İDEALİST GENCİN HAZİN SONU


09.04.2013 - Bu Yazı 4558 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir varmış bir yokmuş…

Evvel zaman değil çok yakın bir zaman içinde Peygamberler Şehri Şanlıurfa da idealist bir genç yaşarmış.

Esmer tenli, orta boylu azimli mi azimli bir gençti.

Hayatta en çok istediği şey imanlı ve eğitimli bir insan olmaktı.

Liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavlarına hazırlanmaya başladı.

Bu genç üniversite sınavına hazırlanmak için kapitalist dershaneler yerine dindar (cemaat) dershanelerde sınava hazırlanmak istiyordu.

Ve babasını ikna ederek kaydını yaptırmıştı dindar bir dershaneye.

Tek hedefi üniversiteyi kazanmaktı ama dinine de önem veriyordu idealist genç.

Ailesi köyde yaşadığı için şehirde bir de kalacak yer lazımdı idealist gence.

Ev aramaya koyuldu.

Arkadaşlarına sordu soruşturdu ve sonunda tam istediği gibi kalacak bir yer bulmuştu.

İdealist gencin kalacağı evde 4 kişi yaşıyordu.

Bunlar risale-i Nur okuyan gençlerdi. Onlara

‘Nurcular’ diyorlardı. ..

Burası tam da onun aradığı gibi bir yerdi.

Hem dersine çalışabilecekti hem de imanını rafa kaldırmayacaktı.

Gel zaman git zaman idealist genç gece, gündüz demeden harıl harıl çalıştığı sınavına girdi ve istediği üniversiteyi kazandı.

Hayaliydi onun üniversiteyi kazanmak ve kazanmıştı artık.

Gözleri başarmanın da verdiği mutlulukla ışıl ışıldı.

İdealist genç:

—Sonunda istediğim yeri kazandım ve okuyacağım, vatanıma, milletime hayırlı bir evlat olacağım diyordu.

Sevinçliydi, heyecanlıydı ve umutluydu…

Kazandığı üniversitenin bulunduğu şehire gitti.

Üniversiteye kaydını yaptı.

Yine kalacak yer lazımdı idealist gence.

Kredi Yurtlar Kurumu’na (KYK) kaydını yapmıştı fakat yedeklere alınmıştı.

KYK’ya alınması neredeyse imkansız gibiydi.

İmanına ve dersine önem veren bir gençti o..

Zamane genci değildi. Olmakta istemiyordu.

O hayatını vur patlasın çal oynasın modunda yaşamak istemiyordu.

Aklıselim biriydi.

Kalacak yer olarak üniversite sınavına hazırlanırken yanlarında kaldığı ağabeyleri geldi aklına ve onlarla iletişime geçti.

O ağabeyleri ona yardımcı oldular.

Onu yerleştirdiler dört kişilik bir eve.

İdealist genç mutluydu, heyecanlıydı ve gururluydu…

Bir süre sonra üniversitede  tüm Kürt Gençlerinin etrafına kolunçlandıkları gibi idealist gencin de  etrafına kolunçlandılar.

Yurtsever genç idealist gence:  “Biz hor görülmüş, hakları gasp edilmiş bir halkın evlatlarıyız. Sen de gel aramıza katıl Hewal” dedi.

İdealist genç ne yapacağını bilmiyordu baka kalmıştı.

Anlamıyordu.

Onun litaretüründe ayrımcılık yoktu, kardeşlik vardı.

Ama o insanlar ayrımcılıktan, ezilmişlikten ve aşağılanmaktan bahsediyorlardı.

O genç bir anlam veremedi ve ortamı terk ederek evine doğru yol aldı.

Durumu evdeki ağabeyine anlatıverdi

Ağabeyi ona:

- Sakın dedi. Onlar bölücü onlara yanaşmayasın ha!

O tam olarak anlam verememesiyle birlikte “tamam ağabey” dedi ve odasına çekildi.

Sabah oldu ve okuluna gitmek için yola koyuldu.

Okula yetişti ve derslerine girdi.

Dersleri bitince evine gitmek için sınıfından ayrıldı.

Üniversitenin kampüsünde yine etrafını sarmıştı  o kişiler.

Onlar kendilerini yurt sever gençler diye tanımlıyorlardı

İdealist genç eve gitmesi gerektiğini söyleyince de ‘yurt sever gençler’ eline birkaç dergi ve kitap sıkıştırdılar.

İdealist genç o şaşkınlıkla aldı dergi ve kitapları eve doğru yola koyuldu.

Şaşkındı, ürkekti ve ağabeyinin söyledikleri aklına gelince içini bir korku sardı.

Yoldan evine doğru giderken elindeki dergi ve kitapları çöp kutusuna atmaya karar verdi.

Tam elindekileri çöp kutusuna atıyordu ki polisler onu gördü gencin elindeki kitap ve dergileri onları görünce attığını düşünerek gözaltına aldı idealist genci.

Genç adam korkmuştu, ürkekti ve tedirgindi.

Polislere derdini bir türlü anlatamıyordu. Ne dese inanmıyorlardı ona hatta dinlemiyorlardı bile.

Ya da onlar anlamak istemediler…

Ne de olsa genç adam doğuluydu ve potansiyel suçluydu.

Genç adam ne kadar “onlar benim değildi, benim elime zorla sıkıştırdılar” dese de dinleyen ve onu dikkate alan kimse yoktu.

İdealist ve dindar genç, bu ülkede ki ayrımcılığın kurbanı olmuştu farkında olmadan.

Gözaltındayken günlerce, aylarca ağladı ama duyan kimse olmadı.

Ona sahip çıkan olmadı.

Genç adamın sonsuz saygı duyduğu ağabeyleri de sırtını dönmüştü idealist ve imanlı yaşamak için çırpınan gence.

Altı ay geçti aradan dile kolay tam 180 gün geçti demir parmaklıklar ardında.

O idealist genç hapisten çıktığı zaman beraber kaldığı ve sonsuz saygı duyduğu ağabeylerinin evine doğru yol aldı.

Kapıyı çaldı ağabeyi açtı kapıyı…

İdealist gencin yüzünde acı, hüzün ve yorgunluk vardı.

Genç adam kapıyı açan kişiye:

- Ağabey ben geldim.

Kapıyı açan Ağabey:

- Ne işin var senin burada

Genç:

- Ağabey sizleri çok özledim.

Ağabey:

- Senin terörist olduğunu bilmiyorduk

Genç:

- Ağabey vallahi billahi ben terörist değilim, her şey bir yanlış anlaşılmadan ibaret.

Ama masum olduğumu ispatlayamadım.

Ağabey:

- Suçsuz olsaydın 6 ay hapis yatmazdın.

Genç :

- (ağlamaklı bir ses tonuyla) Ağabey Kürt olduğum için potansiyel suçluymuşum bunu öğrendim mahpusta. Ne söylediysem hiç dinlemediler. Yargısız infaz ettiler beni

Ağabey:

- Bak hala bölücülük yapıyorsun. Git! Buradan uzaklaş ve bir daha da evlerimize gelme. Git başka bir yerde kal!

En güvendiği dağlara bile kar yağmıştı artık. Gidecek başka bir yerim yok diyerek isyana bağladı hayatını.

Üzgündü, kırılmıştı ve tutunacak dalı kalmamıştı genç adamın….

Bu yaşadıkları içine bir ırkçılık tohumu serpmişti.

Artık o da sisteme, yapılanlara ve adaletsizliğe isyan ediyordu.

Ve idealist gence kendilerini yurt sever gençler olarak tanımlayan bir grup sahip çıktı.

Bunlar hangi yurdu seviyorlardı, bizi kendi öz vatanımızda bir parya olarak gördükleri yurdu mu? diye düşünüyordu idealist genç.

İdealist genç onlara güvenmiyordu ama sığınacak başka bir limanı da yoktu.

Onlarla yaşamaya karar verdi.

Farkında değildi onu nasıl bir sonun beklediğinin…

O gençler PKK’ya dağa çıkmaları için adam topluyorlardı.

Evdeki arkadaşları onun aklına girerek onu da dağa çıkması için ikna etmeye çalışıyordu.

Bir süre sonra idealist genç umudunu kesmişti bu ülkeden ve insanlarından.

Özgürce yaşayabileceği ve yaftalanmayacağı, hor görülmeyeceği sahibi sadece Allah olan ve başka kimsenin sahiplenemediği dağlara doğru yönünü çevirdi.

Bir gruba katılıp dağlara doğru yol aldı.

Hayatında hiç kimsesinin olmadığını düşündü…

Annesini, babasını, sevdiklerini geride bırakıp yol aldı, sahibi sadece Allah olan dağlara….

Ama o dağların kan ve irinden akan deryalarından ya habersizdi ya da umursamıyordu.

O idealist genç PKK’nın HPG kanadına katılmıştı.

Kendini özgürlük savaşçısı olarak adlandırıyordu.

Adaletin, eşitliğin olmadığı bu topraklara adaleti getireceğini düşünüyordu.

İdealist genç hala idealistti ama artık idealleri değişmişti.

Ve bir gün HPG’li birkaç savaşçı arkadaşıyla Bingöl kırsalına doğru inmişti.

Çıkan çatışmada T.C. askerleri tarafından hayatına son verilmişti.

Bu hikayenin bende bıraktı derinden bir üzüntü var.

Keşke ideallerinden vaz geçmeseydi. Keşke sahip çıkılsaydı… diyesim var..

Biliyorum siz de okurken benim gibi düşünmüşsünüzdür.

Evet bu yazdığım hikaye tamamen gerçeklerden alınmış ve kurgulanmış bir hikayedir.

Merak edenler için söyleyeyim bu gencin adı MÜSLÜM GÖÇER’dir.

Allah’tan Rahmet diliyorum….

Şimdi söyleyin bakalım;
BU İDEALİST VE İMANLI GENCİN HAZİN SONUNUN SUÇLUSU KİM?
(https://twitter.com/#!/mustafakilic_mk)

.

Facebook Yorumları

Emlak8
06.05.2013
Barış Sürecine katkı sunan kitap: “Türk Sorunu”
03.05.2013
Sakin ve medeni ülke Romanya
09.04.2013
İDEALİST GENCİN HAZİN SONU
08.04.2013
Çözümün Şifresi -2
03.04.2013
ÇÖZÜMÜN ŞİFRELERİ -1
1 0
Ad Soyad Giriniz... 12.04.2013 - 07:51:45
Din kurumunu dahi baskanlik ugruna amaclariniza alet ediyorsunuz ya...
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%45,83
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive