolayımıyla
15.4.2018
Sıra ekonomik komploda
8.4.2018
Son cinayetlerin gözümüze soktuğu
5.4.2018
Popülizmin Yerli ve Milli Kökenleri (II)
3.4.2018
Çatlamak ve patlamak üstüne
1.4.2018
İman ve akıl
25.3.2018
Doğan Medya olayı
22.3.2018
Popülizmin “Yerli ve Milli” Kökenleri (I)
20.3.2018
Osmanlı merakı
19.3.2018
Bir tahliye daha!
16.3.2018
Teoloji!
12.3.2018
Tahliye!
8.3.2018
Sorun odaklı çalışmak
7.3.2018
Muhalif Dil
5.3.2018
Açığa vuranlar
28.2.2018
“Political correctness”
23.2.2018
Kör Dövüşü
20.2.2018
Saltanat pahalı bir oyun
18.2.2018
Bir kitap dolayısıyla
13.2.2018
Kutuplaşmalar
11.2.2018
Nerenin tabipleri?
8.2.2018
Popülizmin Solu
7.2.2018
Azimet
4.2.2018
İçinde bulunduğumuz evre
31.1.2018
Orta Doğu bilmeceleri
28.1.2018
“Ses ve öfke”
24.1.2018
Sosyalist Siyaset (II)
23.1.2018
Inter arma enim silent legas
17.1.2018
Yüksek tansiyon politikası
14.1.2018
Boğaziçi, yerli ve milli
11.1.2018
Sosyalist Siyaset
28.12.2017
“Siyaset Yapmak” Üstüne
26.12.2017
Çok tehlikeli bir gidiş
24.12.2017
Arkadan vuranlar ve vurulanlar
19.12.2017
Deniz’in parkası
17.12.2017
Zimbabve
14.12.2017
Barışı öldürmek
12.12.2017
Anti-Emperyalist Cephe
10.12.2017
Trump
6.12.2017
Yüksek gerilim hattı
3.12.2017
Muhalefet ne demektir?
29.11.2017
Solun Dine Bakışı
28.11.2017
Tarih ve "tekerrür"
26.11.2017
Ya muhalefet? Ya muhalefet?
21.11.2017
Atatürk ve İnönü ikilisi
19.11.2017
Ilımlı İslâm olmaz!
15.11.2017
İdris Küçükömer
14.11.2017
Atatürkçüleri kovarak Atatürkçü olmak
12.11.2017
Atatürkçülük 2017
7.11.2017
Benden değilsen düşmansın
5.11.2017
Popülizm ve elitizm: Düşman kardeşler
2.11.2017
“Böylesini görmemiştik” sözü
31.10.2017
Asya Üretim Tarzı
29.10.2017
İftira hoparlörü
25.10.2017
İrlanda
18.10.2017
Değişen Emek ve Sermaye
16.10.2017
Hepsini elçi yaptı
11.10.2017
Amerika'ya kafa tutmak
9.10.2017
Katalonya
5.10.2017
Ekim Devrimi
3.10.2017
"Avrupa'ya ihtiyacımız da kalmamıştır ha"
1.10.2017
Referandum
27.9.2017
Çoğulcu ve çoğunlukçu
24.9.2017
TEOG’un düşündürdükleri
20.9.2017
Sosyalizmin Genel Sorunlarına Giriş
18.9.2017
Mezar kavgası
16.9.2017
Dış dünyada AKP algısı
9.9.2017
Restorasyon mu İnşa mı?
7.9.2017
Çoğulculuk ve çoğunlukçuluk
20.8.2017
Ne olduğunu anlamak
16.8.2017
Atatürk Kültür Merkezi
15.8.2017
Gerilim Sarmalı
12.8.2017
Ortaöğrenimde olanlar
9.8.2017
Yeni devlet kuruluşu
6.8.2017
Yakıtımızı değiştirdik
4.8.2017
Popülizmin Denetimsiz İktidarı
2.8.2017
Cumhuriyet ve Cumhuriyet
15.7.2017
Şirin ve Okay
12.7.2017
Kısır döngü
10.7.2017
Avrupa Parlamentosu
7.7.2017
Türk İşi Kuvvetler Ayrımı
5.7.2017
"Millet" kavramı
1.7.2017
Yürüyüş
27.6.2017
Yerel/global
24.6.2017
Hukuk, yargı vb
23.6.2017
Demokratik Muhalefet
20.6.2017
Gunga Din
17.6.2017
Arkası var
13.6.2017
Kulturkamf
11.6.2017
Tek
8.6.2017
Popülist Önder
6.6.2017
New York'tan al haberi
5.6.2017
Sofya'da Roma
29.5.2017
Hangi mekânda ne yapılır?
25.5.2017
Yoksunluk İdeolojisi
23.5.2017
Bir olgu, iki hikâye