Murat YETKİN



Bookmark and Share

ABD yaptırımlarının beş muhtemel sonucu


17.10.2019 - Bu Yazı 236 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD Başkanı Donald Trump, 14 Ekim gecesi imzaladığı yaptırım kararnamesiyle Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez ile Savunma ve Enerji Bakanlıklarını yaptırım listesine aldı. Ayrıca Türkiye’den çelik alımı üzerindeki gümrük tarifesini yeniden yüzde 50’ye çıkardı ve zaten kimsenin nasıl olacağına pek akıl erdiremediği ticaret hacmini 20’den 100 milyar dolara çıkarma görüşmelerini kesti.

Gerekçe olarak Türkiye’nin Suriye harekatıyla bölgeyi istikrarsızlaştırması olarak gösterdi ki, herhalde bundan daha ikiyüzlü bir gerekçe bulunamazdı. Birincisi, Suriye harekatından önce Orta Doğu zaten dünyanın en istikrarsız bölgesiydi. İkincisi buna yol açan da 1990’daki Irak harekatı, sonra 2003’teki işgali, daha önce Filistin’i neredeyse haritadan silen İsrail siyaseti ve Suudi Arabistan’ın petrol şımarığı diktatörlüğünü desteklemesiyle ABD olmuştu.

Trump’ın açıklamasındaki tek olumlu yan, ABD’nin 10 bin kilometre uzağındaki “sonu gelmeyen” savaşlarda ne işinin olduğunu sorgulamasıdır.

FELÇ ETMEZ AMA ANKARA KARŞILIK VERİR

Birincisi, bu yaptırımlar ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin’in iddia ettiği gibi Türk ekonomisine “kepenk kapattırmaz”. Zaten Trump da bunu, anlaşma olmazsa daha ağır yaptırımların yolda olduğu tehdidiyle söylüyor. Kongrenin talep ettiğinin aksine, yaptırım kararına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın alınmaması da belli bir manevra payı bırakıyor. Öte yandan yaptırımların ekonomiye, felç etmese de, özellikle ABD’den askeri malzeme alımı ve Rusya ve İran’dan petrol ve gaz ithalatında etkileri olur. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir süredir Merkez Bankasına müdahale edişindeki asıl neden, bu yaptırımlara karşı önlem almaktı; yeterli olup olmadığını göreceğiz.

İkincisi, Türkiye buna karşılık verir. Karşılığın, daha çok sembolik anlamı olacak şekilde bazı Amerikalı bakanlara benzeri yasaklamalar getirmenin yanı sıra daha çok askeri-siyasi planda olması beklenebilir. Örneğin, ABD’nin İncirlik, Diyarbakır, Batman üslerinden Suriye’ye yönelik uçuşları kısıtlanabilir, kaldırılabilir. Ama Trump Suriye’deki birliklerini tamamen çekeceğini ve Şam rejimine dönen YPG/PKK’ya “ihanet ettiler, bırakalım ne halleri varsa görsünler” dediğine göre, bu da ABD’nin bölge operasyonlarını “felç etmez”.

Üçüncüsü, bu yaptırım kararnamesi, Türkiye açısından kabul edilemez haksızlık olsa da Trump’a olduğu kadar Erdoğan’a da belli bir manevra alanı kazandırmış oldu. Kongre’nin Trump üzerindeki baskısının hafiflemesi, Erdoğan’ın da yaptırım tartışması nedeniyle bir süre ABD, AB ve NATO baskısını daha az dikkate alması beklenebilir. Bunun istisnası aslında Türkiye’ye karşı Batıya olduğundan daha ağır tehdit oluşturan IŞİD’e karşı mücadele olacaktır.

İÇ VE DIŞ ETKİLER

Dördüncüsü, ABD yaptırımları iç politikada Erdoğan’ın elini zayıflatmayacak, güçlendirecektir. Suriye harekatının CHP’deki ülkeye ve devlete sahip çıkma refleksini harekete geçirdiği, parti içi itirazlara karşın bunun başını Kemal Kılıçdaroğlu’nun çektiği görülüyor; Erdoğan’a olmasa da ulusal çıkarlara sahip Çıkmazı eğilimi, HDP bir yana, her partide ABD’ye tepki olarak ağırlık kazanacaktır. 1974’te Kıbrıs’ta da böyle olmuştu.

Amerikalıların, ekonomik yaptırımlarla ülkelerin siyasi denge ve kararlarını değiştirebilecekleri yönündeki modası geçmiş kibirinin sonuç vermediği bir kez daha görülüyor.

Beşincisi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bu gelişmelerden en karlı çıkan lider olduğu söylenebilir. Böylelikle, ABD’nin IŞİD’i PKK’ya temizlettikten sonra Suriye’de kalmaması, üstelik bunun da NATO müttefiki Türkiye ile arasının bozulmasıyla sağlanmış olması az kazanım değildir. Üstelik bir de beş yıldır ABD’nin Trump’ın deyimiyle paralı askerliğini yapan YPG/PKK’nın can havliyle Beşar Esad rejiminden aman dilemesi söz konusu oldu. ABD’nin Suriye hataları sayesinde Sovyetlerin yıkılışından sonra yeniden Orta Doğu’ya dönüş yapan Moskova’nın bundan böyle bölge siyaseti üzerinde daha etkili olacağı söylenebilir.

Gelişmeler gerçekten baş döndürüyor. Bu karmaşık ortamda, Savunma Bakanı Akar’ın 14 Ekim’de İYİ Parti ziyaretinde Meral Akşener’e “Barış Pınarı” harekatının “planlanandan hızlı ilerlediğini” ve CHP ziyaretinde Kılıçdaroğlu’na Esad rejimiyle “Kurumlar düzeyinde” temasın bulunduğunu söylemesini kayda geçmek gerekiyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.12.2019
Gelecek seçim partiler değil, cepheler arasında olacak
12.12.2019
“Kavala bırakılır mı?” derken, Erdoğan, Orhan Pamuk’a terörist dedi
25.11.2019
Kılıçdaroğlu’nun suçu
23.11.2019
Ben o gazetecilerden değilim. Olmayanlar söylesin
16.11.2019
Erdoğan-Trump: Bilanço
14.11.2019
Kabus senaryosu
10.11.2019
Erdoğan’ın büyük üzüntüsü: ilahiyatçılar neden öğretmen olmak istemiyor acaba?
28.10.2019
Bağdadi’nin ölümünde Türkiye’nin rolü ve sonrası
24.10.2019
Suriye’de Putin kazandı, Erdoğan kazandı. Peki, kim kaybetti?
22.10.2019
Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru
19.10.2019
ABD Suriye’de Güvenli Bölgeyi nihayet kabul etti ama…
17.10.2019
ABD yaptırımlarının beş muhtemel sonucu
15.10.2019
Erdoğan IŞİD konusunda da söylediğini yaptığını göstermeli
11.10.2019
Suriye harekâtındaki ilk günün tahlili
7.10.2019
Bahçeli’nin Erdoğan’ı çektiği Kılıçdaroğlu tuzağı
5.10.2019
Ankara’da küçük siyasi yer sarsıntılarına hazır olun
2.10.2019
Gazeteci soramaz, bilim insanı söyleyemezken Yargı Reformu
22.09.2019
AK Parti’de neler oluyor? Maklube tartışmasının perde arkası
6.09.2019
İçeride ve dışarıda Erdoğan’ın zor günleri. (*)
6.08.2019
Erdoğan dertlerinin çözümünü Fırat’ın doğusunda görüyor olabilir, peki ya Türkiye?
28.07.2019
Türkiye Rusya’ya bağımlı hale getirilmemeli: Kılıçdaroğlu hükümeti de, ABD’yi de uyarıyor
16.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
26.06.2019
Erdoğan’ın İmamoğlu’na yenilgisinden çıkan dersler
22.06.2019
Erdoğan-Bahçeli ittifakı seçim kazanmak için Öcalan’dan mı medet umuyor?
18.06.2019
Dağ fare doğurdu; yayın seçim sonucunu etkilemez
27.05.2019
S-400 krizinden çıkışta bir ihtimal daha var
20.05.2019
Atatürk’ün mirası ve Erdoğan Türkiye’si
16.05.2019
Erdoğan zora düştükçe daha da sertleşebilir (*)
14.05.2019
İmamoğlu: İsrafın belgelerini açıklayacağız
10.05.2019
Üçüncü Perde: Erdoğan, İmamoğlu’nun yine kazanacağını anlarsa 23 Haziran’ı engelleyebilir mi?
30.04.2019
AK Parti bünyesinde seçim sarsıntısı göründüğünden daha ciddi
23.4.2019
Asıl tehlikenin farkında mısınız? Ve asıl çıkış yolunun?
9.4.2019
İstanbul seçimine dair son duyumlar ve Türkiye’nin önündeki 8 sıcak gün
7.4.2019
İktidar bağımlılığı / iktidar sarhoşluğu
14.2.2019
Artık “ana akım” yok, “baskın medya” var
24.11.2018
Sıcağı sıcağına AK Parti-MHP yorumu: köprüden önceki son çıkış ihtimali
9.11.2018
Seçim sonuçları Trump’ın Türkiye siyasetini nasıl etkileyecek?
30.10.2018
Yalnızca “Yaşasın Cumhuriyet” Demek Yetiyor mu?
20.10.2018
Trump, Salman’a Kaşıkçı’nın bedenine ne olduğunu da soracak mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive