Sakin ve medeni ülke Romanya


03.05.2013 - Bu Yazı 11970 Kez Okundu.
Yorum : 2 - Onay Bekleyenler : 0

 Romanya, tarihte Osmanlı’nın sınırları içinde yer alan bir ülkeydi. 14. Yüzyıldan 18.yüzyıla kadar Osmanlı egemenliği altında olan Romanya halkı hala Osmanlıyı arar vaziyette. 2007 yılında Avrupa Birliğine giren Romanya AB’yi başta sevinçle karşılasa da bir müddet sonra nefret etmeye başlamışlar. Romanya halkı AB’yi ‘ sömürü birliği’ olarak tanımlıyor. Son zamanlarda yaşanan ekonomik krizlere bakınca bu tanımda pekte haksız sayılmadıklarını anlamak mümkün. Romen halk ‘Keşke Osmanlı’dan hiç ayrılmasaydık. Osmanlı’nın o engin hoşgörüsü bize yeterdi’ diyerek te Osmanlı’ya özlemini dile getiriyor.

MUSTAFA KILIÇ/ROMANYA GEZİ NOTU

Romanya’nın başkenti Bükreş havaalanına indiğimizde ‘hayatın durduğu’ sessiz ve sedasız bir yerle karşı karşıya kalıyoruz. İstanbul’un yoğun insan trafiğinden çıkıp Bükreş’te sessiz ve sakin bir ortam görmek bizi şaşkınlığa uğratmıştı. Bu şaşkınlığı üzerimizden yavaş yavaş atarken hava alanından konaklayacağımız otele doğru yola koyulduk. Konaklama noktamıza giderken yoldaki Bükreş’in tek tip binaları gözünüze çarpıyor ve dikkatlerimizi celp ediyor. Tek dize halinde yol boyu devam eden bu tipik komünist yapılarını Romenlerin deyimiyle zalim eski Cumhurbaşkanı Nikolay Çavuşesku tarafından yaptırılmış.

NİKOLAY ÇAVUŞESKU KİMDİR?

Nikolay Çavuşesku , 1965-1989 tarihleri arası Romanya Komünist Partisi (PCR) Genel Sekreteri, 1967 yılından itibaren Devlet Konsülü Başkanı ve 1974-1989 yılı arası da Romanya Cumhurbaşkanlığı yapmış bir Romen politikacıdır. Çavuşesku, yönetiminin ilk on yılına, Soğuk Savaş sırasında Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı açık politikası damgasını vurmuştu. Daha sonraki dönemlerde ise Çavuşesku Yönetiminin halkın sefaletine karşı adeta nispet edercesine televizyonlardan ziyafet görüntüleri yayınlamasının etkisiyle Aralık 1989'da yaygın halk gösterilerinin ardından gerçekleşen askeri müdahale ile devrildi. Çavuşesku ve karısı askeri bir mahkemenin, televizyonda iki saat boyunca canlı olarak yayınlanan yargılaması sonucu kurşuna dizilerek öldürüldü.

AB BİR SÖMÜRÜ BİRLİĞİDİR

Romanya halkı Çavuşesku’nun ölümünden sonra birkaç yıl kendi deyimleriyle ‘cennet hayatı’ yaşasalar da bu hayat pek uzun sürmemiş. Peş peşe gelen ekonomik krizler Romanya’yı yine siteme boğmuştu. Derken 2007 yılında Romanya Avrupa Birliğine alındı. Romen halkı AB’ye girişini gösterişli etkinliklerle kutladı. Romen halk için yeni bir ‘cennet hayatı’ filizlenmiş fakat ne yazık ki AB’nin de onlara sunduğu ‘cennet hayatı’ 2 yıl sürüyor. Şuan AB ülkeleri arasında ekonomik olarak Yunanistan’ın durumunda olmasalar da durumları onlardan da pek uzak değil. O göz boyamalardan sonra Romenler anlamış ki AB ‘kaz gelmeyecek yerden tavuğu esirgemez’miş. Bükreş sokaklarını gezerken halkın AB’den ne kadar şikâyetçi olduğunu görmek mümkün. Romenler adeta AB’ye lanet ediyor. Romen’lere AB’yi sorduğunuzda cevap olarak ‘bir sömürü birliğidir’ cevabını almanız kaçınılmazdır. Romenler Osmanlı’yı özlüyor. Osmanlı’nın o hoşgörü politikasını ve sömürü yerine kültürel zenginliğini getirmesini özlemle anıyorlar. Hangi Romen’e sorsanız Osmanlı’ya büyük bir özlem duyduklarını görmeniz mümkün.

TÜRK KÜRT KARDEŞLİĞİ ROMANYA’DA

Bükreş’ten Karadeniz’e kıyısı olan Köstence’ye doğru yola koyuluyoruz. Yolda giderken 350 km’lik devasa bir ovalık alanın büyüsüyle yolculuğunuzun farkına bile varmadan ilerliyoruz. Yol üzerinde bulunan Tuna Nehrini geçiyoruz. Nehri Osman Paşa’nın o muhteşem  ‘ Tuna Nehri akmam diyor, etrafımı yıkmam diyor’ marşını söyleyerek geçiyoruz. İslam’ın Romanya merkezi olarak bilinen Köstence’ye doğru ilerlerken yol üzerinde bulunan Türklerin çoğunlukta yaşadığı Mecidiye (Medgidia) şehrinde kısa bir çay molası veriyoruz. Çay molasından hemen sonra Mecidye’de bulunan Müslüman mezarlığına gidiyor, Müslüman kardeşlerimize Fatihalar okuyoruz. Müslüman mezarlığında dikkatimizi mezar taşlarındaki isimler çekiyor. Mezar taşlarında anlıyoruz ki orada yatanların çoğu Türk ve Kürt Müslümanlardan oluşuyor. Türklerin ve Kürtlerin kardeşliğine Romanya’da da bir kez daha şahit olarak mezarlıktan ayrılıyoruz.

İSLAMIN ROMANYA MERKEZİ KÖSTENCE

Köstence’ye doğru yola koyuluyoruz. Köstence aynı zamanda Romanya da ki İslam’ın merkezi. Çeşitli ticari yolların kavşak noktasında yer alan, Köstence eski bir anakent ve Romanya’nın en büyük deniz limanı. Şehre ilk girdiğinizde ‘Bursa Otomotiv’, ‘Ay yıldız Ticaret’ yazılı tabelalardan, Türkiye’den gelenlerin burada ticari hayata etkisini, anlayabiliyorsunuz. Romanya’nın üçüncü büyük kenti olan Köstence önemli bir kültür ve ticaret merkezi. Arkeolojik kazılarda elde edilmiş olan eserler ve şehir merkezinin tarihi atmosferi görülmeye değer. Anıtlar, antik kalıntıları, müzeleri ve dükkânları ile Köstence aynı zamanda bir Karadeniz kıyı şehri.

KRAL CAMİİ

Şehirdeki ilginç yapılardan birkaçı ise, Mahmudiye Camii ve Kral camii. Bu cami Osmanlı’dan dolayı Müslümanları seven Romen Kralı Carol tarafından 1910 Yılında yaptırılmış. Kral Cami Bizans ve Romen mimari tarzı birleştirilmiş ve minare şekli bizim bildiğimiz camilerden farklı. Minaresine çıkıp etrafı kuşbakışı görmek mümkün ve turistler sürekli buradan şehri seyrediyor. Biraz ilerisinde de 1867’de Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmış Abdülaziz Camisi ve arkeoloji müzesi var.

TÜRK ŞEHRİ MECİDİYE

Köstence, aynı zamanda Karadeniz kıyısında bir deniz şehri. Mamaia, Neptun, Eforie, Saturn, Mangalia, Jupiter ve Venus adlarında, deniz kenarında büyük otellerin olduğu turistik noktalar var. Buralardan geçerken yolda küçük camileri ile çok sayıda Tatar köyü görebiliyorsunuz. Fakat 50 bin nüfuslu Mecidiye adında küçük bir şehir var ki, çoğunluğu Türk ve Kırım Tatarı Müslümanlardan oluşuyor ve orada Türkçe konuşuluyor. Karasu Vadisi üzerinde yerleşen kentin kuruluş tarihi 2 Eylül 1856 olarak belirtiliyor ve Sultan Abdülmecit kuruluş ile ilgili fermanını bu tarihte yayınlatmış. Belediye 150. kuruluş yılı kutlamalarında Sultan Abdülmecit’i fahri hemşeri ilan etmiş ve ismini de kurucusu olan, Osmanlı Sultanı Abdülmecit’ten almış. Mecidiye Türkiye’den yüzlerce kilometre uzakta fakat adeta küçük bir Türkiye gibi…

BAŞKENT BÜKREŞ

Sonunda tekrar Bükreş’e dönüyoruz. 3 milyona yaklaşan nüfusuyla, ihtişamlı tarihi binalarıyla büyük ve güzel bir şehir Bükreş. Kalabalık bir metropol olduğundan, küçük Paris olarak da anılıyor. Bükreş, 37 müze, 22 tiyatro, konser salonları, opera binası ve 18 sanat galerisi ile kültürel açıdan zengin bir şehir. Komünist rejim zamanında, bir zamanların masalsı güzelliğine sahip şehrin ve tarihi eserlerin üzerinden buldozer geçmiş. Osmanlı eserleri Çavuşesku tarafından talan edilmiş.

OSMANLI MEZARLIĞI

Şehirde bir Osmanlı Mezarlığı var. Birinci Dünya Savaşında Galiçya cephesinde savaşan Osmanlı ordusunun askerleri yatıyor burada. Anadolu’dan yüzlerce kilometre uzakta, Anadolu insanının burada ne aradığını düşünüyorsunuz? Osmanlı ordusu İttihat ve terakkinin faaliyetiyle, Almanya’nın yanında savaşa giriyor. Romanya Cephesinde de 1914-18 yılları arasında 42 bin Mehmetçikle savaşıyor. Bu savaşta 6. Osmanlı Kolordusu 19 bin kayıp veriyor. Bunlar adına yapılan mezarlıkta, 939 askerimiz yatıyor. Bunlardan 500 tanesinin isimleri dahi belli değil, geri kalanın ise mezarları bile belli değil. Büyükelçi Hamdullah Suphi Tanrıöver`in 1932`de girişimleri ile kurulmuş olan mezarlık, temizliği ve düzeniyle de dikkat çekiyor.

ROMANYADA TİCARİ HAYAT VE İŞ DURUMU

Türkiye’de çalışan Romen işçiler çalışkan insanlar olarak bilinir. Fakat Romanya’da görünen insan profili için bunları söyleyebilmek pek mümkün değil. Komünist rejim yüzünden  adeta beyinleri uyuşmuş, insanlar hedefsiz varlıklar haline getirilmiş durumda. Belirli bir amaca ulaşmak için ticari piyasada hırsla çalışan insan profili görebilmek neredeyse imkansız gibi. Gerek Bükreş’te gerek başka şehirlerde dolaşırken cadde üzerinde Türk markası görmek mümkün. Türkiye’deki ticari hayattan farklı olarak satışlarda ilginç bir durum da, perakende piyasasında vadeli satış kavramının olmayışı. Taksitli ödeme diye bir kavram Romanya’da yok. Malı alıyorsunuz, parayı veriyorsunuz. Bu durum da çok sayıda Türkiyeli iş adamını buraya çeken öncelikli etkenlerden biri.

ÇAVUŞESKU SARAYI

Zalim lider Çavuşesku tarafından yaptırılan fakat içinde oturması nasip olmayan ‘Çavuşesku’nun Sarayı’ olarak adlandırılan bina şu anda Parlemento binası olarak adlandırılıyor ve dünyanın Pentagon’dan sonra en büyük ikinci yönetim binası. Bu devasa bina ile ilgili rakamlar da devasa ölçekte… Bu binada sekiz bin mimar çalışmış. 200 bin metrekare kapalı alanı ve 25 bin odası var. Romanya, Çavuşesku dönemini hatırlamak bile istemiyor. Bugün parlamento binası olarak kullanılan meşhur Büyük Saray’ın görkem ve ihtişamını görünce gözleriniz açık kalıyor. Saray, Pentagon binasından sonra uydudan görülebilen dünyadaki ikinci yapı. Komünizm döneminin tekdüze yapılarına karşın Çavuşesku’nun kendisi için yaptırdığı bu sarayda klasik bir üslup kullanılmış. Ama gelin görün ki, Çavuşesku bu sarayı yaptırmak için halkı ekmek karnesine bağlayıp ülkenin bütün hazinesini bu saraya harcamış. Zamanın krallarına, imparatorlarına bile taş çıkartan bir diktatörlük hırsını görünce binanın bütün ihtişamı kayboluyor insanın gözlerinde. İşte bu yüzden Romenler komünizm dönemini hafızalarından tamamen silmek istiyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
06.05.2013
Barış Sürecine katkı sunan kitap: “Türk Sorunu”
03.05.2013
Sakin ve medeni ülke Romanya
09.04.2013
İDEALİST GENCİN HAZİN SONU
08.04.2013
Çözümün Şifresi -2
03.04.2013
ÇÖZÜMÜN ŞİFRELERİ -1
2 0
GöNÜL aÇIK 03.05.2013 - 14:58:44
Güzel bir gezi yazısı olmuış tebrik ederim. Romanya yı gerçekten çok merak ediyordum ve benim için çok iyi oldu. kaleminize sağlık. Ali sinan bey tarih denilen bişey var karşılaştırma yapmış olamazlar mı? :)
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00
ali sinan özkan 03.05.2013 - 12:36:46
Bu sitede il kez bukadar abuk sabuk bir yazı okudum sayenizde ,çok merak ettim hangi yaştakilerle konuştunuzda osmanlının yönetimini hala özlüyorlar ???????????
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%45,38
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive